Yurtdışında Psikiyatrist Olarak Çalışmak: Birleşik Krallık
Yurtdışında Psikiyatrist Olarak Çalışmak adlı mini bir seri çekmeye karar verdik. İlk konuğumuz Birleşik Krallık'tan Dr. Muzaffer Kaşer.
Herkese merhaba ve diken sugül bahçesi vaat etmiyoruz podcastinin yeni bölümünden size sesleniyoruz. Ben doktor tasen rolas bu podcast bölümünde benimle beraber profesör, doktor tüm için ural, profesör, doktor, cemaat Başoğlu ve doktor ibrahim aylak beraber. Bunun dışında konuk olarak da sayın doktor Muzaffer kaçak bizlerle beraber ben sözlü tem üçüncüye bırakayım. O konuğumuzu tanısın. Daha sonrasında da sohbeti başlayalım. Eynı söyleyeyim, yani büyük veri memnuniyetle muzafferi küçüklüğünden tanıyorum.
Diyebilirim herhalde, değil mi? Bakırköy'den iktisatından beri tanıyorum. Elbette gurur duyduğumuz arkadaşlarımızdan bir tanesi. Cerrahpaşa tıp fakültesi mezunu mu? Muzaffer sonra bakırköy'de ruhi seans'ta sayesinde iç saat yaptı. Ben de o sırada orada çalışıyordum. Oradan nasıl bir gelişim gösterdiğinin başından biliyorum zaten. Ama tabi durmadığım Muzaffer orada ingiltere'ye gitti. Cambly Üniversitesi Tıp fakültesi'nde tedavi geliştirme yöntemleri yüksek lisansı yaptı. Bir yıl 2 binli 10 birde sek sonra 2.010 ikide psikiyatri bölümünde bilim doktorası yaptı.
Sonra da doktora sorusu araştırmaları aynı bölümde sürdürürken hiç kimsesi ve dezon psikiyatristinde üstü ihtisas yaptı. Yaklaşık 6 yıldır da konstrtam psikiyatrist olarak sağlık çalışanlarına yönelik bir ruh sağlık kliniğimi yürütüyor. Cemil Üniversitesi psikiyatri bölümünde afilia üretim üyesi olarak çalışıyor. Hem hem de emanuel kalıç da kalıcı öğretim üyesi ofisal falov, tıp fakültesi öğrencilerin eğitim veriyor anlamına geliyor. Bu ki bu çok kıymetli bir şey. Tabi herkese nasip olmuyor, orada çok kolay bir iş değil.
Dolayısıyla öğrenci olup sağına yönelik çalışmalar da yürütüyor. Lütfen ya psikiyatri birliğinde iş yeri psikiyatrisi grubun yönetim kurulu üyesi. Geçen yılda bir tane psikiyatri birliği'nde kalıcı saykaytesi ise fal oldu. Kıdemli oldu ki bu da yine çok önemli bir unvan. Bizdeki şeyler gibi değil. Oradaki unvanlar böyle. Bunun altını çizeyim ve hoş geldin. Hoş bulduk, çok teşekkürler davet için çok keyifli bir fırsat oldu. Yani sohbet etmek için misafir fırsat oldu diye düşünüyorum. Evet, biz bu dikensiz gül bahçesinde nutuk psikiyatri üzerine sınırlarımız üzerine sınırsızlıklarımız üzerine epeyce konuşuyoruz.
Adı da oradan geldi. Zaten konuşurken ya yurtdışında psikiyatristi olmak nedir, nasıldır da konuşalım istemişliket beydir. E kısmet seninle başlamakmış. Yurt dışında psikiyatrist olmak dedik. Oradan devam ediyor. Bilmiyorum. Sorunuz varsa siz sorun ben burada sushi imam hatip. Hı? O zaman buradan başlayalım ya önce tebrik ederek başlayalım muzaffer'e şimdi fars'e sayk olmak kolay değil. Yani rol kalıcı sachaelcess'de fero bol olmak hemen merak ettiğimi sorayım. Daha sonra ayrıntıya gireriz zaten.
Üye olmak ve ondan sonra fero olmak, yani MRC israil ve f arc için neler gerekiyor? En havalı olan bana göre en havalı olan şeyden başlamak istedim. Imandan bol bir şey yok diye başlayayım. Ben de Britanya arkasında çokça var işte bu post nomenal diye geçiyor işte isminden sonraki harfler diye geçiyor. Bazı insanlarınki bir satırı falan bulabiliyor. Işte öyle kalıcı kardeşiz. Bizim buradaki Britanya psikiyatri birliği diye türkçe'ye çevirebileceğimiz. Işte Türkiye psikiyatrist derneğine belli alanlarda benzeyen işte bir meslek uzmanlık derneği ama uzmanlık derneği'nin ötesinde biraz daha fazla yetkisi var diyelim.
Örneğin uzmanlık eğitiminin standartlarını belirlemekte bir rolü var. Aynı zamanda belli sınavları düzenlemekle de yükümlü bu sınavlar bağlayıcı. Işte ben ben girdiğimde 3 yazılı bir uygulamalı sınav vardı. Şimdi 2 yazılı bir uygulamalı sınava düştü bunlar. Rulo colle jobs saik Erciyes kurumunun üyelik sınavları hani diğer uzmanlık dernekleri? Örneğin işte rol, kolcu, fizition var veya role konuşuyors var. Onların da üyesi olmak için vermeniz gereken sınavlar bunlar.
Bu sınavları verdiğiniz zaman üye olabiliyorsunuz böyle bir şey var. Üyelik sınavlara bağlı ve buradaki içsas sistemi içinde üyelik sınavları. Temel iktisasa denk geliyor. Burada iktisa 3 + 3 git diye kabaca ayrılmış durumda. 3 yıl temel psikiyatri eğitimi üzerine de branşlaşma oluyor, işte yaşlılık, psikiyatristi veya erişkin psikiyatrisi, adli psikiyatri gibi branş açmalar var. Buna ancak üyeliği aldıktan sonra başvurabiliyorsunuz işte MRC haykı aldıktan sonra başlıyorsunuz. Emarsız saygı aldıktan sonra yani üye olduktan sonra.
10 yıl psikiyatriye hizmetlerinizi belgeleyebiliyorsanız 2 de sizin adınıza bunu onaylayacak birileri oluyorsa. Eee formel bir başvuru yapıyorsunuz olacağım, onlar da bunu değerlendiriyorlar ve eğer bekledikleri kriterlere uygunsa size felo limanına veriyorlar. Ben açıkçası geciktirmeyeyim dedim işte benim 11 yıl falan oldu. M rsı saygın üzerinden bir çok insan. Hani biraz tevazudan biraz daha ertelemeden bunu geciktirebiliyorlar. Yani bir yandan da. Şey diye düşündüm artık bu 10 yıl içinde yaptığım faaliyetler oradaki.
Unvanı karşılıyor diye düşündüm. Başvurdum iyi de oldu diye düşünüyorum. Şimdi hindistan'da da resmi tören olacak resmi törende. Orada bulunacağız. Bu açıdan güzel bir. Şey oldu, aşama oldu. Benim için önemli bir geçmek. Çok kolay bir şeymiş gibi söyledin. Aslında geciktiriyorlar diye onları sanki sen. Hani aslında tevazu erken almış kişilerden birisin herhâlde dimi yani felova olmaya herhalde herkes daha sonra. Herkes için daha sonra mümkün oluyor. Yani olabilir ama işte ben o arada doktora yaptım, masterım var şey yani doktoram bitti işte şeyden sonra bitti onları.
Pazardan almış gibi söylüyor. Evet. Işı sizi içi beni yakar şeklindedir. Yani tabi doktoram olduğu için ondan sonraki üretimler 10'a çıkart göre şekillendi. Daha sonra işte kliniği sıfırdan böyle klinik kurma deneyimi de üzerine eklenince bir yandan da eğitimle ilgili şeyler var. Yani hani birçok alanda iş yaptığım için oradaki. Felodan beklenen şeyleri yapmış olduğumu düşündüm. Eee öyle bir başvuru yaptım. Biraz da artık. Hani tevazu özellikle söyledim. Hani tabii ki tevazu önemli bir kavram. Özellikle gırttanya'da da çok daha belirgin olabiliyor.
Ama bir yandan da ııı özellikle britanya'ya kendini hekimlerde veya işte akademisyenlerde daha böyle bir hani kendini bir güven duygusu da oluyor. Hani onlar da daha bir yani içine doğdukları için belki de bu kavramların daha kolay ilerleyebiliyorlar mı? Bu anlamda hani bu çokça tartışılan bir şey. Zaten şu son zamanda özellikle eşitlik ve. Işte. ED ı diye bahsedilen equalite derse ve inkusion'la ilgili hani neden bazı insanlar başlıyor? Örneğin mesela kadınlar daha gecikiyor olabilirler. Bu başvuruları yapmakta yada işte ulusal düzeyde bir takım ödüller var işte teşvik ödülleri var.
Onlara insanlar daha bazı insanlar daha az başvuruyorlar. Gibi yani bu anlamda ben de daha az başvuran demografiye düşüyorum. Çünkü sonuçta ingiltere dışında tıp okumuşum işte. Yani ingilizce konuşulmayan bir ülkeden ingiltere'ye gelmişim vesaire hani biraz da 10'a çıkart inat olsun diye de yapmışız diye de düşünebilirsiniz ama bunun da bir şeyi var, hikayesi var. Yani zaman içinde belli aşamaları geçtiğim için artık kendimi bu şeyin içinde biraz daha rahat hissediyorum. Özellikle canlı üstteki Monaco süreci benim için çok aydınlatıcı oldu.
