Çocukluk Çağında Depresyon
Bu bölümde çocukluk çağı depresyonunu ve komorbid durumları ele alıyoruz. Bu bölümde konuğumuz Prof. Dr. Neslihan İnal bu konuyu anlamamıza yardımcı oluyor.
Herkese merhaba diken süpür bahçesi vaat etmiyoruz.
Podcastinin yeni bölümünden size sesleniyoruz.
Ben doktor Tahsin rolas bu podcast bölümünde benimle
beraber sör doktor timuçin oral profesör doktor cevatpaşaoğlu,
doktor ibrahim aylak var ve konuk olarak da doktor, profesör
doktor Neslihan inal bizlerle birlikte ben sözü timuçin hocaya
bırakayım. Timuçin hoca Neslihan hoca'yı
tanısın, ondan sonrasında sohbete başlayalım.
Teşekkür ederim. Tahsin hoş geldin Neslihan ney.
Sean, işte şeyden beri asistanlığından başladığından
beri yakından beri takip ettiğim ve kendi.
Alanına çok emek vermiş bir arkadaşımız, çocuk ve ergen
ruhsallığı ve Hastalıkları Uzmanı ama başka bir sürü
özelliği var. Onlardan bahsedeceğim. 90 altıda
dimi Neslihan 9 eylül'den mezun oldu. 2.001 yılında uzman
olduğu, sonra işte 2.000 onda doçent, 2.010 beşten itibaren de
profesör olarak çalışmaya devam mı etti ve orada hala.
Çocuk ve ergen ruh sağlığı rahatsızlıkları anı bildiğim
önünde çalışıyor. Bir dönem yöneticilik de yaptı.
Araştırma alanı en çok çocuk ve arganlarda duygu durum
bozuklukları hatırlarsınız. Biz de zaten birkaç haftadır
bunları konuşuyor idik. Nasıl?
Başladı işte çocuklukta ne oluyor, sonra neye dikkat
etmemiz gerekiyor? Tabii o olunca ister istemez
dikkat eksikliği teraktivite bozukluğu da var ama neyse
anayca işte bu teknoloji ekran bağımlılığı, önemli bozuklukları
ve çocuklarda psikoparkolojik ilaç kullanımıyla da epeyce
meçhul çok sayıda makalesi, kitap bölümleri var. 2.000 üçte
galiba en ay m üçte elon livanıldıklar çalışmış idi
bipolar bozukluklar araştırma ekibinde yer almıştı.
Sonra 2.000 sekizde de toggine international fonu ve abi çocuk
hastanesi desteği ile bipolar bozukluk ve duygu durum
regülasyonu sorununu olan çocuklarda yaygın gelişimsel
bozukluklar adlı çalışması için. Eğitim aldı.
Özellikle bu otizmli çocukluğu ana babalarla yarı
yapılandırılmış görüşme eğitimi. Aynı zamanda psikoterapiyle de
eğiliyle yap türikaliz bey psikolojiden de eğitim aldı
çocuklar. Da Birsel davranış terapiyle de
ilgileniyor. Çok sayıda ödülü var.
Bizimle annemizin üyelerinden ayrıca Türkiye, çocuk ve genç
psikiyatrisi derneğinin kuruluşundan beri içinde orada
duygu durum bozuklukları komisyonu'nda kurdu.
Ayrıca o derneğin yani çocuk ve ergen rus sağlığı hastalıkları
derneğinin de halihazırda başkanı.
Dolayısıyla çok fazla şapkası olan bu alanda çok deneyimli
epeyce konuşabileceğimiz bir arkadaşımız.
Onun için hoş geldin tekrar. Biz geçen haftalarda dedik ki
işte bu 15 25 yaşla başlar. Duygu durum bozuklukları genel
olarak demiştim. Ben ve başlarken depresyonla
başlarsa epey işimiz zor oluyor diye başlamıştım.
Daha doğrusu bitirmiştim. Konuşmayı ve demiştim ki aslında
bunları en iyisi verip çocuk ve ergan psikiyatristiyle konuşmak.
Oradan sorayım, sana ne diyorsun çocuklar çocuklarda depresyon
olur mu? Olursa ne oluyor?
Öncelikle çok teşekkür ederim. Sizin gibi benim için idol olan
hocalardan birisi tarafımdan böyle sunulmak bana onu verdi.
