Yurtdışında Psikiyatrist Olarak Çalışmak: Birleşik Krallık
Yurtdışında Psikiyatrist Olarak Çalışmak adlı mini bir seri çekmeye karar verdik. İlk konuğumuz Birleşik Krallık'tan Dr. Muzaffer Kaşer.
Herkese merhaba ve diken sugül bahçesi vaat etmiyoruz
podcastinin yeni bölümünden size sesleniyoruz.
Ben doktor tasen rolas bu podcast bölümünde benimle
beraber profesör, doktor tüm için ural, profesör, doktor,
cemaat Başoğlu ve doktor ibrahim aylak beraber.
Bunun dışında konuk olarak da sayın doktor Muzaffer kaçak
bizlerle beraber ben sözlü tem üçüncüye bırakayım.
O konuğumuzu tanısın. Daha sonrasında da sohbeti
başlayalım. Eynı söyleyeyim, yani büyük veri
memnuniyetle muzafferi küçüklüğünden tanıyorum.
Diyebilirim herhalde, değil mi? Bakırköy'den iktisatından beri
tanıyorum. Elbette gurur duyduğumuz
arkadaşlarımızdan bir tanesi. Cerrahpaşa tıp fakültesi mezunu
mu? Muzaffer sonra bakırköy'de ruhi
seans'ta sayesinde iç saat yaptı.
Ben de o sırada orada çalışıyordum.
Oradan nasıl bir gelişim gösterdiğinin başından biliyorum
zaten. Ama tabi durmadığım Muzaffer
orada ingiltere'ye gitti. Cambly Üniversitesi Tıp
fakültesi'nde tedavi geliştirme yöntemleri yüksek lisansı yaptı.
Bir yıl 2 binli 10 birde sek sonra 2.010 ikide psikiyatri
bölümünde bilim doktorası yaptı. Sonra da doktora sorusu
araştırmaları aynı bölümde sürdürürken hiç kimsesi ve dezon
psikiyatristinde üstü ihtisas yaptı.
Yaklaşık 6 yıldır da konstrtam psikiyatrist olarak sağlık
çalışanlarına yönelik bir ruh sağlık kliniğimi yürütüyor.
Cemil Üniversitesi psikiyatri bölümünde afilia üretim üyesi
olarak çalışıyor. Hem hem de emanuel kalıç da
kalıcı öğretim üyesi ofisal falov, tıp fakültesi
öğrencilerin eğitim veriyor anlamına geliyor.
Bu ki bu çok kıymetli bir şey. Tabi herkese nasip olmuyor,
orada çok kolay bir iş değil. Dolayısıyla öğrenci olup sağına
yönelik çalışmalar da yürütüyor. Lütfen ya psikiyatri birliğinde
iş yeri psikiyatrisi grubun yönetim kurulu üyesi.
Geçen yılda bir tane psikiyatri birliği'nde kalıcı saykaytesi
ise fal oldu. Kıdemli oldu ki bu da yine çok
önemli bir unvan. Bizdeki şeyler gibi değil.
Oradaki unvanlar böyle. Bunun altını çizeyim ve hoş
geldin. Hoş bulduk, çok teşekkürler
davet için çok keyifli bir fırsat oldu.
Yani sohbet etmek için misafir fırsat oldu diye düşünüyorum.
Evet, biz bu dikensiz gül bahçesinde nutuk psikiyatri
üzerine sınırlarımız üzerine sınırsızlıklarımız üzerine
epeyce konuşuyoruz. Adı da oradan geldi.
Zaten konuşurken ya yurtdışında psikiyatristi olmak nedir,
nasıldır da konuşalım istemişliket beydir.
E kısmet seninle başlamakmış. Yurt dışında psikiyatrist olmak
dedik. Oradan devam ediyor.
Bilmiyorum. Sorunuz varsa siz sorun ben
burada sushi imam hatip. Hı?
O zaman buradan başlayalım ya önce tebrik ederek başlayalım
muzaffer'e şimdi fars'e sayk olmak kolay değil.
Yani rol kalıcı sachaelcess'de fero bol olmak hemen merak
ettiğimi sorayım. Daha sonra ayrıntıya gireriz
zaten. Üye olmak ve ondan sonra fero
olmak, yani MRC israil ve f arc için neler gerekiyor?
En havalı olan bana göre en havalı olan şeyden başlamak
istedim. Imandan bol bir şey yok diye
başlayayım. Ben de Britanya arkasında çokça
var işte bu post nomenal diye geçiyor işte isminden sonraki
harfler diye geçiyor. Bazı insanlarınki bir satırı
falan bulabiliyor. Işte öyle kalıcı kardeşiz.
Bizim buradaki Britanya psikiyatri birliği diye
türkçe'ye çevirebileceğimiz. Işte Türkiye psikiyatrist
derneğine belli alanlarda benzeyen işte bir meslek
uzmanlık derneği ama uzmanlık derneği'nin ötesinde biraz daha
fazla yetkisi var diyelim. Örneğin uzmanlık eğitiminin
standartlarını belirlemekte bir rolü var.
Aynı zamanda belli sınavları düzenlemekle de yükümlü bu
sınavlar bağlayıcı. Işte ben ben girdiğimde 3 yazılı
bir uygulamalı sınav vardı. Şimdi 2 yazılı bir uygulamalı
sınava düştü bunlar. Rulo colle jobs saik Erciyes
kurumunun üyelik sınavları hani diğer uzmanlık dernekleri?
Örneğin işte rol, kolcu, fizition var veya role
konuşuyors var. Onların da üyesi olmak için
vermeniz gereken sınavlar bunlar.
Bu sınavları verdiğiniz zaman üye olabiliyorsunuz böyle bir
şey var. Üyelik sınavlara bağlı ve
buradaki içsas sistemi içinde üyelik sınavları.
Temel iktisasa denk geliyor. Burada iktisa 3 + 3 git diye
kabaca ayrılmış durumda. 3 yıl temel psikiyatri eğitimi üzerine
de branşlaşma oluyor, işte yaşlılık, psikiyatristi veya
erişkin psikiyatrisi, adli psikiyatri gibi branş açmalar
var. Buna ancak üyeliği aldıktan
sonra başvurabiliyorsunuz işte MRC haykı aldıktan sonra
başlıyorsunuz. Emarsız saygı aldıktan sonra
yani üye olduktan sonra. 10 yıl psikiyatriye hizmetlerinizi
belgeleyebiliyorsanız 2 de sizin adınıza bunu onaylayacak
birileri oluyorsa. Eee formel bir başvuru
yapıyorsunuz olacağım, onlar da bunu değerlendiriyorlar ve eğer
bekledikleri kriterlere uygunsa size felo limanına veriyorlar.
Ben açıkçası geciktirmeyeyim dedim işte benim 11 yıl falan
oldu. M rsı saygın üzerinden bir çok
insan. Hani biraz tevazudan biraz daha
ertelemeden bunu geciktirebiliyorlar.
Yani bir yandan da. Şey diye düşündüm artık bu 10
yıl içinde yaptığım faaliyetler oradaki.
Unvanı karşılıyor diye düşündüm. Başvurdum iyi de oldu diye
düşünüyorum. Şimdi hindistan'da da resmi
tören olacak resmi törende. Orada bulunacağız.
Bu açıdan güzel bir. Şey oldu, aşama oldu.
Benim için önemli bir geçmek. Çok kolay bir şeymiş gibi
söyledin. Aslında geciktiriyorlar diye
onları sanki sen. Hani aslında tevazu erken almış
kişilerden birisin herhâlde dimi yani felova olmaya herhalde
herkes daha sonra. Herkes için daha sonra mümkün
oluyor. Yani olabilir ama işte ben o
arada doktora yaptım, masterım var şey yani doktoram bitti işte
şeyden sonra bitti onları. Pazardan almış gibi söylüyor.
Evet. Işı sizi içi beni yakar
şeklindedir. Yani tabi doktoram olduğu için
ondan sonraki üretimler 10'a çıkart göre şekillendi.
Daha sonra işte kliniği sıfırdan böyle klinik kurma deneyimi de
üzerine eklenince bir yandan da eğitimle ilgili şeyler var.
Yani hani birçok alanda iş yaptığım için oradaki.
Felodan beklenen şeyleri yapmış olduğumu düşündüm.
Eee öyle bir başvuru yaptım. Biraz da artık.
Hani tevazu özellikle söyledim. Hani tabii ki tevazu önemli bir
kavram. Özellikle gırttanya'da da çok
daha belirgin olabiliyor. Ama bir yandan da ııı özellikle
britanya'ya kendini hekimlerde veya işte akademisyenlerde daha
böyle bir hani kendini bir güven duygusu da oluyor.
Hani onlar da daha bir yani içine doğdukları için belki de
bu kavramların daha kolay ilerleyebiliyorlar mı?
Bu anlamda hani bu çokça tartışılan bir şey.
Zaten şu son zamanda özellikle eşitlik ve.
Işte. ED ı diye bahsedilen equalite
derse ve inkusion'la ilgili hani neden bazı insanlar başlıyor?
Örneğin mesela kadınlar daha gecikiyor olabilirler.
Bu başvuruları yapmakta yada işte ulusal düzeyde bir takım
ödüller var işte teşvik ödülleri var.
Onlara insanlar daha bazı insanlar daha az başvuruyorlar.
Gibi yani bu anlamda ben de daha az başvuran demografiye
düşüyorum. Çünkü sonuçta ingiltere dışında
tıp okumuşum işte. Yani ingilizce konuşulmayan bir
ülkeden ingiltere'ye gelmişim vesaire hani biraz da 10'a
çıkart inat olsun diye de yapmışız diye de
düşünebilirsiniz ama bunun da bir şeyi var, hikayesi var.