O anlamda onu da bir ayrıca. Parantez açmak isterim, orası psikiyatristle çok ilgili bir şey değil ama. Psikiyatristiyim de emanuel işte bana yol açtı ve hani işte 500 yıllık bir kurumun içinde bir feno olmak benim için çok. Yol açıcı bir şey oldu. Onu yaptıktan sonra bu rolün televizyona başvurmak benim için bir nebze daha. Rahat olmuş oldu diye düşün düşünüyorum. Hem kişisel perspektifi bu. Her söylediğin yeni sorular getiriyor. Aklıs aslında şimdi çok fazla konuşup kimseye fırsat vermemek de olmaz ama önce soracak 12 şey sorayım.
Üye olabilmek için yani member olabilmek için marsil olabilmek için ihtisas yapmış olmak gerekiyor dedin. Iktisasa başlamak için plak geçmek gerekmiyor. Mu. Önce önce onunla başlamadın mı? Şimdi şöyle, ben ilk olarak buraya gözlemci araştırmacı olarak gelmiş teknik 2.010 yılında o zaman bakırköy'de asistandım. O zaman daha çok nöropsikolojik işlevlerle ilgili merakım vardı. Onunla ilgili türkiye'de de çalışma yapmıştım. Hatta bakırköy'deki bitirme tezimi de gene nöropsikolojik işlevlerle ilgili yapmıştım.
Bu konuda da cambly'tan çok fazla ürün çıkıyordu işte. Bir daha sonra doktora hocam olacak. Hocayla tanışıp buraya bir. Gözlemcilik için gelmiştim. O sırada işte bu bilgileri edindim. Daha sonra hani araştırma yapmaya devam et etmeyi hedeflediği için araştırma yoluna girdim ve işte master ve doktora yoluna girdim. Hekimlik yapmak için işte bluep sınavı var. Hekimlik lisanslı sınavı ama hekimlik lisansı almanın tek yolu lap değil, diğer yolu da işte herhangi bir rol kolucının sınavlarını tamamlama.
Yani rool koca kardeşler olabilir veya. Roolca fizitionsiz olabilir ya da source olabilir neyse. Ve, yani şu anda kelly o zaman da öyleydi.
Ingiltere dışında ısas yapanlar da bu sınava girebiliyorlardı. Eğer belli kuralları karşılarlarsa örneğin bizim. Türkiye'deki lisan mı? Başta mesela? Yani lisandan ziyade içsasın içeriği önemliydi. Örneğin işte çocuk psikiyatristi rotasyonu yapmış olmak, psikoterapi deneyimi olmuş olmak vesaire. Yani bizim bakırköy'deki iktisasımız bunların hepsini karşıladığı için hani bu şartları karşıladığım için tüm sınavlara girebilme şansım olmuştu. Şu anda da zaten yani hiç ingiltere'ye hayal basmadan da bu sınavlara giren bir sürü insan var.
Dünyanın çeşitli yerlerinde, hatta sınavlarda dünyanın başka başka yerlerinde de yapılmaya da başlandı. Ben o sayede hekimlik lisansımı aldım. Rokal sınavlarını tamamlayarak. Peki herhangi bir türk psikiyatri uzmanı türkiyeyle burada yaşamakta olan. Iıı balık kalıcak fizition sınavına da girebilir veya rolü kalıcaa saygı açıkçası sınavına da girebilir. Evet, siz işte sınavın sınavı biraz daha.
Daha eşiği düşük olması gerekir çünkü mesela buradaki çok çömez düzeydeki kişiler de uygulacak fizition sınavına girebiliyorlar ama tabii onun kurallarına bakmaları gerekir. Tam bilmiyorum yani psikiyatride bulundukları zaman fizition için yeterli olmayabilir. Belki genel dahiliyede belli bir süre çalışmış olmak şartı koşu olabilirler. Yine rols sakçası sınavının her aşamasına girmek için de belli sıra kriterleri de var örneğin. Işte onlar da yıllar içinde değişti. Ben geçimde 36 aydı daha sonra şimdi 24 ay kadar indirildi işte uygulamasına.
O koşulları saldığınız zaman işte bir de buna destek veren size kefil olacak insanları bulduğunuz zaman girilebiliyor. Ben de o şekilde girdim. Hem girme ahmet'im de şuydu, yani hani tekrardan palaba girmenin çok bir anlamı yoktu benim için zaten araştırma yapıyordum. Tam zamanlı olarak hani zaten royko sınavlarını sonra tekrar alacaktım. Doğrudan orada doğru gideyim dedim. Uygulamalı sınavı geçmem biraz zor oldu, ikincisinde geçtim. Ama 10 geçtikten sonra hekim lisansımı aldım. Doktoram bittikten sonra da işte aktif psikiyatri hekimliği yapmaya başladım.
Onun zorluğu neredeydi zaten, neden neden zor oldu yani? Şimdi uygulamalı sınav şöyle bir sınav, biraz iletişim becerisi üzerine kurulu bir sınav ve yani ingiltere'de hekimlik yapmadan o sınavı geçmek biraz zor. Ben de o ilk girdiğim zaman daha bir senedir oradaydım ve çok fazla deneyimim yoktu. Sonra biraz daha hazırlan. Için zaman ayırdım. Biraz gözlem fizik filan yaptım yani. Yani kimin ilişkilerini orada herhangi bir ingiliz gibi bilmediğin için doğal. Olarak öyle değil mi? Evet, bir de tabi şu da var şimdi ben mesela artık sınav gözlemcisiyim mesela orada öbür tarafındayım masanın sınav bir simülasyon yani 7 dakikalık istasyonlar halinde.
Evet, şu anda yıldız akıllılık simülasyonlar halinde ve aktörlerle yapılıyor. Tabi 7 dakikaya sığdırmak çok ayrı bir beceri gerektiriyor. Hani klinik becerilerinizin dışında da oradaki. Verilen görevi 7 dakika içinde sığdırmaz gerekiyor. Dolayısıyla biraz daha hazırlık gerekiyordu. Tarzı ve yönteme dahil. Ekinde ucundan kaçırmıştım, ikincisinde biraz şansa bırakmadım. Daha sıkı hazırlardım geçtim ama tabi yani hakikaten büyük bir yük kalkmış oldu. Çünkü üyeliği aldığınız zaman o ondan sonra sizin için ömür boyu devam ediyor.
Orada aslında bir hani bir gerçek anlamda bir sınav olmuş olmuyor. Bizdeki ökstede olduğu gibi ama ne kadar bildiğini nasıl gösterdiğin çok önemli oluyor. O da biraz yöntemi öğrenmekle evet yoksa geri kalan kısmı zaten senin becenin eyüp bravo onu tebrik ederiz ben. Bir şey sorabilir miyim peki bu yani son zamanlarda biliyorsunuz hani daha türkiye'den hani uzmanlar da gitmeye başladı? Eskiden sadece tıp fakültesinden mezun olan insanlar gidiyordu ama hani son zamanlarda uzman sayısı dağıtmaya başladı.
Yurt dışına giden. Ben şunu soracağım, hem hani tıp fakültesinden yeni mezun biri için hem de hani uzman biri için eee sizce hani iş olanakları nasıl hani psikiyatri insanların rahat iş bulabildiği bir yer mi yoksa daha seyrek pozisyonların açıldığı bir yer gibi mi? Sayı çok arttı işte ingiltere'de özellikle rakamlara. Ya bütün batı avrupa'da böyledir. Tabii degiltere belki bilhassa rakamlarla haşır neşir olma çok daha önemli. Kurumlar anlamında da örneğin burada Canan merakıl Cansu diye bir kurum var.
Hekimlerin hekimlik lisanslarını düzenlemekle yükümlü ve zaman gerekirse işte yaptırımlarda uygulamakta yükümlü bir kurum. Onlar belli istatistikler paylaşıyorlar ve herkese açık. Kamuya açık şu anda ji MC sitesine girersiniz. Date explorer'a bakarsanız hangi ülkeden, kaç kişinin mezun olup ne zaman hekimlisansı aldığını görebilirsiniz. Örneğin türkiye'den mezun hekimlerin işte son 10 yıllık seyrine bakarsanız. Böyle yukarıya doğru giden im veremem bir artış olduğunu görebilirsiniz. Hemen her sene sayı artıyor.
Bunların içinde psikiyatri alanında olan hekimler çok fazla. Nereden biliyorum? Çünkü işte bizim birwhatsapp grubumuz var. Şu anda ingiltere'de psikiyatri asistanı uzmanı işte arakademlerde vesaire çalışan yada konsalt bu sayı giderek artıyor. Geçenlerde işte şey Şubat ve Ağustos aylarında rotasyonlar başlıyor burada. Tarih rotasyonlar halinde dönüşünden oluyor. Birden işte bir sayı böyle 140 filan bir baktım 100 altmışa çıkmış filan ne oldu işte şurada sarı deki arkadaşımıza hoş geldin diyoruz işte manchester'dan şu kişi burada filan diye.
Yani tabi ki almanya'daki hekim sayısıyla kıyaslanamaz muhtemelen ama ciddi bir ivmelenme olduğu muhakkak bizim bölgede de. Yani kamp için bölgesindeki NS trasında hani hastane birliğinde diyelim çok fazla türkiye'den gelen. Kim arkadaş var psikiyatri çalışan hatta benim eğitim süpervizörü olduğum 2 hekim de türkiye'den gelme hatta bir bozuk atacaktım. Şey eğitim sorumlusuna neden bana türkiye'den gelenleri atadınız diyecektim sonra. Istatistiklere baktım hakikaten istatistiksel olarak çok olası bir şeydi.
