Melankoli: Normal Bir Anomali
Bu bölümün başlığını Serol Teber’in anısına “Melankoli: Normal Bir Anomali” olarak belirledik. Başlığından da anlaşılacağı üzere bu bölümde melankoliyi ele alıyoruz. Bunun için tarihten gelen “Typus Melancholicus” gibi kavramlara da göz atıyoruz.
Herkese merhaba dikens gül bahçesi vaat etmiyoruz. Podcast'in yeni bölümünden size sesleniyoruz. Bu potkes bölümünde benimle beraber profesör doktor timuçin oray ve doktor ibrahim elek var. Cem hoca işleri sebebiyle bu hafta olamayacak. Daha sonrasında tekrar onunla da birlikte olacağız. Ben geçtiğimiz hafta kaldığımız noktadan belki devam edebiliriz diye düşündüm. Onu açalım tekrar. Eee en son unipollar, depresyon, bipolar, depresyon gibi şeylerden bahsetmiştik. Bahsederken, aralarında ayrım yapabileceğimizden hani nasıl bir ayrım yapabileceğimizden konuşalım demiştik.
Onun onunla başlayalım. Onunla başlarken de hani ben timuçin hocaya sorayım. Hocam unipolar, depresyon, onun dışında bipolar, depresyonun atipik depresyon gibi bir sürü tanım var. Şu kadar kolay mı? Hayırdır. Etmek için bu kadar kolayca kolay değil de buyurun hocam. Yani şöyle tabii biz hep kendilerimizde konuşurken de bu kategorizasyon meselesini eleştiriyoruz. Bunların bu kadar kolay ayrılabilir olmadığını söylüyoruz işte. Ne bileyim her insandan bir tane var. Nasıl bu kadar kolay söylüyorsunuz diyoruz filan ama bir yandan da tabii bir yanımızda hakikaten aralarında bir fark var mı?
Varsa bu farklar. Anlamlı mı ve kayda değer mi diye bakıyoruz. Niye bakıyoruz? Şunun için bakıyoruz çünkü karşımıza gelen depresyon tablosu o kesitte. Eğer bipoların, yani manik depresif hastalığın depresyonuyla sadece tekrarlayan, kendi başına tekrarlayan depresyonun depresyonu arasında bir fark gösteriyorsa, bunu bulmalıyız ki o depresyon tablosuna tedavi ile müdahale ettiğinizde doğru işi yapıyor olalım. Çünkü bazı depresyonda kullanılan inançlar, örneğin bir. Polar depresyonda yani manik depresif hastalıkta, daha doğrusu eminin ortaya çıkmasına sebep olabiliyor.
Ortaya çıkmasına sebep olmasa bile bazen de evet sebep olmuyorlar. Bazı kişiler de ama döngülenmenin hızlanmasına sebep oluyorlar. Yani daha sık manik ve depresif episootlar geçirmesi ne sebep olabiliyorlar. O yüzden önemli çünkü aşağı yukarı pek çok çalışma var dok. Sanların sonları 2 binlerin başlarında yapılmış. O çalışmalar diyorlar ki. Bipolardaki bipolarda hastaların yüzde yetmişi daha önce yanlış tan almıştır.
Yani olimpolar zannedilmiştir ya da başka bir şey zannedilmiştir ve işinin lince bu hastalıkların yaklaşık yarısında ek hastalık dönemi depresyon yani mani ile başlatıyor. Çok kolay oluyor da depresyonla başlayınca hayır da etmesi de zor. O zaman keşke baştan yapabiliyor olsak bunu. Diyoruz şimdi.
Bipolar tablolar mesela ne ile çok sık eşleştirilmiş donır vardır meşhur bipolarda. Ikiyi de tanımlayan kişi. Amerikalı psikiyatrist veya kıskandığın çok bahsediyoruz zaten daha önce ben pitsburg'da hilal how'tan da bahsetmiştim. Onlar daha çok mesela erken başlangıç yaşının hep söylüyorum ya 15 25 yaş bipolar bozukluk için önemlidir diye. Işte mesela 21 yaşından önce başlayan hatip özelliklerle seyreden ki onların ne olduğunu açalım ya da doğum sonrası gelişen mesela. Depresyonlar daha çok sanki.
Şey açısından unipollar depresyon açısından. Farklılık gösteriyor gibi görünüyor. Yahutça hani ikisini birbirinden ayırt edeceksek. Daha erken başlangıç bipolara uygun.
Aile öyküsü olması bipolere daha uygun, kadın erkek oranı eşit.
Dağılımı olarak ama unipoller göreceğiz. Zaman zaman daha şiddetli. Intihar düşüncesi daha fazla uykusuzluk, daha fazla aile öyküsü daha az ama mesela kadın erkek oranın tersine dönüyor kadınlar. Da daha 2 katı fazla görülüyor. Tek başına depresyonla seyreden hastalık tablosu. Dolayısıyla bunlar sanki biraz farklılaştırıyor tabloyu gibi görünüyor. Sanki çok çalışma var. Dediğim gibi bir polerin polar depresyon farkı şeyden de türkiye'den de çalışma ege ekibinin mesela simavi arkadaşlarında çalışmaları var mesela.