Yani zaman içinde belli aşamaları geçtiğim için artık
kendimi bu şeyin içinde biraz daha rahat hissediyorum.
Özellikle canlı üstteki Monaco süreci benim için çok
aydınlatıcı oldu. O anlamda onu da bir ayrıca.
Parantez açmak isterim, orası psikiyatristle çok ilgili bir
şey değil ama. Psikiyatristiyim de emanuel işte
bana yol açtı ve hani işte 500 yıllık bir kurumun içinde bir
feno olmak benim için çok. Yol açıcı bir şey oldu.
Onu yaptıktan sonra bu rolün televizyona başvurmak benim için
bir nebze daha. Rahat olmuş oldu diye düşün
düşünüyorum. Hem kişisel perspektifi bu.
Her söylediğin yeni sorular getiriyor.
Aklıs aslında şimdi çok fazla konuşup kimseye fırsat vermemek
de olmaz ama önce soracak 12 şey sorayım.
Üye olabilmek için yani member olabilmek için marsil olabilmek
için ihtisas yapmış olmak gerekiyor dedin.
Iktisasa başlamak için plak geçmek gerekmiyor.
Mu. Önce önce onunla başlamadın mı?
Şimdi şöyle, ben ilk olarak buraya gözlemci araştırmacı
olarak gelmiş teknik 2.010 yılında o zaman bakırköy'de
asistandım. O zaman daha çok nöropsikolojik
işlevlerle ilgili merakım vardı. Onunla ilgili türkiye'de de
çalışma yapmıştım. Hatta bakırköy'deki bitirme
tezimi de gene nöropsikolojik işlevlerle ilgili yapmıştım.
Bu konuda da cambly'tan çok fazla ürün çıkıyordu işte.
Bir daha sonra doktora hocam olacak.
Hocayla tanışıp buraya bir. Gözlemcilik için gelmiştim.
O sırada işte bu bilgileri edindim.
Daha sonra hani araştırma yapmaya devam et etmeyi
hedeflediği için araştırma yoluna girdim ve işte master ve
doktora yoluna girdim. Hekimlik yapmak için işte bluep
sınavı var. Hekimlik lisanslı sınavı ama
hekimlik lisansı almanın tek yolu lap değil, diğer yolu da
işte herhangi bir rol kolucının sınavlarını tamamlama.
Yani rool koca kardeşler olabilir veya.
Roolca fizitionsiz olabilir ya da source olabilir neyse.
Ve, yani şu anda kelly o zaman da öyleydi.
Ingiltere dışında ısas yapanlar da bu sınava girebiliyorlardı.
Eğer belli kuralları karşılarlarsa örneğin bizim.
Türkiye'deki lisan mı? Başta mesela?
Yani lisandan ziyade içsasın içeriği önemliydi.
Örneğin işte çocuk psikiyatristi rotasyonu yapmış olmak,
psikoterapi deneyimi olmuş olmak vesaire.
Yani bizim bakırköy'deki iktisasımız bunların hepsini
karşıladığı için hani bu şartları karşıladığım için tüm
sınavlara girebilme şansım olmuştu.
Şu anda da zaten yani hiç ingiltere'ye hayal basmadan da
bu sınavlara giren bir sürü insan var.
Dünyanın çeşitli yerlerinde, hatta sınavlarda dünyanın başka
başka yerlerinde de yapılmaya da başlandı.
Ben o sayede hekimlik lisansımı aldım.
Rokal sınavlarını tamamlayarak. Peki herhangi bir türk
psikiyatri uzmanı türkiyeyle burada yaşamakta olan.
Iıı balık kalıcak fizition sınavına da girebilir veya rolü
kalıcaa saygı açıkçası sınavına da girebilir.
Evet, siz işte sınavın sınavı biraz daha.
Daha eşiği düşük olması gerekir çünkü mesela buradaki çok çömez
düzeydeki kişiler de uygulacak fizition sınavına girebiliyorlar
ama tabii onun kurallarına bakmaları gerekir.
Tam bilmiyorum yani psikiyatride bulundukları zaman fizition için
yeterli olmayabilir. Belki genel dahiliyede belli bir
süre çalışmış olmak şartı koşu olabilirler.
Yine rols sakçası sınavının her aşamasına girmek için de belli
sıra kriterleri de var örneğin. Işte onlar da yıllar içinde
değişti. Ben geçimde 36 aydı daha sonra
şimdi 24 ay kadar indirildi işte uygulamasına.
O koşulları saldığınız zaman işte bir de buna destek veren
size kefil olacak insanları bulduğunuz zaman girilebiliyor.
Ben de o şekilde girdim. Hem girme ahmet'im de şuydu,
yani hani tekrardan palaba girmenin çok bir anlamı yoktu
benim için zaten araştırma yapıyordum.
Tam zamanlı olarak hani zaten royko sınavlarını sonra tekrar
alacaktım. Doğrudan orada doğru gideyim
dedim. Uygulamalı sınavı geçmem biraz
zor oldu, ikincisinde geçtim. Ama 10 geçtikten sonra hekim
lisansımı aldım. Doktoram bittikten sonra da işte
aktif psikiyatri hekimliği yapmaya başladım.
Onun zorluğu neredeydi zaten, neden neden zor oldu yani?
Şimdi uygulamalı sınav şöyle bir sınav, biraz iletişim becerisi
üzerine kurulu bir sınav ve yani ingiltere'de hekimlik yapmadan o
sınavı geçmek biraz zor. Ben de o ilk girdiğim zaman daha
bir senedir oradaydım ve çok fazla deneyimim yoktu.
Sonra biraz daha hazırlan. Için zaman ayırdım.
Biraz gözlem fizik filan yaptım yani.
Yani kimin ilişkilerini orada herhangi bir ingiliz gibi
bilmediğin için doğal. Olarak öyle değil mi?
Evet, bir de tabi şu da var şimdi ben mesela artık sınav
gözlemcisiyim mesela orada öbür tarafındayım masanın sınav bir
simülasyon yani 7 dakikalık istasyonlar halinde.
Evet, şu anda yıldız akıllılık simülasyonlar halinde ve
aktörlerle yapılıyor. Tabi 7 dakikaya sığdırmak çok
ayrı bir beceri gerektiriyor. Hani klinik becerilerinizin
dışında da oradaki. Verilen görevi 7 dakika içinde
sığdırmaz gerekiyor. Dolayısıyla biraz daha hazırlık
gerekiyordu. Tarzı ve yönteme dahil.
Ekinde ucundan kaçırmıştım, ikincisinde biraz şansa
bırakmadım. Daha sıkı hazırlardım geçtim ama
tabi yani hakikaten büyük bir yük kalkmış oldu.
Çünkü üyeliği aldığınız zaman o ondan sonra sizin için ömür boyu
devam ediyor. Orada aslında bir hani bir
gerçek anlamda bir sınav olmuş olmuyor.
Bizdeki ökstede olduğu gibi ama ne kadar bildiğini nasıl
gösterdiğin çok önemli oluyor. O da biraz yöntemi öğrenmekle
evet yoksa geri kalan kısmı zaten senin becenin eyüp bravo
onu tebrik ederiz ben. Bir şey sorabilir miyim peki bu
yani son zamanlarda biliyorsunuz hani daha türkiye'den hani
uzmanlar da gitmeye başladı? Eskiden sadece tıp fakültesinden
mezun olan insanlar gidiyordu ama hani son zamanlarda uzman
sayısı dağıtmaya başladı. Yurt dışına giden.
Ben şunu soracağım, hem hani tıp fakültesinden yeni mezun biri
için hem de hani uzman biri için eee sizce hani iş olanakları
nasıl hani psikiyatri insanların rahat iş bulabildiği bir yer mi
yoksa daha seyrek pozisyonların açıldığı bir yer gibi mi?
Sayı çok arttı işte ingiltere'de özellikle rakamlara.
Ya bütün batı avrupa'da böyledir.
Tabii degiltere belki bilhassa rakamlarla haşır neşir olma çok
daha önemli. Kurumlar anlamında da örneğin
burada Canan merakıl Cansu diye bir kurum var.
Hekimlerin hekimlik lisanslarını düzenlemekle yükümlü ve zaman
gerekirse işte yaptırımlarda uygulamakta yükümlü bir kurum.
Onlar belli istatistikler paylaşıyorlar ve herkese açık.
Kamuya açık şu anda ji MC sitesine girersiniz.
Date explorer'a bakarsanız hangi ülkeden, kaç kişinin mezun olup
ne zaman hekimlisansı aldığını görebilirsiniz.
Örneğin türkiye'den mezun hekimlerin işte son 10 yıllık
seyrine bakarsanız. Böyle yukarıya doğru giden im
veremem bir artış olduğunu görebilirsiniz.
Hemen her sene sayı artıyor. Bunların içinde psikiyatri
alanında olan hekimler çok fazla.
Nereden biliyorum? Çünkü işte bizim birwhatsapp
grubumuz var. Şu anda ingiltere'de psikiyatri
asistanı uzmanı işte arakademlerde vesaire çalışan
yada konsalt bu sayı giderek artıyor.
Geçenlerde işte şey Şubat ve Ağustos aylarında rotasyonlar
başlıyor burada. Tarih rotasyonlar halinde
dönüşünden oluyor. Birden işte bir sayı böyle 140
filan bir baktım 100 altmışa çıkmış filan ne oldu işte şurada
sarı deki arkadaşımıza hoş geldin diyoruz işte
manchester'dan şu kişi burada filan diye.
Yani tabi ki almanya'daki hekim sayısıyla kıyaslanamaz
muhtemelen ama ciddi bir ivmelenme olduğu muhakkak bizim
bölgede de. Yani kamp için bölgesindeki NS
trasında hani hastane birliğinde diyelim çok fazla türkiye'den
gelen. Kim arkadaş var psikiyatri
çalışan hatta benim eğitim süpervizörü olduğum 2 hekim de
türkiye'den gelme hatta bir bozuk atacaktım.
