Tanıların Hiyerarşisi
Bu bölümde DSM-4'teki eksenler üzerinden tanıların hiyerarşisine odaklanmaya çalıştık ve komorbidite (eşzamanlı hastalık) kavramını değerlendirdik.
Merkez merhaba diken süpür bahçesi ifade etmiyoruz. Podcasinin yeni bölümünden sizlere sesleniyoruz, ben doktor tasin rolas bu podcast bölümünde benimle beraber profesör doktor timuçin oral, profesör doktor cem ad Başoğlu ve doktor ibrahim aylak var. Bu podcast bölümünde aslında. Ben geçen hafta konuştuğumuz şeyden biraz farklı. Yani çevreden biraz daha farklı bir konuya değinmek istiyorum. Ama öncesinde sanırım eee ibrahim'in geçen haftaların söyleyeceği bir şey vardı. Eee ben onu yarım bırakmak zorunda kalmıştım süre nedeniyle.
Teşekkür ederim. Tahsin iyi söyleyebilirim belki mesela otizmin yani o bünyede doğuştan olduğunu söylüyoruz.
Ama çevreyle o kadar şekilleniyor ki erişkin çağda çevremin etkileri. Yarattığı klinikle uğraşmak durumunda kalıyoruz. Mesela klişe olarak nati kırılmalarla mesela çok fazla zorbalığa uğradığı için narsistik kırılmalarla uğraşmak durumunda kalabiliyoruz ve bu kişilerin bir kısmı narsistik kişilik bozukluğu tanısı konabiliyor. Değil mi? Yani cem hoca daha iyi bilir. Kendisine gelen yüksek işlevli otizmli kişilere kişilik bozukluk tanısı çok konuyordur diye düşünüyorum. Tabii senin bana derste bizim Ankara derslerinde sorduğun iyi sorulardan biriydi bu.
Bord niye borderline demiyoruz gibi? E anlat onu yani. Onu da başka bir kayıtta anlatmıştık sanki hocam. Tekrarlamayalım şimdi ama şöyle yani, gerçekten de benim yetişkin otizm spektrumu tanısı koyduğum kişilerde. Uğraştığımız şey. Mesela otizm tedavisinde kullanılabilecek sosyal adaptasyonu arttırmaya yönelik bir takım standart uygulamalar. Mesela şimdikilerde çok daha popüler olan pierce gibi uygulamalar değil. Öznel yaşantıyla ilgili zorluklar üzerinde bayağı psikoterapiyle çalışmak gibi. Çünkü mesela Pierre denen.
Standart uygulama pierre'nin ayrıntısını da sonra anlatalım. Yani otizm spektrumunda uyumu arttırmaya ve belirtileri hafifletmeye yönelik bir yöntem olarak var ve artık türkiye'de de kullanılmaya başlandı. Piresle ilgili gösterilen şey şu ki?
Pires'in işe yaradığı grup çok yüksek işlevli ve maskelemeyi başarmış olan kişiler değil. Daha çok gerçekten zorlanmakta olan ve klasik otizm fenotipini, yani daha düşük işlevli otizm fenotipini göstermekte olan kişiler. O yüzden mesela bizim gördüğümüz kişiler. Pierres'le sadece her türlü derdi ortadan kalkabilecek kişiler gibi değiller. Evet, bu arada ben anlatmayayım. O örneği derken toparlayamadığım için anlatmayayım dedim. Saygısızlık olması da. Çok. Anlattık dediğin ama. Işte şu an toparlayamayacağımı düşündüm.
O yüzden geçiştirmiş oldum hocam yani. Ama o zaman sorduğum soruyu aynı konuyu bir daha bir daha söylüyormuş durumuna düşürdüm. Yok. Şimdi şey dediniz ya hocam hani bir soruyu söyle dediniz ya ben ne sormuştum ya diye düşündüm de o yüzden. Hayır, çok güzel bir soru sormuştum. Beni de düşünmeye sevk eden neden bu anlattığınız? Tablo 4 dörtlük borderline kişilik organizasyonu tanımına uyduğu halde bu tanıyı koymaktan imtina ediyorsunuz diye sormuştun. Ben de demiştim ki ortadan kişilik organizasyonu tanımına evet uyuyor ama nasıl olup da borderline kişilik organizasyonu ortaya çıktığını anlamakta, eğer otizm sektörü işimize yarıyorsa.
Bunun adını da koymak bize. Ek tanıları anlamak bakımından tıbbi değerlendirmeyi yapmak bakımından sendromik bir durum varsa onu anlamak bakımından bir hekim olarak çok gerekli faydalı, ikincisi borderline kişilik organizasyonu tanısını koyup bırakmak ve otizmi görmezden gelmek bize nasıl bir şey sağlayacak? Eğer biz borderline kişilik organizasyonu tanısını. Tedavi etmede ustalaşmış bir terapistsek. Evet bu tanıyı koyalım. Ama dosyaya tanı yazıyorsak borderline kişilik bozukluğu tanısını yazıyor olmak, bir sigmatizasyonu ortaya çıkarmaktan başka bir işe yaramayacak.