Bipolar da. Ha erken uyanıyorlar. Unipoller daha çok ajitasyon somatik anksiyete genel somatik belirtiler gösteriyorlar filan gibi. Bu ne önemi var? Bütünlüğün şöyle bir önemi var, bunu daha önceki konuşmalarda söylemiştim. Ölçeklerle yapılıyor. Bu ilaç araştırmaları ya da bir takım inançlar geliştirilirken yararlı olup olmadığını değerlendirmek ama zaten uniparalar depresyon için geliştirilmiş ölçecek de birpolar depresyonu ölçmeye çalıştığımızda bazen yanıltıcı olabiliyor gibi düşünceler ve çalışmalar da var.
Dolayısıyla hani depresyondan maniğe hızla değişir mi ki bana manik kayma diyoruz. Döngü hızlanması olur mu? Yani sık sık nöbet episod görülür mü?
Ya da işte ne bileyim öte yandan? Depresyon sağlatımı da yetersiz olur mu filan gibi bir yerlere sıkışıyoruz maalesef ve. Sadece akademik olmuyor. Kısacası bu telaşımız akademik bir tarafı var ama sadece akademik değil. Diyeyim bu arada. Berk hocam. A tipik özelliğin şimdi bizim sınıflandırma sistemimizde atipik özellikli depresyon diye bir şey de var. Evet, ayrı bir depresyon belirleyip. Denen komik özellikli de var biliyorsunuz. Evet, Orhan Öztürk kitabında şey diyor. Depresyonların yüzde otuzu bu şekilde bunun nesiatlik gibi bir şey söylüyor.
Ama tipik denmesini ister ki çok haklısınız. Yani Orhan hoca hakikaten sözcük kullanımı konusunda Türkçe konusunda. Dehaydı, belki ali demek lazım. Çok çok önemli bir nokta yaparmak basıyor değil mi? Yani bu kadar sık görülen bir şeye niye açık diyelim? Evet. Bi bipolarla daha mı ilişkili dediniz hocam? Evet. Daha fazla ilişkili. Şunun için şimdi niye açık deniyor? Önce onu söyleyelim. Hani sanki depresyona ilişkin her şey çok tipikmiş de gibi anlaşılıyor. Oradaki a tipi tamamen depresyonda daha sık görülen uykusuzluk gibi iştahsızlık gibi cinsel işlev kaybı gibi daha çok vejetatif belirtilerle gerileme gibi komisyondaki ya da duygu durumdaki ağırlaşmanın yanı sıra birtakım belirtilerin o atipik denilen depresyonda olmaması, yani daha çok.
Koyması. Hipersonun ne olması? Hiper faji olmadı, daha çok yemek yemesi, iştahın açılması, işte hazırlık şöyle dursun olması ve dahası mevsimsel farklılık, mevsimsel özellik ya da diyelim hep sonbahar'a rastlaması gibi hep işte bazen yaza kışa da rastladığı oluyor. Sonbahar ve kış daha yaygın da ben çok ciddi yaz depresyonları da gördüm. Gibi bir mevsimsel özellik taşıyor olması işte depresyonda daha sık gördüğümüz belirtilerin görülmemesi anlamında atipik yoksa Orhan hoca yerden göğe kadar haklıydı.
Yani bu. Kadar sık gören bir şey niye tipik olsun? Bu zaten de %30 neredeyse. Depresyonlarda bir polar gümrü bir olması özür dilerim sen söyle. Yok estağfurullah bir bir de pratik olarak yani çevresel koşullarla belirtilerin hafiflemesi dimi yani insanlarla birlikteyken gayet iyi hissedebiliyorken herhangi bir sorun yaşamazken yalnızken daha kötü hissediyorum diyebilir. Mesela hasta ya da tam tersi kişiler arası ilişkilere bir hassasiyetle tanımlanıyordu galiba. Dolayısıyla orada da tam tersine fazlaca bir etkileneyim belki yani o depresyonun süreyen bir şekilde çökün.
Duygu durumundan ziyade hakikaten. Dalgalar bir hali. Evet. Bir de anksiyete de herhalde daha sık eşlik ediyor. Orada Öztürk de onu da görmüştüm. Yani bu da bir tartışma alanı. Bu anksiyeteyle bu kadar sık. Gidiyorsa neden buna ayrı bir şey olarak? Bir tip olarak tarif ediyoruz. Çünkü anksiyeteli depresyon diye ayrı da bir. Şey var ayrı bir tip daha var yani daha doğrusu bir gidiş belirleyicisi olarak anksetenin yoğunluğu da var. Evet, çok doğru, çok doğru tespitler. Bu arada şeyi de söyliyim hocam şu ölçeklerin yakalayamama durumunu örneğin en çok kullanılan hani öz bildirim ölçeği olarak bek depresyon envanteri kullanılıyor.
Bek depresyon envanterinin birinci versiyonunda örneğin o direkt klasik depresyona şartlanarak yaratılmış bir ölçek orada. Örneğin uyku azalması ve işte azalması gibi şeyler soruluyor ama. Uykunun ya da içten arttığı durumlar hiç sorulmuyor. Oralar genelde sıfır puan alıyor. Örneğin atipik depresyon hastalarında ve yanıltıcı olabiliyor. Hani onu söyleyeyim? Eee bir de bu. Şeyi de. Iştahla ilgili durum filandı hocam yani. Vejetatif belirtiler genel olarak aslında biraz kültürel şeyler de taşıyor, ögeler de taşıyor bence bana soracak olursanız, örneğin bizim toplumumuzda türk toplumunda bizim bir genel cerrahiye hocası vardı.
