Karma Dönem
Bu bölümde Akiskal’ın bipolar tiplerini, hızlı döngülü bipoları ve karma dönemi ele aldık. Bu bölümde sıkça bahsettiğimiz Athanasios Koukopoulos’un birkaç makalesi için linkler aşağıda:
Mixed features of depression: why DSM-5 is wrong (and so was DSM-IV)
Koukopoulos׳ diagnostic criteria for mixed depression: A validation study
Herkese merhaba diken sütlü bahçesi vaat etmiyoruz podcastini yeni bölümünden size sesleniyoruz. Ben doktor tasiroğlu bu podcast bölümünde benim beraber profesör doktor timuçin oral, profesör doktor cemaat paşaoğlu ve doktor ibrahim aylak var. Geçtiğimiz haftalarda bipolardan mani ya da hipomaniden bahsetmiştik. Bu hafta benim haftalardır uykumu kaçıran akhisdın. Bipolar tiplerini konuşacağız. Çünkü birkaç bölümü böyle başlayıp asla getirememiştik. Konunun içerisine o yüzden ben onu sorarım, yaklaşık bu sefer başlayalım.
Bu sefer öyle yapalım. Evet, evet, bir türlü olmadı gerçekten söz oraya gelmedi yan yollara sapa sapa geldik bir kısa. Ca hani nedire söyleyeyim, sonra isterseniz üstüne konuşalım. Işte normalde hani birpolar bir ve ikiyi konuşmuştuk zaten bir manevi depresyonun eşit benzer büyüklükte olduğu bipolar ikide hipomi ve unipolarda örneğinde olduğu gibi ağır ya da işte. Her şeyiyle tam diyelim. Depresyonların olduğu tabloyu anlatır sonra bunu. Bunu clar mana aslında clmen biraz daha. Ileriye götürüp birpolar üçten yani?
Özellikle antidepresan kullanımıyla ortaya çıkan mani'nin olduğu bipolar üçten bahsetti. Sonra bir. Disttimik zeminde zaman zaman görülebilen hipomilerden ve aslında yaşlı dönemde ortaya çıkan ve demansla da karışabilen ve yani depresyon ama aynı zamanda vipluk benzeri tablolardan da bahsetti falan. Bu ama. Bunlar. Çok da kabul gördü. Dana üzerinde araştırma yapılarak. Kesinleştirilmiş bir takım. Sınıflandırma ya girebilecek ya da sınıflandırmayla uğraşanların aman ne güzel diyecekleri bir şey ama dedi.
Daha çok akademik. Güzel konuşma konuları oldular açıkçası günlük klinik pratiğe çok ışık düşürmedi ama sonra kıskan. Bunu biraz daha da ileriye götürerek hep geçen seferde söyledim. Kategorik mi boyuttan olduğu konuşulabilecek bir buçuklu sınıflandırmayı ortaya attı. Orda işte bipolar bir.
Her şeyiyle tam bir mani tablosu bir poler, bir buçuk depresyon ve uzamış hipomaniler, bipoler 2 depresyon ve hipomonik epislar bir ve 2 klasik olan bipoler, 2 buçuk depresyonun sikletimik temparam'a. Siklotik miza diyebiliriz. Eşlik ettiği durum bipolar 3 hipomi ama antidepresanlarla ortaya çıkan hipomni klaman örneğinde olduğu gibi. 3 buçuk hipomni. Ve veya depresyonun madde kullanımına madde kullanım bozukluğuna eşlik ediyor olması bir polar 4 depresyonun hipertimik bir tempoman zeminin de ortaya çıkıyor olması, yani hipertimik bir mod ve onun üzerinde ortaya çıkan depresyon birpolar.
5 tekrarlayan depresyonlar ve genellikle distorik denilen hipomiyle seyrediyor olması. Hippolar altıda geç başlayan ve karma özellikler, kayma, duygu durum özellikleri gösteren ve demansa benzer biçimde seyreden bir peler. 6 zaten bu 65. 4 ve 3 klanmanınkine benzer şeyler bir tek burada şeyi de belki söylemekte fayda var. Distorik mani deyince. Daha ajite huzursuz ve bazen koditif belirtilerle de seyreden bir tablodan bahsediyoruz. Bir sporc özelliği iritabilitenin ön planda olduğu bir tabloyu anlatıyor.
Kabaca böyle. Kıskanın sınıflandırması. Disko lig mani'yle karman nöbet arasındaki ayrımı da. Ya da ajite depresyonla da belki de. Etmek lazım bunlar. Birbirine çok karışan şeyler gerçekten sıva'nın geçmişte öyle bir araştırması da vardı. Nasıl ayırt edebiliriz? Ajite depresyonda distorit maniği diye aslında tabii temel olarak biri depresyon olmasıyla öbür mani olmasıyla ayrışıyor yani. Ilk tanı koyduğumuz ya da aradığımız temel özelliğin ne olduğuna bakmamız gerekiyor. Ama kesitte baktığımız zaman.