Çok teşekkür ediyorum. Bir kadarki duygu durum
camiasının da hani timuçin hocam da olmak üzere bana olan hep
destekleri için de çok teşekkür ediyorum.
Gerçekten hep beni ileriye yatmak.
Üzere çok destekleri olmuştur. 9 eylül'deki başta hocalarım olmak
üzere çocuklar. Konusunda gelince çocuklarda
çalışmam da benim aslında sevgili Zeliha hoca, Zeliha
tumca ve Ayşegül özer'den ikisinin çok burda rolü vardır.
Ben çok uzun erişkin rotasyonu yapmıştım.
Bizim zamanımızda şimdi kısaldı rotasyonlar ama biz bayağı uzun
erişkinde erişkin asistanı gibi çalışıyordu.
Ve onlar da sağ olsunlar çok benim sevişlerdi beni.
O zaman bana Zeliha hocam çok sevgilerimi de iletiyorum.
Bir şey verdi bana. Cornel afectif o thisar'dersın
bir saplement sayısını o hep böyle abonesiydi ve sürekli
alırdı okurdu. Bizimle de paylaşırdı.
Neslihan al bunu fotokopi çektir oku bak çocuklarda işte bipolar
konuşuluyor. Çocuklarda duygu durum çok yoğun
konuşulmaya başlandı diye. Bu da hangi yıllara denk
geliyor? Tam 1.999 2.002 binli yılların
başlangıcı. Gerçekten o yıllardan itibaren
artık çocuklarda ilk önce depremin.
Kadını hiç konuşulmuyor muydu neslihanlı?
Çocuk psikiyatrist. Konuşuluyordu ama çocuğumuz
azdı. Böyle çocuk psikiyatrinde şöyle
bir şey var, timuçin abi tabi birazcık da daha genç bir gerçi.
Hani amerika'daki tarihi çok da genç sayılmaz ama erişkin
psikiyatriye göre diyeyim. Biraz daha sonradan oluşan
sonradan eklemlenen bir. Bilim dalı olduğu için
başlangıçta hep acaba çocuk da tamam erişkinde bu tanıyı
koyuyoruz ama çocukta gerçekten var mı çocukta olabilir mi?
Hep böyle bir şüpheyle yaklaşılmış ilk önce depresyon
için aynı şey geçerliydi işte. Diyelim ki 2 binli yıllarda
artık hani depresyonun bu hani benim bipolara yönlendirdiğim.
Ve duyul durumda işte çok fazla artı tartışmaların yoğunlar.
Çocuklardaki o 2 binli yılların başlarında artık depresyon
olduğuna karar verilmişti. Ama o noktaya gelince kadar 20
yılda işte çocuklarda acaba depresyon olur mu?
Diye de tartışılmıştı. Ama sonrasında gelinen noktada
şöyle bir şey oldu, bilgi ağızlığından diye düşünüyorum
ben. Daha sonra bir bilgi
bombardımanı oldu. Yani 2 binli yılların
başlarından 2.000 yirmilere baktığımız zaman bilgi o kadar
katlanarak çoğaldı ki duygu durum alanında özellikle bu.
Da bir aslında iyi de bir şey oldu.
Öyle olunca artık depresyonun varlığı yokluğu ya da bir
kolların varlığı yokluğu sorgulanmıyor artık.
Hani bu kesinlikle var olduğu farkındayız ama çoc.
Uklardaki depresyonun belki işte komorbit özellikleri, eştanı
özellikleri, fenomenolojik özellikleri ve sonradan neye
evrileceği yani ve bu depresyonun hani tek bir
depresyon olarak tanımlanamaması pek çok eş tanıyla birlikte
olması ve bipolar bozukluğun çoğunlukla hani index otonom ki.
Bu da risk gruplarındaki çalışmalarla.
Sabit bir şekilde yani bipolar çocuklarıyla çalışılarak
kanıtlandı ki depresyonla başlıyor olması, depresyonu olan
ilgiyi daha da fazla arttırmış durumda ve gerçekten
çocuklardaki depresyonun da en büyük özelliği.
Yineleyici olması ve ergenlik öncesi ergenlik sonrası tablonu
çok değişmesi ergenlik öncesindeyken 2 cinsiyetteki
oranı eşit görüyorken, ergenlik sonrasında birdenbire kız
cinsiyeti 2 kata çıkıyor ve daha sonra erişkinlikte de zaten bu
şekilde devam ediyor yani. Oylarda nuripolara dönüyor gibi,
yani çok. Değil mi bu?