Evet. Peki şöyle bir tartışmaya girelim mi? Şimdi konunun yönünü değiştirmeye mi değilim de. Örneğin burada bortadan kişilik bozukluğu ve örneğin motizme beraber ele aldığımızda birbirleriyle komorbite olarak durduğunu varsayımda belki. Bu tanılar arasında bir hiyerarşik bir düzen olsa. O zaman işlerimiz biraz daha kolaylaşır mı yoksa daha da zorlaşır mı sizce? Ben onu sormak istiyorum. Mesela. Yani şunu diyorum. Yani nasıl anlatabilirim bunu, yani ruhsal bozukluklara katmanlar gibi düşünerek birbirlerinin üstünde ya da altında olan tanı kategoriler olduğunu varsayarak.
Veya smsdeki gibi gibi bir kategorize şeyden katmanlardan yani. Etkisi 10 ve ds m 4 evet. Eski desem. Evet ama onun biraz daha yani rötuşlanabilir hali olabilir belki. Bir de burada şöyle bir şey var, yani 2 tane psikiyatrik hastalıktan bahsettik. Aslında psikiyatrik bozukluktan pardon bahsettik. Otizm ve borderline kişilik bozukluğu bazen bizim şeyimiz doluyor. Diğer tıbbi durumlarla şeyimiz de olabiliyor. Nasıl desem? Siteler de olabiliyor. O durumda da aslında hani bana soracak olursanız yer açık olarak hani psikiyatrik hastalıklarla şeyler aynı kefeye konulmayacak şeyler ama bazen hani onları onlarla açıklama girişimimiz de bunun sonucunda hüsrana uğrayabiliyor.
Onu sormak istiyorum aslında hani bir katmanlandırma yapılsa ve daha hiyerarşik bir düzen kurulsa katanlar arasında daha mı başarılı oluruz yoksa daha mı zorlanırız? Hani sorun bu? Yani bu durumda otizm demeyelim mesela bir hiyerarşi olacaksa otizm diyelim borderline bozuldu demeyelim. Comorbit olmayacak o durumda. Evet, evet. YSM dörtte şöyle bir şey vardı, bana göre o hiyerarşi çok kıymetliydi. Ben de aynı kanuni. Sen de mi öyle düşünüyorsun? Öyle düşünüyorum kesinlikle yani psikiyatrinin daha doğrusu DSM nin doğru düzgün iyi taraflarından biri oydu.
Onu yok yani bakış olarak mentalite olarak onu ortadan kaldırmanın kime ne faydası aldığını hiç anlamadım. Yani. Çok çok fazla. Yani kim söylemem? Nasıldı onu anlatalım belki onun üzerinden gidebiliriz olur. Sen anlat sonra ben niye önüm kalmadığıyla ilgili. Siz ben başlayın istiyorsanız, çünkü beni çok sorular. Yani şöyleydim, çok kabaca onu söyleyebiliriz. Yamaç etkilendi veysel'in çocuklukta ilk defa görülen ya da gelişimsel olarak görülen hastalıkları ya da bozuklukları neyse adı esas alırdı.
Dolayısıyla işte bu çocuk. Luk çağında başlayan otizmde mental hardasyonda bir takım çocukluk dönemi gelişim meseleleri de. Aslında hepsi öncelikle ilk sırada yer alırdı. Dolayısıyla bizim herhangi bir tanı koyarken öncelikle bunu ekarte ediyor olmamız ya da bunun var olup olmadığına bakıyor olmamızı istenirdi. Ondan sonraki sırayı da görece daha ağır diye tanımladığımız işte psikotik ya da duygu durum bozukluğuyla ilgili olan kısım alırdı. Yani şizofrenliler işte bipolar bozukluk var ya da duygu durum bozuklukları ya da işte.
10'a çıkart benzer paranın bozuk kopar şunlar bunlar. Dolayısıyla o da bir nevi ekarte edildikten ya da olup olmadığı değerlendirildikten sonra sıra. Diğer hastalıklara eskinin nevrotik denilen hastalıklarına, anksiyete bozukluklarına, işte obsesif kompusu, bozukluğa, sosyetik bozukluklara vesaire gelirdi. Sıra bir bakış olarak kişilik bozukluklarıysa tamamen ayrı bir eksen olarak düşünülmüştü. Orada hani karar kişilik bozuklukları konusundaki fikrimi biliyorsunuz. Defalarca söyledim onun. Doğru bir şey olduğunu düşünmüyorum.
Ama bakış olarak aslında onu buna da ayrıca bakalım demek neredeyse DSM nin kendi içinde bir boyut anlayışı gibi bir şeydi. O ya da olmaya çalıştığı diyelim. Hani bir. Yandan bu da var, buna da başka bir boyut olarak bakalım demeye getirirdi. Adeta.
