Hasta ve Suçlu Sınırı
Prof. Dr. Fatih Öncü'nün konuk olduğu ikinci bölümde hastalık ile suç arasındaki sınırları psikiyatrik bozukluklar bağlamında ele aldık.
Herkesin merhaba dikensiz gül bahçesi vaat etmiyor mu? Spotlinin yeni bölümünden size sesleniyoruz. Ben doktor Tahsin rolas bu potkes bölümünde benimle beraber profesör doktor cemaat paşaoğlu, profesör doktor timuçin, Nuray, doktor ibrahim aylak ve konuk olarak da profesör doktor fatihi öncü var. Geçtiğimiz hafta aslında adli psikiyatrinin biraz temellerini atmıştık. Ne olduğu hakkında konuşmuştuk. Bizim bu seri bu bölüm serisini çekmemizin amacı aslında. Son haftalarda yaşadığımız tatsız olaylardı.
Güncel hakkında biraz bilgi vermek ve hani psikiyatrinin bu konuda nasıl düşündüğünü, neler yaptığını gösterebilmek açısından bu bölümleri çekmeye karar vermiştik ibrahim bey. Sanırım bu konuda söyleyeceği bir şey var. Öngörülebilirlikle ilgili ben sözü kendisine bırakayım. Buyurun ibrahim söz sende. Bu son dönemdeki olaylarda sanki şöyle bir tema baskındı, öngörülebilirlik yani mesela aslında cem hoca'nın da söylediği psikiyatrinin tıbbın içinde yer edinme isteği, onu pozitif bilimlere ya da müspet bilimlere yaklaştıran bir şey ve pozitif bilimler de sosyal bilimlerin aksine.
Öngörülebilirliği içinde büyük bir bileşen olarak barındırıyor. Yani bu psikiyatriye atfedilen, bunun suç işleme potansiyelini nasıl öngöremediniz de taburcu ettiniz. Şikayetleri biraz bununla mı alakalı diye düşündürdü bana. Yani biraz beklentilerin yüksek olmasıyla bu biraz da çaresizlikten aslında oluyor. Yani bir sihirli şey olsun ve bizi buradan kurtarsın gibi bir beklenti var. Yani tehlikeli belirlenmesiyle ilgili aslında bunu psikiyatristler de kafa yoruyor yani. Aslında bir yandan biz bunu yapıyoruz ama bizim bunun yaptığımız şey daha çok aldığımız eğitim.
Ve geçmişten gelen o dersler bize bunu ancak ruhsal hastalıklarda. Bu riski tartmaya çalışmak ama hiçbir şekilde %100 belirleyemiyoruz. Biz bunu sadece oran. Olarak olabilirliğinin yüksek olduğunu düşünüyoruz ve 10'a çıkart göre de yol çiziyoruz. Bu nasıl oluyor işte intihar riskini değerlendirmek gibi başkalarına yönelik tehlikeliyi de değerlendirirken. Daha çok o ruhsal hastalığa bağlı belirtiler üstüne gidiyoruz. Bunlar da bizi işte ciddi ruhsal hastalıklar, bir majör, depresyon, bir lipolar, bozukluk, bir psikotik bozukluk tablolarında ya da işte bir mental etarda ya da bir demsın davranış bozukluklarının belirlerken aslında görevimizin sınırlarını belirliyoruz.
Bir anti sosyal kişilik bozukluğunun. Tekrar suç işleme potansiyeli belirlemek için psikiyatrist olmaya gerek yok. Yani bunu savcılar da cezaevi çalışanlara da ya da işte o mahallede o kişileri tanıyan insanlar da hani çok parlak gibi geçip gelecek olmadığını söyleyebilir. Bu görev biraz kamuoyunun baskısıyla oluyor zaten psik. Iyatriste buna kafa yoruyor. Yani teorik felsefi olarak ya da bilimsel olarak ya da işte tıbben kafa yoruyorlar. Bununla ilgili çalışanlar var yani. Şeyde. Ingiltere'de oxford üniversitesi'nin bu alanla çalışan bir ekibi var.
