Tababet-i Ruhiye
Mazhar Osman'ın Tababet-i Ruhiye kitabının konu başlıklarını ve içeriğini ele alarak başladığımız bu podcast bölümünde psikiyatrinin epistemolojisi ve öznesi üzerine bir sohbeti devam ettiriyoruz. Mazhar Osman'ın kitabında belirttiği "müstakil" hastalık kavramına göz atıyoruz.
Herkesin merhaba dikensiz gül bahçesi ifade etmiyoruz. Foot kestinin yeni bölümünden size sesleniyoruz. Ben doktor tasin rolas bu pot kes de benimle beraber profesör doktor timuçin ural, profesör doktor cemmatbaşoğlu ve doktor ibrahim aylak var. Biz son birkaç bölümde obsesyondan bahsetmiştik. Bu podcast bölümünde biraz daha serbest çağrışımla başlayıp. Genel olarak obsesyon ve diğer epistemolojik kavramlar üzerine tartışma fırsatı bulacağız. Ben sözü timuçin hocaya bırakacağım timuçin önce bize.
Mazhar Osman uzmanın kitabından bir pasaj okuyacak. Daha sonrasında onun üzerine tartışacağız. Buyurun hocam söz sizde siz konuşabilirsiniz. Bu moser olsun uzmanın 1.947 baskı, tababet, ruhiye kitabının. Içindeki her bölümünden size şeyi okuyacağım başlıkları, yani kategorileri ya da boyutlarını anlayalım diye. Ruh hastalarında arazlar, taşkınlık, durgunluk, şaşkınlık, akıl zaafı, ruhi yaşayışın, kısmi bozuklukları, duygululuk. Ani testeğe sürler ağır olarak seyreden tessürler, hoşlanma ve tiksinme, sıkıntı, öfke, mizaç değişikliği, idrak dikkat, hafızada bozukluk, dikkatli bozukluk, yanlış duyma, his Galata hayal hissi, işitme hayalleri, görme hayali, koku ve tat hayalleri dokunma hayali içten gelen hayalleri, şuur ve bozuklukları, şuradaki değişiklikler personeli de bozuklukları, şuurlu şahsiyetin değişikliği, şuurlu ve şuursuz şahsiyetler münasebetlerindeki bozukluk.
Şahsiyetin bozulmasından ileri gelen haller uyku rüya hafıza unutma, paraninizi, diskinizi amnezi amnezi de fiksasyon, amnezide, konser, konservasyon.
Disnismine tahammül. Isminizi dövokasyon. Bana nezih de rekonesans. Yapılanın unutulmaz. Gibi bir şey mi? Ne yaptığını unutmak, hazreti demokrasiyon. Dediğin herhalde bilmiyorum. Ve episodik bellek şeyi gibi yani ne yaptığını unutmak. Içinden yazıyor, düşünüş ve bozuklukları muhakeme asosyalsyon bozukluğu, karışıklık, konfeksiyon, organik uzun konuşma, hezeyan coşku şekilleri, düşkünlük, hezeyanları, küçüklük, fakirlik hezeyanları, ide de perseküsyon, hak istemezyanın sevda delilliği, tasarlama, zeyani, kıskançlık, özeyanı, tefsire sofrulu kazağını.
Zeka ve muhakeme bozuklukları muhakeme zeka muayenesi psiko diğergonostik, fikir tortuları, hastalık hissi, fantazi, zeka ölçüleri, hareket bozuklukları, kendiliğinden işler, blacksbilitasera, impisyon, tek impiyon mu? Kendini öldürme adamı öldürme, çalma düşkünlüğü, dipsomeni bak burası çok önemli çocuklara işkence edenler, otalayıcılar, imzasız mektup yazanlar, borç sevenler ve lüzumsuz şeyler alanlar kaçma. Cinsel delaletler, çiftleşme ihtiyacı. Onun eksibsiyonizm, fetişizm, arkeoloji algorani, zalim aşkı, hırpalanma keyfi aynı cinsten olanların aşkları SHK veya safizm.
