Ruh Sağlığı Yasası: İstek Değil, İhtiyaç
Bu bölümde ruh sağlığı yasasının getirebileceği artıları ve şu anki uygulamada yaşanan zorlukları anlatmaya çalıştık.
Türkiye Psikiyatri Derneği'nin Ruh Sağlığı Yasa Tasarısı için link: https://psikiyatri.org.tr/ruh-sagligi-yasasi
Herkesin merhaba dikensiz gül bahçesi vaat etmiyoruz podcastinin yeni bölümünden size sesleniyoruz. Ben doktor Tahsin rolas pop bölümünde benimle beraber profesör doktor cemaat paşaoğlu, profesör doktor timuçin ural, doktor ibrahim aylak ve konuk olarak da profesör doktor fatih öncü var. Ben şeyden bahsedeceğim. Hani bir sürede şeyden konuşuyoruz? Nedir? Onun adı işte ceza hukukundan bahsediyoruz. Başka şeylerden bahsediyoruz. Burada hani bir kişinin özgürlüğünün nasıl kısıtlanabileceği aslında bize yasayla, sonuç itibariyle gösterilen bir şey.
Yani nasıl kısıtlanabileceği de gösterilen bir şey. Belki orada benim aklımda takılan birkaç ifade size sorabilirim. Hocam türk medeni kanunun 432 maddesinden soracağım. Büyük ihtimalle bütün psikiyatristlerin tanıdığı o meşhur madde burada diyor ki, akıl sağlığı, pardon, akıl hastalığı, akıl zayıflığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, ağır tehlike arz eden, bulaşıcı hastalık veya serserilik sebeplerinden biriyle topluluk gün için tehlike oluşturan her ge ergin kişi, kişisel korunmasının başka şekilde sağlanamaması halinde tedavisi, eğitimi veya ıslah için elverişli bir kurulma yerleştirilir veya ağı konulabilir.
Görevlerini yaparken bir şekilde bunun varlığını öğrenen kamu görevlileri bu durumu hemen yetkili vesayet makamına bildirmek zorundadır diye detayını da veriyor. Burada akıl hastalığını konuştuk aslında ama örneğin burada akıl zayıflığıyla kastedilen şey tam olarak ne oluyor hocam? Bu daha çok zihinsel yetersizliği kastediyor, yani mental tarlası. Temas gibi ya da başka bir organik sebepten kaynaklanan bilgisayar yetersizliklere sebep olan durumları kastediyor. Bir de burada ilginç olan ifade, serserilik, sen bunu hani serserilikten kastedilen şey yani yolda gördüm.
Hani boş boş dolaşıyordu. Alayım vesayet altın alayım herhalde. Şimdi şöyle bir defa bu, bu yasa bizim. Ülkenin bulmuş olduğu bir yasa vadesi değil. Yani bu avrupa'daki. Avrupa insan hakları sözleşmesinin bir maddesi bu.
Orada bir başlık var işte özgürlük ve güvenlik hakkı diye bir başlık var. Avrupa insan hakla sözleşmesinde onun beşinci bendinde aynen bu cümle geçiyor. Kalıp olarak oradan alınmış. Yani bu almanya'da da muhtemelen var. Benzer bir şey isviçre'de var işte fransa'da var. Böyle kara, Avrupa ülkeleri zaten oradan alıntılamış tabi onlar yasaları biraz daha teferruatlandırdı daha sonra da ama bu bu hani birincisi bizim bulduğumuz bir şey değil. Serserilik kavramının kar. Ingilizcesi de var orada zaten.
Burada tabii şöyle bu. Rada yani bu yasa bütüncül bakıyor. Bir dikkat edersen bulaşıcı hastalığı dalmış. Evet. Sokakta başıboş gezen insanı kastediyor belki orada hani onu bazıları anti sosyal kişi bozukluğu diye kastediyor ama Avrupa insan Hakları Mahkemesi içtihatlarında tam öyle değil. Orada geçen. Ama toplum açısından tehlike arz ettiği durumda ancak öyle bir risk olduğunda elverişli bir kuruma yerleştirmeden bahsediyor. Biz psikiyatristler özellikle kendi ülkemiz için söylediğim, yani biliyorsunuz biz de.
Yatak sayısı ülke nüfusuna göre son derece yeni tersis.
Dolayısıyla burada aldığımız görev. Akın hastalığı ve akıl zayıflığı ve alkol ve madde bağımlılığına yönelik olan vakaları alıyoruz. Yani serseriliği psikiyatri jargonun içerisinde kullanmadığınız için onun da bizim görevimiz olduğunu bir defa görevimiz olmadığını raporları da geçirdik. Yani bu kanun değişikliği olduktan sonra dolayısıyla onu çok üstlenmiyoruz ama. Yabancı kaynakları falan okuduğunuzda hani biraz önce ben söyledim ya sosyal kişi bozuklukların bir kısmı ya da işte bağımlı olmasa bile bazı kişilerin hastanelere yatırma gibi durumları oluyor işte onlar bu yasanın içerisine onu geniş düşünüyorlar.