Şey eğitim sorumlusuna neden bana türkiye'den gelenleri
atadınız diyecektim sonra. Istatistiklere baktım hakikaten
istatistiksel olarak çok olası bir şeydi.
Onlar da geçen hafta yok. 2 hafta önce uygulamalı sınava
girdiler böyle ben de bekliyorum.
Bakalım ne oldu? Asistanların sınav sonucu diye
öyle bir durumdayız. Tabi ki ivmelenen bir sayı var
ama toplamda da sanıyorum 1.500 tane filan hekim var şu anda.
Eee, türkiye'den ilk ya türkiye'den mezun olmuş olan
hekimler. Öyle yani psikiyatride de.
Şimdi NH s'e girersek tabi çok uzun sürecek.
Bu şey beni belki bir daha konu almanız gerekebilir, işin sağlık
politikalarına filan girersek. Şu anda.
Çok değişik bir dönemden geçiyoruz çünkü.
N s'de hekim ihtiyar çok fazla. Ancak nasıl şu andaki politik
iklinde? Giderek.
Finansmanının kısılmasıyla da ilgili bir durum var.
Dolayısıyla çok fazla ihtiyaç olmasına rağmen o kadar çok
ihtisas yeri açılmıyor. Örneğin son 23 yıldır ihtisas'a
başvuran sayısıyla iç saat yerleri arasında ki makas çok
açıldı. Yani bu psikiyatride bir
kontenjan için 20 kişinin başvurmasına kadar geldi.
Tabii bunların teknik ayrıntıları da var.
Belki aynı anda başka branşları da başvuranlar oluyordur ama
yani bir 10 sene öncesine kadar bazı psikiyatri iktisat yerleri
boş kalıyordu. Şimdi tam tersi bir yöne geldi.
Bunun için de tabii brexit'in etkisi var.
Mobilizasyonun artmasının etkisi var işte şu, örneğin
hindistan'daki, pakistan'daki 1 ekim çok kolay bir şekilde.
Elinin altında bütün şeyler, imkanlar daha kolay
başvurabiliyor. Başvuru yapması etmesi daha
kolay olabiliyor bir de. Hekim mobilizasyonu da çok ciddi
anlamda artmış durumda. Örneğin son o yılda bir yerdeden
çıkıp ondan sonra başka bir yerde birkaç sene çalışıp ondan
sonra tekrar başka bir yere giden hekim çokça görmeye
başladık. Belki eskiden bir 20 yıl önce 25
yıl önce çok fazla mümkün değildi insanlar bir yere göç
ediyorlardı, hayatlarını orada kuruyorlardı ama şimdi
görüyoruz. Eee, hindistan'dan önce
ingiltere'ye geliyorlar. 23 yıl, 4 yıl burada çalışıyorlar.
Ondan sonra avustralya'ya gidiyorlar.
O arada Körfez ülkelerine gidenler var.
Vesaire çok ciddi bir mobilizasyon var.
Yani bunların içinde mutlaka fırsatlar vardır, hala da doktor
açığı var. Hala da bir sürü iş yerinde var.
Hani başvuranların çok olması mutlaka bir faktör ama özellikle
deneyimli hekimler için çok fazla iş imkanı olduğunu
söyleyebiliriz. O dolaşım daha çok bitkama 6
içinde mi yoksa genel bir şeyden mi bahsediyorsun?
Yani o biraz tabi yani ingiltere ve işte Britanya
imparatorluğu'nun sömürgesi olmuş ülkelerde sistem aşağı
yukarı aynı. Yani işte hindistan'daki
psikiyatri iktisasının çatısı aşağı yukarı ingiltere'yle aynı
ya da benzer özellikleri var diyelim.
Ya da işte kanada'ya gittiği zaman birisi buradan belki daha
uyum sağlaması kolay olabiliyor. Hele hele ingiltere'yle
Avustralya arasında daha da fazla benzerlikler var.
Örneğin bu tabi bir şey yaratıyor, faktör yaratıyor ama
işin içinde işte. Ne bileyim şey var.
Körfez ülkeleri var. Körfez ülkelerinde de çok fazla
iş imkanı var. Bazı ingiltere'deki grup bunlar
Körfez ülkelerinde bilim açıyorlar.
Örneğin most diye hastanesi orada bilim açmış durumda.
Geçenlerde işte sosyal medyada bir ilan gördüm.
Mos diye hastanesinin işte Dubai şey şubesine çocuk psikiyatristi
de aranıyor filan. Gibi şeyler var yani?
Hmm, peki ııı niçs'la ilgili kısmını da anlattın ya onu merak
ettim. Şimdi en nces'in çok iyi
gitmediğini hem hem doktorların hem hastaların şikayetçi
olduğunu hem işitiyorduk. Herhâlde o yanlış değil.
Aldığımız haberler hükümet değişiminden önce de vardı ama
değil mi? Onunla bir alakası var mı yok
mu? Brexitle alakası ne kadar?
Bir de ben bu soruya bir ek yapayım mı?
Temel olarak hani hiç bilmeyen biri için örneğin benim çok
bilgim yok. Ingiltere ile ilgili örneğin
sağlık hizmetleri özel mi yoksa kamuya mı ait onu sorayım mı
size bir de ek olarak. Şimdi yani siz bu soruları
sorduk için benim kafamda bir sürü dosyalar açılıyor.
Nereden başlasam bilemiyorum ama yani bunun tabi ki politik
açıklamaları olmadan bu soruları yanıtlamak mümkün değil.
Temelde NHS işte 1.900 kırklarda ikinci Dünya Savaşı sonrası
kurulan bir kamu sağlık hizmeti ve.
Çok uzun bir süre dünyadaki. En yaygın kamusal sağlık hizmeti
olduğunu söyleyebiliriz. Hatta zamanında ııı NH s'deki
uzmanların gidip bolşevik Rusya, bolşevik rusya'sında,
sovyetlerde brifing verdikleri söylenir.
O kadar sosyalizm sistem. Çünkü tek ihtiyacınız olan MHS
numaranız yani ve adresiniz başka hiçbir şey sorulmuyor.
Yani biliyorsunuz hastaneye giriyorsunuz işte en HS
tubalumuzu bu çıkıyoruz yani yeşil kart mı bağkurlu musunuz,
SS k'lı mısın diye bir şey yok. Öyle bir sistem ama tabi bu tür
sistemlerin. Dinimiz dünya düzeninde ayakta
kalması çok kolay değil ve işte hadise olarak bakarsak son işte
blair hükümetlerinin son dönemiyle başlayıp ondan sonra.
Iıı giderek daha ııı muhafazakar hükümetlerle iyice belirginleşen
bir finans kısıtlaması var. Ve hani bu sadece sağlık sistemi
ile ilgili değil işte sosyal hizmetlerin de kısılması çok
önemli bir faktör. Bunlar birbirleriyle çok
ilintili. Bu gerileme üzerine bir de
Brexit gibi bir faktörün gelmesiyle beraber iyice.
Eee daha da. Belirgin bir hale geldi ve de en
son. Darbeyi de covid vurdu
diyebiliriz. Yani şu anda nasıl hakikaten?
Ömrünün en zor zamanlarını yaşıyor ve tabi işin içinde
büyük bir özelleştirme gündemi de var.
Çünkü bu kadar büyük bir sağlık sistemi NHS dünyanın en büyük iş
verenlerinden bir tanesi. Çünkü yani işte 62 sürlük bir
ülkenin nüfusunun hepsine hizmet sağlayan bir kurum.
Yine de ingiltere'de işte britanya'daki sağlık
hizmetlerinin çok büyük bir kısmı hala kamuda ama.
Bu NS in gerilemesiyle beraber özel sağlık hizmetlerinin
giderek bir pay sahibi olmaya başladığını görüyoruz.
Örneğin işte şu anda ruh sağlığı hizmetlerinde özel psikiyatri
klinikleri değerlendirme yapan klinikler işte.
Psikoterapi servisleri vesairelerin giderek arttığını
görüyoruz. Ama, hani böyle bir özel hastane
zincirleri vesaire durumu henüz yok.
Ama olmayacağını kimse şu anda garanti edemez çünkü oraya doğru
bir gidiş var gibi gözüküyor maalesef.
Maalesef diyorum çünkü bu konuda politik olarak tarafım, yani bir
şey diyemem. Ingiliz olduğunu taraf da oldun
artık. Yani ama biraz daha beynelmilel
solculuktan diyelim. Evet, bir gün herkes sosyalizmin
iyi bir şey olduğunu anlayacak ama çok geç olacak o zaman.
Evet. Peki ben pratik bir şey tahsil
sormuştu aslında daha günlük hayatta karşısına insanı öne
çıkıyor diye. Şimdi herhangi bir vatandaş
psikiyatri hizmetine ulaşmaya çalıştığında yapması gereken şey
ne oluyor ve ulaşamadığı takdirde bu sözün ettiğin özel
kişilerden, kurumlardan nasıl hizmet alıyor, kaça buluyor
bütün bunlar? Evet, çok çok yerinde misin?
Çok çok tartışılan bir konu şu son zamanlarda.
Öncelikle NA ş s'de basamaklı. Peki sistem var?
Yani ilk başvuru noktası aile hekimi ve aile hekimi ancak
sebze derse sizi bir üst basamağa çıkıyorsunuz.
Ruh sağlığı açısından bakarsak. Ruh sağlığı sorunlarının büyük
bir kısmı aile hekimliği düzeyinde.
Tedavi ediliyor ya da bir şekilde ele alınıyor.