Derdi ki işte hani. Normalde akut karın durumlarında iştah kesilir diye söyleriz. Ama örneğin bizim ülkemizde hani insanlar ölürken bile bir tencere lahana dolması yiyebilir derdi. Yani o yüzden hani bizim. Kriterlerin en azından yani? Aynen bizim depresyonlar o yanıltıcı olabilir. Yani o açıdan dikkatli olmakta fayda var. Evet, yani hani bu da tabi mesela bizde böyle görülüyor diye genellenebilecek bir şey değil ama biz burada böyle olmadığını görüyoruz. Dolayısıyla bu tanımı yaparken çok dikkat etmek gerekir gibi bir yerden alıp değerlendirmek gerekiyor.
Kesinlikle o söyleniyor. Çok yerinde bir tespit doğru tabii ki. Yani mesela her post partim depresyonda. Sonuç olarak unipolların da bipolardır denemez. Düşünce olarak çünkü zaten hani doğum sonrası depresyonu da aslında doğal bir rantisi olan annelik hüzmü diye tanımlanan ve hormonların ani değişikliğine bağlı olarak ortaya çıkan tablonun o kişide o kişiye özgü ya da o duruma özgü olarak çok ağırlaştırılmış olarak ortaya çıkıyor olması. O kadar ağırlaştırılmış olarak ortaya çıkıyor ki bazen hani?
Bazen psikotik belirtiler.
Hezeyanların düşünceler bazen manik belirtiler, hatta benim de ucantik sınavındaki o zaman. Sınava girer, kan vaka görülür ve vaka anlatılırdır. Jüri üyelerine bakan bir doğum sonrası psikotik. Tabloyla ve beyni maalesef öldüren bir kadın hastanın. Adli vakada olmuştu değerlendirilmesiyle ilgiliydi. Hacettepe'ye girdim ben sinema ve. Bunlar komplike yatıyordu o. Vaka. Ahmet hoca rahmetli şey demişti ya sen de bakırköy'den geliyorsun anne bakınları daha iyi bilirsin. Jüride de Adnan ziya'lar var.
O da zaten adli tıpta böylece. Jüri bahanesiyle bizde vasıta konusunda daha çok bilgi sahibi olalım demişti. Çok büyük bir nezaketle hani bir sınava girecek bir insanın takip etmek için söylenebilecek bir söz ancak.
Havuç bir güzel onlara evet, bir de yani buraya niye geldim? Şey yüzünden post kartım depresyon yüzünden pardon bu tarz. Yok hocam ben şeyi soracaktım. Bir de şimdi konunun yönünü biraz değiştireceğim ama bu bizim söylediğimiz işte bipolar, depresyon atipik depresyon ya da uniprolar, depresyon genel olarak hani böyle klinik görünüme göre koyduğumuz ya da is. Imlendirdiğimiz şeyler bir de bizim daha önceden beri neredeyse hani psikiyatri kadar eski olan bir şeyimiz, meramımız şey hani? Kökene göre.
Sınıflandırabilmek. Örneğin bunun içinde egzojen ve endüjen depresyon. Tarihi kullanılmış. Neden söylesene biraz daha çok doğru? Yani. Geçen belki biraz şey yaptım, bahsettik. Geçen bölümde endojen depresyondan kasıt, hani biyolojik olarak kökenleri olduğu varsayılan. Ve genel olarak da hani tedaviye ve daha doğrusu somatik tedavilere daha çok yanıt verdiği kabul edilen bir depresyon tipi olarak kabul ediliyor. Endojen depresyon egzojen. Depresyonda genelde yaşam olayları. Ön planda oluyor ve yaşam olaylarına bağlı gelişen durumlar ortaya çıkıyor.
Tabii burada. Biz insan ki daha biyolojik gibi biri daha değil mi? Nevrotik eski tanımlamayla. Bu sosyal diyebileceğimiz şu anki günlük modem terminolojiyi de söyleyebileceğimiz şekilde böyle bir ayrım var. Genel olarak bir de burada hani eskiden. Endojen depresyondan bahsedilirken bazı yazarlar böyle melankoli ile eş tutma haline de giriyor. Evet doğru, tabi şu an DSM beşteki melankolik tür şeye çok yakın endrojen depresyonu demi. O zaman endojen diye tarif edilen depresyonu. Evet. Anlatıyor falan da yani ds m de geçmiyordur ama tex bolarda falan işte bu dexo methadon suppresyon testi ram uygulatan'sı vesaire gibi biyolojik.
Anormallik evet. Görülme olasılığı yüksek deniyor. Şeride ı CD de somatik belirtilerle seyreden. Diye mi geçiyordu? Öyle bir şey galiba. Melankolik türün karşılığı olarak ama herhâlde bunların ikisi de tahsinin bahsettiği endojen depresyon karşılığı gibi. Evet işte yani hep bir takım belirtiler ya da görülen bir takım. Belirtilenin daha ağırlıklı olarak şimdilerde fakir analiz yapılıyordur. O yıllarda o yapılmadan. Orada kümelendiği düşüncesiyle ortaya atılmış şeyler dolayısıyla melankolik depresyon deyince sabahları çok erken uyanan sabah uykusuzluğunun yatınca uykusuzluk deyince sabah çok erken olağan saatinden çok daha erken uyuyan ve tekrar uykuya dalamayan o sırada yaşadığı şeyin.