Evet karışabilir, özellikle de gözlemcinin gözünde karışabilir. Diye. Ajite depresyonda daha çok söz konusu olan şey ajitasyon halbuki diye. Diğerinde daha çok ekstasyon bekliyoruz. Ajitasyon daha depresyona ekstrasyon daha çok maniğe uyan bir belirtti olmalı. Ben bunu hem şey diye anlatırdım. Bilmiyorum. Bana katılır mısınız bu metafora ya da? Analojiye ben. Ajitasyonu. Kızgın bir yağın içine su damladığında ya da içine bir şey attığınızdaki durum. Durum tablo. Olarak tanımlıyorum, bir cızırdama kendi içinde.
Sağa sola sıçrama var ama hepsi orada olup bitiyor. Halbuki ekstrasyon makarna kaynattığın zaman kapağını kapattığınız zaman olan duruma bence o yani oradan taşıyıp artar tarafı basıyor sular ve dışarıya çıkıyor. Bir tanesi kabın içinde kalıyor. Bir tanesi kaptan dışarıya çıkıyor, ikisi de son derece kızgın ve yakıcı ama bir tanesinin farkı. Adı üstünde dışarıya bulunduğu yerden dışarıya taşıyor ve etrafı kaplıyor olması. Ben de şöyle anlatırdım, sen devam etti. Yok yok sen söyle güzel. Acitasyon için psikomarator aktivitedeki artışla beraber duygu durumun mutlaka olumsuz olması lazım.
Yani öfkeyle tabiite veya duygu durumun aslında anksiyetleri veya çok şiddetli bir anksiyete içerisinde olması, eksitasyon ise taşkınlık duygu durum. Refolik yani çok aşırı neşeli de olabilir, öfkeli de olabilir. Doğru ama işte ben orada şeye de bir sen duygu durum tarafına daha çok vurgu yaparak söyledin. Psikomotor tarafına vurgu yaparak söylersen, yani ajitasyondaki psikomotor aktivite artışı ile ekstrasyondaki psikomotor aktivite artış arasında bir fark olmalı. Benim tanımım ya da deminki analojim daha çok psikomotor aktivite artışıyor arasında.
Ki farkı anlatmak için de.
Taşkınlık ve kendi için. De huzursuzluk farkı derken biraz onu söylemek için çok katılıyor musunuz? Iıı yani tam olarak şöyle söylüyordum, ben öyle dersem anlaşır mıyız acaba? Deneyelim bakalım. Bütün ek istasyonlar ajite olmak zorunda değil ama ajitasyon olduğu zaman bir exitasyon durumu da var. Hafif ya da ağır. Ben işte orada bir şöyle farklı düşünüyorum. Evet. Ekstrasyon olduğunda hakikaten ekstrasyonun etrafa da bulaşabilecek ya da ulaşabilecek diyelim büyüklükte bir şey ya da çapta bir şey olacağını ajitasyonunsa bu görüntüye rağmen kendini sınırlayan bir şey.
Olduğunu altında oturarak acıtasyonunu geçirmeye çalışan insanlar. Olabilir, öyle de olabilir. Olduğu yerde adımlayabilir, dönebilir ama öbürü gibi yumruk atıp yap ne bileyim işte sözle satışarak filan yapmaz. Yani biri daha çok kendi içinde yaşıyor gibi anlatıyorum ya da anlıyorum. Burada ulaştık galiba. Evet, evet, şimdi tam olarak anladığımı söylediğini doğru söylüyorsun. Bence doğru bir de şeyi açıkla kavuştursak iyi olur diye düşünüyorum. Karma nöbetin tanımını tam yapıp.
Evet, kamyon aletini tamamen aslında DSM deki gibi yapsak bulup okusak daha güzel olur hatta.
Biz bunu kadar ya da bakana kadar hocam ben şeyi ekleyeyim ya bu ajitasyonda eksitasyon arasındaki fark hani bence bizim klinikte çok sık kullandığımız kelimeler ama hani tam olarak kullanırken ya benim en azından gönül rahatlığıyla kullanabildiğim kelimeler olmuyor. Hangisinin doğru, hangisinin yanlış olduğunu ben arada şey yapıyordum, karıştırıyordum. Açıkçası sizin verdiğiniz bu örnekler bu açıdan gayet güzel oldu bence. Ve anlaşılır oldu mu diyorsun? Bence anlaşılır oldu ya çünkü. Acıtasyon da eksitasyonu bazen hani sanki birbirinin eş anlamlıymış, anlamlısıymış gibi kullanıyoruz.
Kllikte ama hani aslında birbirinden farklı şeylerden bahsediyoruz. O yüzden hani ben kullanırken biraz şey oluyorum hani. Aklıma gelince kelime hani söylerken bir düşünmek zorunda kalıyorum. Acaba bu muydu bu muydu diye düşünüyorum yani.