Bertenin de çok ciddi bir farklı etkisi var.
Eşitlar mesela eşitlar çocuklukça depresyonunda ciddi
bir sorun çünkü hani önce eş tanıma başlıyor.
Önce depresyon mu başlıyor? Bu bile bir tartışma konusu.
Bununla ilgili yapılan çalışmalar var.
Çünkü eş tonu aslında depresyondan daha çok sabit ve
sebat ediyor. Eşitalarda çoğunlukla ne oluyor?
Anksiyete bozuklukları karşılarına karşı gelmeye dikkat
eksikliği, hiperaktivite ve davranım bozukluğu.
Bunlar çoğu yere depresyona eşlik eden bozukluklar ve
depresyon geliyor. Gidiyor geliyor gidiyor ama
bunlar sabit kalıyor. Yani bir yıkıcı davranış
bozukluğu profili varsa çocuğun hani ergenliğin sonuna kadar bu
çoğunlukla sabit kalıyor ama depresyon geliyor, gidiyor,
geliyor, gidiyor. Hatta çok ilginç bir bulgu var
eğer. Işte yıkıcı davranış bulutlu
mesela dm. Yi tedavi ederseniz.
Depresyonun yinelenmediği ya da işte depresyondan bir miktar
erken işte tanının ve tedavinin. Koruduğu yolda da bir mesela bir
pozitif çalışma bulgusu var yani.
Çocuklarını depresyon gerçekten izlemle birlikte.
Farklılık gösteren risk grupları apayrı bipolere dönüş apayrı bir
konu. Belki onu daha sonra tekrar ele
alırız diye düşünüyorum. Ben bir soru sorabilir miyim
hocam bu yani çocukluk çağ depresyonundan bahsederken hani
bir ortaya çıkış yaşı vesaire gibi bir şey var mı?
Hani sizin için bir kriter vesaire ya da ne bileyim?
Yani genro, klinik gözlem vesaire gibi bir şey var mıdır?
Onu sorayım ben size. Şimdi şöyle, çocukluk
depresyonunun ortaya çıkma şekli, anksiyete bozuklukları
şeklinde çoğu kere anksete bozukluklarının artık
çocuklukçağı depresyonunun prekür olduğu düşünülüyor.
O yüzden de aslında çocukluk çağında ilk çıkan anksiyle
bozukluklarına tedavi edebilirseniz, bir anlamda
depresyondan da koruyorsunuz. Ayrıca anksiyete bozukluklarının
gerek BDT ye gerekse antidepresanları olan yan.
Çocukta depresyondan daha iyi çocuklarda ilginç bir şekilde
mesela depresyona ilaç yanıtı da erişkinlerden farklı, yani
çocuklar depresyona girdikleri zaman.
E city raylara erişkinler kadar iyi yanıtlar vermiş, bu da ayrı
bir şey konusu. Araştırma konusu siz başlangıç
yaşınızı sormuştunuz. Başlangıç yaşı döneme göre
değişiyor. Yani biz hani yine erken
yaşlarda değil, ergenlikte daha yüksek oranda sap diyoruz ama
erken yaşlarda dediğim gibi. Anksiyete, bozukluklara ya da
yıkıcı davranış bozukluklarıyla başlamak, daha fazla rastlanan
bir şey ama yıkıcı davranış bozuklukları seyrinde demesen
depresyon yineleyebiliyor sonrasında.
Burada küçük bir müzik molası verebiliriz.
Bugünkü müzik parçası olarak Andreas talip'ten sterildle will
longger isimli parçayı dinleyeceğiz.
Daha sonrasında tekrar birlikteyiz.
Müzik arasından sonra tekrar birlikteyiz.
Ben sözü cem hoca'yı bırakayım. Peki ben şunu en çok merak
ediyorum. Semptomatolojinin yetişkindeki
depresyondan nasıl farkları var? Bir bir de.
Reaktif olandan yani mesela biliyoruz ki dikkat eksikliği
hiperaktivite de veya karşıt olma karşı gelme de etraftan
alınan reaksiyonlar da olumsuz bir kendilik.