Belki duymuşsunuzdur. Yani şeyi sina Fazıl feyzel galiba okuyup orası iran asılı. Onun ekibi tüm dünyayla bu. Suç işlemiş, psikiyatrik bozukluğu olan kişilerin tehlikelilerinin verirlenmesi üzerine çok kafa yoruyor. Ceza bir popülasyonu yine adli psikiyatri kliniklerinde yatanlar ama onun da altını çizdiği hep şu var, bu çok boyutlu yani. Sadece psikiyatrinin işin içerisine çıkabilecek bir şey değil. Geçmişteki öyküyü demografik yapı, ülkenin ekonomik yapısı, hizmetlere erişebilmek. Cezalandırma sisteminin içeriği, niteliği ve ıslah edici başka metotların olup olmaması, toplumda takip programlarının olup olmaması bütün bunların aslında belirleyici olduğunu, dolayısıyla daha böyle makro düzeyde bakmak gerektiğini hep altını çiziyor.
Tehlikelilik riski belirleyen ölçekler üstüne de mesela çalışıyorlar onlar ama. Hakikaten eleştiriyorlar da, yani bir yandan bunların.
Kesin belirleme konusunda yetersiz olduklarını, bu çok boyutlu yapıyı anlamak konusunda yetersiz olduklarının altında çiziyor. Yani fatih şöyle bir şey sorayım, yani o zaman özgürlük ve duyarlılık bakımından yeterli değil. Bütün ruhsal rahatsızlıkları düşündüğümüz zaman ama benim uzun zamandır merak ettiğim ve hiçbir zaman tam anlayamadığım bir şey var. Ben Donald blake'de kaldım beldboys kitabında.
Orada gerçekten şeyi tarif eder. Antisosyal kişilik bozukluğunu böyle bir homojen yapıdan ve klinik diyelim. Tablodan homojen özgür bir klinik tablodan söz etmek mümkün müdür? Yani müstakil bir klinik kategoriden. Psikolog da aslında var mı diyorsun yani? Bunun en. Aslı var mıdır? Ben o anlamadım. Yani doğada diyor, aslı var mıdır timuçin yani? Psikopatik davranışla psikopati anti sosyal kişilik bozukluğu. Mutlak olarak ayrımı yapılabilen bir şey midir? Böyle bir grup tanımlanabiliyor mu, tanımlanamıyor mu?
Bu sadece bir Hüsnü kuruntu mu? Yok aslında bir grup var yani böyle. Var değil mi? Tabii bu. Yani, çünkü hep öyle inandık. Çarşı ay bu çerçeve zaten yani tanısınlandırma bu çerçeve çok geniş zaten oluyorlar ama var yani öyle bir grup var. Çok biz biliyoruz. Evet ama bunlar da kendi içerisinde homojen değil aslında. Homojen olsun istiyorum ben. Gene homojen bir kesime indirgenebilir, belki cem çalışılabilirse çünkü. Hani gerçekten amerika'daki seri katillere baktığın zaman hepsi paranoid bozukluğu ya da paranoçizopens olan insanlar değiller.
Tabi ama çok karışıklar işte. Ben diyorum ki alkollü tamlanabiliyor mu? Ama bazı anti sosyal kişilik bozukluğu örnekleri hatırlıyorum ki geçmişte yani ben bakırköy'den hatırlıyorum. Fatih benden çok daha deneyimli artık bu konuda ama hani bakınca neredeyse onların benzerliğiyle diğerlerinden ayırt edebildiğin bir grup var ama adlandırmak adını koymak şu özellikleriyle ayrılıyor diyerek üsttekilliği üzerine deskripsiyon dışında betimleme dışında bir şey yapma şansımız var mı? Ondan emin değilim. Ya ben mesela askerliğimi kasımpaşa'da yaptım ve.