Ve. Psikososyal faktörleri ya da karşılaşılan stres faktörlerine ya da kişinin işlevselliğin de yine boyut olarak bakardı. Bütün bu hiyerarşik değerlendirmeyi yaparken kendi içinde bir mantığı vardı. Beğenelim beğenmeyelim. Dolayısıyla böyle bir hiyerarşik bakışın senin kastettiğin bu olduğunu düşünüyorum. Çünkü otizm ve borderline kişilik bozukluğu tanısını birlikte düşündüğümüzde önceliği borderline ama verelim. Yoksa otizmi mi verelim anlamına gelen bir soru diye düşünüyorum, öyle değil mi? Evet ve.
Doğal olarak hepimiz önceliği notizme verilmesi gerektiğini de düşünüyor oluyoruz. Niye böyle düşünüyoruz?
Niye öyle olsun ki? Niye boarder'in aynı? Basit daha basit açıklama her zaman daha sağlamdır diye yani okan faturası. Daha sağlam ve daha geçerli bir açıklama, yani kendi iç tutarlılığı daha yüksek olan bir evet bundan söz etmek. Her zaman tutarlılık arıyor oluyor işte. Öyle bir sorun var. Borderline kişilik bozukluğu diye şu anda sözünü ettiğimiz şey. Keremberg gibi nesne ilişkilerinin değerlendirildiği analitik bir görüşme ile tanısı konan savunma düzeneklerinin filan değerlendirildiği bir tanı olmaktan çıkıp sorun yaratan hastalarda aranan 9 ölçütten tanı ölçütünden beşini gördüğümüz zaman koyduğumuz bir tanı olduğu için artık iyice.
Işe yaramaz hale dönüşmüş durumda yani. Yani genel hastane pratiğinde borderline kişilik bozukluğu tanısı konduğunda. Bunun herhangi bir şekilde doktoraya da hastaya herhangi bir faydası olduğunu ben hiç görmedim. Geçenlerde bir hastam anlattı bana. Bir dakika düşüneyim neydi şeyi? Evet otizm spektrumundaydı. Şöyle bir şey mmpi uygulanmış bir kişilik değerlendirmesi minefato wanther faizi personelti inmentery çok. Fazla sayıda sorunun sorulduğu ve işte 78 boyutta hangi özelliklerin öne çıktığının değerlendirildiği bir testtir.
Burada. Pek çok şeye itiraz ettiği. Söz dinlememek eğiliminde olduğu ve katı olduğu ve kendine güveninin katılıktan ötürü yüksek olmasından sonra narsistizm ve psikopatiye özellikleri öne çıkmış. MP ı MP ı bir can testi baktığımız zaman çok ciddi hata yapmış oluyoruz. Dedi ki bu hastam MP ı da böyle bir profil gördüğü zaman doktorum. Buyurun siz psikoterapiye gidin, ilacınızı alın dedi ve beni bıraktı. Doğrudan.
Oysa ki yani MP ı da narsizm ve psikopati. Profillerinin yüksek çıkması o kişide bir. DSM de kastedildiği gibi narsistlik, kişilik bozukluğu veya psikopat bir kişilik örüntüsü olduğunu asla göstermiyor. Elbette gelmez. Zaten sıkalarlarım ve testlerin. Doğru endikasyonla kullanılması önemli aslında hani doğru kişilere uygulanması önemli olan şey hani. Öyle olsa tanınayım onu da koyardık zaten gerek vardı. Gene ihtiyaç var, değil mi? Yarı şey dediniz ya hocam kan testi dediniz ya kan testi isterken de genel tıpta da yani.
Bir testi neden istediğiniz önemli yani rastgele bir yanından istediğim yani bir sonuç bulursunuz ama o sonucun anlamlı olup olmadığını bulamazsınız. Çünkü klinik uymuyorsa sizin için bir anlamı var mıdır? O önemli yani. Bu tür bir zamanın ruhu da biraz. Yani şimdi de mesela genel tıpta da bütün tetikleri isteyelim dedi. Bakalım ne çıkarsa diye bakılıyor. Çoğunlukla da hepsi birden isteniyorum. Sonra bunların araesinden patolojik olanı ayıklayalım. Olmuyor mu? Hastalarınız hemografda bir sürü tuhaf değer çıkmış ve bunlar ne anlama geliyor diye karalar bağlayan bir çok insan, onların pek çoğunun bazılarının hiçbir anlamı yok.