Tabii orada yatak kapasiteleri çok yani insan gücü de daha fazla. Buna. Olanak sunuyorlar ama teorik olarak felsefi olarak hani psikiyatrize edilmemesi gerektiğini de hepsi de vurguluyor. Bir yandan kanun böyle emir verdiği için uyguluyorlar. Biz olanaklarımız zaten sınırlı kaynaklarla görev yapıyoruz. Yani daha çok ciddi ruhsal hastalığı olanlara ancak yer. Zar zor buluyoruz. Dolayısıyla sınırlarımızı aşmıyoruz. Yani o konuda bir problem yok. Evrensel bir şey ama ya? Sa. Ben maddesi alman şeylerine bakarken yasalarına bakarken de görmüştüm hocam.
Başka ama yetersiz, yani şu anda onu söyleyeyim, yetersiz onlar tabi giderek daha fazla detayları artık iniyorlar. Yani çok daha bunları tek tek tanımlayan bazı ülkelerde var. Ne anlama geldiğini. Elverişli kurum diyor. Dikkat edersen hastanede deniyor. Yani alternatif modeller ve sorma özgü çözümler de olan işte ulaşıcı hastalık için başka bir kurum olabilir işte. Ne bileyim başka bir ihtiyacı olan insan için başka bir kurum olabilir. O yüzden özel bir kurum ismi de belirtilmez. El geçti kurum diye altını çizer.
Peki? Buradan belki şeye geçebiliriz. Hani yasa bu konuda biraz yetersiz kalıyor dediniz ya belki o yüzden şeyi de tartışabiliriz. Hani neden yeni bir ruh sağlığı yasasına ihtiyaç duyuyoruz diye tartışabiliriz isterseniz. Daha doğrusu şöyle sorsak, yani ruh sağlığı yasası olursa şimdi olmayan neye sahip oluyor? Evet, aslında tam olarak bu. Şimdi olmayan neye? Aslında şimdi bizde bu yani. Psikiyatri hastalarına özgü değişik değişik dağınık şekilde mevzuatlar var işte en önemlilerinden bir tanesi.
Türk medeni kanunu bu hastane elverişli kurum hastalar için işte bir psikiyatri yatış kastediyoruz burada elbette. Bununla ilgili bir ibare burada var ama başka kanunlarda da mesela biyotek sözleşmesi bizim ülkemizde kanun orada da. Işte akıl hastalığıyla ilgili bir başlık var. 10'a çıkart veremeyecek hastalarda nasıl bir yol izlenmesi gerektiğiyle ilgili var işte hasta hakları yönetmeliğinde var. Tavavet kan var. Yani böyle değişik değişik kanlılar da var. Fakat şimdi psikiyatri biraz hasta hakları.
Özellikle ikinci dünya savaşından sonra. Çok önem arz etmeye başladı. Ihlaller sebebiyle. Dolayısıyla dünyada bu konuda bir hareketlilik oluyor ve ondan sonra birtakım kurallar getirmeye çalışılıyor. Özellikle istemsiz yatışlarla ilgili fakat sadece bununla da yetinmemek gerektiği sonrasında anlaşılıyor. Çünkü dezavantajlı bazı grupların özellikle ciddi ruhsal hastalığı olan grupların tedaviye erişimlerinde toplumla eşit şekilde. Faydalanması konusunda da eksikliklerin olduğu fark ediliyor. Dolayısıyla biraz daha detaya ihtiyaç olduğu öne sürülüyor.
Dolayısıyla şeyde Birleşmiş Milletler bir takım kararlar alıyor. Sonra işte Avrupa Konseyi birtakım kararlar alıyor ve yavaş yavaş ruh sağlığı yasaları ortaya çıkıyor. Ülkelerde bazılarında müstakil kanun var. Yani özel ruh sağlığı kanun olarak geçiyor. Bazılarında böyle özel bir isim altında geçmiyor. Mesela sen almanya'daki daha iyi bilirsin. Almanya'da özel bir ruh sağlığı kanunu yok. Yani orada türk şeyi türk medeni kanunu gibi bir medeni kanunu var. Bir de benim bildiğim kadarıyla belediyelere de hastaların tedavilerine yönlendirme ile ilgili bazı bölgelerinde mevzuat var.
Fakat onlar çok teferruatlı yani. Çok ayrıntı bir hastayı kim yatıracak, nasıl yatıracak, ne kadar sürede hakime bilgi verilecek? Hakim bir kişi atayacak mı? O bilirkişi raporunu ne kadar zaman içerisinde verecek? Bu hasta ne kadar sürü hastane kendi rızası dışında yatacak gibi böyle çok detaylar var bu. Bunlar tabii o uluslararası alınan kararlarda hep hani şöyle olması lazım, böyle olması lazım. Birleşmiş Milletler ve Avrupa konseyi'nin almış olduğu kararlarda sonra dünya saha kör. Için dahil oluyor ve onlar da bir hukuksallık anda olma olması gerekenlerin altını çiziyorlar.
Yani bir defa bu hastaların hepsinin temel haklarının olduğu tedavi, erişim haklarının olduğunu efendim. Söyleyeyim, toplum içerisinde yaşamalarının en önemli soğuduğunu, daha az kısıtlayıcı ortamlarda yani daha az istemleri dışında tedaviye tabi tutulmaları gerektiğini istemsiz tedavi uygulanacaksa en son seçenek olması gerektiğini, onlara seçeneklerini tutulması gerektiği efendime söyleyeyim işte gizlilik haklarının olduğu.