2 yıl boyunca. Alıştım ve hep psikopatimi değil mi? Diye ayrım yapmaya çalıştım ama tam tarif edildiği gibi psikopati proper denebilecek olan antisosyal kişilik bozukluğu pek de görmedim. Yani hepsi. Yıl bakırköy'de de çalıştıncağım görmedim ben. Sen gördün bilmiyorum ben. Yani psikopatik davranışlarını çok kişi gördüm ama psikopatiyi ben biraz ayırt edebilmek istiyorum. Ağır psikopatiden de bahsedelim, hatta bence. Edelim ben ben bilemem size. Ağır ağır psikopati olan ağır psikopati diye tanımlayabileceğimiz tabloları da gördük.
Görüyorduk, görüyoruz da hala bilmiyorum. Fatih ne der? Evet, evet, yani özellikle şeyi. De yani tutup lüks servisine başaran. Ve gelen yatan bir grubun içerisinde görüyoruz onları. Belki hani her koruma gitmedikleri için öyle olabilir çünkü çoğunluk hayatlarına cezaevinde geçiren grupla da biz karşılaşıyoruz. Yani normal. Profillere gelmiyorlar elbette. Ama var, yani ben hatta bizim şöyle söyleyeyim, önemli figürler de var. Içerisinde medyaya. Meşhur. Meşhur olanlar diyorsun? Tabii tabii yani.
Yani çin içinde başka hastalıkları da vardır kuşkusuz ama olmayanları da kesinlikle var. Bence burada eşit başka bir şey karıştırıyor asıl.
Fatih çok güzel söyledi ya şu akıl hastalığı tanımını ve neyi kastettiğini hukuki anlamda ve onunla şu failiğin bir ruhsal rahatsızlıkla nasıl etkilendiğini ve o etkilenişin aslında hukuken işte. Karar verme ve hareket serbestisini nasıl etkilediğini ve bunun temel alındığını filan dimi. Orada tabii işi karıştıran şey şu. Yani yanlışın varsa sen düzelt beni fatih o bir madde kullanımı etkisinin alt madde kullanımı veya madde etkisini altında olmamak şartıyla geçerli olan bir şey. Yani bütün bunları yaparken bir madde etkisindeyse ve geçici bir rahatsızlıktan bahsediyorsak o maddeyi de kendi isteğiyle almışsa bir sonra enjekte etmemişse sonuç olarak yaptığı işin sorumluluğunu taşıyor anlamına gelir.
Fakat iş şurada karışıyor. Bazen madde kullanan insanlar kullandıkları maddenin etkisiyle geçici olarak ya da biraz daha orta vadede bazı tırnak içinde akıl hastalığı belirtileri taşıyıp o sırada bir takım problemler yaşayabiliyorlar ve sonra bu ortadan kalkıyor. Kalktığı zaman da eski sağlıklı ama kişilik bozukluğu olan öyle diyeyim. Sağlıklı derken o parantezin içinde hallerine de geri dönüyorlar. Ve en çok kafayı karıştıran ya da psikiyatristleri de toplumu da belki yasak oyuncuları da en çok zorlayan durumlar bunlar.
Evet diye düşünüyorum, bilmiyorum ne düşünüyorsun? Doğru özellikle son yıllarda daha fazla sorun oldu bu durum. Yani yeni çıkan maddeler bu sentetik. Uyuşturucu uyarıcı maddeler özellikle çok daha kafa karıştırıyor çok yani kliniği anlamakta güçlük çekiyorsunuz. Çünkü sürekli değişiyor. Bazı maddeler üreticiler tarafından tespit etmek çok zor oluyor. Interokasyon tablosu ne kadar sürüyor? Onu anlamak her zaman çok kolay olmuyor.