Bazen da sadece basitçe makineler sayarken yaptıkları hatadan kaynaklanan. Ihmal edilebilir özellikler aynı şeyi sen MP ı a da uygulayabilirsin, başka şeylere de uygulayabilirsin. Kolayca yani önce psikiyatrik değerlendirmeden önce şu şu şu tesisler yapılsın, gelsin bir bakalım neye bakacağız? Desteğinin yapılıp yapılmadığına en fazla 10'a çıkart bakıyor olabilir. Şunu şunu da burada söylemekte fayda var, geçerliliği, güvenilirliği, daha doğrusu duyarlılığı ve özgürlüğü, özgürlüğü yeterli olmayan birtakım testlerin tanık koymak için kullanıldığı uygulamalar var.
Pratik pratikte çok karşılaşıyorum. Ben özellikle istanbul'a geldikten sonra yani. Bir takım değerlendirmeler yapılıyor, görüntüleme gibi. Ki görüntüleme araştırmada veya kimi zaman tanı koymada çok işe yarayabileceği halde. Bazen hiç de gerekli olmayan bir şey. Klinikte bulabileceğiniz herhangi bir şey görüntülemeyle tekrar gösterdiğinizi düşünmek zannetmek, inanmak veya inandırmak. Tamamen hatalı. Tamamen adı yardımcı tanıyor temiz zaten. Yardımcı işte ama hani diyelim ki magneto en sefelografi gibi bir şey yapıp.
Oradan, depresyon başlangıcı veya şizofreniye, yatkınlık falan gibi teşhislerin konduğuyla karşılaşıyoruz. Daha fazlası da var. Ilaç verip onun düzeltilip düzeltilmediğini görmek gibi. Etkisini teyit etmek gibi. Yani yani jao şizofreniye, yatkınlık veya işte depresyon belirtileri veya gelmekte olan, yani böyle bir şey felaket geliyor. Falan gibi anlatılan şizofreni geliyor falan gibi anlatılan şeyi ben zaten klinikte görebiliyorum. Onun için haritaya ve renklere ihtiyacım yok. Ben dikkat eksikliği testi yapmaya geldim.
Mesela aynen. Ben de dikkat eksikliği prati bozukluğu var mı? O testi yapmaya geldim diyen diye gelen hasta ya da çok fazla bence. Iıı yani şu an hatta? Daha kötüsü bunun uygun olur mu bilmiyorum. Dikkat eksikliği peraktifte bozukluğu testi yaptılar. Dikkat eksikliği çıktım, tedavi almaya geldim. Evet yani benim ilacımı ya testi yapan yazamıyordu onu yazdırmaya. Geldi. Bir başından geçmiş zamanın ruhu onu unutmamak lazım. Özür dilerim, Tahsin söyledim. Ben başımdan geçen bir şeyi anlatayım. Geçtiğimiz hafta bu sefer hasta olarak başımdan geçen bir şey.
Yani birinci şahıs perspektifinden bakacağım bu sefer ben. Bu sefer işte sabah uyandım, bir pazar sabahı işte su filan içtim, tekrar yatağa giderken ben ayağımı şey çarptım. Yatağın kenarına çarptım. Bir şey hissetmedim. Sonra sabah bir uyudum üstüne bir kaç saat sonra uyandım uyandım baktım parmağım şiş ayağımın bir parmağa şiş bayağı ağrılı hareket ettiremiyorum. Ödemli filan sonrasında ben acil servise gittim. Acil servise gidince işte bekledim. Biraz doktor muayene etti filan muayen ettikten sonra ben dedi ki bu kırık dedi.
Ben tamam dedim, ne yapacağız şimdi dedim saracağız dedi dedim. Hani bir röntgen falan hani bir şeyi şey yapmayacağız mı hani kar? Ekmek için filan dedim. O da bana dedi ki zaten hani kırık dedi. Hani muayenede belli oluyor dedim. Niye röntgen isteyelim ki dedi. Aynı şeyi yapacağız, tedaviyi yapacağız, hiç gerek yok dedi. Öyle bir. Anım oldu, yani hasta olarak, yani onanın. Nerede olduğunu da söyle. Bu benim yaşadığım yerde marhne'da üniversite hastanesinde oluyor. Bu arada acil servisinde oluyor.
Hatta ben sonrasında eşimle bayağı dalga geçtim. Hani dedim ki insanlar demek ki böyle böyle zengin oluyorlar. Tetkiklerine tasarruflu kullanarak öyle bir anımız oldu. Ama şöyle anlamaya çalışıyorum, şimdi yapılan şeyin doğru olduğu kanka dimi. Tabii yani sardılar ve düzeldin hocam bir hafta sonra ayağıma artık daha rahat basabiliyorum. Hareket ettirebiliyorum. Altını çizelim yani o oradaki doktorun yaptığı doğru olan. Evet. Bu bu arada doktora güvenmeyi seçmenin sebebi neydi? Tabii güvenmeyi seçmişsin, çünkü güvenmeyi başkasını da gidiyor olabilir.