Buyurunuz. Şey desek doğru olur herhalde o ayrımı yapmak için yani ajitasyon dediğimiz zaman olumlu bir duygu durumu içerisinde olma ihtimali yok. Gayet. O mutlaka herhalde doğru diyebileceğimiz. Bir şey duygudur açısından cem'in altını çizdiği kısım çok önemli. Duygu durum belirtileri açısından ama hani psikomotor tarafına bakarak. Da onu. Birbirinin sınırlığını konuşmak önemli. Ama tabi şöyle bak. Ar bakmaz, gördüğümüz şey psikomotor aktivite ise sadece onu görüyor olmak sınırlılığını görüyor olmak yeterli olmayabilir.
Çünkü cem haklı olarak onun için karma dönemi de konuşalım deyip duruyor. Çünkü bazen hakikaten kişi o tablo içindeyken çok da depresif olabilir. Aslında psikomotor aktivitesi artmış vaziyette iken o yüzden içeriğinin duygu durum, duygu durum açısından içeriğinin hakikaten depresif olup olmadığını göz ardı etmemek gerekir. Sadece dış. Kardan bakarak karar vermemek. Gerekiyor. Davranış geliyor, ekleyebiliriz değil mi? Evet, işte domates, aktivite artışı ve amaca yönelik davranışın hızlı yani fütursuz davranış gibi ortaya çıkması depreyken de duygu doğum depresyon ile uyumluyken de olabilecek bir şey.
Evet. Karma dönem ölçütlerini DSM deki özelliğiyle DSM beşte yer aldığı şekliyle bulup. Okuyalım aslında.
Yani temel çerçevesi aslında temel çerçevesinin söylesek üstüne konuşsak biraz desemin beşin şey yaptı. Hiç farklı olduğu içinde evet ısrar ettim zaten. Karma özellikler aslında hani bir eksi oturt sırasında maniada depresyon epeyos sırasında karşı taraftan yani örneğin mania da, depresyonda ise manida ise diyelim ki depresif belirtilerin işte. Depresyondaysa da manik belirtilerin aynı anda ortaya çıkabilmesi durumunu aslında dsm 5 atıf yapıyor ama dsm 5 atıf yaparken diğer dslerden farklı olarak ds m dörtten örneğin farklı olarak.
Hem bipolar biri hem bipolar ikiye bu şey veriyor. Eee özellik tanımını veriyor. Normalde hatırladığım kadarıyla DSM dörtte. Sadece bipolar bir için bir şey olarak kabul ediliyor. Belirte olarak ya da ayrı bir alt türü olarak kabul ediliyordu diye hatırlıyorum. O yüzden hani o açıdan fark ediyor. SM beşte artık 2 bipolar türünde de olabileceğine dair bir şey var. Kabul var ve dediğim gibi hani bir epizo sırasındayken karşı epizolkla ilgili belirtilerin ya da özelliklerini ortaya çıkmasını genel olarak karma özellik adı veriliyor diye söyleyebiliriz.
Belki temel. Söylüyorsun, açtım şimdi. Her ikisi için de karma özellikler var olabilir diyor ve karma özellik bildiğimiz gibi bu spesifire için ne diyorduk, belirteç mi diyorduk? Belirtech'lerden birleyici diyor belirleyici. Evet. Şöyle yani karşı. Özelliklerle seyreden manik veya hipomanik yapizotlar var. Iıı karma özelliklerle seyreden depresyon epistotları var. DSM beşte tarif edilen. DSM beşe kadar şöyle denirdi, kabaca. Birisi hakim olacak tabloya maniya'da depresyon diğerinden de en az 2 belirti.
Örneğin 2 depresyon belirtisi olacak tabloma ningse veya tablo depresifse 2 maneyik şey olacak, belirti olacak gibi söylenirdi ve hala netleşmiş değildi. Üzerine de çokça tartışılırdı ama. DSM 5 DSM beşi yapanlar yani psburg ekibi zaten hani daha şeyden beri. Himal hohtan sonra da.
Yani şimdi David copper'i uğraşıyor ama tabii onun hocası da var. Bir biçimde de şeyle bipolar bozuklukla uğraştıkları için ağırlıklı olarak bunu net bir şekilde ortadan ikiye ayırmayı teklif ettiler ve gerçekleştirdiler. Yani karma özelliklerle karakterli, manik, karma özelliklerle karakterli depresyon diye net bir şekilde ayırt ettiler ve bir. Hani böyle alt başlık yerine kendi başına bir antite gibi oldu. Yani mania da hipomni ölçütlerini karşılayan bir klinik görünüm olacak. Ve buna ek olarak uyku ve iştahla ilgili belirtiler dışında kalan 3 tane depresyon olacak.