Kimgesi ortaya çıkarmaya ve demoralizasyona sebep
olabiliyor. Yani biyolojik bir suçratı olan
bir bipolar bozuklukla bu tür bir reaktif durumu birbirinden
nasıl ayırt edebiliriz? Hıhı hıhı hıhı.
Yani daha derin depresyonuna daha ılımlı orta seviyede ya da
çevresel faktörlerin neden olduğu.
Depresyon diye mi hocam yani? Eş tanı dolayımıyla en çok evet.
Yani ikisinin ayrımını nasıl yapacağız?
Bir de bir sonra daha vardı. Doktor parkı bariz.
Park var mı mesela mani için en çok randevezitenin mevcutiyeti
ipucu oluyor diye hatırlıyorum. Iıı doğru mu?
Depresyonda da var mı böyle şeyler?
Var bipolarda da var, depresyonda da var.
Şimdi depresyonda da hep biz gelişimsel psikopatolojiyle
ilgileniyoruz. Hocam ya biraz belki erişkinden
farkımız bu. Çünkü patoloji gelişimsel evreye
göre değişim gösteriyor. Hani ergenlikte gördüğünüz
klinik tabloyla orta çocuklukta ev erken çocuklukta gördüğünüz
çok farklı olabilir. Hani bunun için içine pro drone
da giriyor? Hani program da ayrı bir şey
zaten merak konusu ama. Depresyon için bakacak olursak,
evet, depresyonun çocuk. Lardaki görünümü cinsiyet.
E göre de değişiyor, yaşa göre de değişiyor.
Eee, mesela daha erken yaşlarda diyelim.
Çocukluk çağında görülen bir depresyonda erişkinler gibi
içeçek çekilme belirtileri yani. Daha çok iritabilite daha böyle.
Bazen dışa yönelim özellikle erkek çocuklarda davranım
sorunlarının artması gibi de gündeme gelebilir.
Eee veyahut da çocuğun iyi giden işlevselliği işte akademik
işlevselliği, sosyal işlevselliğini birden bozulması,
kötüleşmesi. Çocuğun davranış değişikliğinin
oluşması, yani önceden görülmeyen bazı işte tutum ve
davranışları içerisine giriyor olması.
Ergenlik dönemine girdiğimiz zaman ergenlik döneminde
sosyalleşme daha da ön plana çıkıyor ve o yüzden daha sosyal
izolasyon gibi belirtileri de eklemeye başlıyoruz.
Kliniğe yani bu biraz evvel saydıklarımın dışında.
Daha içe çekilme belirtileri ergenlikte biraz daha fazla.
Evet, bazen melankolik depresyonda o klasik tanımınızla
daha böyle ağır depresyonlarla daha hafif daha orta seviyedeki
depresyonlar çocuklarda da tabii ki mevcut yada ergenlerde de
mevcut. Burada neler?
Tabii ki gündeme gelecek. Burada tabii biz hep 3
işlevsellik alanı bakarız. Hep çocuk ergen'de işte okul
işlevselliği nasıl? Akran işlevselliği nasıl, aile
işlevselliği nasıl ve hani bu 3 işlevsel?
Alanında en azından ikisinde ne kadar bozulması var?
Bunlar biraz daha bize bozukluğu şiddetini gösteriyor.
Ailesel yüklülük bizim için hep önemlidir.
Keza tabii ki erişkin psikiyatride de öyledir.
Ailesel yüklülük çünkü çocuklarda şöyle de bir önem
taşıyor, hem çevresel açıdan hani anne depresyonlarının
mesela çocuk depresyonların üzerinde çok etkisi olduğunu
biliyoruz. Hani mesela çocukların de?
Presyondan korumak için aslında anneleri tedavi etmek de
gerekiyor. O nedenle çevresel faktörler de
genetik faktörler hani anne babadaki bir depresyon
genetiğini de çocuğun etkiliyor? Çevresel hepi genetik olarak da
çocuğun depresyonuna Zerrin hazırlıyor.
Dolayısıyla aile yüklülüğü de bizim için önemli.
Eğer aile yüklülüğü varsa biraz daha ağır depresyon geliştirme
riski yüksek. Onun dışında.
Dediğim gibi işlevsellik alanları belki bilişsel
bozulmalar çocuklarda da görülüyor.
Eğer ağır bir depresyon varsa eş.
Tanı mutlaka çoğu kere eşlik ediyor, tekrarlayıcı olabiliyor
depresyonlar. Ve bazen de hani bu ağır
depresyonlar dediğim gibi tedaviye biraz daha dirençli
olabiliyor. Genellikle bizim algoritmalarda.