Onlar da geçen hafta yok. 2 hafta önce uygulamalı sınava girdiler böyle ben de bekliyorum. Bakalım ne oldu? Asistanların sınav sonucu diye öyle bir durumdayız. Tabi ki ivmelenen bir sayı var ama toplamda da sanıyorum 1.500 tane filan hekim var şu anda. Eee, türkiye'den ilk ya türkiye'den mezun olmuş olan hekimler. Öyle yani psikiyatride de. Şimdi NH s'e girersek tabi çok uzun sürecek. Bu şey beni belki bir daha konu almanız gerekebilir, işin sağlık politikalarına filan girersek. Şu anda. Çok değişik bir dönemden geçiyoruz çünkü.
N s'de hekim ihtiyar çok fazla. Ancak nasıl şu andaki politik iklinde? Giderek. Finansmanının kısılmasıyla da ilgili bir durum var. Dolayısıyla çok fazla ihtiyaç olmasına rağmen o kadar çok ihtisas yeri açılmıyor. Örneğin son 23 yıldır ihtisas'a başvuran sayısıyla iç saat yerleri arasında ki makas çok açıldı. Yani bu psikiyatride bir kontenjan için 20 kişinin başvurmasına kadar geldi. Tabii bunların teknik ayrıntıları da var. Belki aynı anda başka branşları da başvuranlar oluyordur ama yani bir 10 sene öncesine kadar bazı psikiyatri iktisat yerleri boş kalıyordu.
Şimdi tam tersi bir yöne geldi. Bunun için de tabii brexit'in etkisi var.
Mobilizasyonun artmasının etkisi var işte şu, örneğin hindistan'daki, pakistan'daki 1 ekim çok kolay bir şekilde. Elinin altında bütün şeyler, imkanlar daha kolay başvurabiliyor. Başvuru yapması etmesi daha kolay olabiliyor bir de. Hekim mobilizasyonu da çok ciddi anlamda artmış durumda. Örneğin son o yılda bir yerdeden çıkıp ondan sonra başka bir yerde birkaç sene çalışıp ondan sonra tekrar başka bir yere giden hekim çokça görmeye başladık. Belki eskiden bir 20 yıl önce 25 yıl önce çok fazla mümkün değildi insanlar bir yere göç ediyorlardı, hayatlarını orada kuruyorlardı ama şimdi görüyoruz.
Eee, hindistan'dan önce ingiltere'ye geliyorlar. 23 yıl, 4 yıl burada çalışıyorlar. Ondan sonra avustralya'ya gidiyorlar. O arada Körfez ülkelerine gidenler var. Vesaire çok ciddi bir mobilizasyon var. Yani bunların içinde mutlaka fırsatlar vardır, hala da doktor açığı var. Hala da bir sürü iş yerinde var. Hani başvuranların çok olması mutlaka bir faktör ama özellikle deneyimli hekimler için çok fazla iş imkanı olduğunu söyleyebiliriz. O dolaşım daha çok bitkama 6 içinde mi yoksa genel bir şeyden mi bahsediyorsun?
Yani o biraz tabi yani ingiltere ve işte Britanya imparatorluğu'nun sömürgesi olmuş ülkelerde sistem aşağı yukarı aynı. Yani işte hindistan'daki psikiyatri iktisasının çatısı aşağı yukarı ingiltere'yle aynı ya da benzer özellikleri var diyelim. Ya da işte kanada'ya gittiği zaman birisi buradan belki daha uyum sağlaması kolay olabiliyor. Hele hele ingiltere'yle Avustralya arasında daha da fazla benzerlikler var. Örneğin bu tabi bir şey yaratıyor, faktör yaratıyor ama işin içinde işte. Ne bileyim şey var.
Körfez ülkeleri var. Körfez ülkelerinde de çok fazla iş imkanı var. Bazı ingiltere'deki grup bunlar Körfez ülkelerinde bilim açıyorlar. Örneğin most diye hastanesi orada bilim açmış durumda. Geçenlerde işte sosyal medyada bir ilan gördüm. Mos diye hastanesinin işte Dubai şey şubesine çocuk psikiyatristi de aranıyor filan. Gibi şeyler var yani? Hmm, peki ııı niçs'la ilgili kısmını da anlattın ya onu merak ettim. Şimdi en nces'in çok iyi gitmediğini hem hem doktorların hem hastaların şikayetçi olduğunu hem işitiyorduk.
Herhâlde o yanlış değil. Aldığımız haberler hükümet değişiminden önce de vardı ama değil mi? Onunla bir alakası var mı yok mu? Brexitle alakası ne kadar? Bir de ben bu soruya bir ek yapayım mı? Temel olarak hani hiç bilmeyen biri için örneğin benim çok bilgim yok. Ingiltere ile ilgili örneğin sağlık hizmetleri özel mi yoksa kamuya mı ait onu sorayım mı size bir de ek olarak. Şimdi yani siz bu soruları sorduk için benim kafamda bir sürü dosyalar açılıyor. Nereden başlasam bilemiyorum ama yani bunun tabi ki politik açıklamaları olmadan bu soruları yanıtlamak mümkün değil.
Temelde NHS işte 1.900 kırklarda ikinci Dünya Savaşı sonrası kurulan bir kamu sağlık hizmeti ve. Çok uzun bir süre dünyadaki. En yaygın kamusal sağlık hizmeti olduğunu söyleyebiliriz. Hatta zamanında ııı NH s'deki uzmanların gidip bolşevik Rusya, bolşevik rusya'sında, sovyetlerde brifing verdikleri söylenir. O kadar sosyalizm sistem. Çünkü tek ihtiyacınız olan MHS numaranız yani ve adresiniz başka hiçbir şey sorulmuyor. Yani biliyorsunuz hastaneye giriyorsunuz işte en HS tubalumuzu bu çıkıyoruz yani yeşil kart mı bağkurlu musunuz, SS k'lı mısın diye bir şey yok.
Öyle bir sistem ama tabi bu tür sistemlerin. Dinimiz dünya düzeninde ayakta kalması çok kolay değil ve işte hadise olarak bakarsak son işte blair hükümetlerinin son dönemiyle başlayıp ondan sonra. Iıı giderek daha ııı muhafazakar hükümetlerle iyice belirginleşen bir finans kısıtlaması var. Ve hani bu sadece sağlık sistemi ile ilgili değil işte sosyal hizmetlerin de kısılması çok önemli bir faktör. Bunlar birbirleriyle çok ilintili. Bu gerileme üzerine bir de Brexit gibi bir faktörün gelmesiyle beraber iyice.
Eee daha da. Belirgin bir hale geldi ve de en son. Darbeyi de covid vurdu diyebiliriz. Yani şu anda nasıl hakikaten? Ömrünün en zor zamanlarını yaşıyor ve tabi işin içinde büyük bir özelleştirme gündemi de var. Çünkü bu kadar büyük bir sağlık sistemi NHS dünyanın en büyük iş verenlerinden bir tanesi. Çünkü yani işte 62 sürlük bir ülkenin nüfusunun hepsine hizmet sağlayan bir kurum. Yine de ingiltere'de işte britanya'daki sağlık hizmetlerinin çok büyük bir kısmı hala kamuda ama. Bu NS in gerilemesiyle beraber özel sağlık hizmetlerinin giderek bir pay sahibi olmaya başladığını görüyoruz.
Örneğin işte şu anda ruh sağlığı hizmetlerinde özel psikiyatri klinikleri değerlendirme yapan klinikler işte. Psikoterapi servisleri vesairelerin giderek arttığını görüyoruz. Ama, hani böyle bir özel hastane zincirleri vesaire durumu henüz yok. Ama olmayacağını kimse şu anda garanti edemez çünkü oraya doğru bir gidiş var gibi gözüküyor maalesef.
Maalesef diyorum çünkü bu konuda politik olarak tarafım, yani bir şey diyemem. Ingiliz olduğunu taraf da oldun artık. Yani ama biraz daha beynelmilel solculuktan diyelim. Evet, bir gün herkes sosyalizmin iyi bir şey olduğunu anlayacak ama çok geç olacak o zaman. Evet. Peki ben pratik bir şey tahsil sormuştu aslında daha günlük hayatta karşısına insanı öne çıkıyor diye. Şimdi herhangi bir vatandaş psikiyatri hizmetine ulaşmaya çalıştığında yapması gereken şey ne oluyor ve ulaşamadığı takdirde bu sözün ettiğin özel kişilerden, kurumlardan nasıl hizmet alıyor, kaça buluyor bütün bunlar?
Evet, çok çok yerinde misin? Çok çok tartışılan bir konu şu son zamanlarda. Öncelikle NA ş s'de basamaklı. Peki sistem var? Yani ilk başvuru noktası aile hekimi ve aile hekimi ancak sebze derse sizi bir üst basamağa çıkıyorsunuz. Ruh sağlığı açısından bakarsak. Ruh sağlığı sorunlarının büyük bir kısmı aile hekimliği düzeyinde. Tedavi ediliyor ya da bir şekilde ele alınıyor. Iıı, hatta aile hekimlerinin işte sayı sayıları değişmekle beraber belki onlara başvuranların beşte biri beşte dört'e, beşte biri dörtte birinin ruh sağlığı sorunu olduğunu söyleyebiliriz.