And ya da anguaz diye tarif edilen yani çok ağır bir anksiyeteli depresyon tablosu. Bazen hastalarım bunu şöyle tarif ederler, sabah kalktığımda sanki dünyanın bütün yükü uyanır uyanmaz üzerime düştü ve ben bununla bunun ağırlığıyla yataktan bile katmak istemedim. Uyanığım ama yataktan kalkamıyorum dedikleri. Asyon diye tarif edilen her türlü fiziksel ve düşünsel ağırlaşmanın, yavaşlamanın çok net bir biçimde ortaya çıktı. Bu tablonun gün içinde yavaş yavaş akşama doğru görece hafiflediği muhtemelen bunda hormonal faktörlerin kortizon değerlerinin vesairede rolü var ama.
O sabahki ağırlarım gün içinde çevreden gelen steamünasyonlarla biraz daha hafiflediği bir tablo anlatılır. Melankolik depresyonlar hatta albrak dürer'in melankolya diye bir tablo süvari belki Tahsin paylaşır. Bölümü sonunda böylece herkeste görür orada. Güneşin doğuşunu seyretmektedir. Melek ve. O tabloda ya da benzer meden koli tablolarında yerde bir dünya dünyanın. Orda da var. Evet, açık bir kitap. Genellikle ayaklarının dibinde uyuyan bir köpek. Köpek köpek pek çok. Rönesans resminde menen kolinin anlatıldığı vardır ve mutlaka o tablonun resmin bir yerinde bir kafatası bulunur.
Ölümü anlatan aynı zamanda ve o ağırlığı rekaldasyonu renk koyulduğunu. Tablonun bütününde görmek mümkündür. Örneğin çok iyi tarif ediyor. Kitabı hocam. Kitabının. Melankoli kitabı. Dimi bir. De o melankolik kitabında yani yaklaşık 60 70 sayfa böyle hakikaten mitolojiden kapitalizme modern dünyaya böyle salılımlar yaparak ama o tablonun çevresinde gidiyor. Yani ben böyle iktisasa ilk girdiğim zaman okumuştum. O kitabı çok psikiyatri böyle bir şey demiştim. Yani hani bu nasıl bir derinlik? Diye. Kitabın adını da söyleyelim.
Mi melankoli. Melankoli normal bir anomali diye sanki şey yapmış. Evet, evet, hatta işi de var. Doğru. Evet, evet, yani o alt başlık zaten bence çoğu şeyi anlatıyor. Bu arada da yani ben zaten o konuya gelmek istiyordum. Çünkü ibrahim bir bölümde bahsetmişti. Sanırım bu telem bahın tipus melankolik diye bir tiplemesi. Hani böyle bir melankolik bir tipi anlattığı bir şeyi var orada bahsettiği kişi sanki böyle şey gibi. Günümüzdeki melankoli tanımına tam uymayan bir tip gibi ııı anlatılıyor. Yani biraz daha böyle.
Iıı toplum normalına uygun. Hani biraz daha şey. Uslu ve ağır başlı diyebileceğimiz bir karakter gibi anlatılıyor. Ibrahim, belki sen şey yapmak istersin, bahsetmek istersin. Thomas foks'un bir makalesinde bunu böyle çok güzel bir bağlamda tartışıyor. Aslında tam olarak dediğin gibi o tipus melankolikus bu weber'in protestan ahlakının şişirilmiş versiyonu yani. Tamamen sağlamcı düzenini değiştirdiği zaman huzursuzlanan işte öngörülemez durumlardan sürekli bir şekilde kaçan gibi. Işte katı ahlaki kendisiyle vicdanı da katı aynı şekilde şimdi fox'un ele alış biçimi şöyle, evet, 1.009 yüzlerin başında bu tip tam olarak toplumun bu yapısından ötürü depresyona daha yatkındı.
Ama artık dönemimizde bu tip değil. Narsistik tip daha yatkındır. Bunu da şöyle temellendiriyor. Evet, çağdan çağ, depresyon devam edebilir ama bunun hangi koşullar altında? Meydanalıklar oluyor, değil mi? Göre değişiyor diye söylüyordu. Günümüzde de tip üst melankolikus yeniden çıktı ortaya ama yani bu yüzyılın başında da benzer bir şey yani. Dünyanın hızla değişen ve bozulan koşullarına karşı yine yerini sağlam tutmak isteyen yine dünya olayları karşısında kendini karamsar, kötümser hisseden ve her şeye itiraz eden bir yeni formdan düşünceden bahsedilebilirsin.
Zaten bunların hepsi sağlıklı insanlar. Bu arada bunu arantez içinde belirtelim. Bu melankoli'nin kastedilen. Melankoli ile bir ilgisi yok, hatta o yüzden ds melankolik depresyon diye ayrı bir depresyonun varlığını iddia etmek zorunda kaldı. Yani melankoli bir şiddet, bir ağırlık belirteci olarak yazmak zorunda hissetti. Çünkü melankoli daha romantik bir tanım. Hatta 1.900 kırklarda aday yuda. Bir böyle yaratıcılık depresyon arasında bir ilişki var mı falan diye bakıyor ve. Orada daha çok yazarların ama en çok şairlerin depresif özellikler gösterdiğini iddia ederek şöyle bir.
Ifadesi var cümlesi var. Melankoli'nin kara güneşine maruz kalmış kişiler ancak şiir yazabilirler gibi şimdi burada kastedilen melankoliğin kara güneşi son derece de romantik bir tanım ve. Aslında hafifseyen de bir tanım, yani biraz hemenkolik olmayan şiiri yazılamaz demeye getiren halbuki. Özellikle böyle söyleyeceğim. Harbi melankoli ya da RSM deki biçimiyle melankolik depresyon çok ağır bir depresyon formülü. Yani intihar düşünceleriyle giden düşünsenize gözünüzü açıyorsunuz ve dünya üstünüze yığılmış gibi hissedip yataktan kalkamıyorsunuz.