Daha hafif düzeyler orta ya da hafif sizin söylediğiniz gibi
daha böyle çevresel faktörlere bağlı.
Belki işte bazı travmatik olayların sonuçları uzaması
vesaire gibi. Bunlar için daha çok BDT
öneriliyor. Yani hemen ilaç başlamak değil
ama orta ve ağır bir depresyon varsa ailesel yüklük varsa o
zaman birazcık daha artık. Hani daha klasik tedavileri ve
ilaç tedavilerine de hatta bdt ile işte kombine etmenin daha
yararlı olduğu gibi. Sonuçlar ortaya çıkmış oluyor.
Tamam, bu çok aydınlatıcı oldu çok.
Teşekkürler. Cem senin sorduğunda şu var
mıydı özürlen yine sorunu da hani bazen o hastalığın işte
neyse bu dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğumu ya da
diğerlerinden bir tanesi mi? Onunla eş hastalanma gibi değil
de o hastalığın bir ön belirtisi ya da kendisi ya da kendi
semptomu gibi olabiliyor mu? Depresyon bu muydu sordun yoksa
bununla ben soruya bakayım. Bu bunları ayırt edebilir miyiz
diye? Sokmak istemiştim, bir de işte
öbürünü sonra sorayım. Doğru, bunu farklı bir
perspektiften tekrar açıklayıp şimdi şöyle dikkat eksik bir
hiperaktivite bir nöro gelişimsel bozukluk, o yüzden
zaten dikkat hiperaktivite çocuğun bütün gelişimsel şey.
I boyunca trans sesi boyunca var olan bir bozukluktur.
Yani ilk anamnez alırken de çocuğun ilk doğumundan itibaren
başlarız. Hatta varsa prenatal etkenler,
natal etkenler ve ondan sonrasında çocuğun gerçekten
küçüklükten itibaren aile çok tipik.
Mesela mizaçsal olarak bile hani o şeyleri verir işte gazlı
bebekte çok uyumamaz. Üçlüğünden beri çok
hareketlidir, erken yürümüştür, bazen morfolojik bile.
Bu saç ürünerleri olmak üzere farklılıkları olabilen çocuklar
yani bir sürü veri topladığınız zaman zaten nörogelişimsel bir
traje görürsünüz orada. Yani bu çocuk böyle pat sabah
kalktım DB oldum diye bir şey yok aslında.
O yüzden aslına bakarsanız bir çocuk dyp ise dyp'dir ama tanı
almamıştır bir şekilde fark edilmemiştir.
Depresyona da girmiş olabilir. O arada ki.
Nitekim yapılan çalışmalarda da mesela erişkin db'lerde de çok
klasik bir şekilde depresyon çok anksiyi de bulunduğu çok yoğun
gözüküyor. Dolayısıyla.
Ikisini ayırt ederken nörişimsel bir şey var mı?
Bir gidişat var mı? Hani buna bakmak bence
aydınlatıcı olur? Bir de dyp kroniktir.
Yani sorunlar her daim vardır ama depresyon gelir gider.
Yani çocuklarda hep gelip giden bir bozukluk çok tekrarlayıcı
aşırı reens var ama. Zaman zaman iyi olduğu
dönemlerde var. Zaten bu db deki depresyonda
öyle tanımlıyorlar. Hani dyp gitmiyor ya da dyp'ye
eş başka tanımlar varsa işte karşı dolma karşı gelme ya da
davranım bozdu. Bunlar gitmiyor ama depresyon
gidiyor, geliyor, gidiyor geliyor gibi.
Yani ikisinin ayırt ederken bu önemli bir özellik olabilir.
Tabii orada sizin tecrübeniz çok devreye girmiş oluyor.
Çünkü mesela benim tecrübem şu parayı rejimsel bozukluk
anamnezi aldığım için aslında ben de hep çocukluktan
başlıyorum. Anamnezi almaya yani son
şikayetiniz nedir diye değil kaç yaşında yürüdü, ne oldu falan
filan diye. Fakat en çok gördüğüm şeylerden
biri dikkat eksikliği, hiperaktivite, anam bezi veya
otizmspekumu yüksek işlevli otizmspektrumu anamnezi almak
kolay olmayabiliyor orada sizi. Tecrübeniz büyük ihtimalle çok
işin içine giriyor değil mi? Yani aileler hemen gayet
kitaptakine benzer bir DHB veya o yüksek işlevli otizm anamnezi
vermiyorlar. Evet, şimdi tabii gizem'i de bir
nörrodiverty diye bir kavram artık oluşmaya başladı.