Çünkü işte depresyon olan anksiyeti bulutlarının gibi yaygın sorunlarının ne kadar yaygın olduğu düşünülürse bu hesap tutuyor. Tabi ağır psikiyatrik hastalıklar dediğimiz işte şizofreni gibi bipolar bozukluk gibi hastalıklar durumunda. O zaman sevk biraz daha. Kolay olabiliyor ya da duruma göre değişebiliyor. Yani burada ihtiyaca göre de şekillenmiş bir takım klinikler var. Yani canlı hocam siz bunu bilirsiniz. Erken psikos klinikleri var. Örneğin işte son 20 25 yıldır kurulmuş ve ciddi bir bilgi birikimi de getirmiş.
Erken psikoz kliniği ilk defa psikotik bir hastalık yaşayan kişilerin başvurabildiği bir klinik bu. Buraya tabi sevk daha hızlı oluyor ve belli. Zaman kriterleri de var işte ilk 15 gün içinde görülmesi gerekiyor vesaire. Işte böyle klinikler olduğu zaman işte eğer ihtiyaca göre buraya yönlendirilebiliyorsunuz. Yine. Eee psikiyatriye varmadan hani ruh sağlığı hizmeti genel olarak ruh sağlığı hizmeti olarak düşünürsek. Birinci basamak psikoterapiler diyebileceğimiz işte şu andaki adı towing terapiyiz denen konuşma terapileri denen NHS sistemleri var.
Bunlar ağırlıklı olarak bilişsel davranış tedavi sağlayan genelde. Işte saykolojik kıl balbin practions adı verilen hani biraz daha böyle pratisyen terapistlerin olduğu hani klinik psikolog düzeyinde kalifiye olmayan ama bir işte bddt terapisi verebilecek olan kişilerin olduğu işte altıyla 12 seans arası terapilerin yapılabilir. Bunlara da yine aile hekimi üzerinden veya kendiniz başvurarak kendinizi sevk ederek de gidebilirsiniz. Ama bir psikiyatri kimi görmeniz gerekiyorsa. Muhtemelen şu anda belli bir eşiği geçmiş olmanız beklenecek.
O da bir karmaşıklık eşiği diyebiliriz yani. Eee depresyonumuz var ve psikiyatri uzmanını görmek istiyorsanız muhtemelen aile gibi sizi sevk etmeyecektir. Önce işte ilk basamakta neler kullanılıyorsa o ilaçlardan kullanacaktır. Ama eğer bunlara yanıt vermediniz bunun üzerine belki geçmişte gelişimsel travmalarınız var. Belki alkol maddeyle ilgili zorluklarınız var. Belki intihar düşünceleriniz. Ciddi noktalara geliyor işte o zaman sevk söz konusu olabiliyor. Yine dediğim gibi ihtiyaca göre farklı farklı şeyler de var.
Örneğin 7 24 işte acil durumlarda acil ruh sağlığı krizleri durum durumunda. Arayabileceğiniz telefon hatları var. Bu telefon hatları belli bir ekibe bağlı. Bu ekip eğer durumunuz ağırsa sizi 100 yüze görmek için bir randevu da ayarlayabilir. Biraz ihtiyaca bağlı olarak. Modellenmiş bir sistem diyebiliriz ama hani bir ruh sağlı sorununuz var. Siz aile hekimine gittiniz ilk basamakta aile hekimiyle görüşüp eğer ihtiyaç varsa oradan zevk alabilirsiniz. Şimdi mesela özel klinikler burada nereye devreye giriyor?
Şimdi bazı insanlar. Sevk ediliyor diyelim ama sevk edildiği zaman da şu andaki. Arz talep dengesizliği dolayısıyla klinikler psikiyatri klinikleri burada rus şey, toplum rus sağlığı sistemi olarak. Ekip halinde çalışılıyor. Bu ekipler bir karar vermek durumundalar. Diyorlar ki biz kimi göreceğiz onlar da. Bir artık yanıt olarak bu eşiği giderek yukarı koymaya başladılar. Ve eee eşi yukarı koydukça artık en ağır hastaları tedavi etmekle. Şimdilik şeklinde davranıyorlar. Bunun tabi belli dezavantajları var.
Hani bu hani bilmiyorum. Türkçe'de kullanıyor muyuz? Yanlış ekonomi mevzusunu hani burada fos ekonomi denen mevzusu yani ne kadar ağır kişileri görmeye çalışırsanız o arada belki de görüp tedavi edebileceğiniz kişileri de görmemiş oluyorsunuz. Hani onlar eşeğin altında kalıyorlar? Işte bu işin altında kalan kişiler diyorlar ki ya yani beni kabul etmiyor, psikiyatri kliniği. Ya ben şey yapacağım. Gideceğim özelde bir psikiyatrist göreceğim. Eğer finansal olarak karşılayabiliyorsa ya da şöyle bir şey oluyor diyor ki biz sizi görürüz ama işte şu kadar zaman beklemen lazım işte o kadar zaman beklemeyi.
Göz önüne almayıp gidip bir psikiyatriste veya bir psikoloğa görünebiliyor insanlar. Burada küçük bir müzik molası vereceğiz. Müzik bugünkü müzik parçası olurum. Joope belli eden burban mı istedi, dinleyeceğiz. Daha sonrasında tekrar birlikteyiz. Müzik arasından sonra tekrar birlikteyiz. Sözcüğüm hocaya bırakayım.
O psikiyatri de. Aslında otizm ve dikkat eksikliğine gelmeden önce genel olarak şöyle bir iyi tarafı var, türkiyedekinden daha fazla söylediklerinden anladığım daha iyi bir tarafı. Var. Sosyal çalışmacılar, psikologlar, hemşireler, türkiye'dekine kıyasla daha fazla ilk basamakta müdahale dahil olabiliyorlar. Işte başvuruların pek çoğunun da aslında bir piramit oluşturduğunu düşünürsek, hafiften ara doğru hafif ve orta şiddettekiler daha fazla diye yanılmıyorsam. Orada aslında hizmet sağlamanın verimini artırabilecek bir taraf var.
Türkiye'de temuçin hatırlayacaktır belki.
Psikiyatri derneğindeyken biz mesela psikologlar derneğiyle iş birliği yapmaya çalışıp ruh sağlığı hizmetlerinde başka mesleklerden olanların da yer alması gerektiğini söylediğimizde meslek sabunusu haline gelmiş gibi olmuştur. Mesela hâlâ da bu fikirde olan pek çok meslektaşımız vardır. Yani hekim görmeden bir ruh sağlığı hizmetinin asla verilemeyeceğini nasıl yani bir psikolog mu görecek filan? Bu ingiltere'de böyle değil, anladığım kadarıyla değil. Yani sadece psikiyatriye de özgü değil NH s'deki NH s'in asıl diyelim.
Hani yani sizin ruhumda zaten ekip yani ekip çalışması var. Yani diyabet ekibi de bir ekip halinde. Diyabet ekibinde de bir diyabet hemşiresi var işte ayak bakım uzmanı var. Vesaire ya da işte bir ağrı kesiğinde işte ağrı ağrıyla ilgili uğraşan bir psikolog var işte ağrı konsaltın ta olabilir. Yine hemşire sorabiliriz. Yani hemen her ekip zaten nasıl de çoğu klinik ekipler halinde çalışıyor. Yani psikiyatride bunun olması zaten açıkçası doğal bir şey. Çünkü işte sosyal çalışmacıydı, ihtiyaç var ya da işte.
Psikiyatri hemşiresinin becerilere de ihtiyaç var. E psikoterapi yoğunluklu çalışan bir psikona da ihtiyaç var. Yani ben kişisel deneyimim ekipte çalışmaktan hep mutlu oldum. Hani illa da hani bütün hastaları psikiyatrist görsün diye bir. Duygumda hiç olmadı. Ekipte çalışmanın çok ciddi avantajları var. Hakikaten bu beceri karışımının çok faydalı olduğunu düşünüyorum. Çünkü her hastaya her tek bir şekilde yaklaşmak mümkün değil. Bazen psikiyatri hemşiresinin o işte daha cevval tarafını kullanmak gerekiyor.
Bazen psikologların daha formel yaklaşımlı kullanmak gerekiyor. Hani psikiyatristin rolü genelde? Ekiplerin içinde biraz daha.
Iş bakan hani hem medikal ilgisi olan hem psikolojik bilgisi olan hem daha geniş deneyimi olan ve görece daha kıdemli olabilen kişi olarak hem toparlayıcı çoğunlukla da bu? Ekiplerin hani? Ekiplerde daha çok liderlik eden konumda olup oluyor ama yani başka başka roller var işte. Ekip ekip yani menajerler var işte diyelim genelde hem şekli kendine olabilir ya da başka kökenli olabilir. Eee, onların bir beşini buraya belli sorumluluğu var işte. Servis manager var mesela o biraz daha işi, idari kısmıyla ilgili şeyleri yapıyor.
O yüzden ben hani ekiple çalışmanın çok avantajlı olduğunu ve. Daha kapsayıcı bir ruh sağlığı hizmeti sağlamada faydalı olduğunu düşünüyorum. Ama bu ekiplerin içinde de psikiyatristin mutlaka olması gerektiğini düşünüyorum. Tabii ki bu konuda gayet iyi bir yorum yapıyorum ama. Yani yok olmalı da, yönetimde de çok haklısın yani. Hekimsiz bir multidisipliner. Ekibi bulunması çok yani yani hastalıktan bahsediyorsak adam gibi patoloji bilen kişi orada hekim. Zaten bunun başka tartışılır bir tarafı yok ama tabi burada hep şey oluyor işte psikologlar içinde sen ekibin içinde yer almalı.