Sahipperestlik pardon sabiperestlik ve dopili herhalde bu ben mahallem münasebet akraba arasında aşk narsin 10. Deniz'in yaşlı azgınlığı. Bir gün milyonizm pederoz, seyirciler, triolismus obsesyon, konuşmada bozukluk, mimik konuşma, listi resimler. Yani aslında şey kültürel olan sadece kültürle o dönemin kültürüyle gördüğü şeyler de var ama onun yanında da çok güzel bir sınıflandırmada var. Hatta bu otacılıkla ilgili kısım Tahsin seni ilgilendirir. Çünkü kıcılık ne? Ne olarak kullanıyor onu?
Gitmişer. Almanca sırf. Cenk. Düzeyi olan stadlar, sırf hodvinhane bir maksatla yiyeceğin içine zehir koyanlar vardır. Maksadı biraz söyler misin? Nasıl maksat? Hod binhane hod 1.000 evet. Hobbin hobbin bir maksatla. O evet. Haddin gel. Bencil ben bencilce. Değil mi? Evet, vakıa yolundan bir düşmanına atmak veya hayat sigortasından çabuk para kazanmak kastıyla böyle cinayet ilticap edenler pek çoktur. Bahsettiğimiz bu çeşitler değildir. Anlaşılabilir bir sebep olmadığı halde çok vakittir kardeşim.
Kaldığı bir işi ve şahsi ömründe ilk defa gördüğü bir adamın ve hatta hastalığından, ölümünden pek çok müteessir olacağı bir sevgili zehirlemek arzusu uyanmasıdır. Yapay bozukluk değil, ben öyle zannettim de. Yani bir parça mumcağız, bayprox'e yaklaşıyor ama öl öldürüyor diyor. Hasta etme. Abi psikopatsız değil. Karıştıracak. Ama şeyi söylüyor. Bak özellikle belli bir çıkar elde etmek için değildir diye. Simülasyondan ııı yapay bozukluğun şimdi ayrıldığı gibi ama ölüme sebep olacak kadar ağır vakalarını görmüş olsa gerek ki böyle tanımlamış sene kaç girmiş?
1.947. Başta o hayat sigortası meselesini de herhalde temaaruzdan ayrımı için söylüyor. Evet tabii tabii. Simülasyon dedim ben ama. Önünde hiçbir kusuru görülmez. Sevimli hür düşünceyle akıllı görünürler. Lakin ruhi hayatları saatî ve hotperestanidir. Ağırbaşlı azametli adaletsizliğe yalancı ve fantezik oldukları pek çok pek çabuk gözü çarpar. Bu da az önceki şey gibi değil. Mi bayağı anlatmış yani. Yani o yalancı ve fantezi kısmı da biraz şeye yakın herhalde muncharına yakın. Tabi yani ulaşıp dolaşa dolaşa yalan söyleme bu.
Zeytin. Şeyi obsesyonu vestfiliden tanımlıyor, oradan alıntılayarak. Orada şeyi fark ettim sanki şahsiyetle personelite ayrı ele alıyor. Bir personelite var, bir de şahsiyet var. Yani 2 ayrı biçimde kullanmış ama. Oraya bakmadım yani ikisini. Bir şey mi acaba? Ne gibi? Temperaman gibi bir şey mi kastediyor acaba? Mizaç gibi demi. Ya o Timur içinde sormak lazım bilmiyorum. Personelite bozuklukları bir de şurada ki değişiklikler şuurlu şahsiyetin değişikliği diye. Tanımlamış onları. 10'a çıkart da bakarım.
Ha onu ayrı o zaman kişilik bozuklukları ve kişilik değişiklikleri galiba hocam. O reboya atıf yapmış. Ribo şahsiyet hastalıklarını üçe ayırır. Aliyanaasyon, alternans ve substisyon. Aliyanaasyonda şahsiyet bozulur. Ikincide 2 şahsiyet sırayla gelir. Üçüncüde yerine hezeyanlı bir diğeri konulur. Aydantetiğe gibi aslında yani dis sosyatif aden TI bozukluğu. Kimlik gibi anlatıyor. Şahsiyet derken onu kastettim. Onu kastediyor. Personelit ederken bunu kastediyor. Şahsiyeti kim bir şey gibi kullanıyor, gene kimlik gibi yok personeli teyit sanki kimlik gibi.