Ağırlığında bir depresyon. Ben hasta deneyimlerinde de şu, yani özellikle hem kendimi çaresiz hissettiğim hem de hastanın böyle çok acı çektiğini hissettiğim durumlar. O sabah uyanıp yaşadığı o anksiyete yani zaten günün tamamı gidiyor. O şekilde uyanınca bizi bulmuşken aslında. Söyleyeyim, söyleyeyim, sen bunu tüm sorunu benim asistanlığımın ilk yıllarında yani seksenlerin ortalarında endojen egzojen ayrımı biraz böyle de yapılırdı. Yani endojen depresyon sabah kalktığında böyledir gün içinde ama günün etkisiyle stela çevresel faktörlerle hafifleyerek akşamı bulur.
Dolayısıyla endojen depresyona olan insanlar sabah korkunç hissederler ama akşama doğru kısmen bir fer. Vardır. Hâlbuki egzojen depresyon sabah son derece ve iyi başlar günü ama gün sonunda çevresel faktörlerin etkisiyle işte insan ilişkileriyle işte o zamanki tanımla nevrotik bir takım nedenlerle akşama kendini kötü hisseder, hatta o yüzden şey diye sorulurdu. Sabahlarımadan kötü hissediyorsunuz. Kendisi de akşamları mı ayırt etmek için? Yine de kıymetli yani? Evet, evet, yani böyle bir keskin ayrım olmamakla beraber evet, bunu anlayabilmek için kıymetli bir bakış açısı tabii ki küçük.
Bir müzik molası bugünkü müzik parçası olarak vizon hitten street dinleyeceğiz. Daha sonrasında tekrar. Birlikteyiz.
Pazartesi. Müzik arasından sonra tekrar birlikteyiz. Ben sözü ibrahime vereyim. Şeyi soracaktım. Psikotik özellikli depresyon hakkında ne düşünüyorsunuz? Evet, bu da hep beraber dikilmişiz gibi cem hoca ortadan. Çünkü bugün olmayınca sizi bulmuşken dedim ama aslında bu konuyu konuşurken sormuş. Olur. Evet bu konuda konuşmadığımız için haklısın. Bunu daha önce konuşmuştuk ya hani psikoz bir DSM nin gözünde ağırlık şiddet belirtecidir ve göstergesidir. Onun için. Psikotik belirtiler ortaya çıktığında yani hezeyanlar var, sanılar, sanrılar var, sanılar yahut muhakemi bozuklukları ortaya çıktığında aslında biz tablonun ağırlaştığını düşünüyor oluruz.
Diye konuşmuştuk söyle işte hani hipomini örneğinden bahsederek aslında bunun bazen bir eş. Hastalanma durumu birlikte görülme durumu olabileceğini de vurgulamıştık ama bu sadece depresyon için yani o hipomeni bipolardakinden farkı olarak özellikle uniplerde tek tek. Hepsi oldu. Tek dönemli depresyonlar için ciddi bir şiddet göstergesi diyebiliriz. Çok rahatlıkla. Şunun ayırt edilmesi önemli duygu. Durumuna uyumlu psikotik belirtiler görürüz. Özellikle psikotik depresyonlarda, yani kişinin sanrıları ya da varsaları varsa bunlar kişinin içinde bulunduğu durumu anlatan şeyler olur.
Hani o. Mesela suçlu. Sigara'nin söylediği gibi, yani atlasın yorgunluktan dünyayı sırtından atacak olsun. Dünyanın sonunu getirdiği düşüncesi falan gibi şeyler. Evet. Suçluluk gibi. Peygamber değilimde şeytanım mesela. Cezalandırılma düşünceleri evet yani şeytan olmak, cezalandırılmama yol açacak gibi. Bir şey dedin Tahsin. Mihilistik sancılar hocam. Evet çok önemli sen söyle, nilistin ne olduğunda daha güzel olacak. Midesi aslında yani nasıl anlatabilirim değiliz mi zaten hani? Yokluk yok onunla.
Geliyor ve burada hani yokluk sancıları, örneğin işte hasta iç organlarının çürüdüğünü düşünebilir ya da işte bir uzvunun parçasının ya da kendisinin bir bütün olarak olmadığını düşünebilir. Vesaire gibi bir sürü şey. Yaptılabilir. Bu tamamen içinin boşaltılmış olduğunu. Bütünleri değersizlik işe, yaramazlık, kıymetsizlik, evet anlamında anlatıyor zaten. Dolayısıyla duyduğu sesler ya da gördüğü bir takım görüntüler de yine bununla bağlantılı şeyler olacak. Ister istemez hakaret eden. Kendisinin suçlu ya da günahkar olduğunu en çok da bunu görüyoruz ifade eden hesap vereceğini söyleyen filan, bir takım sesler.
Bunun dışında da psikotik belirtiler oluyorsa eğer, yani düşünce içeriğiyle bu kadar uyumlu değilse. O zaman belki tanıyıyı birazcık daha çok yönlü araştırma ihtiyacı duyuyoruz diye altını da çizelim. Yani bir şizofektif bozukluktan yahut aslında şizofreni de var olan ve üzerine eklenmiş bir depresyonun söz konusu olup olmadığından. Ya da vizisiyatif tamamen birtakım tabloların söz konusu olup olmadığına kadar daha geniş bir yelpazeye bakma ihtiyacımız var. Bir de unutmadan bu ayrımları yapmışken, 1.900 yetmişlerin sonları seksenlerin başları filan gibi belki.