Dolayısıyla yani bundan bir 10 sene önce daha kolay oluyordu. Bizim açımızdan bir tablonun toksikasyon tablosunu ya da bir maddenin yol açmış olduğu bir ruhsal hastalık mı? Bu bir psikoz ya da duygu durumu bozukluğu mu? Bunlar çok daha rahat ayırt edebiliyorduk son yıllarda. Bu yeni maddeler biraz işi bozdu bu benim. Benim okuduğum kadarıyla aslında yurt dışında da işleri karıştırdı. Hatta bu son 10 yıl olmasa bile amerika'da bazı yasaların değişimini, bu madde kullanımı çok eyaletlerde değişime yol açtı.
Biliyorsunuz şimdi böyle tekrarlayıcı ma. Dde kullanıp aynı zamanda suç işleyen bir grup var. O grubun içerisinde infial yaratan olaylar olunca.
Toplum tabii tepki gösteriyor. Ceza sorunun olmadığı dair raporlar alınıyorsa eğer yasaların değiştirilmesini talep ediyorlar. Bazı eyaletlerde akıl aslında ama suçlu diye bir değişim oldu. Amerika'da da daha önce ceza sorumlu yok, azalmış ve var diye 3 gruba ayrılırken bir yandan da. Hem akıl hastası hem suçlu anlamına gelecek bir yeni kavram onları oluşturuyorlar. Bu kavramın çıkışı da bu madde kullanıcılarıymış. Yani tekrarlarca suç işleyen madde kullanıcısı olan kişilermiş. Bu tabi şuna yol açtı, bir yandan da içlerinde gerçekten madde yani hem ruhsal hastalığı olup madde kullanan bir grupta var biliyorsunuz.
Giderek artıyor bu mesela bu yasanın değişimi amerika'da cezaevlerine en fazla akıl hastalığı olan topluluğa yol açtı. Mesela şu anda bütün dünyada en ağır ruhsal hastalığı olan kişilerin sayısı cezaevlerindeki sayısının artışı. Amerika'da diğer ülkelerde bu kadar yok yani. Fatih bir şey soracağım, bölüyorum ama maddeler işi çok karıştırıyor olmasaydı. Akıl hastası ve suçlu diye bir kavram olmaz mıydı? Aslında o fiili olarak var yani şöyle bu. Benim söylediğim biraz tabii aşırıya varan bir kanun değişikliği oldu aslında fili olarak var.
O mesela diyelim ki bir akıl hastası düşünce bozuklukları ya da algı bozuklukları ya da de zorganize davranış ya da.
Bir duygularım bozukluğu. Uluslararası evet aşırı üyeleri, duygularımdan kaynaklanmayan davranışlarda da bulunabilir. Yani o kişi bir yandan hastadır ama belirtiler yatışmıştır. O belirtiler doğrultusunda bir eylemde bulunmaz. Iyilik halinde ya da kısmi iyilik halinde eylemde bulunabilir ve bunu da kavrar anlayabilir. Yani suç olduğunu ve sonuçlarını kavrayabilir. Dolayısıyla aslında bu fiili olarak vardı ama kamuoyunun rahatlaması için yasaya özel bir vurgu yapıldı. Bu da istenilen sonucu vermedi.
Mesela apa bu da karşı çıktı yani. Her eyalette yok ama giderek arttı sayıları. Toplumun o şeyini yatıştırmak için. Mesela çok ciddi bir sorun aslında orada. Yani bu hastalıkları, dernekleri, psikiyatristler, insan hakları dernekleri falan. O yüzden çok eleştirirler onları avrupa'da da bazen buna benzer girişimler falan oluyor ama hani OO denli değil şeyler bizde mesela bu madde meselesi. Kurullarda bu konuda karar verirken güçlükler oluşmaya başladı.
Yani Türkiye için söylüyorum bize biz ki çok rapor gördüğümüz için yani çünkü biliyorsunuz bazı vakalar farklı kurumlardan ayrı ayrı raporlar isteniyor. Oralardan gördüğümüz kadarıyla bizde de mesela bir grup bilirkişi böyle ara vakalarda karar vermenin güç olduğu vakalarda daha çok.