Çünkü şahsen hastalıkları üçe ayrılır dediğine göre ha evet şahsiyeti şey gibi kullanıyor. Hadentisi. Gibi kullanıyor. Personeliteyi kişilik olarak tanımıyorum, yani daha bir üst. Kategori olarak değerlendiriyor. Evet. Tam burada timuçin hoca'ya kısa bir ara verdireceğiz ve podcastimiz için bilgi, yenilik olarak ilk defa bir müzik parçasını araya sıkıştıracağız ilk. Müzik parçası olarak ben bir darkacağız parçasını seçtim. Babeto dan protre moher isimli ispanyolca forenadır wolmen isimli parçayı seçtim.
Keyifli dinlemeler. Daha sonrasında devam edeceğiz. Dünyaya hitap ediyor.
Luna dinled. Parti.
Turistpon de nobelti. Bodrum.
Evde bodrum. Bodrum'a.
Bodrum. Dost musterydu.
Kadar rahat rahat. Luna notech'e kanto portre. Tunus'un de yunan'a verdi. Orada.
Yani bu. Rodrem mu.
Bordra muht öyle. Alo.
Kulba startito müşterileri dost. Gersep.
Muhtemelen. Lavab teto'dan korutro moherisinin şarkıyı dinledik. Şimdi sözü tekrar timuçin hocaya bırakıyorum hocam buyurun söz sizde.
Obsesyonla ilgili tanımı güzel. Buradan girip kaldığımız yerden devam edebiliriz aslında. Westp'ale göre obsesyon her cihat'ten salim olan bir zeka üzerinde bir his veya infial tesiri ile değil, irade haricinde şahsın. Şuuruna dahil olan fikirlerdir ki, onu kovmak istediği halde muvaffak olamaz. Fikirlerinin tabii mecrada seyrine mani olur ki. 2 fikirleriyle tesadüf eder. Şahıs bunun gayrı tabii ve ecnebi olduğunu ve salim şuuri ile tezat teşkil ettiğini bilir. Yani egodiistoniktir diyor. Bir şey daha söylüyor.
Bunu geçen konuştuğumuzda da söylemiştik. Duygusal bir sebep olmadan yani infial diye söz ediyor. Evet. Duygusal sebep olmayan düşünce bozukluğu olur mu? Sorusuna cevap aranmıştı ya. Ama en güzel kısmı neresi biliyor musunuz? Şöyle diyor, vaka, bu tarif de daha ziyade tenefüre muhtaçtır. Neden?
Yani niye tene bire muhtaç olduğunu söyleyecek fakat en güzel bir tariftir. Obsesyon muayen bir hastalık değildir. Birçok hastalıklar esnasında görülen arazdır. Isteri, katato gibi umumi bir tabirdir. Yani müstakil bir kategori değil, pek çok yerde karşımıza çıkabilen bir boyuttur diyor. Ve bütün şimdi ne ilginç değil mi? DSM 5 obsesyonu anksiyeteninde içinden çıkarıp ayrı bir hastalık kategorisi olarak. Tanımladı yani. Evet tabii o obsesif kompulsif bozukluk ayrı bir hastalık olarak tanımlanmalı.
Ayrı konu da obssesyonu bu kadar genel ve geniş değerlendiriyor olması hoş boyut olarak. Evet bir takım. Kim. Ama pardon spektrum obsesif kompulsif bozukluk spektrumu deyince içine başka daha 10'a çıkart benzeyen intosev düşüncelerle veya karşı konumaz bir impulusla yapılan şeyleri de kattığı için evet. O da diyor ki, zaten birçok hastalıklarda görülen obssesyonlardan mağaza kendi kendine obsesasyon hastalığı denilebilecek çeşitleri de vardır. Tam da bunu soruyor. Bu westp obsesyon tanımında. Bu monomenlerin konuşulduğu zamanlarda işte iradi delilik ya da duygusal delilik tartışmaları yapılırken ve spal şey tarafında duruyor.
Bu bir fikir. Tahsin daha iyi bilir. Bu geçen hafta da bahsetmişti. Bu zwang wars telk kavramı obsesyona eş olarak kullanılıyor. Vest ball oradaki words talung i diye anlamında yani normalde temsil olarak kullanırken o fikir anlamında kullanıyor. Yani daha doğrusu şöyle, yani okb bir düşünsel deliliktir. Az önce de timuçin hoca okurken sanki herhangi bir histen bağımsız ortaya çıkan gibi bir şey söyledi. Yanlış mı duydum ya da geçen hafta cem hoca'nın da dediği hani affet tartışmasındaki? Gibi evet zaten affekte de bir.