Biyolojik bir ayrım da yapılmaya çalışılırdı. Endojenetrojenin yanı sıra fump o dönem çalışırdı. Bunu daha çok. Tereddülerjik depresyonlar ve norad enerjik depresyonlar diye ve endojen depresyonun daha çok noradrenaljik depresyona, diğerinin de serton enerjik depresyona yol açtığını. Söylerdi ve bu konuda da bayağı araştırması var ilginç bir şekilde yani beni umurilik sıvısından alınan normaldelerin ya da serotoni'nin. Ardılarının son ürünlerinin gösterilmesiyle kişinin seratör, enerjik, minora enerjik mi, depresyon geçirdiğini tespit etmeye çalıştığı çalışmaları da var hatta.
Işte o yüzden normalde enerjik ilaçlar ağırlıklı olarak birisinde veya görece antipsikotik bazıları birisinde, diğerinde daha çok anksiyete de kullanılan inançlar. O zaman tabii serüte enerjik ilaçlar diye bir kavram yoktu. Çünkü hani günümüzün anlayış anla e sarayları 1.990 sorusu sincalı olundu. Çin 80 dokuzdan sonra o zaman bu tür yağışlarda bilinmiyordu. Belki kilometremi birazcık daha serotonin enerjik özellik taşıyor diye bir liprine göre gibi küçük parkılar vardı.
Üstünde çok çalışılan bir şeydi hatta dahası.
Sanıyorum. Hafızam beni yanıltın yoksa? Nordi ki ülkelerin. Finlandiya isveç.
Çalışmaları vardır. Intiharların da böyle ayırt edilebileceğini, dolayısıyla serotonlerjik, özellikle intiharlar ve nörat enerjik, özellikle intiharlar diye ayrılabileceğini ve o serüte enerjik özellikli intiharların da görece daha tırnak içinde willand suitler yani şiddet, şiddet içeren intihar deyince de hani basitçe ilaç olarak intihar etmek ya da geleneksel yöntemle kendini asmak değil de athena. Silahla intihar etmek ya da kendini yüksekten atmak veya kendi vücuduna zarar verecek biçimde. Eee yapılacak birtakım yapılan bir takım intihar girişimlerin ama sonra bunların hiçbiri teyit edilemedi ama çok çalışıldı.
Üstünde bunların epeyce kafa yoruldu. Yani öyle midir böyle midir buna sebep olur mu, olmaz mı? Gibi. Hatta Olcay bey fangla çalışmıştı. Olcay yazıcı gidip onunla mesela bu konuda o yıllarda. Yaptığı bir takım çalışmalar var. Noral dönerc ve seroton laljik depresyon olabilir mi diye. Bugün tabii çok orijinal bir şey. Değil mi? Bugün işte bazı ilaçların. Hani ne yaparsanız yepın verdiğiniz hiçbir ss arayı gelmediğinde hastalara bazen başka gruptan yaşlar veriliyor falan o yıllarda birazcık daha farklı olarak belirtiler üstünden düşünerek endüjen eksojen de olduğu gibi serotonlerjik şeylerin, depresyonların daha çok anksiyeteyle gidebilecek ya da daha çevresel faktörlerle etkilenecek bir şeyler olup olmadığı.
Tespit etmeye yönelik çalışmalardı, bazıları da. Orijinal bir düşünceydi? Evet. Yani zengin ufuklar açabilecek de bir yaklaşım. Ya hâlâ da öyle, hâlâ da bence üstünde konuşulmaya değer. Ama şunu yapmak çok zor, beyinahlık sıvısından parça örnek alarak saptama iddiası işe yaramadı tabii ki. Orada biraz çocuk kaldı bu çalışmalar çünkü belli bir zamanda almak gerekiyor. Alınan damlanın 10. Beşincisine bakmak gerekiyor. 5 hidrosindorisini yakalayabilmek için yani böyle çok ayrıntılı bir takım yoksa detayları olan çalışmalarca o yıllarda onun.
Yanında yani depresyonla başvuran kişiye LP yapacağım diye diyorsunuz? Tabi. Bunu kabul ettirmek çok. Bugün düşünülecek bir şey değil ama bu yıllarda çok mümkün. Yani o. Ayda psikiyatri de yatan bir hastaya senin belinden sıvı alacağız. Dendiği zaman bu çok da yani dur bakalım nereye alıyorsun? Filan denmeyen bir şeydi. Artıları ve eksileriyle birlikte düşünmek lazım elbette elbette. Ben son bir şey daha soracağım. Öyle psikotik özellikli depresyon sanki hocam. Ya bilinen majör depresyondan ziyade bipolar bozukluğa ve şizofreniye ile daha ilişkili.
En azından aile hikayesi mesela. Gibi. Çünkü zaten ağırlık göstergesi ise o bahsettiğin tablolar daha şiddetli tablolar doğal olarak ve depresyonu o anlamda bir depresyonu ayırt etmekte çok önemliler. Yani atik özellikli depresyonu olan kişi de aynı zamanda. Ileride mani atağa geçirme ihtimali daha yüksek olan kişi. Polat'a doğru kesinlikle doğru, çok çok yerinde ve çok önemli bir saptama o yani özellikle ilk epistot depresyon değerlendirdiğinde onu gören hekim eğer tablo şiddetli bir tabloysa ve psikotik özellikler taşıyorsa onun lipolar hastalığın depresyonu olma olasılığı çok çok yüksek.