Iyi standartlarda tedavi görmeleri gerektiği.
Tedaviye muhakkak hızla alma konusunda gayret gösterilmesi gerektiği gibi yani bir sürü böyle haklardan ve yapılması gerekenlerden bahsediliyor, işte istemsiz yatırıldıysa o kurumların nasıl özelliklerde olması gerektiği insana yaraşır insan olunur, ne yaraşır olması gerektiği konusunda altını çiziyor ve bunlarla ilgili bu standartları bekliyor. Sonra ülkelerde işte kimi ruh sağlığı kanunu da, kimisi de medya. Kanunu detaylandırarak bunların olmasını sağlıyor. Bizim ülkemizde de.
Tim çınar'in de söylediği gibi aslında çok uzun yıllardır buna gayretler var aslında tarihsel olarak var. Yani neredeyse 150 yıllık biyolojisi var işte o şeyde bakırköyün öncesinde top taşı bir mağarhanesi baş hekimi var. Monşeri onun zamanında monjeli italyan asıllı bir hekim zamanında. Bir. Bir mahhanadiler tüzüğü düzenliyor. Avrupa'dan esinlenerek işte bir hasta nasıl gelmeli, nasıl yatırılmalı, nasıl çıkarılmalı, kime teslim edilmeli şeklinde düzenlemeler var son. Ra sektiği oluyor Cumhuriyet döneminde işte.
Yasal boşluklar oluyor. Suç işleyenler için var. Ceza Kanunu var. Öncesinde de var, sonrasında da var ama.
Suç işlemese bile evinde hastalanıp. Gerek intihar gerekse başkalarına zarar vermesi olan hastaların nasıl hastane yatırılacağı ile ilgili uzun yıllar bir boşluk oluyor maalesef. Ve bu boşluğu da doldurma girişimleri psikiyatristler tarafından hep dile getiriliyor. Aşk ülkelerin işte fransa'nın falan ruh sağlığı yasası örnek alınarak yasalar yapılıyor. Taslaklar hazırladığı özür dilerim bir türlü. Ilk yarısı da öyle yapılıyor, ilk yarısı da fransızların yasasının monjeri tarafından alanyası, onun çevirisi bastın ararsan.
Fakat bir türlü başarılı olunamıyor. Yani bu çabalar sekteye uğruyor. Siyasiler kına olmuyorlar, sorun yokmuş gibi davranıyorlar. Gerçi sizlerle dalga geçiyorlar. Mönce ile de dalga geçmişler aslında niye bu kadar uğraşıyorsun diye sonra izzettin iş adam 1.900 kırklarda ya fransızların yasası var. Gelin şunu çevirelim diyor, onunla da aynı şekilde yani ne ne uğraşıyorsun falan gibi. 10'a çıkart da bir. Ne denir kulp takıyorlar? Evet. Bize kadar geldi. Işte sohbet. Adam dedin dimi. Izletti şu adam, evet, meşhur psikanalist freud'un arkadaşı ya da yazışma arkadaşı diyelim.
Evet, onunla yazışan bir bir kısa sürede bakırköy'de görev yapan, görev yapan ama bakırköylülerin de çok bahsetmediği aslında. Kütüphanesinden bir kitap bana hediye edilmiş durumda. Çünkü kızıyla tanışmıştım.
Bir bizim elbette inşadını da konuşuruz. Önemli bir şey var, seyretmiyor. Kızı da kıymetli bir psikologtu bana. Babasının kitabını hediye etti. Şu anda kütüphanemde var. Ne güzel, çok kıymetli. Neyse dönelim konuya. Yani daha sonrasında işte psikiyatri derneği dahil oluyor ve psikiyatri derneği de çaba harcıyor. Yani ruh sağlığı kanun taslakları hazırlıyor ve bu taslakları meclise sunuyor. Siyasi partilerle paylaşıyor. Son yıllarda da işte bütün timuçin abinin derli'nin yaptığı dernik Başkanlığı zamanında diğer.
Ruh sağlığı dernekleri ve hasta hakları dernekleriyle beraber yani topluca mecliste bir araya gelerek. Taslak hazırlanmıştı, sonra o revize de edildi. Yani dernek aslında bir yandan kuşaklar içerisinde güncellemeye çalışıyor. Dünyadaki gelişmelere tabii ki kültüre ve ülkemizin özelliklerine göre de revizyonlar yaparak meclise taslaklar sunuyor. En son 2.020 üçte tam seçim öncesi bir son taslak sunuldu. Yine bu derneklerin hepsinin görüşün anında hastakları derneklerinin de görüşün anında bir taslaktı ama maalesef seçimler araya girdi.
O taslak da mecliste sağlık komisyonu'nda takılı kaldı.
Tabii bunun sağlığı yasası şöyle söyleyebilirim, yani bu bizdeki ruhsal yasız biraz kapsamlı oldu. Bunu da dernekler karar verdi. Psikiyatri derneği başta olmak üzere hepsi tartıştılar, çalıştaylar yapıldı. Çalıştaylar sonucunda. Biraz detaylı oldu. Şu sebebi de şu birçok. Farklı meslek grupları biraz meslek yasası haline gelmesini istediler. Aslında bakarsanız. Çünkü onlarda da boşluklar var. Onların görevi tanımlarıyla ilgili de meslek yasaları yok, odaları yok. Yıllardır olmayan bir psikologlar odası yok.