Iıı, hatta aile hekimlerinin işte sayı sayıları değişmekle
beraber belki onlara başvuranların beşte biri beşte
dört'e, beşte biri dörtte birinin ruh sağlığı sorunu
olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü işte depresyon olan
anksiyeti bulutlarının gibi yaygın sorunlarının ne kadar
yaygın olduğu düşünülürse bu hesap tutuyor.
Tabi ağır psikiyatrik hastalıklar dediğimiz işte
şizofreni gibi bipolar bozukluk gibi hastalıklar durumunda.
O zaman sevk biraz daha. Kolay olabiliyor ya da duruma
göre değişebiliyor. Yani burada ihtiyaca göre de
şekillenmiş bir takım klinikler var.
Yani canlı hocam siz bunu bilirsiniz.
Erken psikos klinikleri var. Örneğin işte son 20 25 yıldır
kurulmuş ve ciddi bir bilgi birikimi de getirmiş.
Erken psikoz kliniği ilk defa psikotik bir hastalık yaşayan
kişilerin başvurabildiği bir klinik bu.
Buraya tabi sevk daha hızlı oluyor ve belli.
Zaman kriterleri de var işte ilk 15 gün içinde görülmesi
gerekiyor vesaire. Işte böyle klinikler olduğu
zaman işte eğer ihtiyaca göre buraya yönlendirilebiliyorsunuz.
Yine. Eee psikiyatriye varmadan hani
ruh sağlığı hizmeti genel olarak ruh sağlığı hizmeti olarak
düşünürsek. Birinci basamak psikoterapiler
diyebileceğimiz işte şu andaki adı towing terapiyiz denen
konuşma terapileri denen NHS sistemleri var.
Bunlar ağırlıklı olarak bilişsel davranış tedavi sağlayan
genelde. Işte saykolojik kıl balbin
practions adı verilen hani biraz daha böyle pratisyen
terapistlerin olduğu hani klinik psikolog düzeyinde kalifiye
olmayan ama bir işte bddt terapisi verebilecek olan
kişilerin olduğu işte altıyla 12 seans arası terapilerin
yapılabilir. Bunlara da yine aile hekimi
üzerinden veya kendiniz başvurarak kendinizi sevk ederek
de gidebilirsiniz. Ama bir psikiyatri kimi görmeniz
gerekiyorsa. Muhtemelen şu anda belli bir
eşiği geçmiş olmanız beklenecek. O da bir karmaşıklık eşiği
diyebiliriz yani. Eee depresyonumuz var ve
psikiyatri uzmanını görmek istiyorsanız muhtemelen aile
gibi sizi sevk etmeyecektir. Önce işte ilk basamakta neler
kullanılıyorsa o ilaçlardan kullanacaktır.
Ama eğer bunlara yanıt vermediniz bunun üzerine belki
geçmişte gelişimsel travmalarınız var.
Belki alkol maddeyle ilgili zorluklarınız var.
Belki intihar düşünceleriniz. Ciddi noktalara geliyor işte o
zaman sevk söz konusu olabiliyor.
Yine dediğim gibi ihtiyaca göre farklı farklı şeyler de var.
Örneğin 7 24 işte acil durumlarda acil ruh sağlığı
krizleri durum durumunda. Arayabileceğiniz telefon hatları
var. Bu telefon hatları belli bir
ekibe bağlı. Bu ekip eğer durumunuz ağırsa
sizi 100 yüze görmek için bir randevu da ayarlayabilir.
Biraz ihtiyaca bağlı olarak. Modellenmiş bir sistem
diyebiliriz ama hani bir ruh sağlı sorununuz var.
Siz aile hekimine gittiniz ilk basamakta aile hekimiyle görüşüp
eğer ihtiyaç varsa oradan zevk alabilirsiniz.
Şimdi mesela özel klinikler burada nereye devreye giriyor?
Şimdi bazı insanlar. Sevk ediliyor diyelim ama sevk
edildiği zaman da şu andaki. Arz talep dengesizliği
dolayısıyla klinikler psikiyatri klinikleri burada rus şey,
toplum rus sağlığı sistemi olarak.
Ekip halinde çalışılıyor. Bu ekipler bir karar vermek
durumundalar. Diyorlar ki biz kimi göreceğiz
onlar da. Bir artık yanıt olarak bu eşiği
giderek yukarı koymaya başladılar.
Ve eee eşi yukarı koydukça artık en ağır hastaları tedavi
etmekle. Şimdilik şeklinde davranıyorlar.
Bunun tabi belli dezavantajları var.
Hani bu hani bilmiyorum. Türkçe'de kullanıyor muyuz?
Yanlış ekonomi mevzusunu hani burada fos ekonomi denen mevzusu
yani ne kadar ağır kişileri görmeye çalışırsanız o arada
belki de görüp tedavi edebileceğiniz kişileri de
görmemiş oluyorsunuz. Hani onlar eşeğin altında
kalıyorlar? Işte bu işin altında kalan
kişiler diyorlar ki ya yani beni kabul etmiyor, psikiyatri
kliniği. Ya ben şey yapacağım.
Gideceğim özelde bir psikiyatrist göreceğim.
Eğer finansal olarak karşılayabiliyorsa ya da şöyle
bir şey oluyor diyor ki biz sizi görürüz ama işte şu kadar zaman
beklemen lazım işte o kadar zaman beklemeyi.
Göz önüne almayıp gidip bir psikiyatriste veya bir psikoloğa
görünebiliyor insanlar. Burada küçük bir müzik molası
vereceğiz. Müzik bugünkü müzik parçası
olurum. Joope belli eden burban mı
istedi, dinleyeceğiz. Daha sonrasında tekrar
birlikteyiz. Müzik arasından sonra tekrar
birlikteyiz. Sözcüğüm hocaya bırakayım.
O psikiyatri de. Aslında otizm ve dikkat
eksikliğine gelmeden önce genel olarak şöyle bir iyi tarafı var,
türkiyedekinden daha fazla söylediklerinden anladığım daha
iyi bir tarafı. Var.
Sosyal çalışmacılar, psikologlar, hemşireler,
türkiye'dekine kıyasla daha fazla ilk basamakta müdahale
dahil olabiliyorlar. Işte başvuruların pek çoğunun da
aslında bir piramit oluşturduğunu düşünürsek,
hafiften ara doğru hafif ve orta şiddettekiler daha fazla diye
yanılmıyorsam. Orada aslında hizmet sağlamanın
verimini artırabilecek bir taraf var.
Türkiye'de temuçin hatırlayacaktır belki.
Psikiyatri derneğindeyken biz mesela psikologlar derneğiyle iş
birliği yapmaya çalışıp ruh sağlığı hizmetlerinde başka
mesleklerden olanların da yer alması gerektiğini
söylediğimizde meslek sabunusu haline gelmiş gibi olmuştur.
Mesela hâlâ da bu fikirde olan pek çok meslektaşımız vardır.
Yani hekim görmeden bir ruh sağlığı hizmetinin asla
verilemeyeceğini nasıl yani bir psikolog mu görecek filan?
Bu ingiltere'de böyle değil, anladığım kadarıyla değil.
Yani sadece psikiyatriye de özgü değil NH s'deki NH s'in asıl
diyelim. Hani yani sizin ruhumda zaten
ekip yani ekip çalışması var. Yani diyabet ekibi de bir ekip
halinde. Diyabet ekibinde de bir diyabet
hemşiresi var işte ayak bakım uzmanı var.
Vesaire ya da işte bir ağrı kesiğinde işte ağrı ağrıyla
ilgili uğraşan bir psikolog var işte ağrı konsaltın ta olabilir.
Yine hemşire sorabiliriz. Yani hemen her ekip zaten nasıl
de çoğu klinik ekipler halinde çalışıyor.
Yani psikiyatride bunun olması zaten açıkçası doğal bir şey.
Çünkü işte sosyal çalışmacıydı, ihtiyaç var ya da işte.
Psikiyatri hemşiresinin becerilere de ihtiyaç var.
E psikoterapi yoğunluklu çalışan bir psikona da ihtiyaç var.
Yani ben kişisel deneyimim ekipte çalışmaktan hep mutlu
oldum. Hani illa da hani bütün
hastaları psikiyatrist görsün diye bir.
Duygumda hiç olmadı. Ekipte çalışmanın çok ciddi
avantajları var. Hakikaten bu beceri karışımının
çok faydalı olduğunu düşünüyorum.
Çünkü her hastaya her tek bir şekilde yaklaşmak mümkün değil.
Bazen psikiyatri hemşiresinin o işte daha cevval tarafını
kullanmak gerekiyor. Bazen psikologların daha formel
yaklaşımlı kullanmak gerekiyor. Hani psikiyatristin rolü
genelde? Ekiplerin içinde biraz daha.
Iş bakan hani hem medikal ilgisi olan hem psikolojik bilgisi olan
hem daha geniş deneyimi olan ve görece daha kıdemli olabilen
kişi olarak hem toparlayıcı çoğunlukla da bu?
Ekiplerin hani? Ekiplerde daha çok liderlik eden
konumda olup oluyor ama yani başka başka roller var işte.
Ekip ekip yani menajerler var işte diyelim genelde hem şekli
kendine olabilir ya da başka kökenli olabilir.
Eee, onların bir beşini buraya belli sorumluluğu var işte.
Servis manager var mesela o biraz daha işi, idari kısmıyla
ilgili şeyleri yapıyor. O yüzden ben hani ekiple
çalışmanın çok avantajlı olduğunu ve.
Daha kapsayıcı bir ruh sağlığı hizmeti sağlamada faydalı
olduğunu düşünüyorum. Ama bu ekiplerin içinde de
psikiyatristin mutlaka olması gerektiğini düşünüyorum.
Tabii ki bu konuda gayet iyi bir yorum yapıyorum ama.
Yani yok olmalı da, yönetimde de çok haklısın yani.