Bu işte kanun özelliklerle karakterize maniya'da ipomani dönemidir diye bir başlıkla tam tanımlandı. Tam bu şimdi önümde açık bakıyorum bir. Aynı şeyi depresyon içinde yaptılar. Yani depresyon için bir bu olacak. En az 3 tane işte hipomni olacak. Burada ki fark net bir şekilde başlıkların böyle tanımlanmış olması. Halbuki. Daha önce hani ağırlıklı tablo bu olacak. Ondan da en az 2 belirti olacak. Filan gibi daha muğlak ve. Ayrı ayrı başka ne onun adı bir tabloydu bu. Hatta kukofil of rahmetli cocacos'u hatırlar mısın canım?
Bir. Alexo. Yunan nasıl? Alex okul os vardı, benim bildiğim geri açık baskılar, depresyonlar. Daha çok karna belirtilerle çok uğraşan bir duygu. Bozukluk Yunan asıllı italyan psikiyatrist diye biliriz. O ajite depresyon aslında karma durumların bir şeklidir diye tut. Turup, özellikle işte depresyonun da bir karma. Vip tablosu olduğunu iddia ettiğinden beri diyebilirim. Bu hep böyle. Adı bir türlü konumayan böyle mi? Diye yer verilmeye çalışan çalışılan bir tabloydu. Şimdi böyle. Örtüşmesine çok rastladığımızın en iyi örneklerinden biri aslında bu, yani tam.
RSM ölçütleriyle konuşuluyorsa, tamam, onun dışında biri klinik tartışma sırasında ajite depresyon diyorsa ve sürekli ne anlama geldiğini bildiğimiz birisi değilse ne kastettiğini mutlaka sormamız lazım. Kesinlik yerde yazıyorsa kim demiş diye sormak lazım. Kesinlikle doğru geçen haftalardır sen bir de haklı olarak bir yere işaret ettin, onun arkası da gelmedi. Çünkü başka şeyler konuştuk. Hızlı döngü meselesine işaret etmiştim. Yerinde bir uyarıydı o. Çünkü. Hızlı döngü tanımı gereği bir yıl içinde en az 4.
Epistodun geliyor olmasıydı. 4 ya da daha fazla diyor galiba desen 5 10'a çıkart şimdi. Bu bu kadar hızlı döngülendiği zaman bazen iç içe geçebiliyor ya da biri vahşip öbürü biterken üst üste binişmeler de olabiliyor. Bütün bunlar içinde ve siz hangi kesitte yakaladığınıza bağlı olarak bazen durumu bir karma dönem olarak algılayabilirsiniz. Yeterince üzerinde çalışıyor. Ne oldu? Ayırt etmezseniz. Tamam bu bu bu şey önemli. Ikisinin ayrımını yapmak için. Evet, yani bir de pusudun bir de tabii episod tanımı çok önemli episod geçiyoruz da episot tanımı hiç konuşulmayan bir şeydir.
Episod herhangi bir şey için episot ama tıpta bir hastalığın patonik sayılan belirtilerinin görüldüğü. Kabul edilmiş minimum süre ye verilen artık bu astım içinde böyle migren içinde böyle işte ne bileyim bir polar bozukluk ya da depresyon içinde böyle üzerinde uzlaşılmış olan süre. Süre mesela depresyon için minimum 2 haftadır. Mani için bir haftadır ama yatış gerekiyorsa o bir haftaya gerek yoktur der ama o zaman o minimum sürede söz edilen belirtilerin ya da olması gereken belirtilerin tamamının görülüyor olması gerekiyor.
Bu bir episot, o episot kısa da sürüyor olabilir. Uzun da sürüyor olabilir. Bir tip hemen öbürüne yerini de bırakıyor olabilir. Bu başlangıçları ve bitişleri. Iyi takip etmek gerekiyor. Kal bağımlı galiba ilk hani. Uzunlamasına ve kesitselin ayrımına bakalım ve bu. Bunu böyle ayırt etmeliyiz diyen ki sonra demiştim. Krepelin aslında fakülteleri ayırıp baktığında hızlı döngülerin bazı kesitlerde karma gibi görünebildiğini de söylemişti. Çok hızlı döngül olursa. Çünkü bir de ultra sayko denilen çok çok hızlı.
Olan durumlar tam da bahsediliyor. Bu arada ilginç bir şey var. Onu da söyleyeyim, söyle su şimdi artık çok konuştum. Sanıyorum anne yeme için, yani Amerikan ulusal rus sağlığı enstitüsünün verilerinde vardır. Yanlış hatırlamıyorsam.
Hızlı döngülülüğün istikrarlı bir hastalık tablosu olma oranı yaklaşık %1 ilaç gibi bir şey. Yani bu şu demek hızlı döngü olan bir tablo her zaman hızlı döngü olma olasılığından bahsediyorum. Istikrarlı bir şekilde bu bunu gösterme olasılığından bahsediyorum çünkü. Hızlanan ya da arası açılan dönemler olabiliyor. Elbette bu hızlanmanın ve ara açılmalarının. Başka komorbit özelliklerine de mutlaka bakmak gerekiyor. Tiroit işlevleri gibi vesaire elbette onu da unutmadan araya.