Bunu bir intoks gibi kabul edip cezasını tam olması lehine karar verdi. Bu tabii. Evet, öyle ya, bu tabii bilir kişilik diyeyim bir bakış açısını. Yansı doğru yansıtan bir şey değil. Yani o biraz daha bilgisayar. Veriler ya da işte elimizdeki olabildiğince bilimsel veriler ve objektif karar vermek lazım. Yoksa millet kişilerin yani biz hekimlerin görevi biz insanı cezalandırmak falan değil, orada yargıya. Bilimsel verilerle objektif, tarafsız bir veri sunmak, yani gerçeğin ortaya çıkarılmasında artık adaletin doğru tekelisine yol açmak orada biraz.
Karar verirken etkili değil, yani sadece ülkemize özgü bir etkilenme de değil maalesef ama böyle bir yapıyla değiştiriyor bu süreç. Bazı eğitimler hakimlikle hekimliği karıştırıyorlar. Evet, maalesef öyle evet evet. Burada küçük bir müzik molası verelim. Şimdiki şarkı park close'dan geliyor. Aydın wind daha sonrasında tekrar beraberiz.
Sitenin önde how ı yani? Gove sandın pabwy'e you your source Mustafa gelir. Elde esenyurt'a can.
Ben bilmiyorum hesaplığına falan jant.
Ta hoca'yı çalmayı unutmayın. Daha endişel kısayman dedim.
Data kayyum manday anne. Beraber.
Ucuz rei lan sen. E. Fenerbahçe'ye. You sola müstakil.
Ercana'dan. Ilk turistlere canım.
Esenler'inden falan James gamze'ye. Çalışmayı unuttum. Da enişatçıların kırsal anlamda.
Tekrar birlikteyiz, ben sözü timuçin hocaya bırakayım, okumuşacaktı lafını bölmüştüm. Buyurun hocam.
Yani eskiden bir olayı hatırlıyorum. Benim bakırköy'de çalıştığım zamanlarda bir adli vakanın adı psikiyatri servisine yattığı zamanı. Kronik bir hasta şizofreni tanısı almış defalarca hastaneye 61 hastanın bir yerde yemek yerken çorba içerken. Aynı mekanda bulunan bir başkası tarafından sürekli taciz edilmesi söz konusu olmuş. Yani o 10'a çıkart sataşmış laf 60 önüne bir şeyler 60 rahatsız olduğu da belki halinden tavrından, kılından, kıyafetinden bilmiyorum belliydi. Yahut da belki tanıyordu da onu da bilmiyorum ama.
Hani işte çeşitli sataşmalar, sözel fiziksel. Bu adamcağız da birkaç kez oğlum bak git filan demiş ama. Etkili olmamış söyledikleri sonunda çorba içerken kalkmış masadaki çatalı almış adamın baldırına saplamış, sonra oturup çorbasını içmeye devam etmiş. Tabi olay. Polise intikal etmiş, oradan mahkemeye derken bir ceza heyeti gündeme gelmiş. Çünkü sonuçta bir hastalığı olduğu biliniyor. Yoksa her zaman hastalığı olduğu bilinmeyip olayın gelişiminden de bazen şüphe edilebiliyor değil mi? Yahut da başka bir nedenle hasta olabileceği düşünülüyor.
Ama burada zaten bu adamın bir tanısı ve tedavisi var diye böyle düşünülmüş ve o zaman adli tıpa gitmiştir. Adli tıpın ilgili şeyine dairesi ne? Onlar da değerlendirmişler ve adamın yaptığı eylemin sebep, sonuç ve işte. Adli boyutunu da hatta kavrayabilir olduğunu, dolayısıyla cezaletinin tam olduğunu söylemişlerdi. Sonra bakırköy'e geldiğinde bakırköy'de epeyce tartışıldı. Ve hani adamın işte o çatalı sapladıktan sonra hiçbir şey olmamış gibi yemeye devam etmesi işte olayın oluş biçimi. Tabii bu böyle oturup sadece bu hikayeyle karar verilmiyor.