Belki psikolojik danışmanlar, rehberler hep beraber bir odaları olabilir. O yok. Işte öyle olunca hepsi haklı olarak kendilerine bir yer bulmak adlandırılmak istediler daha doğrusu. Evet yani aslında bak şükür ülkelerin şeylerine baktığınızda kalmana böyle özelleşmiş olsa kanlarını da hani şey yok. Yani bütün bu sağlığı meslek gruplarını sayan, onların tek tek görevlerinin olduğunu sayan bir kağnur yok yani ama işte istemsiz yatışa kim karar verir, psikiyatrist kararı verir. Sosyal hizmet uzun şurda yer alırtı.
Bir şeyler var ama hani tek tek görevini tanımlayan bir şey yok. Böyle bir ihtiyaç doğdu. Ülkenin koşulları gereği dolayısıyla hani tam bir içerik olarak meslek lisesi olmasa bile. Burada dayanakta şu oldu, yani uluslararası şeydi. Bu hizmeti veren kişinin nitelikli olması gerektiği. Açıyor birleşmiş milletler'in ve dünya sağ grubu belgelerinde o zaman bu nitelikli hizmeti veren kişilere de oraya biraz çerçevesi sınırları belirli şekilde çizmek gerektiği konusunda hemfikir olundu. Ve hangi meslek grubu özellikleri, nasıl olması lazım, hangi alanlarda yer alabilirler gibi bir şey oldu biliyorsunuz.
Buradaki şöyle de bir sorun var bizim. En merhamet gerek yok. Gerek ruhsal sorun yaşayan gerekse ruhsal hastalığı olan kişileri istismar eden. Bu alanda yetkisi olmayan, yetkinliği olmayan insanlar da çok fazla dolayısıyla. Dayanakta nitelikli hizmete erişimde nitelikli meslek gruplarının ya bu konuda eğitim almış yetkileri olan yetkinlikleri olan gruplar kimlerdir? Bunların dışındaki kişilerin de hizmet vermemesi gerektiği şeklinde bir eklemeler yapıldı. Başka şeyler de etkisi mesela başka dünyada pek olmayan şeyler bunlar hiçbir şekilde sosyal güvencesi olmayan hastaların otomatik olarak sosyal güvenceye kavuşturması, ulusal hastalara olanların.
Özel sigortalarda yine bu hastaları da kapsayacak şekilde sigorta yapmaları eklendi. Ya bunlar aslında gerçekleşse o oldukça ülke için önemli şeyler nemrutacak diye düşünüyorum. Hastalarımız adına yani bizleri de tabii sınırlayan yani biz yatışı nasıl yapacağız, istemsiz nasıl yapacağız? Tabii ki sistemin dışındaki yetiştiren en son çare olması gerektiği alternatif neler olabileceği bu hastalara danışmanlık hizmeti veren bazı kişilerin olması gerektiği vurgulanıyor. Türkiye'de böyle bir yapılanma yok.
Bu yapılanmanın nasıl olması gerektiği. Bu kanunda var.
Mahkemeler özelleşmiş mahkemeler kararları verirken hızlı olmaları gerekiyor. Bu hastalarla ilgili kararları bazı hastalarda biliyorsunuz homojen bir uygulama yok. Hukukta da yani kimi yerde siz mahkemeyi bildiriyorsunuz. Karar gelmiyor. Mesela şu anda mevzuatta resmi sağlık kurulu diyor. Ismi dışında yatırılan hastalarda özel hastaneler resmi sağlık kurulu yapan statüde değil şu anda. Yani türkiye'de o kadar heterojen bir uygulama var ki. Bu bunları aslında bu kanun tüm ülkede uygulanabilir, standardı edilmiş bir şekilde.
Hastaların tabii ki gelini yani nice'de bu sağlık alma hasta bakarsanız hastaların. Istiyorsanız ben burada bir araya geleyim. Ufak bir müzik molası verelim. Daha sonrasında tekrar devam edelim. Bugünkü müzik parçamız ister ya isimli anne derger tarafından çalınan parça daha sonrasında tekrar birlikteyiz.
Anne daha geriden hisleriya'yı dinledik. Ben sözü cemaat başoğlu'na bırakayım. Kendisi bir şey söyleyecekti. Oradan devam edelim istiyorsanız. Genel olarak bir soru soracak olsak, yani böyle zorunlu yatışla ilgili olarak uygulanan prosedürle ilgili pratik yapılmakta olan şeyle ilgili yapılması gereken bir hekimin yapması gereken şeyle ilgili olan. Şeyleri bize söyleyebilir misin prosedür? Şu andaki mevcut yasalara. Göre mi? Evet, evet. Ya. Şu anda mevcut olan yasa biraz önce Tahsin de söylediği temel yasa, türk medeni kanun türk medeni kanunu 432 maddesi var.