Hekimsiz bir multidisipliner. Ekibi bulunması çok yani yani
hastalıktan bahsediyorsak adam gibi patoloji bilen kişi orada
hekim. Zaten bunun başka tartışılır bir
tarafı yok ama tabi burada hep şey oluyor işte psikologlar
içinde sen ekibin içinde yer almalı.
Şöyle böyle olmalı dinle, ne yani biz onunla hâlâ aynı
kategoride miyiz de olabiliyor. Yahut da öbürü taraftan bakarak,
ne yani sen onu biz hekimlerle eşit mi kabul ediyorsun?
Filan gibi komik tartışmalara yol açacağım ki sen çok kıymetli
bir şey söylüyorsun. Altını çizerek ekip olmak
önemli. Ve söz konusu olan şey
botolojiyse ekibin olmadığı bir yerde bir patolojik bakım dimi
mümkün değil zaten. Yani o orası öyle.
Yani şöyle şeyler var mesela işte man iktisat sırasında işte
chrysis team ya da ev ev tedavi ekibinde çalışmıştım.
Bu biraz hastanede yatışı alternatif bir ekip.
Yani hastane yatış düzeyinde olan ama belki evde tedavi
edebiliriz diye düşündüğünüz kişiler ya da bazen yarı yol
gibi de olabilir. Hastanede yatmış çıkarken hani
hemen taburcu etmeyelim. Ara yol olarak ev ziyaretlerine
devam edelim dediğimiz mesela kaysitinde her zaman usulü
şeydir. Hani ikili gidersin zaten hani
risk açısından da değerlendirmek bir yandan da ikili gittiğin
zaman hani hastayı bir yani tandem olarak görüyorsunuz.
Yani. Diyor ve hani böyle bir avantajı
var. Ondan sonra işte arabayla
gidiyorsunuz oraya. Ondan sonra dönerken hastayı
konuşuyorsunuz ya bunların hepsinin bence terapatik anlamı
var. Biz mesela şu andaki
kliniğimizde de zaman zaman işte bu taki gerçeğe hemşiresi
arkadaşlarımla veya psikolog arkadaşlarına ikili görüşme
yaptığımız zamanlar oluyor. Hani bazen işte kriz çözmek
adına olabilir bazen. Aşılması zor olan bir noktayı
geçmek adına olabilir ve. Neredeyse hemen her zaman bu
ikili görüşmeler hastalara iyi yansıyor diye düşünüyorum ben.
Doktorluk. Ya ben zaten hani yanlış
anlaşılmasın. Eee kimin olmadığı bir hizmet
tek başına yeterlidir demiyorum ama sosyal çalışmacı ve
psikologlara. Ve psikiyatr hemşirelerini.
Ve psikiyatri hemşirelerine evet verilebilecek çok fazla görev
veya yapabilecekleri çok fazla şey var.
Zaten seni söylediklerinde onunla uyumlu gibi.
Büyük bir şey soracağım. Bütün bunun içinde beyaz konuya
hafifletip ağırlığını en zorlandığın şey ne oldu?
Yani şahsi olarak soruyorum, bütün bu hikayenin içinde.
Yaşadık kayınçıl'de. Yani.
Bir sürü soruluk oldu ama hani nasıl açısından bakarsak ilk 6
ayım baya zor geçmişti. Yo yo genel soruyorum ama hani
ilk cevap nasıl oldu mesela? Yani.
Tabii ki doktora yani çok ayrı bir mevzu yani zaten doktora
yapayım mı diye bazen soruyorlar da hani hakikaten bu çok büyük
bir adanmışlık gerektiriyor hani?
Evet de doktorayı hani baştan sona getirip ondan sonra yazıp
yayınlamak vesaire bunlar. Evet, bunlar en en hani
zorlayıcı işler diyebiliriz bunların arasında.
Ama hani biraz daha böyle o daha uzun erimli bir zorlanma yani
çok zamana ayırmış bir zorlanma ama kısa sürede zorlanma olarak
NST ki ilk 6 ayında çok zorlandığımı hatırlıyorum.
Çünkü hani en temel şeyleri de orada tekrardan öğrenmek
istiyor. Ilaç nasıl yazılır ya da işte
bu. Oradan oraya sevk nasıl yapılır
vesaire? Kullanmayı öğrenmek gibi değil
mi? Muzaffer aynı zamanda.
Evet yani özellikle oruç olarak dasınız NS in jargonu zaten
başlı başına. Bir dil gibi dil?
Evet. Yani kısaltmalarından tutup
tutumla işte o iletişimdeki belli nüanslara kadar o çok
büyük bir şey. Kibar nesi çalışmaya başladığım
zaman yani birkaç senedir ingiltere'deydim ama çok başka
bir dil öğreniyormuş gibi oldum. O başlangıcı biraz zorlayıcıydı
ama tabii bir yandan da çok sevinçliydi.
Çünkü hani biraz işte sertap fakir köylülük var.
Yani hasta görmeye başlayınca birden böyle bir.
Yüzünde güller açmış gibi oldu yani.
Çünkü orada biraz daha kendi evimde hissettiğim gibi oldu.
Bu da işte bakırköylü bir sonucu herhalde.
Hep söylediğim şeydir yani köyden iktisa salın dünyanın her
yerinde psikiyatristlik yapar. Biraz şey.
Doğrular şeyler duyuyorum bunu. Yani şimdi biz burada böyle
içili alıp 40. 2 aşama dizini yapacağız ama yani evet mobil
tamam. Normalde acı etli paşa ben izni
yaparlar, bir şey olmaz. Yapmaya başlayalım mı?
Yok yapmayalım. Şöyle bir şey geldi aklıma.
Benim hissettiğim birinci sen asistanlığına çok benziyor
aslında. Hangi şeyi söyleyecektim?
Bir asistanı ilk ay 6 ayda yaşadı.
Bu değil mi diyecektim? Ay aşağı değil mi yani?
Ahmet göç rahmetli bize mesela en iyi öğretenlerden biri ilaç
parmakorcu filan mesela o derslerde daha reçete yaz
bakayım derdi. Bizimle vizit yaparken
eğitimimizi ama onun dışında çok yapmadık.
Yani ilk sene hakikaten bir de bir lisan öğreniyormuş gibi
hissetmiştim kendimi. Eee o yüzden dediklerini çok iyi
anlıyorum. O zorluğu.
Sizin sorularınız yok mu arkadaşlar?
Biz timuçin'le o kadar çok soru biriktirmişiz ki dinlerken
muzafferin. Tahsinin kendi tecrübesiyle
kıyaslayacağı şeyler vardır belki.
Yani siz mesela Tahsin ya da ibrahim keşke muzafferin
konumunda olsaydık ya da olmak nasıl olurdu filan bir şey diyor
musunuz? Çok zor sordu.
Büyük ihtimalle çok fazla dökümantasyon ve mail işi
vardır. O yüzden istemiyor.
Keşke onun yerinde olsaydın diyor.
Emin değilim sende az. Bürokratik bir yerde değilsin
ki? Yok mu yazışma sende çok.
Ya bende de var ya, bu arada şeyin kayıttan önce konuşmuştuk.
Hani mail işini yani bizim örneğin hastanede full mail
üzerinden giriyor. Yani hani her şeyi maille
konuşuyoruz. Yani yemeğe çıkacağız yemeği
bile maille birbirimiz. Soracağım yemeğe giderim mi
filan diye yani o derece şey eee dokümantasyon da şey açısından
çok önemli oluyor. Bu basamaklandırma sisteminde
herhâlde bir. Karşı tarafa da saygı duyduğunuz
için aslında bunu yapıyorsunuz gibi hissediyorum.
Yani size bir örneğin aile hekimi gönderiyor, sevkiyadı ile
gönderiyor. E siz de doğal olarak hani bir
cevap yazma ihtiyacı hissediyorsunuz.
Bir mektup yazıyorsunuz detaylı detaylı işte şunu buldum bunu
buldum. Böyle tedavi uyguladım filan
diye. Orada bir de bir nezaket de var.
Hani sadece tıbbi kayıt almaktan öte biraz daha nezaket de var
gibi geliyor bana. Siz ne düşünüyorsanız bilmiyorum
onun Muzaffer hocam. Yani mutlaka var ama şöyle bir
durum var, şu andaki yük özellikle aile hekimlerinin
üzerindeki yük o kadar fazla ki yani ben aile hekimlerine zaman
zaman hani isterseniz daha ayrıntılı konuşabiliriz diyorum
ama yani son birkaç yıldır bana gelip daha ayrıntılı konuşalım
diyen bir aile hekimi olmadı. Bazen eski işte notlar düşüyor o
eski notlara bakıyorum, eski notlardaki iletişim biraz tam
da. Sizin dediğiniz gibi Tahsin
hocam konuşma şeklinde ve böyle hani gps öyle bir hani aile
hekimi öyle bir yazmış ki. Ya işte yani bir bakar mısınız?
Şöyle şöyle, ay, böyle bir hani orada bir hikayeleştirme var,
çok hoş yani sanıyorum bu. Baskının işte giderek artan
ihtiyacın ve işte her şeyi bir şekilde bir proses yapmamız
gerektiğine dair maskının sonucu belki bunların kaybolması ben
onları gördüğünüz zaman böyle kendi kendime gülümsüyorum bazen
ve. Açıkçası keşke bunu yapabilsek
diyorum. Biz benim şu andaki yani işimden
dolayı şu andaki klinik konuğumdan dolayı.
Bunu yapabildiğimiz bir yer var, o da iş yeri hekimlerinden gelen
sevgilerde biz bunu yapabiliyoruz.
Çünkü ben sağlık çalışanlarıyla çalıştığımız için bize en çok
sevk iş yeri hekimliğinden geliyor.
O da ayrı bir uzmanlık branşı burada.