Atıfta de bulunuyor. Yani hatta şöyle diyor. Işte geçen hafta da konuştuk mu mana mı niye filan? Balarjeye atıfta bulunarak monomini avek konsians. Doğru. Dinç bilinçle öyle. Mi evet. Ve faceeyinde cinneti tereddütye. Folide dut. Diye bir tatilden. Bahsediyor, şüphedir, şüphe etme dedi. Evet, şüphe etme deliliği.
Bir bir obsesyon türü olarak. Hızları daha çok kaynak gösteriyor mu? Evet, fransızları daha çok doğal olarak çünkü o yıllarda hakim. Dünyaya dağıtıyor olan ekol o ama şöyle diyor ki. Son senelerde jane obsesyonlara dair dair gayet güzel etütler yaptı. Fransa'da obsesyon bahsi kadar ruh tababeti alimlerinin meşgul ve alakadar etmiş bir mevzu daha yoktur. Fakat. Rapel'in bütün bu müşahede bu tetkikleri pek nazik ve ince bulmakla beraber seri tahdit olunmadıkları iddiasında. Son dediğini anlamadım.
Seri tahtit taht sınırlama demek. Hudut yani uçsuz bucaksız gibi çok dağınık herhalde. Takip olunmadıkları yani sınırlı olmadıkları. Yani yok iyi sarkım. Script iyi iyi. Sınırlar? Evet, evet. Evet, ingilizce söyledik pardon. Iyi çevrelenmedikleri sınırlarının belli edilmedi. Sınırlarının iyi belirlenmediği idi. Aslındadir. Pek nazik ve ince buluyormuş ama.
Krepelin her şeyde bunu yapıyor. Yani en sonunda kategoriler aynı şey oluyor. Çok kibar ama. Yani ama çok önemli bir şey ki tabii kendi döneminde yaptığı çünkü aslında çok ilginç. Yani bunu sonra belki duygularım konuşurken konuşuruz ama mesela. Krepelin hızlı döngülenen manik ve depresif dönemleri tarif ederken onları kondisyon.
Duygu ve şimdi tam. Olarak toparlayıp söyleyemeyeceğim anksiyete diye ayırıyor ve onların da her birinin kendi içinde ayrı ayrı dalgalandığını gösteriyor ve diyor ki aslında bunların her biri hızlı dalgalanırlarken siz bir kesitte baktığınızda eritabiteyi işte, şaşkınlığı ve huzursuzluğu görüp bunu karma dönem olarak adlandırabilirsiniz de diyor. Yani evet kategorize ediyor ama bir boyut çabası içinde de aynı zamanda ilginç bir şekilde. Ve izle izlen vurgusu da aynı zamanda gibi anladım yani uzunlamasına izlem vurgusu da.
Tabi tabi evet ama yani tabi ama yani şeye ayırarak parçalarını ayırarak izlemek de. Kendi çağı açısından önemli bir şey. Sitsel bakınca anlamazsınız diyor. Evet, yani böylelerden farkını hep daha hastayla az vakit geçirmesi olarak söylüyorum ama yani daha önce de dediğim gibi dosyaları alıp uzunlamasına notlara bakması. Ve gayet işe yarar bir girişim olmuş. Tabii o duygu durumu hepsi otlarını işaretlemesi filan neyse 10'a çıkart sonra yine geliriz zaten.
Burdan yola çıkarak işte bu hani sınırlandığı sınırlanmadı meselesinden çıkarak belki şeyi konuşabiliriz. Obsesyona çok benzeyen ya da obsesyona çok benzeyenlemek doğru olmadı. Belki içinde bu obsesif zihin yapısını barındıran bir takım başka rahatsızlıklar ve durumlarla da karşı karşıya kalıyoruz. Yani bakınca böyle obsesyon gibi görünüyorlar. Hakikaten ya da içinde hakikaten obsesyon sendromunu taşıyorlar.