Gene hocam burada ibrahim sen sor ilk defa söz istedim. Ben girmeyeyim şimdi. Aradım hocam sizi unutmayın benim aklımda. Pek. Peki yani bana daha unutkan olma ihtimali sensin demek. Başkasınız dedi. Hocam herhalde. Böyle konuşmayalım. Evet. Vallahi Kürşat, bir taraftan sen bir taraftan metroda yer vermeler falan filan. Yaşlı yaşlı denir canım ne diyeceğiz başka bir şey mi? Biraz. Biraz fazla oluyor, bazen e cizm durumuna geliyor. Yani bu artık evet evet yani ayrımcılık haline gelmemeli. Tabii iyi bak unuttum iyiyim.
Şimdi ne diyeceğimi yok diyecektim. Şaka şaka yok hani? Dikkat eksikliği durumu. Evet, genç hastalığı.
Ya şunu dikkat. Eksikliği olmaz.
Şu şeyi söyleyecektim, bu şizofreni için de hep vurguluyorum. Genel tıbbi duruma bağlı değil ifadesini biz hep en sonunda kullanıyoruz ya onu birpolar episodotları içinde en başa almamız gerekiyor. Bilhassa duygu durum belirtileriyle seyreden otoim en sefer opatiler en iyi örnek ama limbik olduğu zaman. Limbik en sefolit olduğu zaman hakikaten çok duygu durumda. Çok çok yoğun yani hiç daha önceki mizacından veya geçmiş yıllarından hiç beklenmeyecek kadar şiddette ağlamalar veya efor 2 durumlar psikozla beraber olsun ya da olmasın.
Yani bu sadece bir örnek ama onun dışında.
Ya tabii ki çok fazla yerinde bir tamam cem çok çok önemli. Evet, yani şimdi Ankara tıpta berker duman ve arkadaşlar diğer arkadaşlar daha sıkı çalışmaya başladılar ve vaka serilerinde sunacaklar bana anlattılar. Sözel bir fikrim var. Yüksek doz teroit ile tedavi edip çok güzel cevap aldıkları limbiken sefertler sero negatif olduğu halde. Veya işte gerçekten de annem DA reseptörüne antikor veya başka çeşit şeyler. Iıı iyilik her zaman verilemiyor. Bu vakalarla onu sonra konuşuruz. Artık nörologlara bile kısıtlanmış neyse genel tıbbi durumu ekart etmeden depolar devemek lazım.
Bazen klinik görünümle işte maniden ayırt etmeye çalışırdık eskiden beri.
Hani sık sık söylüyorum ya bu paraizgeneral görülen enoritenin farkı filan gibi gelmiş kliniğe bakarak klinik özelliklerin farklılığına ya da manideki iç tutarlılığından farklı bir şey gösterip göstermediğine ama o da tabii her zaman gözlemcinin gözüne göre olan bir sap. Tama olduğu için yanıltıcı olabilir. O yüzden çok önemli. Bu söylediğim kesinlikle altını birkaç kez çiziyorum. Depresyonu konuşurken de yine konuşmamız gerekecek. O zaman neyin altını çizeriz? Burada küçük bir müzik molası verebiliriz.
Bugünkü müzik parçası olarak lovetan ebatosu dinleyeceğiz. Daha sonrasında tekrar. Birlikteyiz. Müzik arasından sonra tekrar birlikteyiz sözü ben ibrahim'e bırakayım. Ah siz bu cocuk polosdan bahsettiniz ya hocam onu galiba 2.000 dokuzda 2.000 makalesi vardı. Tabii bilmiyorum iddialı gibi biraz ama. Orada böyle ajitasyon, anksiyete gibi durumları da aslında. Mankenin bir özelliği bir yükselme hali gibi değerlendirmemiz gerektiğini söylüyor dolayısıyla. Aslında bu mani tarifi güncel DSM den önce ki manyağı de daha çok uyuyor.
Yani sadece psikomotor aktivite artışı değil aynı zamanda ajitasyonun kendisi de bir yükselme hali olarak kabul edilecek. O zaman sanki bu karma dönem durumları ya karma dönem tanımları biraz daha ne olur, silikleşmez mi ya da ortadan kalkmaz mı? Hükümsüz. Kalktı diyorsun gibi. Zaten sorun şu yani? Karma dönem diye bir dönem var dediğim zaman zaten sınırları muğlak bir tablodan bahsetmiş olmuyor muyuz? Sınırları bu kadar muğlak bir şeyiz sen ayrıştırarak sanki.