Örneğin buradaki büyük bir hastane var işte hastanesi
oranın iş yeri hekimliği de ki konsaltınlarla veya oradaki
hemşirelerle bu diyaloğu sürdürebiliyoruz.
Hani hem nezaket hem sürdürüyoruz?
Ondan sonra bazen bu yetmezse telefonu açıp ya ne yapacağız?
Siz size ne dedi, nasıl oldu sizce, nasıl ihtiyaçları var
acaba? Mevzuat açısından siz şunları
önerebilir misiniz? Hani biz de tedavi açısından
bunları önereceğiz filan diyoruz.
O tadı yakalayabiliyoruz ama yani ben de bazen eski notlara
baktığım zaman işte keşke o iletişim usulünün o ortasında
hekimlik yapabilseydim diyorum bazen.
Hocam yurtdışıyla ilgili belki timuçin hoca bana da sordu ama.
Yani genel anlamda yurt dışı için söyleyebilirim.
Ben ihtisası bitirdiğim zamanlar böyle insanların akın akın yurt
dışına gittiği zamanlardı. En başta şey gözlü çok korkutu
tabi ki yani göçmen oluyorsunuz orada.
Göçmenliğe harcanacak eforu türkiye'de başka şeylere
harcarım diye düşünebildim. Eee bir de psikiyatri ve mesela
dahiliyeci olsaydım yurt dışına gitmeye daha rahat karar
verebilirdim diye düşündüm. Ne kadar doğru bilmiyorum ama
yani psikiyatrinin nispeten daha az yani belli önemli alanları
yani belli alanları daha az teknoloji ve para bağımlı bir
branş diye düşündüm. Iıı bizim çalışmalarımızda
görüntüleme ve bazı biyolojik çalışmalar dışında ciddi
miktarda ödeneğe ihtiyacımız olmuyor aslında.
Böyle bir şey düşündüm. Hatta eee bizim daha önce konuk
ettiğimiz z kuşağının temsilcisi olarak Batuhan diye bir
arkadaşımız vardı. Muzaffer hocam, bu arkadaşımız
şey o benim internüm de hacettepe'deyken aslında Almanca
öğrenmişti. Almanya'ya gidecekti vesaire.
Sonra onunla konuştuğumuzda. Onu yani böyle bir şeye
varmıştık, şimdi gideceksin ııı orada işte belli bir göçmenlik,
yabancılık yaşayacaksın türkiye'de eğer iyi bir klinikte
ihtisas yaparsan yine tatmin olabilirsin diye konuşmuştuk.
Aslında bana sorulan soruyu size çevirmiş olayım böylece.
Türkiye'de kalmakla ingiltere'ye gitmek arasında imkan olarak
nasıl bir fark görürsünüz? Türkiye'de kalsaydınız ne
olurdunuz şu an ileride ki konumunu düşününce.
Kısa cevap bilmiyorum, türkiye'de kalsaydım, nedir
olurdum ama. Ben biliyor.
Aslında en başta en başta söyleyeceğimi şimdi söylemem
lazım çünkü hani ben ingiltere diyorum ama benim bütün
deneyimim cambrit'e geçti. Dolayısıyla Cambridge dışında
bir ingiltere'de çok fazla bilmiyorum açıkçası.
Hani sadece hani genel merakımdan dolayı bir yerlerle
ilgili yorum yapabiliyorum ama hani başka bir yerde
yaşamışlığım yok. Dolayısıyla benim deneyimlerim
tamamen cambly yaşamışlıktan. Yani kaynaklı ya o anlamda.
Tabi işte. Bir kasabada, hani yaşamanın
kolay olduğu işte daha huzurlu olduğu yerde yaşamanın bir sürü
getirdiği avantaj var ama tabi ki göçmenlik her ne konumda
olursanız olun zorlu bir süreç. Tabi ki daha işte sevdiğiniz işi
yapmak işte daha. Yani.
Kendi amaçlarınız doğrultusunda bir yerde olmak.
Tabii ki bunlar çok büyük avantajlar ama hani bu sizin
göçmen olduğunuz gerçeğini değiştirmiyor.
Göçmenliğin getirdiği bütün yükler sizin üzerinizde de
oluyor. Bunlar mutlaka hep üzerine
düşündüğümüz, çokça konuştuğumuz konular.
O yüzden belki ilk aşamada hani aklıma gelmedi.
Bunları söylemek ama. Hani çokça konuşulan konular.
Yine örneğin işte belki işte tıp fakültesini bitirir bitirmez
yurt dışına gitmekle işte belli bir hani sosyal sermayenin
olduğu işte eşinin, dostunun, arkadaşlarının olduğu bir ortamı
bırakıp gitmek arasında da bir. Fark olabilir işte tabii ben iç
sazı bitirdikten sonra gittim. Belki hani biz birkaç sene uzman
olarak çalışıp gidenler için belki bu daha da zor olabilir
ama hani herkesin kendi hayat, dinamik ilgi farklılığı ve hani
her şeyin tabi bir diyalektiği var.
Bir yandan bazı şeyleri bırakıyorsunuz bazen bir yandan
başka şeyler hayatınıza giriyor vesaire.
O yüzden hani geri dönüp baktığımda hiç yani bir.
Pişmanlık duyduğumu hissetmiyorum ama tabi belli bir
noktada kariyerse yani belli bir noktada ilerledikten sonra ülke
değiştirmek ve sistem değiştirmek.
Tabii sizi birkaç yıl geriye atıyor o anlamda.
Yani bir de tabi ben üzerine tam bu zaman doktora yaptım böyle
biraz şey. O yani bir çizgi olarak
düşünürsek orada. Sanki birkaç yıl kaybetmişim
gibi gözüküyor ama bir yandan da önemli olan yolculuğun
kendisidir diye düşünürseniz orada biriktirdiğiniz deneyimler
size bir şekilde geliyor işte. Ne bileyim ben belki işte
konsaltın trolüne daha sonra geçtim ama daha sağlam geçtim.
Diye düşünüyorum. Örneğin benim işte o 3 saat iç
sahası yapmış olmam konsaltın rolünde daha güvenli ve daha
sağlam olmamı sağladı. Daha hızlı bir şekilde
ilerleyebildim. Yani ihtisas'taki rolü
olmasaydı. Çünkü o zaman diyorsun ki yani
hani ben uzmandım, hani geldim? Şimdi gene teknik olarak
asistansın. Hani üst içsas'ta da olsam hani
kıdemli asistan alıyorsun ama. Mesela öyle bir rol değişikliği
hissedebilirsin. Ama onun bana faydası oldu.
Bir de tabi şey yani. Ingiltere'deki iktisat
sisteminin özellikle akademik yönündeki insanlar için
avantajı. Akademik yolaklı asistanlıklar
sağlaması ben istihtisasımı klincal denen bir kıdemde
yaptım. Enayi buradaki ulusal sağlık
araştırma enstitüsünün bir fonuyla yaptım.
Doktorası olan. Hekimler için üst isaza
geçtikleri zaman yarı zamanlı doktora sonrası araştırma, yarı
zamanlı klinik yapma imkan veriyordu.
Ben o şekilde yaptım ve iyi bir fırsattı.
Hem doktoru sonrası araştırmalarda bulundum hem de
klinik neler yaptım sonra. Işte covid'in ve işte o sırada
ortaya çıkan bir sıfırlan klinik kurma ihtimalinden dolayı biraz
daha kliniğe doğru geçtim ama araştırmaya da bağımı sürdürmüş
oldum. Hani böyle dediğim gibi yani
esnek sistemlerin olması ve değişik fırsatların önünüze
çıkması da bence bir şey. Hani benim için bunlar hep iyi
iyi yönde gitti. O yüzden çok yani şikayet
edeceğim bir nokta yok açıkçası. Ama öneri iyi kullanabilen
birisinin elinde onlar iyiye gidiyorlar.
O konuda çok da mütevazi olma tabi ki.
Buradan şunu mu anlamamız lazım. Çok çok hocam unutur musunuz
söyleyeceğinizi? Yani ingiltere'deki o esnek
geçişlerden bahsettiniz ya hocam mesela türkiye'de olsaydınız
daha bir düz. Iıı bir yol çizmeniz gerekecekti
gibi, değil mi? Yani işte mecburenizi
yapacaktınız. Bir üniversite ya da eğitim
araştırmaya, araştırma da yapmak için ne diyelim?
Doktor öğretim üyesi olarak gelecektiniz.
Oradaki işler size sizin dahil olduğunuz çalışmalar vesaire
sonra doçentlik bekleme. Gibi bu biraz daha böyle ııı,
yani tabiri caizse sığlaştırır mı ya da kısırlaştırır mı, ne
dersin yani? Bilmiyorum, benim biraz da şu
anda mesela yaptığım şu andaki iş tarımın.
Şeye uyuyor, daha çok tartışılan konuların tersi portfolyo
kariyer deniyor. Yani portfolyo böyle değişik
değişik işler yapmak işte. Örneğin işte kalışta eğitim işi
yapıyorum. Aynı zamanda oradaki
öğrencilerin ruh sağlığıyla ilgili.
Mevzularla ilgileniyorum. Bir yandan daha biyomedikal
araştırmalara katkıda bulunuyorum.
Bir yandan daha böyle uygulamalı araştırmalara katkıda
bulunuyorum. Işte enacharın bir bölgesel şeyi
var. Ağı var orada sorumluluğum var
filan biraz onu yapıyorum, klinik tahta görüyorum.
Vesaire böyle benimki tam portfolyo kariyere uyan bir şey
oldu. O yüzden hani belki bunun
avantajı var. Hani burada da mesela çokça
tartışılan konulardan bir tanesi işte ritation konusu hani
insanların. Işe devam etmesinden mesela.