Aslında orada şey oldu. Doktorun kendinden emin hali muayeneyi detaylı yapması ve. Bana iyi açıklaması oldu sanırım hani bu böyle böyle diye bana açıkladı yani hani. O yüzden güvenim kazandığı açtım. Yani senin hekim olman da tabii ki bir faktör ama aslında doktora güvenebiliyor ve teslim olabiliyor olmam. Sonuçta bu sunucu değiştirdi işte zamanın ruhu dediğim şeyin içinde bu güven meselesinin tamamen kaybolduğu bir ortamdan bahsediyoruz ve bir de psikiyatri gibi belirsizliğin çok çok çok yoğun olduğu bir.
Alanda bir çalışma alanında hakikaten bu az evvel demin hanım beni konuşa geldiklerimiz ki başka örnekler de çok fazla oluyor. Yani hiçbir şey yapmayacak mısınız? Hiçbir tetkik olmayacak mı? Bunun bir kanıtı olmayacak mı meselesi ya da? Bir kanıt olduğunu iddia edebilmek için işte 566 sorunuz sorulduğu yahutta. Bir takım görüntüleme yöntemlerinin elektron palografilerinin plan uygulandığı şeylere hatta şimdi genetik çalışmalara da genetik testlerin yapıldığı. Binlerce lira. Ya mal olan yere doğru devriliyor işler.
Çok gerekli, o testler çok yararlı ama. Çok seçilmiş bir grupla kuşkusuz. Burada küçük bir müzik monasa verebiliriz. Bugünkü müzik parçamız el ekip o derneği ortadan desem. Bu ismi parça daha sonrasında tekrar birlikteyiz.
Müzik arasından sonra tekrar birlikteyiz desem bu isimle parçayı dinledik. Ben sözü ibrahim'e bırakayım.
Timuçin özen söylediği zamanın ruhuyla ilgili yani bizim gibi pratik disiplinlerde ölçüm aracı dönüp kavramı yani bizde hastalığı nasıl anladığımızı da etkiliyor ve değiştiriyor. Yani eğer. Hastalığı ölçmek ve değerlendirmek sayılara vurulacak bir iş olarak görülürse bir yerden sonra hastalıklar da sayılarla ölçülebilecek şekilde ifade edilmeye ba başlanıyor. Rahatsızlıklardı. Yani mesela zaten şu an ölçüt ölçüt sıralanmasının bir sebebi de bence bu. Ve ölçütlerin de belli bir sayısı ve. Oranın olması gerekiyor gibi bekliyoruz.
Dolayısıyla bunun sonucu psikopatolojinin ilişkiye dayalı bir branş olan psikiyatride çok önemli olan psikopatolojinin unutması, unutulmasıyla sonuçlanıyor. Mesela bir sonucu da komorbid'de artışı oluyor. Çünkü birbirinden farklı ölçütleri karşılayan 2 hastalık gayet tanı olarak konabiliyor. Şizofreni arttı. Okb artı anti, sosyal kişilik boz. Mesela, çünkü hakikaten sayı olarak bütün ölçütleri karşılıyordur. O hasta. Gibi ama burada psikopatolojinin unutulması da söz konusu nedense. Obsesyon benzeri şizofreni de aslında oldukça sık olan obsesyon benzeri belirtiler.
Göz ardı edilip obsesyon olarak görülüyor mesela.
Evet, aynalık arayışında otizmdeki aynılık arayışına ek OKB. Gibi yani. Şey şu, çok sık rastladığımız en sık rastladığım örnek aslında. Yani bloleri tekrar tekrar bana okutturan şey. Otizm spektrumunda ortaya çıkan kısa psikozları hızlıca şizofreni diye değerlendirip. Otizmin diğer özelliklerini de şizofreninin kuramında mevcut olan negatif belirtilerle karış karıştırıp kronik şizofreni teşhisi koymak ve hayat boyu ilaç kullanacaksınız diye bir şey. Cevap vermek. Bir zamanlar kısa tepkisel psikoz diye bir tanı vardı.
Onu sonra ne yaptılar işte şöyle. Yaptılar ya şöyle oldu. 15 gündü sonra bir aya çıktı galiba yanılmıyorsam kulaklar öyle karar verdi ve tek ölçüde şu, bir aydan kısa sürüyor olması yani. Tanım. Isimde mevcut zaten yani self experatörü bir şey oluyor. Kısaysa kısa psikotik bozukluk diyoruz değilse kısa psikotiklik bozukluk demiyoruz. Işte bu DSM beşin ve DSM nin olumsuz taraflarından biri. Oysa ki kısa psikotik bozukluk diye adlandırılan şeyde. Daha önce iyice de onda akut stres reaksiyonu diye değerlendirilen travmatik yaşantıyla tetiklenmiş olduğu gibi psikopatolojik formülasyon yapmaya müsait bilgileri de içerebilecek şeyler olan dis sosyal ile bağlantısını da kurabileceğimiz pek çok şey vardı.