Hani doğadaki aslı neyse varmış da 10'a çıkart göre tanımlayalım. Hayır dedelim gibi söylüyorsun, söylemiş oluyorsun sen birlikte yani söyleyen için söylüyorum. Bunu ve kriter getirmeye çalışıyorsun. E gelmiyor o kriter işte. O yüzden onların getirmeye çalıştığı kriter yerine aslında bakışkalın bu buçuklu buçuklu biraz. Şey yaparak abartarak biraz karikatürize ederek. Vurguladığı şey çok daha boyutsal, kötüye uyruk olmayan bir bir yere çekmeye çalışıyor. Bizi diyor ki tempirin'a baktınız mı? Sürelerine baktınız mı?
Başka bir şeye bağlı olup olmadığına baktınız mı acaba yaşla mı alakalı? Mesela çok enteresan bir hasta hatırlıyorum. Onun bir poler 6 tanımına çok uygun olan. O zaman. Manada hasta gördüğüm zamanlarda yaşlı bir hanım bir banka denemekte olmuş, son derece saygın bir hanımefendi aslında bu.
Son hastamda hatta içeriden gelen seslerle. Dışarıya çıktım. Hani orada bir şey oluyor ve ne olduğunu anlamaya çalışıyorum. Bir hanımefendi yaşlı bir hanımefendi oturmuş hiç duymadım. Ağızda alınmadık küfürlerle küfür ederek konuşuyor. Sürekli ve hani susturulamıyor, durdurulamıyor. Doyamıyor küfretme yani o kadar işte birlikte hasta yakınlarıyla filan hep birlikte konuştuk. Bir bir işte bankadan emekli bir müdüre hanım ve hiç böyle bir şey hayatında duymamış yakınları o zamana kadar bir süredir böyle bir tabloyla o zaman ege üniversitesi'nde incelenmekteydi.
Hasbelkader istanbul'a gelmiş, niye gelmişse ve. Yeniden bu tablo ortaya çıkınca da paldır. Kültür kültür bana getirmiş halde öyle bir görme şansım oldu. Sonra da işte tabii o kesit de yapabileceklerimi yapıp. Ege üniversitesi'ndeki arkadaşlarıma aramıştım. Özellikle konstasyondakilerle de konuşmak istemiştim çünkü. Bu yaşlarda başlayan bir mani tablosu. Ya da depresyon ve mani tablosu hiç olağan bir durum değil ve onlar da bana yapılabilecek bütün tetkiklerin yapıldığını ama hiçbir biyolojik. Sebebin.
Bulunamadığını yani çok kolaylıkla dışarıdan baktığınızda bizim eski kötü tanımamız da organik ve götürün bozukluğu diyebileceğimiz tablonun hiçbir organik listesinin deyim yerindeyse olmadığını söylemişlerdi. Sonra bilmiyorum, nasıl evrildi? Sonrası. Bizim bir ikimiz olmuştu. Böyle tam seninkine benzeyen muhtemel bir polar 6 diye. Klinical serkanci de 10'a çıkart benzer bir tanrı şey bulabilirsem şimdi ayrıntısını anlatacağım vakanın. Herhalde ardından demans bekleyerek koyacağımız bir tanı diye.
Yani ilk aklımıza bu geliyor ya onu demek çalışıyordum ben de. O yüzden hani? Tablo olağandan biraz sapmaya başladı işte az evvel söylediğim gibi hızlı döngülerde. Tiroit hastalıklarını düşünürken mutlaka onun yanı sıra başka işte ilaç kullanımları, madde kullanımları, vesairenin de olabileceği düşünmek gibi işte geç başlangıçta tablolarda özellikle başka sebeplerin olabileceğini düşünmek gibi aile öyküsü hiçbir şekilde olmayan geçmişe ilişkin hiçbir verisi olmayan kişilerde ani başlayan tablolarda.
Viralen sıfır ilkleri hatırlamak gerekebileceği gibi. Pek çok şeyin durumun klinik tablonun altını da çizmek gerekir. Kesinlikle o yüzden de katılıyorum. Cömert ilk sırada elemek gerekiyor. Yani zaten dershane biz de ilk sırada onları elememiz gerektiğini söylüyor da. Ama her zaman e kriteri olarak sona ayırıyor. Evet. Kısmını. Hocam, belki depresyona gelmeden önce konuyu böyle başka bir tarafa çekip. Mani de içgörü hakkında ne düşünüyorsunuz?
Ve ilk umanede. Bizot sırasında diye mi sordun? Güzel tam yani aslında hangi aşamasında diye sormak gerekir. Bu sorunu bu soruyu. Bir de. Sorulabilir mi? Hani mali de bu içgörü var ya da yok diye sınıflandırılabilecek bir şey mi? Yani bir sıfır gibi. Hani böyle hani matematiksel olarak söylemek gerekirse. Yapılabilir, tahsinle gene aynı şeyi soracağım ama ne zaman yani hani şimdi? Şu anda, ama bir saat sonra bir gün sonra 2 gün önce. Yani şey gibi ne bileyim işte. Başka diğer tıbbi hastalıklarda olduğu gibi hastalık süresi boyunca mutlaka bulunması gereken ölçütlerden biri değil tabii ama elbette bir içgörü.