Dava dosyası inceleniyor. Var satanlıkların görüşleri değerlendiriliyor, muayene ediliyor muayene öncesinde ki sonrasında ki durumuna bakılıyor filan falan neyse bütün bunların sonucunda da cezaiyetin olmadığı çünkü aslında. Yaptığı işlediği suçun.
Tam olarak kavrayabilecek özellikte olmadığı kararına varmıştı. Bizim hadi servisteki heyet o zaman nasıl sonuçlandı bilmiyorum. Yani ikisi eşit olunca bir kurula gidiyor ve onlar karar veriyorlar. Nasıl karar verilmişti bilmiyorum. Ama mesela böyle şeyler de olabiliyor yani. Sadece dosyayla değil, bunu yaptıysa kesin biliyordur gibi bir takım şeylerle. Yargılarla yapmamaları. Gerekiyor bu burada bir işe ekleyebilir miyim lütfen psikiyatri ile ilgili şöyle bir genel eleştirim de var. Vardır, yoktur.
Muhakeme becerisi uygundur değildir, işte psikotiktir değildir. Filan gibi değerlendirmelerimizi biz genel olarak zaman içinde değişmeyen sabit şeyler gibi düşünüyoruz. Halbuki hiç kimse zaman içinde aynı değil ve bana göre tanısı aynı kalsa bile yani kronik bir rahatsızlığı olsa bile roma hakkında becerisinin olsa. O sırada mevcut olduğu ya da o sırada mevcut olmadığı gibi bir durumdan da söz etmemiz gerekmiyor mu? Diyor ya gerekiyor kesinlikle işte onun için öğrendik. Herhalde. Sadece bakarak demedim.
Fatih düzeltsin beni ama şu dönemeyeceği gibi yani yaptığı işin farkında. O halde ceza ehliyeti tamdır deneyim. De gibi farkında mı? O gün değil. Yani suçu işlediği anda edemeyeceği gibi şu da denemez bu adam zaten şizofreni tanısıyla tedavi görüyor o halde. Sen ceza ehliyetin. Kötüsün zaten. Ama evet, ikisi de mümkün. Bu kendini hekim değil hakim yerine koyarsa bilir. Kişi demek istedim inşallah gitmişim sana bırakıp. Yani bir şey iklim, belki hani bu yüzden ruhsal durumu muayenesi diyoruz diye söyleyebilir mi?
Yani sonuç itibariyle bir durumdan bahsediyorum. Yani bir kesitten bahsediyoruz, o kesti görüyoruz ve değerlendiriyoruz aslında. O yüzden onu öyle diyoruz. Burada şimdi şöyle zaten, ceza sorumluluğu gibi bir mevzu varsa. Olay tarihindeki zaten ruhsal durum değerlendirmesi aslında bakarsanız, yani olay zaten geçmişte olmuş bize yeni gelmiş. Biz elbette bugünü alıyoruz ama o formülasyon dediğim şeyin içerisinde çocukluktan bugüne bir geliş var ve olay tarihine yoğunlaşma var. Yani bir baştan aşağı bakacaksınız.
Nedir ne dildir.
Hastalık varsa ne derecede bir hastalık işte ciddi majör hastalıklardan bahsediyorsak nasıl seyri, nasıl tedaviye yanıtı nasıl? Olay tarihinde nasıl yani o zaman farklı bir gün farklı olabilir? O yüzden o kayıtlar bütüncül tutmak ve bütüncül bakmak gerekiyor. Muhakkak, sizin söylediğiniz gibi şimdi şuna benim söylediği örnekte de şöyle, yani bizim bakırköyün bir geleneği var. Hani 10'a çıkart da belki altını çizmek lazım. Bu biraz sanırım geçmişteki mazhar Osman bu moneri'nin bakış açıları da orada var.