Faktörlerden bir tanesinin işlerin çok yeknesak olması hani
tek bir düzeyde gitmesi deniyor. Hani o da zaman zamanla değişen
bir şey. Mesela eskiden ben ilk geldiğim
zamanları da hatırlıyorum. Eskiden birisi konsaltın olduğu
zaman 25 sene o konsaltın pozisyonunda kalırmış yani.
Şimdi mesela öyle bir şey yok. Sürekli değişiyor insanlar.
Belki o yüzden şu anda. Daha ön plana çıkan şey
portfolyo kariyerler hani bir günü şunu yapayım, bir gün bu
neyse başka bir arkadaşımızdan örnek vereyim.
Istediği zom psikiyatristi 2 gün psikiyatristinde çalışıyor genel
hastanede. Eğitim sorumlusu asistanların
süreciyle ilgili işte haftanın bir günü 2 günü orada çalışıyor.
Bir günde öğrenci ruh sağlığı kliniği var, orada çalışıyor
filan. Hani böyle bir portfolle
kariyeri var ve sorarsan çok mutlu yani.
Mesela belki türkiye'de türkiye'de bunları yapmak çok
kolay olmayabilir. Hani türkiye'de biraz daha.
Sistemler daha katı işte yani görev tanımları biraz daha böyle
sınırlı. Hani belki de o yüzden şimdi ben
yakın zamanda bakırköyün böyle bir büyük yemeği oldu dedim.
Atlıyım gideyim göreyim. Herkese çok da keyifli oldu.
Ara ara zaten türkiye'ye gidiyorum.
Böyle birkaç günlük yaş dost görmeye, orada yemekte hem benim
kıdemimden olan hem benden daha. Genç olanlar hem bizden daha.
Üsküdar'da olanlar. Eee, çok büyük bir çoğunluğu
özel çalışıyor. Belki hani özelde çalışarak bu
esnekliğinin daha fazla olacağını hissediyor
olabilirler. Diye düşünüyorum.
Hissediyor musunuz? Ben ııı şimdi artık sadece
muayenede hasta gören biri olarak.
Söylediğine inanıyorum mesela. Yani bir gün ders vermeye
gitmek, bir gün klp yapmak, konstasyon yapmak.
Çok çok zevkli olurdu sanki. Aslında siz öyle yapıyorsunuz
hocam? Şimdi cem cem hoca da böyle
arada bir ben yurt dışına gideceğim diyor da o yüzden çok.
Herkesten yoksa diye. Hiç bitmeyen öğrenciliği ben
sistemde zor zapt ediyoruz onu. Muzaffer rahat işte uzmanlığı 2
yıl daha falan geçirseydin daha zor olurdu.
Benim için ingiltere işte mesela cem hoca şimdi istiyor.
Lazım dendiriyor. Hekim mobilizasyonu gayet yoğun
şu anda hani çok şey ha onu da söyleyeyim mesela.
Hani bazen insanlar soruyorlar işte çeşitli forumlarda falan
işte yaş nedir falan yani yaşınız ne olursa olsun yani bir
işe başvuruyorsanız o işi alabilirsiniz.
Mesela ingiltere'de öyle değil şey yok.
Bir örnek vereyim bizim mesela bir.
Iktisasta aynı zamanda üstasta yaptığımız bir arkadaş vardı,
ilk kariyeri, müzisyenlikti profesyonel müzisyendi.
Klasik müzisyen, daha sonra tıp fakültesine girmiş, okumuş
bitirmiş, ondan sonra psikiyatrist olmuş.
Şimdi geçenlerde başka bir toplantı gördüm.
Emekli olmuş ama gene de işte özelde 12 hasta görmeye devam
ediyormuş filan. Hani böyle şeyler de var tabi ki
bunlar daha istisnalar ama böyle değişik değişik.
Kariyer örnekleri de var. Çok güvenmeyin, o zaman bana ben
ııı ı balık kahveci'nin temuçin her an fikir de işte ayova'da
senin buna benzer bir şey görmüştüm.
Yani bu söylediğinden çok örnekler vardı.
Yani bizde yaşla çok sınırlı gibi görünüyor ya her şey.
Yapmasın, iyi bir görüntülemeci vardı.
Şizofreniden siyanca esenle çalışan.
Mesela o arkadaşımız da daha önce uzun bir süre polislik
yapmıştı. Iıı onun ardından psikoloji,
sonra neuroscience sonra posto. Ve ııı FMR çalışması.
Bizim abi buradan bir neslihanderse anısı anlatayım mı
o zaman? Tabii çok zevkli olur, evet.
Nesiyan sen bizim buraya geldi işte konuşma yaptı.
Birileriyle işte yani iş birliği yapıyormuş.
Ne zaman? Tam hatırlamıyorum yılını ama
2.017 filan olabilir tam. Eee benim hocamın eşi de büyük
bir nörobilim hocası robins sonların işte bir belli
mesaileri varmış. Hani o sırada bir tane de
japonya'dan gelen bir psikiyatrist vardı.
Gözlemcilik için gelmişti. Sonra benim hocamdan barbardan
davet geldi. Biz akşam yemeğe gidiyoruz.
Ben santral sende işte siz de gelin.
Masa nuriyle beraber işte genç psikiyatristler olarak sizi
tanıştırayım, tanıştık, yemek yiyoruz.
Tabi ben şeyi öğrendim mesela orada rancy and rosie'nin de ilk
lisansı edebiyatmış. Edebiyat tabii oxford'da ingiliz
dili edebiyatı okumuş filan. Ondan sonra bir ara tabi biraz
koktey speage gibi bir şey de var.
Böyle bir mekandayız ama çok duyamıyorum.
Şeyi falan bir ara birden bir şiir okudu.
Lensi android'e sen meğerse masanın geri kalanını da birer
şiir okuması icap ediyormuş falan hani traver filan da
davranmadı. Barbara davranmadı.
Ben böyle bir anla anlayamadım. Durumu baştan ondan sonra da ya
yani uyansaydı acaba hangi şiiri okurdum diye düşündüm de öyle
ingilizceden ok. Andreasiyn'in aşka gelip bir
dörtlük okuduğu bir yemek masası vardı.
Hiç şaşırmadım. O öyle şeyleri çok severim.
Sen yaratıcılık çalışmasını. Hala.
Sürdürüyorum demişti son e mailinde ama aradan 12 yıl geçti
galiba. Evine konuklar geliyor.
Bu cort curtlu kız falan gelmiş. Gibi öyle onlar tabi yani onları
araştırmaya da almıştı. Söz.
Ediyor yani şimdi konuyu uzatmayayım da.
Evde konuk ediyor, akşam şaraplarını içiyorlar, sohbet
ediyorlar. Ertesi gün efe merakisinde bir
görüşme bence yani derinlemesine görüşme yapması çok bana
kıymetli geliyor tabii. FM rla ilgili de sonra
konuşuruz. Yaratıcılıkla ilgili yaptığı
deneyleri. Eee.
Iyova'da yazarlık atölyesi var ya ııı işte buket tuzuner, Orhan
pamuk filan orada vakit geçirmişler.
O da çok çekici bir şey. Daha önce de söz etmiştik.
Lensi'nin. Subjekleri ya ya da işte ne
denir? Araştırma kattığı kişiler
arasında bayağı celebrityler yani.
Neyse, densi lafı bitmez. Tamam, şimdi biz muzaffer'e
bulmuşken? Çok soru sorduk.
Daha da aklımızda bir sürü soru var ama almanya'da ne olup
bittiğini de duymak istiyoruz. Gerçi tahsini de tanıtmaya mı
başlamak lazım ilk başta ne? Ayrıca bir program yapabiliriz
de devam. Yeriz ki kıyaslama yapmak için
muzafferini. Tıkayla evet kıyaslasa değil mi
sen de onu. Merak ediyorsun yani ilk aklına
gelenleri sorayım ben sana. Yani kayıt, buna gelenler ne
olur farklı. Bence.
Fa ya benzerlikler bakımından eee işte sigorta sistemin
benziyor. Onun dışında sistemin işleyişi
benziyor. Basamaklandırılmış sistem
oldukça çok benziyor. Farklılık olarak
söyleyebileceğim büyük ihtimalle tıp fakültesi denkliği ve hani
psikiyatrinin denkliği konusunda farklılıklar var.
Büyük farklılıklar var çünkü ya burada da hani bir sağlık
politikalarına yön veren bir dernek var.
Psikiyatri derneği var ama hani o kadar onay makamı olabilecek
kadar bir şeyi yok yetkisi yok açıkçası.
Eee, daha çok bu yetkiler ııı şeyin üzerinde toplanmış
durumda. Hani eee tabii budalarının eee
eyaletlerin tabip odaları hatta yani hani merkezi bir tabip
odasına da bağlı değil aslında. O açıdan farklılıklar var ve
yani tıp fakültesi denkliğini ve psikiyatri uzmanlığı denkliğini
farklı şekillerde alıyorsunuz. Tıp fakültesi denkliyi belki
seneler sürebiliyor. Hani evraklar Almanlar her şeyi
postayla halletmeye çalıştığı için çok zorlanıyorsunuz bazen.
Uzmanlık denkliği de eyaletten eyalete farklılık gösteriliyor.
Çünkü eyaletler biraz bağımsız devletler gibi işleyebiliyorlar.
Bazen hani bazı eyaletler diyor ki sen şunu yapmalısın diyor.
Şu rotasyonu yapmalısın diyor. Bazı şunu yapmamalısın gibi
şeyler koşabiliyor. Örneğin servis süreleri bazı
eyaletlerde. Farklılık.
Gösteriyor. Bildiğim kadarıyla filan hani
servisle geçirilmesi gereken süreler filan o açıdan
farklılıklar olduğunu söyleyebilirim.
Yani klinik pratik benzer ama benim.