Şöyle böyle olmalı dinle, ne yani biz onunla hâlâ aynı kategoride miyiz de olabiliyor. Yahut da öbürü taraftan bakarak, ne yani sen onu biz hekimlerle eşit mi kabul ediyorsun? Filan gibi komik tartışmalara yol açacağım ki sen çok kıymetli bir şey söylüyorsun. Altını çizerek ekip olmak önemli. Ve söz konusu olan şey botolojiyse ekibin olmadığı bir yerde bir patolojik bakım dimi mümkün değil zaten. Yani o orası öyle. Yani şöyle şeyler var mesela işte man iktisat sırasında işte chrysis team ya da ev ev tedavi ekibinde çalışmıştım.
Bu biraz hastanede yatışı alternatif bir ekip. Yani hastane yatış düzeyinde olan ama belki evde tedavi edebiliriz diye düşündüğünüz kişiler ya da bazen yarı yol gibi de olabilir. Hastanede yatmış çıkarken hani hemen taburcu etmeyelim. Ara yol olarak ev ziyaretlerine devam edelim dediğimiz mesela kaysitinde her zaman usulü şeydir. Hani ikili gidersin zaten hani risk açısından da değerlendirmek bir yandan da ikili gittiğin zaman hani hastayı bir yani tandem olarak görüyorsunuz. Yani. Diyor ve hani böyle bir avantajı var.
Ondan sonra işte arabayla gidiyorsunuz oraya. Ondan sonra dönerken hastayı konuşuyorsunuz ya bunların hepsinin bence terapatik anlamı var. Biz mesela şu andaki kliniğimizde de zaman zaman işte bu taki gerçeğe hemşiresi arkadaşlarımla veya psikolog arkadaşlarına ikili görüşme yaptığımız zamanlar oluyor. Hani bazen işte kriz çözmek adına olabilir bazen. Aşılması zor olan bir noktayı geçmek adına olabilir ve. Neredeyse hemen her zaman bu ikili görüşmeler hastalara iyi yansıyor diye düşünüyorum ben.
Doktorluk. Ya ben zaten hani yanlış anlaşılmasın. Eee kimin olmadığı bir hizmet tek başına yeterlidir demiyorum ama sosyal çalışmacı ve psikologlara. Ve psikiyatr hemşirelerini. Ve psikiyatri hemşirelerine evet verilebilecek çok fazla görev veya yapabilecekleri çok fazla şey var.
Zaten seni söylediklerinde onunla uyumlu gibi. Büyük bir şey soracağım. Bütün bunun içinde beyaz konuya hafifletip ağırlığını en zorlandığın şey ne oldu? Yani şahsi olarak soruyorum, bütün bu hikayenin içinde. Yaşadık kayınçıl'de. Yani. Bir sürü soruluk oldu ama hani nasıl açısından bakarsak ilk 6 ayım baya zor geçmişti. Yo yo genel soruyorum ama hani ilk cevap nasıl oldu mesela? Yani.
Tabii ki doktora yani çok ayrı bir mevzu yani zaten doktora yapayım mı diye bazen soruyorlar da hani hakikaten bu çok büyük bir adanmışlık gerektiriyor hani? Evet de doktorayı hani baştan sona getirip ondan sonra yazıp yayınlamak vesaire bunlar. Evet, bunlar en en hani zorlayıcı işler diyebiliriz bunların arasında. Ama hani biraz daha böyle o daha uzun erimli bir zorlanma yani çok zamana ayırmış bir zorlanma ama kısa sürede zorlanma olarak NST ki ilk 6 ayında çok zorlandığımı hatırlıyorum. Çünkü hani en temel şeyleri de orada tekrardan öğrenmek istiyor.
Ilaç nasıl yazılır ya da işte bu. Oradan oraya sevk nasıl yapılır vesaire? Kullanmayı öğrenmek gibi değil mi? Muzaffer aynı zamanda. Evet yani özellikle oruç olarak dasınız NS in jargonu zaten başlı başına. Bir dil gibi dil? Evet. Yani kısaltmalarından tutup tutumla işte o iletişimdeki belli nüanslara kadar o çok büyük bir şey. Kibar nesi çalışmaya başladığım zaman yani birkaç senedir ingiltere'deydim ama çok başka bir dil öğreniyormuş gibi oldum. O başlangıcı biraz zorlayıcıydı ama tabii bir yandan da çok sevinçliydi.
Çünkü hani biraz işte sertap fakir köylülük var. Yani hasta görmeye başlayınca birden böyle bir. Yüzünde güller açmış gibi oldu yani. Çünkü orada biraz daha kendi evimde hissettiğim gibi oldu. Bu da işte bakırköylü bir sonucu herhalde. Hep söylediğim şeydir yani köyden iktisa salın dünyanın her yerinde psikiyatristlik yapar. Biraz şey. Doğrular şeyler duyuyorum bunu. Yani şimdi biz burada böyle içili alıp 40. 2 aşama dizini yapacağız ama yani evet mobil tamam. Normalde acı etli paşa ben izni yaparlar, bir şey olmaz.
Yapmaya başlayalım mı? Yok yapmayalım. Şöyle bir şey geldi aklıma. Benim hissettiğim birinci sen asistanlığına çok benziyor aslında. Hangi şeyi söyleyecektim? Bir asistanı ilk ay 6 ayda yaşadı. Bu değil mi diyecektim? Ay aşağı değil mi yani? Ahmet göç rahmetli bize mesela en iyi öğretenlerden biri ilaç parmakorcu filan mesela o derslerde daha reçete yaz bakayım derdi. Bizimle vizit yaparken eğitimimizi ama onun dışında çok yapmadık. Yani ilk sene hakikaten bir de bir lisan öğreniyormuş gibi hissetmiştim kendimi.
Eee o yüzden dediklerini çok iyi anlıyorum. O zorluğu. Sizin sorularınız yok mu arkadaşlar? Biz timuçin'le o kadar çok soru biriktirmişiz ki dinlerken muzafferin. Tahsinin kendi tecrübesiyle kıyaslayacağı şeyler vardır belki. Yani siz mesela Tahsin ya da ibrahim keşke muzafferin konumunda olsaydık ya da olmak nasıl olurdu filan bir şey diyor musunuz? Çok zor sordu. Büyük ihtimalle çok fazla dökümantasyon ve mail işi vardır. O yüzden istemiyor. Keşke onun yerinde olsaydın diyor. Emin değilim sende az.
Bürokratik bir yerde değilsin ki? Yok mu yazışma sende çok. Ya bende de var ya, bu arada şeyin kayıttan önce konuşmuştuk. Hani mail işini yani bizim örneğin hastanede full mail üzerinden giriyor. Yani hani her şeyi maille konuşuyoruz. Yani yemeğe çıkacağız yemeği bile maille birbirimiz. Soracağım yemeğe giderim mi filan diye yani o derece şey eee dokümantasyon da şey açısından çok önemli oluyor. Bu basamaklandırma sisteminde herhâlde bir. Karşı tarafa da saygı duyduğunuz için aslında bunu yapıyorsunuz gibi hissediyorum.
Yani size bir örneğin aile hekimi gönderiyor, sevkiyadı ile gönderiyor. E siz de doğal olarak hani bir cevap yazma ihtiyacı hissediyorsunuz. Bir mektup yazıyorsunuz detaylı detaylı işte şunu buldum bunu buldum. Böyle tedavi uyguladım filan diye. Orada bir de bir nezaket de var. Hani sadece tıbbi kayıt almaktan öte biraz daha nezaket de var gibi geliyor bana. Siz ne düşünüyorsanız bilmiyorum onun Muzaffer hocam. Yani mutlaka var ama şöyle bir durum var, şu andaki yük özellikle aile hekimlerinin üzerindeki yük o kadar fazla ki yani ben aile hekimlerine zaman zaman hani isterseniz daha ayrıntılı konuşabiliriz diyorum ama yani son birkaç yıldır bana gelip daha ayrıntılı konuşalım diyen bir aile hekimi olmadı.
Bazen eski işte notlar düşüyor o eski notlara bakıyorum, eski notlardaki iletişim biraz tam da. Sizin dediğiniz gibi Tahsin hocam konuşma şeklinde ve böyle hani gps öyle bir hani aile hekimi öyle bir yazmış ki. Ya işte yani bir bakar mısınız? Şöyle şöyle, ay, böyle bir hani orada bir hikayeleştirme var, çok hoş yani sanıyorum bu. Baskının işte giderek artan ihtiyacın ve işte her şeyi bir şekilde bir proses yapmamız gerektiğine dair maskının sonucu belki bunların kaybolması ben onları gördüğünüz zaman böyle kendi kendime gülümsüyorum bazen ve.
Açıkçası keşke bunu yapabilsek diyorum. Biz benim şu andaki yani işimden dolayı şu andaki klinik konuğumdan dolayı. Bunu yapabildiğimiz bir yer var, o da iş yeri hekimlerinden gelen sevgilerde biz bunu yapabiliyoruz. Çünkü ben sağlık çalışanlarıyla çalıştığımız için bize en çok sevk iş yeri hekimliğinden geliyor. O da ayrı bir uzmanlık branşı burada. Örneğin buradaki büyük bir hastane var işte hastanesi oranın iş yeri hekimliği de ki konsaltınlarla veya oradaki hemşirelerle bu diyaloğu sürdürebiliyoruz.