Sülük ya da kendine özgü 2 görülükten söz etmek çok daha doğru olur. Yani şöyle ne demek? Kendine göre göre kısmını da açık değil. Yani kişi gran diyoruz. Bir biçimde bir asalet atfediyorsa kendini bu bir peygamberlikte olabilir. Başka bir kraliyet iddiası da olabilir. Bunun gereği gibi davranıyor. Çöpçü kral olmuyor. Örneğin kralsa kral oluyor. Bu anlamlı bir içgörüden ya da içinde bulunduğu durumla uyumlu bir dal. Iştan düşünceyle duygu durumun uyumlu olduğu bir şeyden tablodan bahsedebiliriz.
Böyle bir görelilikten ama kişinin tamamen sağlıklı olduğu döneme göre iç görünün tamamen kaybolduğunu söylemek mümkün. Mani de hipomoni için değil, hipomni de kişi olup bitenin farkında olup daha çok bunun keyfini yaşamak ve bazen bunu sürdürmek için elinden geleni yapmak. Bunu bir durum olduğunu kabul edip, evet, evet. Yani böyle kalmayı tercih ederim diye rica etmek. Tabi tabi bir hastanın sözünü ben şeyde de anlatmıştım işte. O ted konuşmasında da çok da severim o sözü. Hocam demişti, ben her şeyi kullandım.
Her türlü maddeyi kullandım. Bu hipominin kafası hiçbirinde yok. Ben de böyle tam da böyle. Hatta o yüzden hocam galiba şöyle bir çalışma vardı, hipomani de manyeye göre iş göre daha fazla bozulmuş oluyor. Yani klasik şey anlamında nasıl desem? Klasik iş görü tanıma anlamında yani hipomanideki kişinin o esnada hasta olduğunu düşünmesi, klasik iş görü tanıma açısından söylüyorum. Hasta olduğunu düşünmesi manyağa göre daha zor. E ya da düşünüp işine gelip gelmediğini ayırt etmem daha zor. Burada şeye de giriyor işin içerisine de.
Yani bizim genel olarak psikiyatrik bozukluklarda yani en çok şeyde karşılaşıyoruz. Bunu adli raporu yazarken falan karşılaşıyoruz sanırım. Yani içgörü ile bazen muhakeme becerilerini birbirinden çok şey yapamıyoruz ya ayırt etmiyoruz ya da ayırt etmekte güçlük çekebiliyoruz. Hani o öyle bir nüans farkı oluyor bence hani. Ama iç görür de bir mahkeme becerisi ya sonuçta. Yani işte çok ilginç ya da parsel durumların çok fazla söz konusu olduğunu söyleyebilirim. Son derece manik bir tabloyla gelen ve hiçbir şekilde hiçbir ilacı tedaviyi girişimi kabul etmeyen bir hastam.
Böyle. Bir görüşme sürdürdük, posanlarca coşkkuluydu, bağırıyor, çare anlatıyordu ve ben yakınlarını dışarıya çıkarıp onunla yalnız kalıp onu anlamaya çalışan biçimde konuştuğumu görünce de o. Eksi hali yavaş yavaş yatışta duygu durumu hala yüksek kalarak coşkuyla anlatarak. Devam ediyordu ben 10'a çıkart şu anda onun isteği dışında hiçbir tedavi uygulamayacağımızı sadece işbirliği yaparsa bunun kendisi için iyi olacağını çünkü aslında bunun bir hastalık olduğunu falan anlatmaya çalıştım. O da bunu anladı.
Yani kapıdan girdiğinde böyle kapıları tekmeleyecek olanları hastanın yatışması mümkün olabiliyor aslında. Korkmadan bir biçimde onunla görüşürseniz, burada korkmaktan kastım onun size zarar verecek korkusu da değil. Bu arada tablodan korkan hani hastalıktan korkmadan anlamında söyledim ve bana şunu söyledi, düşünebiliyor musunuz dedi. Bunun önce bir psikiyatriste götürdüler dedi. Işte götürdükleri psikiyatrist dedi. Beni zorla hastaneye yatırmaya kalkıştı dedi. Sorarım size dedi. Nasıl bir psikiyatrist odasına dedi kocaman kılıç koyar dedi.
Anlamadım dedim. Nasıl nasıl yani dedim. Odasunlar. Hani böyle bas bayağı tarihi bir kılıç vardı, duvarda osılıydı dedi ben dedi. Bir hastayım dedi. Alıp onu bir tane kafasına geçiyorsaydı ne yapacaktı dedi. Psikiyatrist tehlikeli bir silu odasına koyar mı? Hem de böyle hastaların geldiği odaya dedik. Şimdi ne diyorsunuz iç görüsü nasıl bu hastanın?