Burada biraz önce okudu da zaten işte akıl hastalar akıl zayıftı ya da alkol ya da madde bağımlılığına bağlı olarak toplum açısından tehlikelilik arz eden hastalıklarda elverişli bir kuruma yerleştirilir. Böyle bir durumun varlığında da ilgili kişilerin muhakkak mahkemeye bildirmesi gerekir diyor. Yani bizim buradaki şeyimiz böyle bir durum var, bir hastalık belirledik. Bakın zayıf belirledik. Uyuşturucu bağımlılığı belirledik. Alkol bağımlılık dedik ve buna bağlı bir tehlikelik söz konusuysa semptomlardan kaynaklı.
O zaman kişinin isteme dışında yatış yapabiliyoruz. Yani aile ne yapmalı? Böyle bir durum olduğunda ne yapıyor? Şimdi aile için şöyle yol var, şu anda türkiye'de ciddi bir problem var ama. Aileye 112 arayıp yardım isteyebilir. 112 acil sağlık hizmetleri psikiyatriye biraz tıbbın dışında gibi görüyor. Şu andaki pratik uygulama daha çok öyle burada. Kişinin rızası yoksa hiçbir şekilde gidemeyiz diyor. Yani bilinen eski yatışları olan ağır ruhsal hastalıklarda bile buna benzer tutumlar maalesef görüyoruz.
Aile kaymakanlığa gidebilir, ilçelerde il il merkezlerinde valiye gidebilir, oraya dilekçe verebilir ve bu dilekçeler doğrultusunda hızlıca hastane naklini isteyebilir ama bu 4 dörtlük işlemiyor maalesef. Işte ruhsal kanlı bunlar için gerekiyor. Üçüncü seçenek aile mahkemeye başvurabilir. Bugün biliyorsunuz mahkemeye başvurduğunuzda bu 432 yıl önce sulu hukuk mahkemesi'ne başvurabilir. En yakın duruşma 12 ay sonraya veriliyor. Halbuki bizim burada kastettiğimiz şey acil bir durum var. Yani psikiyatrik tablo acil müdahale edilmesi gereken bir tablo.
Yasanın diğer bir eksikliği de şu. Intihar yok yasada dikkat ederseniz toplum açısından tehlikeli. Dahil edilmemiş öyle mi? Evet ailedilmemiş bu yani diğer ülkelerdeki yasalarda aslında intiharda dahil kendisine yönelik tehlikelik de dahil eksikliklerden biri o. Bizde onu biyotıp sözleşmesi içeriyor. Biraz önce söylemiştim. Youtube sözleşmesi bizim uluslararası bir sözleşme ama aynı zamanda. Kanun olarak da biz de meclisten geçmiş durumda. Orada bu var. Kendisine yönelik zarar verme riski ya da organ kaybına sebep olacak hastalıklarda da hekime kişinin rızası olmasa da onamı olmasa da tıbbi müdahalede bulunma hakkı veriyor.
Yani 1 ekim ne yapmalı? Bu biyotıp sözleşmesine dayanarak. Böyle bir eğer intihar riski varsa bu risk ciddiyse yakın gelecekte gerçekleşme riski varsa el derecelendirmesi yaptığında o zaman kişi 10'a çıkart vermiyorsa yakınlarından onam alması gerekiyor. Akınları olan vermese bile eğer riskin çok çok büyük olduğunu düşünüyorsa buna rağmen yatış yapabilir. Yetkisi var ama en kısa sürede de yasal yollarla ilgili merceği bildirmek zorunda. O da bizde işte su Hukuk Mahkemesi oluyor. Biz genellikle raporlarınızda yıl.
Son yıllarda söyleyeyim onu bu bi youtube sözleşmesini ve türk medeni kanunu ikisini birlikte içerecek şekilde yazıyor. Yani ikisini de vurgu olsun, ikisini de kapsasın diye.
Yani prosedürde acil iş geçti. Ciddi bir eksiklik var ama acile geldikten sonra hekimin yetkisi var. Tabii müdadi bu bütün dünyada öyle yani özgürlüğünü kısıtlama olarak değerlendiriyor. Hastalıkları örgütleri tarafından haklılar fakat burada tıbbi yarardan fayda gördüğünü düşündüğüm için yani ciddi bir tıbbi durum var. Çişi kendi hayatıyla ilgili ya da başkalarına zarar vermen ile ilgili ruhsal hastalık sebebiyle karar verme kapasitesi yok. Yani en. Dikkat olanı seçmiş oluyoruz diyorsun değil. Mi evet, evet onun yararına yönelik bir işlem yapıyoruz ama bunu da yargı ya bildirerek oradan yetkiyi sağlamlaştırıyoruz.
Aslında geçici bir süre bunu yapıyoruz. Rapor düzenliyoruz, rapor mahkemeye gidiyor. Mahkemeden de karar gelmesini bekliyoruz. Karar gerçekten sonra da işte top. Lum açısından tehlikeli önemli ölçüde azalınca kadar hasta tedavi oluyor zaten kanunda şöyle diyor, yani elverir el vermez işi çıkarılır diyor. Bizim kanunda bu başka ülkelerde süreler bilirlermiş. Yani belli sürelerle asla hakimi hesap vermek, denetlenmesine izin vermek, uzayacaksa gerekçelerini sunmak gibi ara süreçler. Tanımlanmış bizde yok.