Yani hemen aklımıza gelenleri saysak. Türetti hemen sayabiliriz, böyle çok kolay da. Peki niteliklerini söyleyelim, o zaman benzerlik derken mesela evet yinecilik herhâlde. Evet, doğru. Karşı konmasının güç oluşu. Doğru. Intosive oluşları. Evet. Ya her zaman bunu da bir nitelik olarak söyleyelim, her zaman egoya yabancı olmalarının gerekmeyişi. Evet, masar Osmanlı Edremit. Ecdbi değil yani evet. Hemen aklıma bir obsesyonum var ama kurtulmak istemiyorum diyen bir hastam geldi. Evet, yani bu hani iradi olma bakımından, istemsiz hareketlerden.
En istemli olan ve iradi olabileceğini düşündüğümüz bağımlılığa kadar uzanan bir süreklilik üzerinde düşünürsek. Öyle bir şeyimiz vardı ya tablomuz vardı derslerde. Iıı kompleksliklerle de komşu diye düşünmek gerekiyor o zaman. Niye kurtulmak istemez bir insan obsesyonlarına? Bunu şöyle anlatıyorum çoğu zaman. Adının ııı obsesyon olduğunu biliyor. Tekrarlayıcılığından ötürü ve. Yoruculuğundan ötürü. Iıı o yüzden de çok tedavi görmüş, fakat aynı zaman. Duyusal hassasiyetlerine çok hitap etti. Ve.
Belli bir yorgunluktan sonra kendisine yinecilikle bir rahatlık verme imkanı da olduğu için. Onu da devam ettirmek istiyorum. Bu hastayı çok uzun uzun anlatmadan şey olmaz tam olarak. Ama onu zaten yapmayalım. Ama şeyi hani? Obsesif kişilik diye düşünülen şeyden farklı bir şeyden bahsediyoruz değil mi yine de? Doğru bu sözünü ettiğim bir tür ritüele duyusal hassasiyetiyle ve bütün yorgunluklarıyla beraber devam etmek isteyen bir otizm spektrumu vakasıydı aslında. Çünkü bir işine yarıyor. Evet şeye iyi geliyor ya ben bazen ne işinize yarıyor diye sorarım.
Hastalarıma da sorardı. Yani onlarda şey derlerdi ama ne işime yarayabilir ki? Hastalık bu işte rahatsızım filan yok yani neye iyi geliyor ya da neyi kolaylaştırıyor ya da neyi yapmamanıza yardım ediyor. Nasıl ya da aslında neyi yıkıyorsun? Evet, geçen sefer sorduğum gibi aslında neyi temizlemeye çalışıyorsun? Ibrahim ne diyeceğim? Ben tam bunu diyecektim. Yani o yineleyici ya da. Yineleyici davranış ya da o ritüelin motivasyonunu herhalde derinlemesine almamız lazım. Yani bu tekrarlayıcı davranışı ne sebeple yapıyorsun?
Kısmı yani timuçin hoca da bunu söyledi aslında ama belki obsesyonlu dar anlamıyla ayırmak bu açıdan anlamlı olabilir. Çünkü obsesyon ta en başından beri tanımlandığında zihinde belirdiği anda rahatsızlık veren bir. Düşünce imge ya da dürttü oluyor ama bir otizm hastasında şimdi bir örnek olarak bir şey kurgulasam o anki rahatlama hissine dönük. Bir yineleyici davranışa obsesyon demeli miyiz diye düşünüyorum. Daha doğrusu soruyorum. Valla vazgeçemeyişiyle daha önce de konuştuk ya vazgeçemeyişiyle bir taraftan bağımlılık davranışına da benziyor ki, bağımlılıkta da yineci davranışlarda da bir tür yorulmadan söz etmek mümkün yani.
Şöyle bir vaka hatırlıyorum, yani bağımlılık için örnek veriyorum şimdi yani akşam yemeğinden dönerken of daha eve gidip bir de rakı içmem lazım diyen düşünsene. Düşünsene yani hem bağımlılık var hem aynı zamanda yolculuk var. Bu sözünü ettiğim hastamda da duyusal hassasiyetlere ve gün boyunca maruz kaldığı. Rahatsızlık yaratan uyaranların tam tersi bir etki yaparak bir huzura kavuşmasına fayda edebilecek olan bir ortam yaratma gibi bir girişim var ama o kadar uzun bir süre alıyor ki bütün bunlar eve girerken bunu yapmaya muhtaç olduğu duygusundan ciddi bir yorgunluk ve rahatsızlık duyuyor.