Çocuk biz gelsin de hani bu tanı tartışmaları içerisinde de çok
tartışılacak. Su götürecek bir konu çünkü hani
bu söz ettiğiniz tanılar bazen birbirinin içine de geçiyor.
Yani ikisi de nöro gelişimsel spektrumda.
Hani birisi biraz daha belki hafif kalıyor.
Dikkat eksikliği, hiperaktivite otizm.
Birçok hani sosyal konukenti olduğu için daha ağır
işlevselliğe daha fazla zarar veren bir bozukluk o daha şeyde
kalıyor ama bunun ikisinin arasında kesişen biraz böyle.
Otizmden almış biraz dyb'den almış.
Biraz böyle ortaya disleksi falan gibiyim.
O tarz çocuklarımız da var. Yani böyle gökkuşağı gibi
düşünün. Gökkuşağının değişik renkleri
var yani. O yüzden bunlara.
Ayırt etmek aslında hani DSM tanı kitabın ben yararlanıyoruz
ama bazen DSM nin hem bir tarafından hem bir tarafından
şey alıyorsunuz gibi tanı ile ilgili ölçü tanıyorsunuz gibi
oluyor. O yüzden burada da hani klinik
herhalde bakış açısı deneyim ve her çocuğun kendine has ve
kendine özel olması yani ben hep onu.
Söylerim yani. Yaftalamak ya da etkilemek
değil. Hani hiçbir çocuktaki bir dybe
de bir dbeye benzemez işte bir otizm, bir otizme benzemez, bir
bipolar bip tolere benzemez. Herkesin kendi iç dinamiklerinde
buna bakmak lazım diye düşünüyorum.
Kişiye özel formülasyon bence çok önemli.
Hani artık diyorlar ya kişisel tedaviler ki bizim bence
psikiyatride de bu çok önem kazanacak.
Yani kişisel profil çıkartmak ve sel olarak o tedaviyi planlamak.
Için tanıyla başlayalım hatta. Efendim.
Kişisel tanıyla başlayalım. Hadi.
Sadece. Aynen.
Sözünü hatırıma getiriyor. Bu tabi otizmli bir çocuk
görmüşseniz otizmli bir çocuk görmüşsünüz demektir.
Dornawing'in bu gözlemi aslında sizin söylediğinizle çok uyumlu
bir. Şey merak ettik.
Neyse yani ikizlerde ne oluyor ya ikiz görüyor musunuz hiç?
Gördüğüm oluyor. Açıkçası böyle çok tek yumurta,
ikisi çok tecrübem olmadı. Ayrı yumurta ikizlerinden çok
oldu. Ben kardeş gibi zaten onu tek
yumurta ikizleri hani sonuçta hani aynı şey ya aynı.
Evet, evet aslında. Yani havuzu.
Hiç mesela öyle bir bipolar ikizim olmadı.
Keşke biri biri dikkat eksik diye öbürü değil filan.
Onlar öyle şeyler. O her şeyler çok yoruyorum.
Kardeşler arasında da görüyorum. Mesela dyp ile bir poların hep
yani benim klinikte hani var mı? Bu tür çalışmalarda bir
akrabalığı var mı diye çok düşündürten durumlar oluyor.
Mesela ailede hem de ebeler hem hippolar bir arada.
Ya da anne bipolar çocuk bipolarla ilgili çok duygu durum
bi atak geçirmemiş. Böyle ılımlı depresyonlar
dışında çok önemli manik atağı yok.
Hiçbir şey yok ama dyp yani klasik bildiğin dyp yani 4
dörtlük gibi böyle durumlar çok görüyorum hatta.
Bazen şey diyorlar. Hani DB bipolarında programında
olabilir mi? Bazen dyp diye tanı koyuyoruz bu
aslında. Hani program mu?
Diye bir görüş de var. Ben olabileceğini de
düşünüyorum. O da ayrı bir ince bir ayrım
yani. Çünkü bilişsel bozulmalar erken
dönemde başlıyor. Yani bozukluk belki ortaya
çıkmıyor ama hani biz biliyoruz ki bozukluk aslında çok erken
başlıyor ama nasıl başladığını bilmiyoruz.