Kendi gözlemim klinikli araştırma arasında yani örneğin
belirgin bir fark olduğunu düşünüyorum ben.
Yani keskin bir şekilde pozisyonlara ayrılmış durumda.
Yani örneğin iş sözleşmesi imzalarken hani %50 klinik %50
araştırma da imzalayabiliyorsunuz ya da %70
klinik %30 araştırma şeklinde de imzalayabiliyorsunuz.
Sözleşmelerinize ya da tamamen hani araştırma yapmak
istemiyorum ben ama yarı zamanlı ya da.
Tam zamanlı çalışmak istemiyorum dediğiniz zaman?
%40 %60 eee gibi seçenekler de eee devreye girebiliyor.
Hani o açıdan ııı rahat olduğunu söyleyebilirim ya bu şu açıdan
rahat yani bizim çocuğumuz yok ama örneğin çocuğu olan aileler
için oldukça rahat bir şey yani. Çünkü sonuç itibariyle üste
çıkıyor. Örneğin enişten üstte çıktığı
zaman çocuğunu. Kreşten alabiliyor.
Başka şeylere vakit ayırabiliyor gibi şeyler daha rahat oluyor
açıkçası. Bir de almanya'da.
Araştırma ya ben de eee sizin gibiyim hocam.
Hani başladığım yerde aslında devam ediyorum hayatıma.
Araştırma bakımından yani çok yüksek fonlar var ama hani.
Bütün almanya'ya böyle yayılmış olduğunu söyleyemem, örneğin.
Yani hani bazı yerlerde sadece klinik iş yapabilirsiniz bazı
yerlerde ama araştırma da yapabilirsiniz.
O biraz şeye bağlı. Aslında çalıştığınız yere bağlı
gibi düşünüyorum. Ben onu böyle farklılıklar
olduğunu söyleyebilirim son son. Söylediğin hocam.
Burada da çok tartışılan bir şey hani?
Altın üçgen deniyor. Oxford, Cambridge, Londra.
Özellikle biyomedikal araştırmalar için belki diğer
diğer arka araştırmalar için de konuşulabilir ama hani bizim
branşımız için evet özellikle çok fazla.
Araş, şimdi burada dönüyor. Tabi araştırma dönünce işte
akademik pozisyonlarda, işte doktora öğrencileri de, işte
akademik asistanlıklar falan da daha fazla oluyor.
Burada bunu biraz daha ülke satın'a yayma çabası var ama o
da bir anda olmuyor tabi. Dolayısıyla öyle de bir şu anda
süreç var. Bakalım onlar nasıl olacak?
Iıı işte enayi içer mesela fonlarında biraz daha daha
farklı farklı yer yerlere yaymaya çalışıyor ki daha.
Araştırma, aktiv araştırması, araştırma yönü aktif olan daha
fazla insan olsun filan gibi bir çaba var ama tabi yerleşmiş
düzenin getirdiği şey fonların daha çok Londra, tembih ve
oxford'a gitmesi bir. Net durum.
Eee, ben çok kısa bir şey sorayım.
Yani kapatırken de sizce. Brexit peki psikiyatri etkiledin
mi britanya'da? Yani Brexit en eksi genel.
Olarak şöyle etkiledi, hekim ve sağlık çalışanı.
Demografisi ciddi anlamda değişti çünkü brexitten önce.
Britanya, Avrupa birliği'nin bir parçası iken serbest dolaşıma
dahildi. Avrupa birliği'nin herhangi bir
noktasından bir kişi işte. Toplayıp gelip burada aynı
haklara sahip bir şekilde işine başlayabiliyoruz işte burada
belki hani sağlık açısından şöyle bir şey olabilir, hani
belki değil. Sesini göstermesi istenebilir o
kadar. Onun dışında işte fononya'dan.
Şeyle yetkiyle burada çalışma teknik olarak önünde hiçbir
engel yoktu. Dolayısıyla bu insanlar için bir
imkândı. Bir de hani bazı ülkelerde iş
imkanları daha az ingiltere daha fazla ama Brexit sonrası bu çok
zorlaştı ve tabii brexitin getirdiği bir.
Nasıl diyeyim? Getirdiği ortam politik ortam da
insanları buradan. Birazcık kaçırdı diyebiliriz
birçok Avrupa Birliği. Ülkesinden gelen hekim ve
sağlıklı çalışanı başka ülkelere gitti.
Ama bunların yerine Avrupa Birliği dışından gelen.
Başvurularda bir artış oldu. Çünkü hani hekim ihtiyacı
hemşire ihtiyacı yok yüksek. Dolayısıyla bunları birilerini
doldurması lazım. Orada çok ciddi bir artış oldu.
Burada tabi çok çeliştirilen konulardan bir tanesi iş gücü
planlaması mesela Abdullah sınavları.
Açıldığı olabildiğince çok kişi girdi.
Flap sınavlarına hekim lisansını aldılar.
Şimdi bu insanlar başlıyorlar işte o başvuru ve kontenjan
arasındaki makasın açılmasındaki en büyük faktörlerden biri bu
oldu. Yani bir de Brexit sonrası işte
belli anlaşmalar. Örneğin işte ilaç düzenlemesi,
vesaire gibi şeylerde. Belli.
Uzamalar oldu çünkü Avrupa birliği'ndeken aşağı yukarı
Avrupa birliği'nin kurallarını kullandığı için daha standart
bir şekilde işleyebiliyordu. Bazı akışlar örneğin işte
brexit'ten sonra bazı ilaçlarda şey yokluk çekilmeye başladım
idam çünkü işte çekimde gümrüğe takıldı, vesaire oldu şu oldu bu
oldu öyle şeyler oldu ama en büyük etkisi çalışan sayısında
oldu çalışanların. Dağılımında oldu.
Yani muhtemelen işte başka Avrupa ülkelerinden insanlar
daha fazla almanya'ya gittiler. Belki daha fazla iç içe'ye
gittiler. Vesaire ingiltere'yi ön plana
koymadılar ama belki hindistanlı, pakistanlı hekimler
de ingiltere'ye daha fazla geliri oldu.
Böyle bir şey oldu. Tonun.
Tanrı kralı kurusun diyerek bölümü kapatalım mı?
Çok güzel bir sohbet oldu. Gerçekten çok teşekkür.
Ederiz. Muzaffer abi.
Ama ııı. Tabii her.
Şeyin bir sonu var. Evet.
Yine görüşürüz. Diye kapatacağız, çünkü yani çok
keyifli bir sohbet oldu. Ben çok keyif aldım umarım.
Başısız, çok ağırtmamışımdır. Böyle jarzayı değil çok güzeldi,
çok sevindim ama ben daha da konuşulacak.
Şey var mutlaka. Yani ben ingiltere'de.
Psikiyatrist olmak dışında da. Çalıştığın alanla ilgili konuk
ederiz teniyle diye düşünüyorum. Nasıl onu yaparız?
Bir gün bugün onu sormamak. Gayret gösterdim.
Evet, ben de öyle hiç oraya girmemek için kendimi tuttum.
Çünkü turnu buydu, orada olmuyor, onu da çok
konuşabilirim orada bayağı. Konuşuyorum bana orada daha
şelale. Konuşuruz artık bence değil mi?
Evet, daha ayrıntıya girilebilir yani neden?
Işte neden sağlık çalışanlarında ruh sağlığı sorunları daha fazla
çok değerli Muzaffer ve gittikçe.
De önem kazanıyor Türkiye açısından ayrıca önemli.
Evet, evet. Konuşalım.
Mutlaka çok teşekkür ederim. Biz teşekkür ederiz, teşekkür
ederiz, çok teşekkür. Ederim Tahsin hocam tamam hocam
seni görmek her zaman rica ederim.
Çok sağ olun. Görüşürüz tekrar.
Yurtdışında psikiyatrist olmak Britanya bölümünün sonuna.
Geldik bu bölümün sonunda bir ingiliz ressamdan ve onu çizdiği
bir resimden bahsedeceğim. Eee ben bugün lohri'den
bahsedicem louvre 1.880 7.976 yılları arasında yaşamış.
Manchester'da doğmuş bir sigorta memuru olarak çalışıyor.
Akşam da akşam okulunda daha doğrusu resim dersleri almaya
başlıyor. Kendisi hiçbir zaman hayatı
boyunca tam zamanlı olarak sanatçı olarak çalışmamış, hep
sürekli geçinmek için başka bir işte çalışmış.
Çocuksu ve naif resimleriyle tanınıyor.
Eee 1.900 ellilerden sonra giderek eee değeri anlaşılmaya
başlıyor ve 1.970 altıda öldüğünde ulusal bir figür
haline geliyor. Eee resimlerinde neyi neyin
güzel olduğu ııı düşünüldüğünde akademik güzellik peşinde değil,
daha çok basit figürler, gri beyaz ııı, kahverengi şekiller
ön plana çıkıyor ve işçi sınıfının ingiliz işçi sınıfının
sade hayatını yansıtıyor aslında.
Resim olarak bahsedeceğim şey 1.955 yılında çizdiği indique
lens capysimli resmi tek müzesi'nde londra'da
sergileniyor. Bu resim resme baktığınızda
bacalar, fabrikalar, duman, gri, gökyüzü, küçük küçük insanlar
neredeyse hiçbir doğa figürü yok gibi görünüyor ve insanlar var
ama kimse birey değil gibi görünüyor.
Hepsi aynı tip aynı beden. Aynı yön gibi duruyor ve
insanlar isimsiz yiyorsunuz. Kimliksiz kişiler bu aslında
hani lodinin. Işçi sınıfına yaptığı.
Atıflardan biri büyük ihtimalle resimden resim için de
Manchester şehrinden etkilenmiş gibi görünüyor.
Biz dinlediğiniz için teşekkürler.
Tekrar görüşmek üzere kendinize iyi bakın.
Podbean