Acaba başka türlü rahatlayamaz mıydım? Sorusunu soruyor ve çaresi yok. Dolayısıyla burada hastayı yoran şey kompresyon olmuyor mu hocam? Ben o zorlantı aslında, yani bunu kirli hissettiği için. Kompisyon arasında her zaman kurtarıcıdır ibrahim. Çünkü asıl yorucu şey obsesyon olduğu için kontrol hani yap ve kurtul ya o. Ama. Şimdi rahatsız edip daha çok işlevini bozuyor olabilir. Ayrı konu da. Evet burada yok mu? Kompozisyonunda yineci davranışında yorucu olduğu durumlar hani kitap söz ediyorum ya bazen yineci davranış da yorucu olabilir ve bundan şikayetçi olabilir kişiler.
Mesela benim hastanın söylediği böyle bir şeydi. Çünkü o ritüel yerine getirebilmesi için çok uzun bir hazırlık yapması gerekiyor. Bunun için de temizlenme de var. Kapanıp istediği ortamı yaratabilmek için şimdi ayrıntısını uzun uzun söylemeyeyim ama 10'a çıkart huzur verecek olan ortamı yaratabilmek için yapması gereken hazırlık da var. Eee öte yandan şunu da biliyoruz, mesela temizlik obsesyonu olan birinin banyodan çıkamadığı zaman. Bir saat bir buçuk saat süreceğini bildiği için girmekten imtina ettiği ve.
Neredeyse kokacak hale geldiği. Ya da belli bir yaşa gelip aslında hiç psikiyatriste başvurmamış ama geçmişe dönük baktığımızda açık OKB si var. Başvuru sebebi artık ben evi temizleyemiyorum artık ya evet yaşlandım ve evi temizleyemiyorum. Yani kompisyonu yerine getiremediği için aslında başvuruyor gibi. Pandemide veya tam şey demişti. Çok mutluyum artık herkes benim gibi.
Söyle hiç duymamıştım. Evet, yani bu poşetler yıkanıyordu, kapıda bekletiliyordu, elbiseler çıkarılıyordu. Böyle katman katman her şeyler ayrılıyordu filan. Hayatımın ne mutlu dönemi, çünkü herkes benim gibi oldu artık demişti. Aynı bu şekilde. Bu cümleler kimse benimle temas etmediği için kirlenmiyorum da aynı zamanda eve geldiğimde duş almama gerek yok. Onun asıl derdi o değil. Yani onu zaten yapıyor çünkü yani temasta ediyor ya da işte neyse temiz ve pis diye ikiye ayırıyor zaten ve o şartlar altında o yaşıyor kendisi zaten buna gayet iyi adapte olmuş.
Burada mesele kritik edilmekten kurtulmuş olmuş. Evet, ayrılık, ayrıntılık bitti. Evet bizim bu en son konuştuğumuzda. Lütuf mu lanet mi sorusuna cevaben net olarak lütuf diye yazan bir arkadaşım oldu. Evet yani. Cevap verme ihtiyacı duymuş. Tabii ki lütuf diyor, çünkü yaşam tarzı öyle zaten ve çok işine yaradığını düşünüyor. Çok parlak bir kişi. Kategorize edecek olsaydık lütuf diyenleri obsesif kişilik lanet diyenleri obsesif kompsi bozukluk diye ikiye ayırabilir miydik? Bilmiyorum. Güzel bir soru daha senin bir şey demiyorsun.
Yani ben şey diyecektim bu yani. Bu obsesyonların ve devamında gelen komisyonların belki şey açısından faydası yani tehlikede mi uzak duruyor aslında. Hani sonuç itibariyle tehlikede mi uzak durduğu için de kendisi için bir yandan Lütfi gibi duruyor. Ve benim zannetti ölümsel açıklamalara mı geçiyorsun? 10'a çıkart geçmemeye çalışıyorum aslında. Ama onu söylemeden geçemeyeceğim çünkü. Devam et yani. Çoğu hastamız şöyle, yani hani o sesyon yani obsesif kompisi bozukluk benim açımdan çok ilginç bir hastalık çünkü yani.