Bizde onlar adli ceza hukukunda var. Bizde ceza hukuku da var. Evet ceza hukukunda. Durum bu, yani işleyişle ilgili ciddi sorunlar var. Yani her şunun da belki altını çizmek lazım. Siz ne kadar kanunu iyi yaparsanız yapın, uygulama çok önemli aslında.
Dolayısıyla yani. Uygulayıcıların tutumu, yasayı, işletmeleri, devletin onu uygulamadaki kararlılığı ve tabii ki kişilerin haklarını uygulayıcıların da bir takım yetkilerini bilmeleri gerekiyor. E tabii uygulamayacaksa anayasayı da uygulamaya biliyor. Yani uygulayıcılar. Evet. Maalesef. Öyle ama şey çok önemli yani hekimin hakikaten kendi kararını verme yeterliliğinde olmayan bir hastayı. Değerlendirip yurt dışına karar verip onun için iyi olanı yapma yönünde bir irade kullanabilmesi gerekir. Psikiyatri de geçen haftalarda konuştuğumuz şey de buydu zaten.
Hani himaye patriarki vesaire bunları konuştuk ama böyle bir duruma gerek var. Çünkü ağır kanamalı gelen bir hastanın ameliyatı olmayı kabul ediyor musunuz, etmiyor musunuz sorusuna ihtiyacı yok, yani onu uçacaksınız, ameliyatınızı yapacaksınız, hayatını kurtarmak için her şeyi yapacaksınız ama. Tabii ki hastalıkları zaman ucularının da sen bunu ne hakla yaptın, ne kadar şeffaftın bunu yaparken doğru karar verdin mi işte? Tıbbi etik, bilimsel açıdan doğru yaptın mı? Diye hesap sorması gerekir. Tabi ki gerekir ki bu yetki sonsuz bir şekilde kullanılamaz.
Tam da bu. Kesinlikle aslında bak buradan çok alakasız daha bırakan bir konuya doğru çekeyim size.
Aslında bunlarla alakalı bir şekilde ama mesela geçmişte trumpın Başkanlığı döneminde. Trumpın davranışları ya da sergilediği tavırlar yüzünden bir. Bir tür hastalığı olduğunu ve psikiyatrik olarak değerlendirilmesi gerektiğini iddia edenler oldu. Ortalık ayağa kalktı işte hastadır değildir, sağlıklı karar veriyor, vermiyor filan diye e bir psikiyatrist çıkıp orada şey dedi. Yani siz psikiyatri kötüye kullanamazsınız, adımı olursunuz da sandıkta yasal yollarla alt etmeyi becerin yani bu beceriksizliğimize psikiyatriye alet etmeyin edemezsiniz sonuç olarak.
Hani onun. Yeterliliğini hukuki açıdan ruhsal açıdan değerlendirecek bir donu durumda değiliz. Ya da. Ben komplostmenti olup olmadığını. Kompostosentist olup olmadığını çok güzel söyledin. Ağzına sağlık tam da öyle evet ama öte yandan mesela bu böyle. Ama bizim tarihimizde bir halifenin bir Osmanlı sultanının bu yolla tahtan indirilmişliği de var. Beşinci Murat yani şeyin Osmanlı tarihinin en kısa hüküm süren padişahıdır. Sanıyorum abdülaziz'in yerine gelir ve hatta bir bir rahatsızlığı da var. Bilinen o rahatsızlığı nedeniyle ve böyle öldürülme korkuları falan da çok yoğun o dönemde.
Ama buna rağmen alelacele bir şekilde. O tahtan indirilip o getirilir filan. Ilginç olan şey beşinci Murat. Bu rahatsızlık. Nasıldı seyri başlangıcı filan onlara çok hakim değilim ama o bilinen rahatsızlık her neyse, abdülaziz'in ölümüyle birlikte ki hani intihar mıdır, değil midir çok oda tartışılır ya gerçekten öldürüldü mü, başka bir şey mi oldu filan o arada bir. Tuhaf tablo sergiler, yani bir odada oturur ya da yatar ve gözünü tavanı diker ve hiç kıpırdamadan öyle kalır. Yani bizim bugün böyle yorumlamamız zor ama katoni diyebileceğimiz bir tablo gösterir.
Hatta onun bir doktoru var. Japonya ya da kapol gibi bir adı var. Fatih artvin'li çok güzel yazmıştı. Bununla ilgili güzel bir makalesi de var. Beşinci muratın tahttan indirilişi ile ilgili bu adamcağızın 10'a çıkart uyguladığı. Tahsin hemen PDF olarak bize. Bir tedavi yöntemi de var. Yıllardır böyle yapıyor. Yani 2 dakikaya telefonlarımızda buluyor. Hemen olarak var. Sülük tedavisi uyguluyor. Beşinci murat'a böyle 50 60 100 filan sülük tutuluyor ve maalesef tabii çok şey oluyor. Gerçek tedavi yapılamıyor.
O zaman da zaten psikiyatrik gerçek tedavi nedir tartışılır ama. Bu daha da kötüleştiriyor tabloyu ve bunun üzerine bir değerlendirme yapılıyor ve psikiyatrik olarak yapılan. O değerlendirmenin sonucunda hükümdarlık yapamayacağına karar verilerek doktor raporuyla tahtan indiriliyor.