Hani dyp olarak mı başlıyor, depresyon olarak mı başlıyor?
Anksiyete bozuklu, bunların hepsi olabilir.
Yani okb olarak da gelen çok olgun var benim de mesela.
Hani 4 dörtlük OKB gibi dışarıda tedavi belki oluyor ama sonra
bir bakıyorsunuz ya ss ray ile patlıyor ya bir şey oluyor ve
ondan sonra bir poner olarak hayatına devam ediyor.
Yani o yüzden çocuk ergen dönemi biraz hem ilginç hem zor bir
dönem bence. Bir de bizim kuşağın şöyle bir
zorluğu var ııı, dikkat eksikliği, hiperaktivite
bozukluğu, mesela yetişkinlerde hep ders.
Derslerde de konuşuyoruz, yetişkinde teşhis konduğunda
vaka takdiri bile yapmış olduğumuz bir şey.
Bugün artık neredeyse bir tane enflasyonu var diyebileceğimiz
bir şey. Otizm spektrumu da gitgide öyle
olmaya başlıyor yani. Ama biz mesela daha önce dediğim
gibi yetişkinde dikkat eksikliği, otizmspek durumu
düşünülen bir zamanda asistanlık yapmadığımız için belki bizim
dönemde hastamız olan analar babalar.
Iıı aslında gelişimsel bozuklukları olduğu halde de
bipolar bozukluk tanısı veya başka tanılar konmuş kişiler
olabiliyorlar. Onun için ben hep annede babada
bipolar bozukluk var işte halada dayı da şizofreni var.
Filan dendiğinde hakikaten öyle mi?
Diye tekrar onların önemlisini alma ihtiyacı hissediyorum.
Belki de onlarda da aynı nöro gelişimsel bozukluk varmıştı.
Haklısınız yani bazen otizmler şizofreni diye yani yanlış tanı
da alıyor olabilir. Veya bipolar bozukluk tanısı
konmuş biri aslında bayağı bir dikkat eksikliği, hiperaktivite
bozukluğu vakası olabiliyor. Bunları ayırt ediyorsunuz hep
tabii ibrahim bir şey soracak ben.
Ben de ııı aslında bu yayına siz siz sizin geleceğinizi öğrenince
biraz genel çocuk psikiyatristine baktım bu.
Bizde belki eskiden distli mi denen perstan yada Süreyya,
depresif bozukluk galiba çocuklarda tanımlanıyor.
Ne zamandan beri tanımlandı onu bulamadım pek ama.
Oradaki ayrımın amacı. Hani erişkinde daha çok
bipolarla ilişkisi de kuruluyor. Distiminin yine böyle bir amaç
mı? Yani pratik böyle bir ayrımın
pratik amacı tam olarak ne onu merak ediyorum.
Ha majör, depresyonla Süreyya, depresif bozukluk gibi.
Bir ayrımın amacı mesela pratik olarak tedavide bir farklılık
oluyor mu? Gidiş açısından işte bipolara
dönüşün daha fazla diyebiliyor muyuz?
Şiddet olarak evet, majör, depresyon belki episodik olarak
daha şiddetli olabilir. O ayrımın pratik sonucu acaba ne
diye düşündüm. Tedavi ve gidiş açısından.
Şimdi. Bipolara dönüş mü dediniz yoksa?
Ayrımın amacı mı? Şöyle, ben biraz eksik sordum,
baştan majör, depresif bozukluk çocuklarda öyle bir tanı var,
bir de persistan depresif bozukluk diye ayrı bir tanı.
Var tanımlama çocuklarda da var. Sadece bazı ölçütler değişiyor
ama hani ilişkinlerle aynı tanımlamalar var, doğru
söylüyorsunuz. Çocuklardaki pratik sonucunu
aslında merak ettim. Yani mesela aynı şekilde çünkü.
Ölçütlere baktığımızda sinirlilik ikisini de çok ön
planda birinde biraz daha aslında Süreyya vurgulanıyor.
Mesela persistan, depresif bozukluk için bipolar riski daha
yüksektir ve dolayısıyla denebilir mi?
Mesela birinci sorum bu. Ilk evet buyrun.