Hastayla beraber ailede değişiyor. Yani aileyle ailenin de değişmesi şöyle. Bilmiyorum yani o obsesyonları ve kompozisyonlara uygun bir hayat tarzı benimsiyorlar. Artık o bana bir şey geliyor, tuhaf geliyor. Bunu düşünürken de aklıma şey geliyor hep hani yani baktığım ve gördüğüm hani böyle hissettiğim hastalarda genelde bir tehlikeden kaçınma bir tehlikeden koruma olayı var ve o yüzden aslında insan doğasını çok aykırı olmadığı için hani bir şey gibi geliyor, lütuf gibi geliyor diye düşünüyorum.
Örneğin burada temizlik o sesyonundan bahsediyoruz. Temizlik obsesyonu aslında bir açıdan bir kişi için fayda gibi duruyor. Çünkü sonuç itibariyle herhangi bir enfeksiyona açık olmuyor. Vesaire gibi düşünebilirsiniz. Öyle bakınca da doğal olarak hani bütün çevre de 10'a çıkart adapte olmaya başlıyor gibi geliyor bana. Bazen öyle bir bakış açısı ortaya atacağım ben hani bu savunduğum bir şey değil ama hani rock hani düşündüğümüz zaman olabilen ki. Ama 2 şeyden söz ettin gibi pardon. Sen söyle. Bir tanesi şu yani?
Elimsel psikiyatri psikoloji açısından bakıldığında kaçınmanın veya işte bulaştan korkmanın, temizliğin. Ya yaşamı sürdürmek için işe yaradığı gibi bir argümandan yola çıkacaksın diye düşündüm ama sonradan söylediğim başka bir şey oldu. Iıı genç hastalarda büyük ihtimalle ailenin buna adapte olmasıyla beraber değişen bir şeyden mi söz ediyorsun? Evet, evet. O ikisini ayırt etmemiz lazım ama. Yani orada da işte ifrat tefrit diye devreye girmem. O yüzden de elleri soyulacak kadar yani evet benim belli hastalıklardan korunuyor ama başka hastalıklara yakalanacak kadar değil mi yani bu.
Artabilir, şiddetli hale gelebilir. Bir de en önemli kısmını atlamayalım. Geçen sefer de konuştuk, hatta şu. Galiba podcast sonrası konuşurken şu hipnoz meselesinden bahsetmiştik. Orada da hani kendisine verilen bir telkini gerçekleştirme mecburiyeti hissedip arkasından bunun utancını ve suçluluğun duyma meselesinden. Obsesyon zihne ya da benliğe yabancı bir şey olduğu için öyle tanımlıya geldiğimiz için kişinin bundan rahatsızlık duyuyor olması. Masar Osman gibi söyleyeceksen pek tabiidir, öyle değil mi yani?
Hatta hani bugün benzer şeyleri konuşurken, şimdi sen güzelce şu da olacak bu da olacak diye söylerkence. Mesela dipsomeni söz ederken o şöyle diyor, alkolizmadan büs bütün ayrı bir şeydir.
Alkolizma içkinin uzun müddet kullanılmasına ileri gelme, bir zehirlenme deliliydi. Hâlbuki dipsomik muhakkak ve nöbetle gelen şiddetli bir içki düşkünlüğüdür. Dipsomi birçok manazi hallerde isteri de epilepsi de liphemani'de hatbitene mütehir cinnetlerin başlarında vesaire neyse görülebilir. Ama diyor ki, esas vasfı nöbetle kesik kesik gelmesi bu hal geçince hastada bir pişmanlık, bir utangaçlık olması, böyle bir irade zaafına uğradıkları gülünç haline düştükleri için canlarının çok sıkılmasıdır.
Birini alkol bağımlılığının biyolojik. Hasarıyla daha çok tanımlıyor anladığım kadarıyla. Evet, Dilan ürünü de bir. Çeşitliğe bağlı bir organik beyin sendromu eskidi işte diğeri dürtü kontrolüyle ilgili bir güçlük olarak sapta. Ve onu da bir utanılacak bir şey kriptomini de olan gibi aslında piroman'i de olan gibi.