Şimdi kısa psikotik bozukluk denince. Nedir? Kısa psikotik bozukluk, uzun sürmeyen psikotik bozukluk o kadar. Bir günlük psikoz. Yani bunu da biliyor. Öyle de denebilir. 21 aydan kısa sürecek o kadar yani niye oldu, nasıl oluştu, neye reaksiyondu falan? Bununla bir alakamız yok. 12 gün sürmüş, hatta 2 günlüğü de taşıdır. Sürmüş bir hastam deneyimim var. Askerlik döneminde olabiliyor tabii ki. Yani şöyle tabii.
DSM ye ihtiyacımız var ya da benzerlerine ihtiyacımız var. Çünkü ortak bir dil konuşmaya çalışıyoruz. Kastettiğimiz şeyin aynı şey olduğunu söylemeye çalışıyoruz filan. Ama bu tabii şöyle bir şey, espranto diye bir dil icat edilmişti. Siz bilir misiniz bilmiyorum. Gençler bilmiyorum sen bilirsin tabi. Doğal olarak.
Biliyorum efendim, gençler de biliyor biliyor musunuz? Ben duyduklarını bile zannetmiyorum ya işte bak.
Kabul et. Esprant ortak bir dünya dili olsun diye ortaya atılmış icat edilmiş bir dil de sınırlı sayıda kelimeyle ve böylece bütün diğer dillere gerek kalmadan bütün insanlar aynı dili konuşsun filan gibi bir şeyle düşünce ile ikinci Dünya Savaşı sonrasının sanıyorum. Nasıl denir o idealist? Dünya arayışı içinde planlanmış bir şeydi ama olmadı olamazdı da zaten.
Işte ingilizce onun yerine Brezilya, falanto gibi oldu. Çünkü işte artık eller şu, bu eril dişil meseleleri olmadığı için sanıyorum işi kolaylaştırdı. Niye örneğin verdim. Çok az sayıda kelimeyle çok temel kavramlarla konuşmayı hedefleyen bir şey oldu ve fakat olmadı tabii. Çünkü dil öyle bir şey değil. Daha çoğunun sahip olduğunda niye daha hızlı iletiniz? Burada biz zaten elimizdeki bu olduğu için bu dili konuşmaya mecburuz ama bu dili geliştirecek daha fazla olanağımız olsa bu dilde çok daha güzel konuşuruz.
Hatta kelimelerle değil de birbirimizin düşüncelerini okuyarak yapabiliyor olsak o Dilara ihtiyacımız kalmazsak. Herhangi bir lisanları konuşmak istemeniz? Burada mesele. Bu esmerantto meselesinde olduğu gibi 35 tane kelime dışında kelime yoksa ve başka türlü tanımlanamıyorsa kalının yok sayılması aynı şey jore verin. 1.980 dördündeki news de vardır. Hatırlarsınız o yeni. Dilde love sözcüğünü kaldırdığın andan itibaren lavab diye bir kavram yok olur ve bunun üzerine kurulabilir her şey dolayısıyla DSM ya elimizdeki bu onun için bu dili konuşuyoruz diye bakmak başka bir şey burada yoksa öyle bir şey yoktur demek.
Başka bir şey. Zaten de. Lisan düşünüyorum, lisanın düşüncemizi etkiliyor olması kısmı için çok güzel dedin. Evet, dolayısıyla DSM ye de biraz böyle bakmak gerekiyor. Kısa tepkisel psikolojiyi bir şeydi. Çünkü hepimizin deneyimlerin ben de üzerinde çalışılması gereken bir şeydi. Ama sonra oturan işte bir. Masanın etrafında oturan bir takım aksaçlı tenek içinde erkeklerin çoğunluğu erkektir eminim verdiği bir kararla sonuç olarak onun kısa kısmını vurgu yapılıp geri kalan kısmı kenara kaldırıldığında sadece bundan ibaret bir şey gibi kaldı.
Çok az vaktimiz varsa bu vakadan bahsetmek istiyorum. Askerliğimi Balıkesir askeri hastanesinde yaptım ve psikiyatri uzmanı olarak yaptım. Böyle 56 yataklı küçük bir kliniğim de vardı. Çok uzun yıllar sonra oranın ilk. Psikiyatristiydim ben ve eski bir.
Enfeksiyon hastalıkları kısmını onlar biraz daha ayrılır ya 10'a çıkart hastaneden bana vermişlerdi. Ben ben de orada bir klinik kurdum. Söyleden kulakları çınlasın. Servet ebrin de geldi, beraber çalıştık hatta o dönemde yani o çalıştığım dönemde. Bir uzman çavuş getirdiler. O zaman uzman çavuş meselesi yeni icat edilmişti. Yani askerlerle sözleşme imzalanıyordu ve onlar biliyorsunuz tezkere bırakıp o zaman. Bırakıyorlardı, evet. Evet, tanımı da oydu. Ve ciddi bir psikotik tablo anlatılarak geldi yani bu işte.