O %70 yüzde otuzda o yüzde otuza geldiğini unutmamak lazım. Evet çok önemli. Çok önemli bir şey ben. Ce sen şeyi de söylemek istersin?
Aslında belki tahsinle depresyonun birlikte görüldüğü hastalıklar için de mesela obsesif kompulsif bozukluklar da önemli bir yer tutuyor. Ya da bedensel bir takım hastalıklar da çok önemli yer tutuyor. Bununla ilgili belki bir şeyler eklersiniz. Benim bildiğim, en azından bedensel hastalıklar konusunda biz şey hakkında çalışmıştık. Benim uzmanlıkta izin sistemi kurup üzerinde moto sisteminden bir romatolojik hastalıkta aslında. Aslında psikiyatrik hastalıkların hem ısıtlığını biraz taramak, bir de bazı görüntüleme ve diğer biyo markalar açısından incelemekte ama hani.
Bizim hoca'nın olarak bulduğumuz şey. Bizim aldığımız hastaların neredeyse hepsi depresyon hastasıydı. Öyle bir şeyimiz vardı. Yani depresyon bir kombor durum olarak vardı orada. Ve oldukça sık yani hani? Peki doğrudan başvuru sebebi depresyon olanlar mı yoksa tıbbi asılığın yanı sıra depresyon? Bununla ilgili şöyle şöyle bir ayrım yapabiliriz bence. Eee primer psikiyatrik bozukluk olarak depresyonun polikliniğe başvurma şeyi genelde bazen. Temel şikayetler çökkünlük ne bileyim bozukluğu, iştah bozukluğu, onun dışında işte bunu.
Şunun için sordum ama mesela posteriyor. Politika lastrofilerde yahut pankreas kanseri.
Yahut bazı hormonal hastalıklarda hipotiroid örneğinde olduğu gibi ya da paratiroit bezi hastalıklarında ilk belirtti. Sadece depresyon olabiliyor ya yani kişidepresyonla başvuruyor. Ama aslında araştırıldığında diğer şeyler ortaya çıkıyor gibi bu kadar net biçimde depresyonu olanlar mı yoksa hani ikisi bir arada görülenler mi? Yani şöyle. Benim en azından hatırladığım kadarıyla bizim yaklaşık 25 hastalık bir hasta grubumuz vardı. Bunların çoğu ilk olarak psikiyatriste başvuruyorlar. Tabi ki de hani bir romat olağa gidiyorlar ama romatolukların görüpte fark ettiği şey genelde koordinatif becerilerdeki azalma oluyor.
Yani özellikle işte kendi ilaçlarını takip etmek ya da işte onun dışında hastalığıyla ilgili durumu takip edebilmek gibi bir şeyler zor gelmeye başlıyor ve üstesinden gelemiyorlar. O yüzden psikiyatristin değerlendirmesini istiyorlardı. Örneğin hatırladığım kadarıyla. Belki biri öbürünü gerektiriyor mu yani? Hani sistemin lopus olduğu için depresyona giriyor değil de sistemik lupusla aynı anda depresyonda görülüyor anlamında. Evet, evet, yani zaten hastalıktan sonra depresyona girmesi belki hastalığın işte o geçen bölümünü süreci vesaire bir şeyleri kanıtlayabilir ama burada eş zamanlı olarak ortaya çıkan şeylerden bahsediyoruz.
Şikayet bundan bahsediyoruz. Aslında gerçek bir eş. Pek hastalık bir durumu ya da eş hastalanma durumu. Yani direkt zaten nuri psikiyatrik tutulma olarak adlandırılıyor bu durum. Aynı şey psikiyatrik hastalıklar içinde var dimi yani ibrahim'de okb ile ilgilendiği için bir dönem. De. O okb ile ilgili bu ben tezimi yazarken abrama wits diye birisi var bence siz bilirsiniz yani öyle ana hakkında bence dikkatli çalışanlardan birisi. Tabii direkt OO onun makalelerinden olunca daha güvenilir olmuştu. Benim için şöyle aslında çoğunlukla OKB deki yani obsesiyon ve kompozisyonların zorlayıcılığını ikincil gelişen.
Depresyon durumları daha yaygın yani? Hatta çok sık %25 ile 50 gibi işte okb teşhisi konan kişilerde de majör depresyon ölçütleri de karşılanıyor diyor. Hasta işte sürekli diyelim ki evini temizliyor ama bunun bir yerden sonra fiziksel olarak sürdürülebilecek bir tarafı yok ama hasta. Sürekli evinin çevresine baktığında kendisine çok pis gelen yaşanmaz gelen bir ortamda yaşıyor ve bu her gün strese maruz kalmak işte hayvan deneyleride de oluyor. Bir yerden sonra hastayı hakikaten deprese. Öğrenilmiş çaresizlik aslında.
Şeydeyken de mecburideyken de yani primer okb hastası o kadar az geldi ki hocam bana yani şeyler geliyordu işte. Zarar vermeyle ilgili obsesyonları olan çocuğumu öldürmekten korkuyorum mesela ya da dini obsesyonlara olanlar ama temizlik.