Belki bir takım. Cinsel sapmalarda da olan gibi denebilir. Onu da ayrıca belki konuşmak gerekir. Peki ben bir şey sorayım mı burada örneğin dipsomiği ya da diğer saydığımız stanları burada obsesif kompsif bozukluk spektrumunu bir parçası gibi kabul edip. Ele aldığımız zaman örneğin benim işte şubem yok. O yüzden bilmiyorum da hani dipsomanik bir hasta geldiğinde acaba o alkol içme duygusu ya da dürtüsü kendisinde o an bir utanç hissi uyandırıyor mudur? Klasik okab hanım atıf yaparak sorayım ben bunu.
Hayır yani dürtü denetleme bozukluklarında olduğu gibi veya o hipnoz örneğinde olduğu gibi aslında o dürtü geldiği zaman onu gidermek için ve rahatlatmak için dayanmaz. Bir istek duymak onu gerçekleştirmek onu gerçekleştirdikten bir süre sonra bunu gerçekleştirmiş olmanın utancı, pişmanlığı ve rahatsızlığını yaşamak, yani her koşulda önce bir. O neyse onu yaparak rahatlama hissi var. Obsesyonda olan da aslında kısmen böyle. Çünkü kompozisyonu gerçekleştirirken bir rahatlama ve buradan bir huzur bulmak huzur denebilirse 10'a çıkart hali de var, yetmiyor, bitmiyor.
Biraz dürtü kontrol bozuklukları gibi herhalde hocam. Evet, hangisi için söylüyorsun? Dip somon iç. Evet, evet tabi. Yani onu düşününce hani okb ile yakınlığını söylediniz ya. O yüzden bu yeni obsesif kompsif bozukluk spektrumuna bazı dürtü kontrol bozukluklarının alınması da aslında anlaşılır bir şey o zaman. Trikoli romanı gibi. Evet benzerlikleri var alki tedavide de benzerlikleri. Var sonuçta söylemişti. Bağımlılık tedavisine cevap verenleriyle obsesif. Kompsif bozukluk tedavisine cevap verenleri ayrı ayrı, yani naltagsonla tedavi edilen de.
Serotonerjik ilaçlarla tedavi edilenler de var. Evet yani tabii o bizim.
Ilaç seçeneğimizin ve daha doğrusu bu alandaki paradigma yetersizliğimizin ayrı bir göstergesi. O ayrı konu onu kenara koyarak konuşmak lazım. Çünkü bunu hiç bilmeyen ve. Sadece o ilaçları ismini duymuş olan birisi. Siz de canım hastalıklara aynı ilaçları veriyorsunuz diyebilir kolayca. Dürtü konusuna geçmedim ve ilaç konusuna geçmeden önce bu bölümü burada sonlandırmak durumundayız.
Bu güzel sohbet için herkese çok teşekkür ederim şimdi. Şimdi ben bir resim ve ressamdan bahsedeceğim. Tanıdık bir ressamdan bahsedeceğim. Bu sefer Vincent van gogh'dan bahsedeceğim. Winsend van gogh 1.853 yılında. Hollanda'da doğup 1.890 yılında şu an Fransız sınırları içerisindeki bir şehirde öldü. Eee Vincent hangoh yani modern resim tarihi açısından çok önemli resimlere imza 60 biri ayrıca psikiyatrik olarak durumunu belki daha önceki bölümlerimizden birinde konuşmuştuk. Yüzeysel de olsa kendisine.
Bir eee psikozdan muzdarip ve bu nedenle de kulağını kesmeye kadar ııı giden bir ııı süreç yaşıyor. Winsen bango sadece 37 yıl hayatta kalabiliyor. Kendisinin eserleri şu an oldukça önemli kabul ediliyor ve bir çok müzede avrupa'nın önemli müzelerinde çok önemli. Eserler kategorisinde sergileniyor. Ben bugün münih'te noiye pinekotrekte bulunan bir eserinden bahsedeceğim. Vazodaki 12 ayçiçeği isimli eserinden bahsedeceğim. Ayçiçeği serisi zaten van gogh'un en az 156 tablo yaptığı bir seri şeklinde avrupa'nın çeşitli yerlerinde çeşitli müzelerde sergileniyor.
Bu resimde benim açımdan enteresan olan beni enterese eden şey oldukça gerçekçi ve canlı renkler kullanılmış olması. Ben o açıdan çok beğendim. Benim söyleyeceklerim, bu kadar bizi dinlediğiniz için tekrar teşekkür ederiz. Haftaya tekrar görüşmek üzere kendinize iyi bakın.
Podbean