Böyle de bir başka uç örnek var yani bu. Ülkenin hep ceddimiz, atamız filan diye konuşulur. Ben bu ülkenin psikiyatristleri Osmanlı döneminde bir Osmanlı padişahı ve dahası halifesini tahtan indirmişler, ruh sağlığı yerinde değil diyerek ve dönemin ruhu da buna izin vermiş. Çünkü zaten şartlar oymuş. Ama bunu hemen hatırlatarak önceki örnekle. Bütünleyeyim. Bu oturup 2 tane psikiyatristin kendi kendilerine şimdilerde televizyondan o zamandaki karşı pencereden bakarak bu tuhaf davranıyor. Kesin hastadır diye karar vermeleriyle olmuyor.
Bu kadar basit değil bu iş ve zaten olmamalı da. Bütün ne niye anlattım? Şimdi bugünlerde geçtiğimiz günlerde daha doğrusu aslında bir tak. Im olaylar yaşandı işte cinayetler işlendi ve arkasından işte nerede bu psikiyatriye psikiyatriyle psikiyatristlerin sorumluluğu vesaire diye ortalık ayağa kalktı. Köşe yazarları yazılar yazdığı ne işe yarıyor? Bu psikiyatriye filan diye ne diyorsun fatih ya ne işe yarıyor bu psikiyatri?
Ya. Bir defa psikiyatri olmadan da olmuyor yani. Varlığı bir dert yoklu biter. Ya ben bunu şeye bağlıyorum. Yani biraz aslında gerçekten çaresizlik ve sorunu büyüklüğü nedeniyle şaşkınlığa ve mucizevi bir çözüm arayışına bağlıyorum ve yanlış değerlendirmelere bağlıyorum. Yani çocuksu bir düşünce. Çünkü psikiyatri aslında geçmiş yıllarda bunları çok denemiş. Yani hakikaten uzun yıllar biliyorsunuz çok büyük akıl hastaneleri yapılmış birçok kişi. Oralara yatırılmış. Burada işte biraz önce konuştuk, yani üçüncü yıllar çok ağır davul çekişilik pozitifları yatırmış, uyuşturucu madde bağımlıları yatırılmış işte eroinmanlar bir dönem yatırılmış.
Fakat sonucu çözmemiş, yani cinayetler bitmemiş. Suç bitmemiş çünkü sadece psikiyatrinin çözebileceği bir şey değil bu. Dolayısıyla bu şu andaki mevcut o. Şok infial yaratan çok ağır bir olay. Hani hakikaten olaya bakınca da insan bir müsebip arıyor, yani niye böyle, niçin böyle, bunu kim çözüm bulacak gibi? Bazen bunlar tabi bilinçli, yanlış yollar gösterme gibi de olabiliyor ama bazen spontane bu işte. Konuşmanın başında da söylemiştim. Yani amerika'da olduğunda amerika'da da avustralya'da o okul baskı olduğunda orada da benzer şeyler oluyor.
Dolayısıyla bir çaresizlikten kaynaklanıyor. Ama biz biliyoruz ki yani büyük.
Cinayetlerin hepsi akıl hastalığından kaynaklanmıyor. Ve hepsi psikiyatrik işler değil. Evet psikiyatri. Bunlarla ilgilenebilir, fikir verebilir ruh halinin değerlendirmesinde yer alabilir ama. Bilinçlilik yapabilir. Evet yani sorunun çözümü konusunda ki.
Ne diyelim becerisi belli ölçülerde. Orada şeyi de ayırt etmek gerekmez mi? Klinik psikiyatri uygulamasıyla psikopatoloji bilgisini ayırt etmek gerekmekte. Kesinlikle tabii ki çok doğru. Evet yani. Ayrıca onu söyleyemediği onu yaparken genel geçer şeyleri de hani geçen bölümde söylediğim gibi Google kuşunda kahraman. Kahraman olan kişinin aslında hatırı sayılır suçları olan ve oraya kapatılmış olan bir kişi olduğunda unutmayalım. Orada bir devrim yapıyor. Hastalar için iyi oluyor ama bunu yapan bir suçlu aslında ve yeni yeni.
Seyrettim tekrar ve evet tam dediğin gibi düşündüm. Evet ya orada kahramanlaştırılan kişi geçenlerde işte surlarda adam öldüren kişinin bir benzeri aslında o da hastane yatmış, o da hastaneye yatmış. Niye tedavi edilmedi? Öbürü zorla tedavi ediliyor gibi görünüyor. Yani nereden baktığımıza göre de çok fazla değişiyor işler. Evet, bir de mesela biraz önce sizi yasalardan örnek verirken şimdi bu derslerden bir tanesi şu mesela bizim yasalarımızın beklentisi ciddi ruhsal hastalığı olan hastaların bile tamamen iyileşmesi değil.