Kendi silahını almış. Kullandığı kurşunlar da almış kendi evinde gördüğü bir takım şeyler yüzünden görüntüler yüzünden dehşetle eve ateş etmiş ve arkasından koşmaya başlamış kovalamışlar. Durduramamışlar. Neyse yara at komutu üzerine asker de olduğu için yatmış yattığı sırada yakalanmış filan böyle bir hikaye. Girdiği git götürüldüğü yerdeki sağlık ocağında da bizim klasik o zaman uygulanan 1.900 doksanların başında 111. Yani işte bir kineton. 1.000 oradool bilgi aktif. Eleştirisi yapılmış kokteyl.
Ya da cemal'in kitabında nal diye geçiyor. Nuri doruk'in tontil nallamak diye o zaman internal üstünde kullandıkları şey çirkin tabiriyle.
Ve bu. Adamcağız geldiğinde uyuyordu zaten ve. Neredeyse böyle 12 saat 20:04 saat gibi bir süre ilaçların etkisiyle uyandı. Uyudu ve uyandığında tamamen sağlıklıydı. Hiçbir şey yoktu. En küçük bir psikotik belirtisi yoktu. Sonra oturup konuştuk tabii ne oldu ne bitti diye. Bu adamcağız hayatında bir işte köy çocuğu da olmasına rağmen hiçbir ölü beden görmemiş, uzak durmuş o işlerden. O zaman manyas gölü de miydi? Bir Sandal battı ve alt 7 tane çocuk boğuldu oyda. Bu delikanlıda jandarmada görevli uzman çavuştu ve onun çıkarılması o bedenlerin aranıp bulunması o çocukların çıkarılması eşlerinde çalışmış ve hakikaten oldukça yorucu bir şeyin sonucunda çok da zor olan o görevi yapıp o çocukların cansız bel anneni bulmuşlar, çıkarmışlar, ailelerini tespit etmişler filan gibi bir çok da zorlu, çok stresli bir.
Yaşantı deneyim geçirdikten sonra. Evine geliyor. Evine geldikten sonra birden duvarlarda bu çocukların görüntülerini görmeye başlıyor. Başka bir takım sesler de duymaya başlıyor.
O zaman çok yoğun terör meseleleri de var, onlarla konuşuluyor. Ordunun suyuna, işte zehir katıldığı, katılacağı terör örgütü tarafından konuşmaları yapılıyor. Filan gibi şeyler de var. Doksanların başları dediğim gibi. Arkasından böyle birdenbire evin basıldığını ve hakikaten kendisine zarar vereceğini düşünüyorum. Sonra gidiyor karakoldan kurşunları alıyor, kendi evin koşuluyor. Onların gerçek olduğunu düşünerek sonra da kaçmaya başlıyor.
Bu şeyden kaçmak için dehşetten kaçmak için neyse sonra da yakalıyorlar. Hikaye böyle.
Ve tamamen hiçbir şey yok. Peki neydi bu dediğinde bilmiyorum öyle bir şeydi. Rüya gibiydi ne olduğunu anlamadım diyor ama o sırada yaşanan şey son derece de gerçek ve sonuçta 10'a çıkart bir tanı koymamız ve bir işlem yapmamız gerekiyor çünkü. Suçu da şu aslında ordu malına zarar vermek çünkü kılışınları kendi evine bir şey yok. Kimsenin zarar görmesi filan da söz konusu değil ama mesgün mahalde ateş etmiş ve. Işte orgümanına zarar vermişti gerçekten. Uzun şeyden sonra değerlendirmelerden sonra tekrar tekrar konuşmalardan sonra bunun bir kısa psikotik bozukluk olduğuna karar verdim gerçekten.
Daha önce hiçbir yok. Ailede hiçbir öykü yok. Kendisiyle ilgili başka hiçbir şey yok. Ve. Ceza ehliyetinin olmadığına?
Tamamen şifa haliyle olduğuna. Cezaletin olmadığını tamamen şifa halinde olduğuna ve askerlik yapmasında sakınca olmadığının dair bir rapor düzenledim. Biriyle gayet çelişkili olarak algılamamın. Evet. Ve askeri. Askeri hastane heyeti ben bakırköy'den geldiğimde tabii ki psikotik tablolara son derece hakim olduğum için başlangıçta benim raporlarımı tartışmaya açıyorlardı ama sonra ben bunun açılamaz bir şekilde gayet. Iyi bildiğim ve hakim olduğum bir şey olduğunu, onları anlatmayı başardığım için mi?
Artık benim son dönemlerim bitiriyor idim. Bunu hiç konuşmadan, tartışmadan imzaladılar aldım dedi ki ne imzaladığınızın farkında mısınız? Önce anlamadılar, sonra anlattım. Dedim ki bakın son derece çelişk birtakım kararlara imza attınız ama burada bunun bir anlamı var. Bunu şunun için yaptım. Ceza ehliyeti yok, çünkü gerçekten yaptığı. Eylemin ayırdığında değil yaptığı sırada. Dolayısıyla bunun farkında olarak yapmıyor bu bir. 2.