Hani hem nezaket hem sürdürüyoruz? Ondan sonra bazen bu yetmezse telefonu açıp ya ne yapacağız? Siz size ne dedi, nasıl oldu sizce, nasıl ihtiyaçları var acaba? Mevzuat açısından siz şunları önerebilir misiniz? Hani biz de tedavi açısından bunları önereceğiz filan diyoruz. O tadı yakalayabiliyoruz ama yani ben de bazen eski notlara baktığım zaman işte keşke o iletişim usulünün o ortasında hekimlik yapabilseydim diyorum bazen. Hocam yurtdışıyla ilgili belki timuçin hoca bana da sordu ama. Yani genel anlamda yurt dışı için söyleyebilirim.
Ben ihtisası bitirdiğim zamanlar böyle insanların akın akın yurt dışına gittiği zamanlardı. En başta şey gözlü çok korkutu tabi ki yani göçmen oluyorsunuz orada. Göçmenliğe harcanacak eforu türkiye'de başka şeylere harcarım diye düşünebildim. Eee bir de psikiyatri ve mesela dahiliyeci olsaydım yurt dışına gitmeye daha rahat karar verebilirdim diye düşündüm. Ne kadar doğru bilmiyorum ama yani psikiyatrinin nispeten daha az yani belli önemli alanları yani belli alanları daha az teknoloji ve para bağımlı bir branş diye düşündüm.
Iıı bizim çalışmalarımızda görüntüleme ve bazı biyolojik çalışmalar dışında ciddi miktarda ödeneğe ihtiyacımız olmuyor aslında.
Böyle bir şey düşündüm. Hatta eee bizim daha önce konuk ettiğimiz z kuşağının temsilcisi olarak Batuhan diye bir arkadaşımız vardı. Muzaffer hocam, bu arkadaşımız şey o benim internüm de hacettepe'deyken aslında Almanca öğrenmişti. Almanya'ya gidecekti vesaire. Sonra onunla konuştuğumuzda. Onu yani böyle bir şeye varmıştık, şimdi gideceksin ııı orada işte belli bir göçmenlik, yabancılık yaşayacaksın türkiye'de eğer iyi bir klinikte ihtisas yaparsan yine tatmin olabilirsin diye konuşmuştuk. Aslında bana sorulan soruyu size çevirmiş olayım böylece.
Türkiye'de kalmakla ingiltere'ye gitmek arasında imkan olarak nasıl bir fark görürsünüz? Türkiye'de kalsaydınız ne olurdunuz şu an ileride ki konumunu düşününce. Kısa cevap bilmiyorum, türkiye'de kalsaydım, nedir olurdum ama. Ben biliyor. Aslında en başta en başta söyleyeceğimi şimdi söylemem lazım çünkü hani ben ingiltere diyorum ama benim bütün deneyimim cambrit'e geçti. Dolayısıyla Cambridge dışında bir ingiltere'de çok fazla bilmiyorum açıkçası. Hani sadece hani genel merakımdan dolayı bir yerlerle ilgili yorum yapabiliyorum ama hani başka bir yerde yaşamışlığım yok.
Dolayısıyla benim deneyimlerim tamamen cambly yaşamışlıktan. Yani kaynaklı ya o anlamda. Tabi işte. Bir kasabada, hani yaşamanın kolay olduğu işte daha huzurlu olduğu yerde yaşamanın bir sürü getirdiği avantaj var ama tabi ki göçmenlik her ne konumda olursanız olun zorlu bir süreç. Tabi ki daha işte sevdiğiniz işi yapmak işte daha. Yani. Kendi amaçlarınız doğrultusunda bir yerde olmak. Tabii ki bunlar çok büyük avantajlar ama hani bu sizin göçmen olduğunuz gerçeğini değiştirmiyor. Göçmenliğin getirdiği bütün yükler sizin üzerinizde de oluyor.
Bunlar mutlaka hep üzerine düşündüğümüz, çokça konuştuğumuz konular. O yüzden belki ilk aşamada hani aklıma gelmedi. Bunları söylemek ama. Hani çokça konuşulan konular. Yine örneğin işte belki işte tıp fakültesini bitirir bitirmez yurt dışına gitmekle işte belli bir hani sosyal sermayenin olduğu işte eşinin, dostunun, arkadaşlarının olduğu bir ortamı bırakıp gitmek arasında da bir. Fark olabilir işte tabii ben iç sazı bitirdikten sonra gittim. Belki hani biz birkaç sene uzman olarak çalışıp gidenler için belki bu daha da zor olabilir ama hani herkesin kendi hayat, dinamik ilgi farklılığı ve hani her şeyin tabi bir diyalektiği var.
Bir yandan bazı şeyleri bırakıyorsunuz bazen bir yandan başka şeyler hayatınıza giriyor vesaire. O yüzden hani geri dönüp baktığımda hiç yani bir. Pişmanlık duyduğumu hissetmiyorum ama tabi belli bir noktada kariyerse yani belli bir noktada ilerledikten sonra ülke değiştirmek ve sistem değiştirmek. Tabii sizi birkaç yıl geriye atıyor o anlamda. Yani bir de tabi ben üzerine tam bu zaman doktora yaptım böyle biraz şey. O yani bir çizgi olarak düşünürsek orada. Sanki birkaç yıl kaybetmişim gibi gözüküyor ama bir yandan da önemli olan yolculuğun kendisidir diye düşünürseniz orada biriktirdiğiniz deneyimler size bir şekilde geliyor işte.
Ne bileyim ben belki işte konsaltın trolüne daha sonra geçtim ama daha sağlam geçtim. Diye düşünüyorum. Örneğin benim işte o 3 saat iç sahası yapmış olmam konsaltın rolünde daha güvenli ve daha sağlam olmamı sağladı. Daha hızlı bir şekilde ilerleyebildim. Yani ihtisas'taki rolü olmasaydı. Çünkü o zaman diyorsun ki yani hani ben uzmandım, hani geldim? Şimdi gene teknik olarak asistansın. Hani üst içsas'ta da olsam hani kıdemli asistan alıyorsun ama. Mesela öyle bir rol değişikliği hissedebilirsin.
Ama onun bana faydası oldu. Bir de tabi şey yani. Ingiltere'deki iktisat sisteminin özellikle akademik yönündeki insanlar için avantajı. Akademik yolaklı asistanlıklar sağlaması ben istihtisasımı klincal denen bir kıdemde yaptım. Enayi buradaki ulusal sağlık araştırma enstitüsünün bir fonuyla yaptım. Doktorası olan. Hekimler için üst isaza geçtikleri zaman yarı zamanlı doktora sonrası araştırma, yarı zamanlı klinik yapma imkan veriyordu. Ben o şekilde yaptım ve iyi bir fırsattı. Hem doktoru sonrası araştırmalarda bulundum hem de klinik neler yaptım sonra.
Işte covid'in ve işte o sırada ortaya çıkan bir sıfırlan klinik kurma ihtimalinden dolayı biraz daha kliniğe doğru geçtim ama araştırmaya da bağımı sürdürmüş oldum. Hani böyle dediğim gibi yani esnek sistemlerin olması ve değişik fırsatların önünüze çıkması da bence bir şey. Hani benim için bunlar hep iyi iyi yönde gitti. O yüzden çok yani şikayet edeceğim bir nokta yok açıkçası. Ama öneri iyi kullanabilen birisinin elinde onlar iyiye gidiyorlar. O konuda çok da mütevazi olma tabi ki. Buradan şunu mu anlamamız lazım.
Çok çok hocam unutur musunuz söyleyeceğinizi? Yani ingiltere'deki o esnek geçişlerden bahsettiniz ya hocam mesela türkiye'de olsaydınız daha bir düz. Iıı bir yol çizmeniz gerekecekti gibi, değil mi? Yani işte mecburenizi yapacaktınız. Bir üniversite ya da eğitim araştırmaya, araştırma da yapmak için ne diyelim? Doktor öğretim üyesi olarak gelecektiniz. Oradaki işler size sizin dahil olduğunuz çalışmalar vesaire sonra doçentlik bekleme. Gibi bu biraz daha böyle ııı, yani tabiri caizse sığlaştırır mı ya da kısırlaştırır mı, ne dersin yani?
Bilmiyorum, benim biraz da şu anda mesela yaptığım şu andaki iş tarımın. Şeye uyuyor, daha çok tartışılan konuların tersi portfolyo kariyer deniyor. Yani portfolyo böyle değişik değişik işler yapmak işte. Örneğin işte kalışta eğitim işi yapıyorum. Aynı zamanda oradaki öğrencilerin ruh sağlığıyla ilgili. Mevzularla ilgileniyorum. Bir yandan daha biyomedikal araştırmalara katkıda bulunuyorum. Bir yandan daha böyle uygulamalı araştırmalara katkıda bulunuyorum. Işte enacharın bir bölgesel şeyi var. Ağı var orada sorumluluğum var filan biraz onu yapıyorum, klinik tahta görüyorum.
Vesaire böyle benimki tam portfolyo kariyere uyan bir şey oldu. O yüzden hani belki bunun avantajı var. Hani burada da mesela çokça tartışılan konulardan bir tanesi işte ritation konusu hani insanların. Işe devam etmesinden mesela.