Hocam. Ikinci soruyu neyse ben sorayım,
ondan sonra tekrar sorarsınız, onu bazen unutuluyor çünkü ben
de yaptım. Unutuyorum.
Şimdi şöyle çalışmalarda değişen oranlar var.
Çocuklarda depresyon %40 ila %70 gibi oranlarda tekrar etme riski
o hani bar deniyor? Hani çok tekrar ediyor bunda
işte çoğunu ilk ilk 23 yıl hatta 4 yılda görüyorsunuz.
Şey de bir kolera dönüş de. Yine değişen oranlarda belli
bildiriliyor. Yani %5, 6 yediden tutun işte
yüzde kırka kadar gidiyor. Çalışmadan çalışmaya değişen
durumlar var. Bunun nedenini de ben şöyle
yorumluyorum, şöyle açıklıyorum, aldığınız vakalara göre
değişiyor. Yani siz eğer gerçekten riskli
vakaları alıp takip ederseniz mesela bir poler çocukları gibi
oran çok yüksek yani %20 otuzdan aşağı oran düşük ama daha az
riskli, daha hani hafif ya da orta düzeydeki depresyonları
aile yüklülüğü olmayan. Işte bu.
Melankolik dediğimiz daha ağır özellikleri olmayan
depresyonları alıp, yani onları içlerseniz ve takip ederse de o
zaman bipolara dönüş belki daha da düşüyor o yüzden.
Hani bir poların artık çocuklarda su tipi de şey
önemli. Hatta son dönemlerde bipolar
depresyonla, unipoller depresyonu ayırma üzerine daha
çok çalışılıyor. Bu belki hani sizin söylediğiniz
şeyin. Cevabın ile de ilgili çünkü biz
riskli depresyona ayırt edebilirsek eğer bunun en
tekrarlama hem de birpolara dönüş riski yüksek olmuş olacak.
Bir anlamda. Güzel aslında o zaman hani daha
çok risk faktörleri için de aileye depresyon şiddeti ve
saire daha ön plana çıkıyor değil mi?
Yani onun distamik olup olmamasından ya da talihsizten
olup olmamasından daha çok ibrahim bir sorun daha vardı.
Ben girdim yine araya. Bir sorunuz.
Sorduğumun cevabını da aldım. Teşekkür ederim.
Yani bu benim de nispeten kafamı karıştıran kısım biraz
buralardı, teşekkür ederim hocam.
Rica ederim. Yani hani pek çok çalışmaya
bakıyoruz, bakıyoruz. Hani çalışmalarda da işleme,
dışlama ölçütlerini aradığınız ne istediğiniz, nasıl bir grupla
çalıştığınızda aslında bence önem kazanıyor.
Yani o şeyi seçerken de o örneklerini seçerken de hani
10'a çıkart göre seçmek zaten son dönemde risk gruplarında bu
yüzden daha fazla yönelik. Yönelim var yani çok fazla risk
grubu literatürde şey buluyor, yer buluyor.
Bu da mantıklı. Tabi bir anlamda daha iyi çünkü
size şey veriyor. Bu konuda bilgi veriyor.
Bu haftalık bu bölümün sonuna geldik.
Bu bölümün sonuna gelince yine bir ressam verilsin.
Hakkında bahsetmek istiyorum. Bugünkü ressam olarak öjen dela
kurayı seçtik. Resim olarak da insanlara yol
gösteren özgürlük isim de tablosunu tercih ettim.
Özen dele kura ile ilgili bilgi verecek olursam kendisi 1.798
yılında fransa'da doğuyor. Romantizm makamının en önemli
temsilcilerinden biri olarak kabul ediliyor.
Kendisinin şeyle ilgili. Söyleyebileceğim resimleri ile
ilgili söyleyebileceğim şey, güçlü renkler kullanmayı çok
seven biri ve aynı zamanda kendisi Fransız devrimi
sırasında. Fransa'da yaşamış ve bu nedenle
de resmini bu oldukça etkilemiş durumda.
Halka yolu gösteren özgürlük isimli eser 1.830 yılında
yapılmış bir eser. Burada dikkat çekici olan şey
elinde Fransa bayrağı taşıyan bir özgürlük ya da özgürlük
temsil eden bir kadın ve onun peşinde giden devrim yapmaya
çalışan fransızlar. Eee, bu haftalık bizden bu kadar
haftaya tekrar görüşmek üzere kendinize iyi bakın.
Podbean