Tamamen düzenmiş durumda. Onun için tam şifa halinde olduğu için 10'a çıkart herhangi bir istirahat şube raporu vermeye de gerek yok. 3. Silahlı görev yaptığında sıkınca yoktur dedim. Çünkü bu çocuk bir ay sonra evleniyor ve. Eğer ben şimdi buna başka bir karar verdim, verilmesini sağlarsam rapor ya da başka bir şey bu çocukça ağzın evlenmesi de mümkün olmayacak. Muhtemelen orduyla erişiyi de kesilecek ve başka türlü yaptırımları olacak. Halbuki şu anda tamamen sağlıklı olay sırasında hastaydı ama şu anda tamamen sağlıklı o zaman.
Şimdilik bu işe devam etmesi gerekiyor. Bir ay sonra evleniyor ama 2 ay sonra sözleşmesi de oluyor ve ne olursa olsun hakkındaki karar ne olursa olsun orada onunla 2 ay sonra yeni sözleşme imzalamayacak. Çünkü böyle bir vukuat var ve dolayısıyla uzatılmayacak zaten. Zaten uzatılmayacak değil mi? Zaten uzatılmayacak. Evet, o zaman karar gayet onun lehine olan ve. Cubenin konuştuğu bir karar olmuş, evet. Evet. Ama tamamen saçma yani o rapora bakarak dedim ki bu raporu psikiyatrist arkadaşlarıma sunarsanız.
Muhtemelen böyle bir şey olmaz. Bu ne saçmalıktır diyecekler ama her benim bir gerekçesi var. Bunu şunun için anlattım. Hani hangi tanı hangi tetkik istiyoruz, niye istiyoruz? Ya da yaptığımız şeyi niye yapıyoruz? Psikopatolojiyi nasıl değerlendiriyoruz ve değerlendirdiğimiz şeyin ne anlamı var? Meselesine herhalde biraz. Açıklayıcı bir örnek olduğunu düşünüyorum onun için. Ve herhangi bir değerlendirmenin? Kalıcı olmayacağını hiç hiç kimseyle ilgili bir kanaatin duygu, düşünce davranışla ilgili.
Sabit kalmayacağını da aynı zamanda vurgulamış oluyoruz. Eğer 10'a çıkart psikotik demiş olsaydık, yani bu kalıcı bir şeyden bahsediyor olsaydık bunun sonucunda başka türlü yaptırımlar uygulanacak olsaydı. Belki bir daha hayatı boyunca yaşamayacağı herhangi bir şey nedeniyle zaten bir tanısı bir adlandırması. Olacaktır ve belki hayat kuru ilaç kullanıyor da olabilirdi bilmiyorum ki. Çok örnek gördük. Öyle bak ben az teğmenlikte mesela senin gördüğün saygıyı hiç görmedim. Maalesef benim benim koyduğum bütün tohumlar şüpheyle karşılandı.
Kasımpaşa asker hastanesi'nde. Daha. Şey. Büyükçe bir. Text daha zor. Evet ama benim benim çalıştığım koşullarda benim çalıştığım ekip gerçekten olağanüstü. Gerçekten hani gayet yani o dönemin az temennilerinin neredeyse tamamı şu anda öğretim üyesi bir yerlerde. Öyle mi? Yaşan. Ben onu görmedim, o yüzden şimdi şey hatırlıyorum da hani benim koyduğum bütün tanılarla ilgili ciddi ciddi tartışmalar falan yapılıyordu. Ilk 56 ay boyunca kendimi kanıtlamak için çok uğraşmıştım. Onu senle bir ara. Sohbetimizde konuşuruz.
Bu keyifli sohbetin sonuna geldik. Ben bu bölümü kapatırken yine bir ressam ve resim hakkında bahsetmek istiyorum. Bugün bahsedeceğim ressam palu kule. Paul aslında isviçreli bir ressam kendisi 1.879 yılında münih'in buse de doğmuş. Babası bir müzik öğretmeni, annesi de aslında yaşam dersleri almış bir şarkıcı. Küçük yaşlardan itibaren resimle ilgilenmeye başlıyor. Ailesinin de desteğiyle resme yönelmeyi ve yapmaya devam ediyor. Eee, kendisinin çok güzel eserleri var. Eee ben bugünkü ııı eser olarak kendisinden.
Aben toer şifre seçtim. Yani türkçesiyle macera gemisi diyebileceğimiz bir eserini seçtim.
Arka planının siyah olması ya da siyah yakın bir mavi olması ve üstündeki çizgilerin bir tebeşir çizgisini andırması benim açımdan ilginç olandı. O yüzden bunu seçtim, bizi dinlediğiniz için teşekkür ederiz. Haftaya tekrar görüşmek üzere kendinize iyi bakın.
Podbean