Faktörlerden bir tanesinin işlerin çok yeknesak olması hani tek bir düzeyde gitmesi deniyor. Hani o da zaman zamanla değişen bir şey. Mesela eskiden ben ilk geldiğim zamanları da hatırlıyorum. Eskiden birisi konsaltın olduğu zaman 25 sene o konsaltın pozisyonunda kalırmış yani. Şimdi mesela öyle bir şey yok. Sürekli değişiyor insanlar. Belki o yüzden şu anda. Daha ön plana çıkan şey portfolyo kariyerler hani bir günü şunu yapayım, bir gün bu neyse başka bir arkadaşımızdan örnek vereyim. Istediği zom psikiyatristi 2 gün psikiyatristinde çalışıyor genel hastanede.
Eğitim sorumlusu asistanların süreciyle ilgili işte haftanın bir günü 2 günü orada çalışıyor. Bir günde öğrenci ruh sağlığı kliniği var, orada çalışıyor filan. Hani böyle bir portfolle kariyeri var ve sorarsan çok mutlu yani. Mesela belki türkiye'de türkiye'de bunları yapmak çok kolay olmayabilir. Hani türkiye'de biraz daha. Sistemler daha katı işte yani görev tanımları biraz daha böyle sınırlı. Hani belki de o yüzden şimdi ben yakın zamanda bakırköyün böyle bir büyük yemeği oldu dedim. Atlıyım gideyim göreyim.
Herkese çok da keyifli oldu. Ara ara zaten türkiye'ye gidiyorum. Böyle birkaç günlük yaş dost görmeye, orada yemekte hem benim kıdemimden olan hem benden daha. Genç olanlar hem bizden daha. Üsküdar'da olanlar. Eee, çok büyük bir çoğunluğu özel çalışıyor. Belki hani özelde çalışarak bu esnekliğinin daha fazla olacağını hissediyor olabilirler. Diye düşünüyorum. Hissediyor musunuz? Ben ııı şimdi artık sadece muayenede hasta gören biri olarak. Söylediğine inanıyorum mesela. Yani bir gün ders vermeye gitmek, bir gün klp yapmak, konstasyon yapmak.
Çok çok zevkli olurdu sanki. Aslında siz öyle yapıyorsunuz hocam? Şimdi cem cem hoca da böyle arada bir ben yurt dışına gideceğim diyor da o yüzden çok. Herkesten yoksa diye. Hiç bitmeyen öğrenciliği ben sistemde zor zapt ediyoruz onu. Muzaffer rahat işte uzmanlığı 2 yıl daha falan geçirseydin daha zor olurdu. Benim için ingiltere işte mesela cem hoca şimdi istiyor. Lazım dendiriyor. Hekim mobilizasyonu gayet yoğun şu anda hani çok şey ha onu da söyleyeyim mesela. Hani bazen insanlar soruyorlar işte çeşitli forumlarda falan işte yaş nedir falan yani yaşınız ne olursa olsun yani bir işe başvuruyorsanız o işi alabilirsiniz.
Mesela ingiltere'de öyle değil şey yok. Bir örnek vereyim bizim mesela bir. Iktisasta aynı zamanda üstasta yaptığımız bir arkadaş vardı, ilk kariyeri, müzisyenlikti profesyonel müzisyendi. Klasik müzisyen, daha sonra tıp fakültesine girmiş, okumuş bitirmiş, ondan sonra psikiyatrist olmuş. Şimdi geçenlerde başka bir toplantı gördüm. Emekli olmuş ama gene de işte özelde 12 hasta görmeye devam ediyormuş filan. Hani böyle şeyler de var tabi ki bunlar daha istisnalar ama böyle değişik değişik. Kariyer örnekleri de var.
Çok güvenmeyin, o zaman bana ben ııı ı balık kahveci'nin temuçin her an fikir de işte ayova'da senin buna benzer bir şey görmüştüm. Yani bu söylediğinden çok örnekler vardı. Yani bizde yaşla çok sınırlı gibi görünüyor ya her şey. Yapmasın, iyi bir görüntülemeci vardı. Şizofreniden siyanca esenle çalışan. Mesela o arkadaşımız da daha önce uzun bir süre polislik yapmıştı. Iıı onun ardından psikoloji, sonra neuroscience sonra posto. Ve ııı FMR çalışması. Bizim abi buradan bir neslihanderse anısı anlatayım mı o zaman?
Tabii çok zevkli olur, evet. Nesiyan sen bizim buraya geldi işte konuşma yaptı. Birileriyle işte yani iş birliği yapıyormuş. Ne zaman? Tam hatırlamıyorum yılını ama 2.017 filan olabilir tam. Eee benim hocamın eşi de büyük bir nörobilim hocası robins sonların işte bir belli mesaileri varmış. Hani o sırada bir tane de japonya'dan gelen bir psikiyatrist vardı. Gözlemcilik için gelmişti. Sonra benim hocamdan barbardan davet geldi. Biz akşam yemeğe gidiyoruz. Ben santral sende işte siz de gelin. Masa nuriyle beraber işte genç psikiyatristler olarak sizi tanıştırayım, tanıştık, yemek yiyoruz.
Tabi ben şeyi öğrendim mesela orada rancy and rosie'nin de ilk lisansı edebiyatmış. Edebiyat tabii oxford'da ingiliz dili edebiyatı okumuş filan. Ondan sonra bir ara tabi biraz koktey speage gibi bir şey de var. Böyle bir mekandayız ama çok duyamıyorum. Şeyi falan bir ara birden bir şiir okudu. Lensi android'e sen meğerse masanın geri kalanını da birer şiir okuması icap ediyormuş falan hani traver filan da davranmadı. Barbara davranmadı. Ben böyle bir anla anlayamadım. Durumu baştan ondan sonra da ya yani uyansaydı acaba hangi şiiri okurdum diye düşündüm de öyle ingilizceden ok.
Andreasiyn'in aşka gelip bir dörtlük okuduğu bir yemek masası vardı. Hiç şaşırmadım. O öyle şeyleri çok severim. Sen yaratıcılık çalışmasını. Hala. Sürdürüyorum demişti son e mailinde ama aradan 12 yıl geçti galiba. Evine konuklar geliyor. Bu cort curtlu kız falan gelmiş. Gibi öyle onlar tabi yani onları araştırmaya da almıştı. Söz. Ediyor yani şimdi konuyu uzatmayayım da. Evde konuk ediyor, akşam şaraplarını içiyorlar, sohbet ediyorlar. Ertesi gün efe merakisinde bir görüşme bence yani derinlemesine görüşme yapması çok bana kıymetli geliyor tabii.
FM rla ilgili de sonra konuşuruz. Yaratıcılıkla ilgili yaptığı deneyleri. Eee. Iyova'da yazarlık atölyesi var ya ııı işte buket tuzuner, Orhan pamuk filan orada vakit geçirmişler. O da çok çekici bir şey. Daha önce de söz etmiştik. Lensi'nin. Subjekleri ya ya da işte ne denir? Araştırma kattığı kişiler arasında bayağı celebrityler yani. Neyse, densi lafı bitmez. Tamam, şimdi biz muzaffer'e bulmuşken? Çok soru sorduk. Daha da aklımızda bir sürü soru var ama almanya'da ne olup bittiğini de duymak istiyoruz.
Gerçi tahsini de tanıtmaya mı başlamak lazım ilk başta ne? Ayrıca bir program yapabiliriz de devam. Yeriz ki kıyaslama yapmak için muzafferini. Tıkayla evet kıyaslasa değil mi sen de onu. Merak ediyorsun yani ilk aklına gelenleri sorayım ben sana. Yani kayıt, buna gelenler ne olur farklı. Bence. Fa ya benzerlikler bakımından eee işte sigorta sistemin benziyor. Onun dışında sistemin işleyişi benziyor. Basamaklandırılmış sistem oldukça çok benziyor. Farklılık olarak söyleyebileceğim büyük ihtimalle tıp fakültesi denkliği ve hani psikiyatrinin denkliği konusunda farklılıklar var.
Büyük farklılıklar var çünkü ya burada da hani bir sağlık politikalarına yön veren bir dernek var. Psikiyatri derneği var ama hani o kadar onay makamı olabilecek kadar bir şeyi yok yetkisi yok açıkçası. Eee, daha çok bu yetkiler ııı şeyin üzerinde toplanmış durumda. Hani eee tabii budalarının eee eyaletlerin tabip odaları hatta yani hani merkezi bir tabip odasına da bağlı değil aslında. O açıdan farklılıklar var ve yani tıp fakültesi denkliğini ve psikiyatri uzmanlığı denkliğini farklı şekillerde alıyorsunuz.
Tıp fakültesi denkliyi belki seneler sürebiliyor. Hani evraklar Almanlar her şeyi postayla halletmeye çalıştığı için çok zorlanıyorsunuz bazen.
Uzmanlık denkliği de eyaletten eyalete farklılık gösteriliyor. Çünkü eyaletler biraz bağımsız devletler gibi işleyebiliyorlar. Bazen hani bazı eyaletler diyor ki sen şunu yapmalısın diyor. Şu rotasyonu yapmalısın diyor. Bazı şunu yapmamalısın gibi şeyler koşabiliyor. Örneğin servis süreleri bazı eyaletlerde. Farklılık. Gösteriyor. Bildiğim kadarıyla filan hani servisle geçirilmesi gereken süreler filan o açıdan farklılıklar olduğunu söyleyebilirim. Yani klinik pratik benzer ama benim. Kendi gözlemim klinikli araştırma arasında yani örneğin belirgin bir fark olduğunu düşünüyorum ben.