Yani bu açık açık yasaya da geçiyor. Yani toplum açısından tehlikenin önemli ölçüde azalması. Hani hedef orada tamamen iyileşmek ya da tehlikenin tamamen ortadan kalkması gibi bir şey söz konusu değil. Beklentileri zaten yıllar içerisinde süzülerek belli bir ölçüde tutulmuş. Şimdi böyle olaylarda toplum beklentisi bir sihirli değnekle psikiyatristlerin tüm bu sorunları çözmesi tabii ki. Çünkü psikiyatristleri şöyle de bir şey veriliyor, bunlar hastane kapatabilir ve. Yatırabilir gibi bir şeyleri de olduğu için yetkileri ama söylediğim gibi uluslararası uygulamada bunlar sınırlı yetkiler yani belli ölçülerde denetlemeye açık şeffaf olması gereken şeyler.
Bir bir yandan büyük bir güç atfetme, bir yandan da hani bu buna hakkınız yok. Aman sınırlarınızı bilin deme durumundayız ve tabii belki de denme deme değil de tabii biraz bu büyücü doktor akipinden de herhalde payımızı alıyoruz. Diye düşünüyorum. Belki burada bir de şeyi söylemek gerekebilir. Burada hani şey diyor ya hani nerede bu psikiyatri servisleri aslında psikiyatri servisleri var da içinde yeterli yatak var mı? O da bir tartışma konusu bence. Çünkü OECD nin yani 2.021 verilerine göre türkiye'de 100.000 kişiye 5 tane psikiyatriye yatağa düşüyor.
Almanya'ya baktığınızda 100 binde 140 gibi bir oran hani neredeyse 20 katından da fazla bir oran ve diğer Avrupa ülkelerinde daha da fazla sadece Türkiye OESD ülkeleri arasında bir tek meksika'yı geçebilmiş. O da meksika'yı geçebilmesinin sebebi büyük ihtimalle şehir hastanelerinin açılması. Şehir hastaneleri açılmadan önce son sıradaymış Türkiye. Yani o açıdan da bakmak gerekiyor belki. Tabi yani aslında yatağın olsa da bir kısımlarını asla yatırmayacağımızın da altını herhalde defalarca çizmemiz lazım yani.
Her suç potansiyeli olan kişinin. Bir kez psikiyatrik bozukluktan yakında ya da servise yolu düştü diye alnına bir hastadır. Etiketi yapıştırıp sonsuza kadar onu tedavi ederek ya da hastane yatırarak suç işlemesini engelleyecek bir gücümüz yok. Kadıköy öyle bir gücümüz varsa da herkes korksun bence psikiyatriden. Hızlı köşe yazısı yazanların şeyi. Yanılgısından ibaret. Bence fatih çok güzel söyledi ya. Böyle çocuksu bir tutum var diyerek adlandırdı. Et bu bölümün de sonuna geldik ııı bence güzel bir tartışma oldu ben burada.
Bir kaç şeyden bahsetmek istiyorum öncelikle. Bahsettiğimiz ruh sağlığı yasa tasarısını belki Türkiye psikiyatri derneği'nin yasa tasarısını aslında herkesin erişebilmesi ve okuyabilmesi için pot kesini açıklamalar bölümüne linç şeklinde bırakabilirim. Ilgisini çeken olursa oradan değerlendirebilir, bakabilir. Şimdi eee bu bölümün sonunda da ben yine bir ressam ve resim hakkında bilgi vericem. Bugünkü eee bilgi vereceğim. Ressam aslında hepimizin yakından tanıdığı biri. Winsen vango ııı winsend van gogh'un ben bugün ııı.
Akıl hastanesi koridorlarında eee isimli tablosunu ııı seçtim. Şimdi bildiğiniz üzere winsend bango. Uzun bir süre hayatın önemli bölümünde bir akıl hastalığıyla baş etmek zorunda kalıyor bu. Akıl hastalığıyla ilgili sorunlar nedeniyle kendisini bir manastırı da bulunan sen rami de provens isimli psikiyatri hastanesine yatırılmasına neden oluyor. 12 ay boyunca orada yatıyor. Yaklaşık bir yıl boyunca orada yatıyor. Eee, manastırın içindeki ve çevresindeki buğday tarlaları zeytinlikler selviler ııı, güller eee onun ııı.
Akıl hastanesindeki yatışında kendisini her zaman ilham oluyor. Eee. Burada ilginç olan şey aslında bu saydığım şeyler yerine o buğday tarlaları zeytinlikler, selbiler, güller yerine kendisi burada hani keskin bir şekilde.
Sessizlik ve tekinsizlik hissi yaratan bir yeri çiziyor. Akıl hastanesinin koridorunu çiziyor bu çizimi de. Kardeşine teo'ya bu hastane hakkında bir izlenim edinmesi için gönderiyor. Işin kötü olan tarafı büyük ihtimalle bu eee akıl hastanesinde geçirdiği süre aslında pek bir işe yaramıyor ve bu taburculuktan kısa bir süre sonra da bir insan van gogh intihar ederek hayata veda ediyor. Eee bu tabloda ilginç olan şey bence van gogh'un. Boş sayılabilecek bir koridoru inanılmaz güzel bir şekilde renkleriyle el betimlemesi olmuş diye söyleyebilirim.
Bizi dinlediğiniz için çok teşekkür ederiz. Haftaya tekrar görüşmek üzere kendinize iyi bakın.
Podbean