Yani o tarihi şeylerde fatih artvin'in onları çok güzel derlemiş, vurgulamış bir. Şizofreni vakasına baktığımızda ya da bu bir mental ve tardasyon cinsel terzlon vaka da olabilir. Sadece pozitif semptomlara odaklanmıyor. Aslına bakarsanız yani oradaki o hastalığın. Seyri nürodejinatif seyri o vakanın regresyonu, çocuksu tutumu, bilişsel yetersizliklerinin de aslında olaya bir katkısı var mı yok mu 10'a çıkart da bakıyorsunuz yani oradaki o çocuksu tutum davranış da aslında o hastalığın bir belirtisi.
Olma olasılığı var. Onda dermiş, şimdi aradaki fark o işte bazı şeyler kurum kültürü ya da işte bilirkişilerin tutumu sadece pozitif semptomlara odaklanıyor. Doğru OO önemli oldukça önemli ama o çok kolay zaten. Yani o her yerde aşağı yukarı hem fikirler ama bu bu taraf biraz böyle es geçiliyor. Onun da belki altını çizmekte fayda var. Bazı hastalarda önem arz ediyor çünkü olayın meydana. Gelişinde düşünüyor. Mevcut olan kadar eksik olana dikkat etmek. Lazım, o da önemli? Evet. Bu haftalık bu bölümün de sonuna geldik.
Keyifli sohbet için fatih hoca'ya ve diğer ekibe çok teşekkür ederim ben. Gelecek hafta da bu bölümlerin devam edebileceğini söyleyebilirim. Şimdiden çünkü konuşacağımız bazı şeyler havada kaldı diye düşünüyorum. Onları da tamamladıktan sonra özellikle bu ruh sağlığı yasası konusunda birkaç sayı söylememiz gerektiğini düşünüyoruz. Ondan sonra devam. Edebiliriz.
Son olarak ben yine bu böl. Bu bölümün sonunda da diğer bölümlerin sonunda olduğu gibi bir ressam ve resim hakkında bahsedeceğim. Son bu 2 bölümde biraz suç üzerine konuşmuştuk. Belki bu açıdan ben rene margretin ünlü tablosu tehdit edilen suikastçı tablosunu assesin tablosunu. Size sunabilirim. Öncelikle rengarid hakkında bir bilgi vereyim. Rene margaret 1.898 yılında doğuyor. Aslen Belçikalı kendisi sürrealizm, sürrealizm akımının en önemli temsilcilerinden biri olarak kabul ediliyor. Kendisinin bir çok tablosu aslında.
Tarafınızca biliniyordur diye tahmin ediyorum. Özellikle pipo tablosu ve. Eee manzara tablosu eee çoğu kişi tarafından biliniyor. Tehdit edilen suikast tablosu ile ilgili konuşacak olur. O olacak olursak da bu tablo oldukça ilginç bir tablo aslında bu resmin ana konusu olarak şöyle bir şey söyleyebilirim. Esas obs. Obje aslında orada bir kanepede uzanırken görülen kan lekeleri olan çıplak bir kadın bedeni resme adını veren suikastçiye iyi giyimli bir adam ceketi şapkası. Çantası her şey şık görünüyor ve gitmeye hazır bir şekilde duruyor.
Ancak orada gramafon dinliyor. Büyük ihtimalle gramofon dinlerken bu sırada. Sopala ve elinde diğer tuzak şeyleri olan adamlar onu için. Onun için pusuda bekliyorlar ya da tuzağa düşürmek için bekliyorlar bu. Tabloda aynı zamanda bu ilginç olan bu tabloda aynı zamanda baktığınız zaman pencereye ya da tablo diyebileceğiniz bir şeyden karlı dağlarda gözüküyor. O açıdan ilginç bir resim olarak görünüyor. Bunu sunmak istedim. Bizden bu haftalık bu kadar biz dinlediğiniz için teşekkürler. Kendinize iyi bakın.
Podbean