Yani keskin bir şekilde pozisyonlara ayrılmış durumda. Yani örneğin iş sözleşmesi imzalarken hani %50 klinik %50 araştırma da imzalayabiliyorsunuz ya da %70 klinik %30 araştırma şeklinde de imzalayabiliyorsunuz. Sözleşmelerinize ya da tamamen hani araştırma yapmak istemiyorum ben ama yarı zamanlı ya da. Tam zamanlı çalışmak istemiyorum dediğiniz zaman? %40 %60 eee gibi seçenekler de eee devreye girebiliyor. Hani o açıdan ııı rahat olduğunu söyleyebilirim ya bu şu açıdan rahat yani bizim çocuğumuz yok ama örneğin çocuğu olan aileler için oldukça rahat bir şey yani.
Çünkü sonuç itibariyle üste çıkıyor. Örneğin enişten üstte çıktığı zaman çocuğunu. Kreşten alabiliyor. Başka şeylere vakit ayırabiliyor gibi şeyler daha rahat oluyor açıkçası. Bir de almanya'da. Araştırma ya ben de eee sizin gibiyim hocam. Hani başladığım yerde aslında devam ediyorum hayatıma. Araştırma bakımından yani çok yüksek fonlar var ama hani. Bütün almanya'ya böyle yayılmış olduğunu söyleyemem, örneğin. Yani hani bazı yerlerde sadece klinik iş yapabilirsiniz bazı yerlerde ama araştırma da yapabilirsiniz.
O biraz şeye bağlı. Aslında çalıştığınız yere bağlı gibi düşünüyorum. Ben onu böyle farklılıklar olduğunu söyleyebilirim son son. Söylediğin hocam. Burada da çok tartışılan bir şey hani? Altın üçgen deniyor. Oxford, Cambridge, Londra. Özellikle biyomedikal araştırmalar için belki diğer diğer arka araştırmalar için de konuşulabilir ama hani bizim branşımız için evet özellikle çok fazla. Araş, şimdi burada dönüyor. Tabi araştırma dönünce işte akademik pozisyonlarda, işte doktora öğrencileri de, işte akademik asistanlıklar falan da daha fazla oluyor.
Burada bunu biraz daha ülke satın'a yayma çabası var ama o da bir anda olmuyor tabi. Dolayısıyla öyle de bir şu anda süreç var. Bakalım onlar nasıl olacak? Iıı işte enayi içer mesela fonlarında biraz daha daha farklı farklı yer yerlere yaymaya çalışıyor ki daha. Araştırma, aktiv araştırması, araştırma yönü aktif olan daha fazla insan olsun filan gibi bir çaba var ama tabi yerleşmiş düzenin getirdiği şey fonların daha çok Londra, tembih ve oxford'a gitmesi bir. Net durum.
Eee, ben çok kısa bir şey sorayım. Yani kapatırken de sizce. Brexit peki psikiyatri etkiledin mi britanya'da? Yani Brexit en eksi genel. Olarak şöyle etkiledi, hekim ve sağlık çalışanı.
Demografisi ciddi anlamda değişti çünkü brexitten önce. Britanya, Avrupa birliği'nin bir parçası iken serbest dolaşıma dahildi. Avrupa birliği'nin herhangi bir noktasından bir kişi işte. Toplayıp gelip burada aynı haklara sahip bir şekilde işine başlayabiliyoruz işte burada belki hani sağlık açısından şöyle bir şey olabilir, hani belki değil. Sesini göstermesi istenebilir o kadar. Onun dışında işte fononya'dan. Şeyle yetkiyle burada çalışma teknik olarak önünde hiçbir engel yoktu. Dolayısıyla bu insanlar için bir imkândı.
Bir de hani bazı ülkelerde iş imkanları daha az ingiltere daha fazla ama Brexit sonrası bu çok zorlaştı ve tabii brexitin getirdiği bir. Nasıl diyeyim? Getirdiği ortam politik ortam da insanları buradan. Birazcık kaçırdı diyebiliriz birçok Avrupa Birliği. Ülkesinden gelen hekim ve sağlıklı çalışanı başka ülkelere gitti. Ama bunların yerine Avrupa Birliği dışından gelen. Başvurularda bir artış oldu. Çünkü hani hekim ihtiyacı hemşire ihtiyacı yok yüksek. Dolayısıyla bunları birilerini doldurması lazım.
Orada çok ciddi bir artış oldu. Burada tabi çok çeliştirilen konulardan bir tanesi iş gücü planlaması mesela Abdullah sınavları. Açıldığı olabildiğince çok kişi girdi. Flap sınavlarına hekim lisansını aldılar. Şimdi bu insanlar başlıyorlar işte o başvuru ve kontenjan arasındaki makasın açılmasındaki en büyük faktörlerden biri bu oldu. Yani bir de Brexit sonrası işte belli anlaşmalar. Örneğin işte ilaç düzenlemesi, vesaire gibi şeylerde. Belli. Uzamalar oldu çünkü Avrupa birliği'ndeken aşağı yukarı Avrupa birliği'nin kurallarını kullandığı için daha standart bir şekilde işleyebiliyordu.
Bazı akışlar örneğin işte brexit'ten sonra bazı ilaçlarda şey yokluk çekilmeye başladım idam çünkü işte çekimde gümrüğe takıldı, vesaire oldu şu oldu bu oldu öyle şeyler oldu ama en büyük etkisi çalışan sayısında oldu çalışanların. Dağılımında oldu. Yani muhtemelen işte başka Avrupa ülkelerinden insanlar daha fazla almanya'ya gittiler. Belki daha fazla iç içe'ye gittiler. Vesaire ingiltere'yi ön plana koymadılar ama belki hindistanlı, pakistanlı hekimler de ingiltere'ye daha fazla geliri oldu. Böyle bir şey oldu.
Tonun. Tanrı kralı kurusun diyerek bölümü kapatalım mı?
Çok güzel bir sohbet oldu. Gerçekten çok teşekkür. Ederiz. Muzaffer abi. Ama ııı. Tabii her. Şeyin bir sonu var. Evet. Yine görüşürüz. Diye kapatacağız, çünkü yani çok keyifli bir sohbet oldu. Ben çok keyif aldım umarım. Başısız, çok ağırtmamışımdır. Böyle jarzayı değil çok güzeldi, çok sevindim ama ben daha da konuşulacak. Şey var mutlaka. Yani ben ingiltere'de. Psikiyatrist olmak dışında da. Çalıştığın alanla ilgili konuk ederiz teniyle diye düşünüyorum. Nasıl onu yaparız? Bir gün bugün onu sormamak.
Gayret gösterdim. Evet, ben de öyle hiç oraya girmemek için kendimi tuttum. Çünkü turnu buydu, orada olmuyor, onu da çok konuşabilirim orada bayağı. Konuşuyorum bana orada daha şelale. Konuşuruz artık bence değil mi? Evet, daha ayrıntıya girilebilir yani neden? Işte neden sağlık çalışanlarında ruh sağlığı sorunları daha fazla çok değerli Muzaffer ve gittikçe. De önem kazanıyor Türkiye açısından ayrıca önemli. Evet, evet. Konuşalım. Mutlaka çok teşekkür ederim. Biz teşekkür ederiz, teşekkür ederiz, çok teşekkür.
Ederim Tahsin hocam tamam hocam seni görmek her zaman rica ederim. Çok sağ olun. Görüşürüz tekrar. Yurtdışında psikiyatrist olmak Britanya bölümünün sonuna. Geldik bu bölümün sonunda bir ingiliz ressamdan ve onu çizdiği bir resimden bahsedeceğim. Eee ben bugün lohri'den bahsedicem louvre 1.880 7.976 yılları arasında yaşamış. Manchester'da doğmuş bir sigorta memuru olarak çalışıyor. Akşam da akşam okulunda daha doğrusu resim dersleri almaya başlıyor. Kendisi hiçbir zaman hayatı boyunca tam zamanlı olarak sanatçı olarak çalışmamış, hep sürekli geçinmek için başka bir işte çalışmış.
Çocuksu ve naif resimleriyle tanınıyor. Eee 1.900 ellilerden sonra giderek eee değeri anlaşılmaya başlıyor ve 1.970 altıda öldüğünde ulusal bir figür haline geliyor. Eee resimlerinde neyi neyin güzel olduğu ııı düşünüldüğünde akademik güzellik peşinde değil, daha çok basit figürler, gri beyaz ııı, kahverengi şekiller ön plana çıkıyor ve işçi sınıfının ingiliz işçi sınıfının sade hayatını yansıtıyor aslında. Resim olarak bahsedeceğim şey 1.955 yılında çizdiği indique lens capysimli resmi tek müzesi'nde londra'da sergileniyor.
Bu resim resme baktığınızda bacalar, fabrikalar, duman, gri, gökyüzü, küçük küçük insanlar neredeyse hiçbir doğa figürü yok gibi görünüyor ve insanlar var ama kimse birey değil gibi görünüyor. Hepsi aynı tip aynı beden. Aynı yön gibi duruyor ve insanlar isimsiz yiyorsunuz. Kimliksiz kişiler bu aslında hani lodinin. Işçi sınıfına yaptığı. Atıflardan biri büyük ihtimalle resimden resim için de Manchester şehrinden etkilenmiş gibi görünüyor. Biz dinlediğiniz için teşekkürler. Tekrar görüşmek üzere kendinize iyi bakın.
Podbean