Kompozisyonları olanlar neredeyse değişmez bir şekilde depresyona geldiler. Konuşuyoruz. Tamam, depresyon hastası hasbelkader vakit varsa obsesyonlarını da sorguladığında o şey 4 dörtlük bir okb hastası ama çevresi belli bir ölçüde bundan memnun. Çünkü çok temiz, çok titiz. Ama bir açıdan çocuklarını da çevreye alıştırmış. Çocuklar dışarıdan geldiğinde işte kıyafetlerini değiştiriyorlar. Belki bazıları duş alıyorlar, kapıda söyleniyorlar gibi onlar çok. Da böyle 50 yaş üstü hastalardı. Yani benim görme.
Depresyonla bir arada. Depresyonla ve şöyle aslında fark ettiğimde işte bir arttırt gelişmiş belki işte yaşa bağlı yaşadığı bazı bedensel sıkıntılar ve artık temizlik yapamıyor.
Temizlik yapamıyor ve dolayısıyla o. O obsesyonların verdiği sıkıntı, belki kronik bir stres şeyi etkeni gibi hasta depresyonla geliyor. Yani bir gene öğrenilmiş çaresizlik gibi ortaya çıkan şeyden bahsediyoruz. Ya kültürel olarak opsiyonları kabul edilmiş, hatta takdir ediliyor yer. Yer. Ailede uyum sağlamış ama. Belki de beklesin zaten o psesif kompulsi bozukluk değil de obsesif kompulsif kişilik örüntüleri ya da kişilik bozukluğu. Düzeyde değil mi? Evet, evet, yani OOO hastalarda depresyona daha yatkın hakikaten ama.
Depresyon en azından Devlet Hastanesinde çalışırken benim için böyle bir. Okb hastasını getiren etken gibi olmuştu. Yani belli hastalar için tabi benim bu konuyla ilgili ekstra belki dikkat etmemden de kaynaklanır. Bir algıladığımı önemli bir göz ama yani bakmasını bilirsen, göreceğin cinsten bir. Gözlem ya da buldum. Evet, önemli aslında tabii şeyi de konuştuk ya bu erken başlar. 21 yaş öncesi bir kısmı önemli. Geçen hafta değil, ondan önceki haftaydı galiba değil mi? Şeyi de konuşmuştuk. Çocuklukta bu depresyon nasıl ortaya çıkıyor?
Bazen dikkat eksikliği, hiperaktivite bozukluğu belirtileri ilk önce depresyonla ortaya çıkıyorlar gibi ya da çocuklukta bir polar var mı gibi. Aslında belki bunları biz bir çocuk psikiyatristi davet edip değil mi? Onunla birlikte konuşuyor. Çok da iyi olur. Gelecek hafta da öyle yapalım. Şimdi ben isim anons etmeyelim ama.
Tabii ki kabul ederlerse çok güzel olur.
Sanırım bu bölümün sonuna geldik. Bu bölümün sonuna gelmişken timuçin hoca'nın bahsettiği melankoli tablosundan ve alboret türeriden bahsedelim. Kısaca daha önce al bir türlerden bahsetmiştik. Kendisinin otoport turesini aslında bir bölümde kullanmıştık. Alrettury 1.471 yılında. Bilmiyorum. Berk'te doğuyor kendisi aslında özellikle tahta baskı, gravür ve resim alanındaki çalışmaları ile tanınıyor. Genç yaşta babası tarafından eğitiliyor. Babası aslında bir altın oymacısı, ardından da bir ressam olan mihayil volgemutun yanında çıralık akık yapıyor.
Özellikle italya'ya yaptığı seyahatler sırasında. Rönesans'dan çok etkileniyor. Ve bu şekilde perspektif anatomi ve doğa betimlenme gibi şeyleri öğreniyor. Dürerin eserleri arasında melankoli ve dürerin otoportisi önemli yer tutuyor. Sanatın yanı sıra matematik ve sanat teorisi üzerine de çok ilgili bu şeyle ilgili matematikle ilgili şöyle 4 kitapta insan oranları üzerine adlı bir eseri var. Insan vücudunun oranları. Üzerine kapsamlı değerlendirmeler yapıyor. Ayrıca geometri bir perspektif perspektif alanında da bazı yazıları var şeyle ilgili.
Melankoli bir tablosu ile ilgili 1.514 yılında yapılmış gizemli bir tablo olarak ya da gravür olarak kabul ediliyor kendisi. Yani bu tabloyla ilgili şunları söyleyeyim, bir kanatlı kadın figürü var. Bu kanatlı kadın figürü aslında derin düşüncelere dalmış ve melankolinin ruh halini temsil ettiği düşünülüyor. Bunun dışında dikkat çekici olan şehirlerden biri geometrik şekiller çok yüzlü blok taş blok var. Onun dışında bir sürü ölçek ve pergel kürecetvel gibi aletler de var. Bu da aslında dürerin geometreyi ve matematiği olan ilgisini gösteriyor.
Bunun dışında kum saati çağın gibi kavramlar da var. Bunlarla ilgili tartışmalar mevcut olsa da kum saatinin zamanı geçiciliğine çanın da ölümü temsil ettiğiydi. Bir rivayet var, diğer ilginç olan şey timuçin hoca'nın bölümün ortasında söylemiş olduğu zayıf ve yatan bir köpek. Bu hüzün ve yorgunluğu temsil ediyor diye söyleniyor. Aslında baktığımızda dürenin bu eseri neredeyse kendisinin tüm şeylerini tüm. Ilgilendiği alanları kapsayan bir eser olarak dikkat çekiyor. Şimdilik bizden bu kadar haftaya tekrar görüşmek üzere kendinize iyi bakın.
Podbean