Güzel baya değil mi? Ön öngörüsü bile iyi hocam tarzım iş görü değil mi? Yan görüşü de iyi ama ben hasta değilim. Dolayısıyla tedavi olmak istemiyorum diyor. Baktığınız zaman. Dolayısıyla bunu eğer var yok diye bir sıfır veya demiştin. Tahsinçe katacaksak yok, hiç görürsü diyebiliriz. Çünkü. Hiç görü arasındaki ayrımı da düşünmek lazım tabii ama. Muhakemeye de bakalım işte onun için söyledim. Yani aslında içgörü de bir muhakeme bozukluğunun. Ifadesi ama burada hastalığı eskiden şöyle de ezerdik, cem yanlış mı hatırlıyorum, hastalığına karşı içgörüsü var, hastalığına karşı iç görüşü yok.
Hastalığını kabul ediyor ama şeyde de yayın ölçeğinde olduğu gibi bazı sosyal olabileceğini kabul etmekle beraber hastalığı tümüyle inkar ediyor. Filan gibi böyle 6 pasamakları da var elbette iç görünün. Bu bir sıfır yerine aslında sürekliliği kullanmak hani? Akıs kalın şeyinde de var. Şimdi biraz değişik bir konu gibi olacak ama hemen aklıma gelmişken söyleyeyim akıs kalın yaptığı sınıflandırma sürekliliğe doğru gidiyor diyorsun ya onun. Süreklilik gösteren değişkenler olabiliyor. Biliyorsunuz araştırmada o ekibi var.
Yok gibi kategorik olanlar oluyor. Bir de ordinal olanlar oluyor ya bu onun yaptığı ordinal olanlar gibi sanki. 123456 diye sınıflayabileceğimiz.
Ve veyalarla gidebilen. Ve yağlarla gidebilen. Aslında en sık gördüklerimizi biraz tarif etmeli miyiz? Konu bittiyse hiç görü tabii araya bunu soktum ama. Belki iş görüyle ilgili şeyi söyleyebilirim hocam. Yani mesela işlevselliği o esnada artmış. Ve. Hakikaten sosyal açıdan ve kendi hayatı açısından bir sorun yaşamayan hasta hipomonik hastada o esnada mevcut durumun hastalık olup olmadığını kabul etmesi çok zor. Aslında baktığımızda bizim de çok zor. Dolayısıyla sanki böyle biraz şeyde mani ya da hipomindeki içgörü kavramı biraz hastanın öncesine göre ya da.
Genel ortalama gidişine göre karar verdiğimiz bir şey yani. Işte senin esas karakterin. Bu. Değil diyelim, hani siz örnek vermiştiniz dimi manida ki mi? Benim depresyon ya da mani olmadı. Yarın kişi de kim? Benim olan halim ya da sağlık galibim mi? Dolayısıyla burada sanki etik bir sorun da var. Yani daha sonra olacakları hastadan olacaklardan hastayı korumak, aldığı kararların kendi standart ortalama kararlarına göre uygunluğunu değerlendirmek hali var. Yani mesela evliliği kötü giden gitomani hastasının.
Standart işte o ötemi diyeyim. Öteminik hâlinde boşanamayan ama hipomanik halinde boşanan hasta mesela. Evet, evet, yani işte çok güzel söyledin. Çok çok önemli bir şey söyledin benim. Benim az evvel söylemeye çalıştığım yani hipomun için bazen şey derim hastalarıma yani şişede durduğu gibi durmuyor. Öyle öyle bir durum, yani şeyin duygu durumun.
Mod stat ince servis of ego ingilizce söyliycek olursam yani. Ben o benliğin hizmetinde bir duygu durum hali haline gelmesi söz konusu olabiliyor ve bu da kişinin tam da ihtiyaçlarıyla bağlantılı oluyor. Gerçekten o zaman işte. Evlenebiliyor, boşuna biliyor ilaçlarını kesebiliyor, çocuk içebiliyor, verebiliyor. Ne deneyeceğim? Iç kurmaya kalkabiliyor. Kalkabiliyor. Çok sık rastladığımız durumlar ve bunu ille de o mani'nin coşkun taşkın her şeye muktedir hali içinde yapması gerekmiyor her zaman.
O yüzden çok önemli söyleyeyim. Önceki hali de düşünmek gerekir dediğinde gene kişiyi tanıyarak karar vermenin gerekliliği ortaya çıkmış oluyor. Kimin için içgörü? Yani içgörü tanımı kimin iç görüsü? Evet. Çok doğru.
Biporel bir ve 2. Yani en sık koyduğumuz tanılar olarak daha çok tarif etmeli miyiz acaba mesela?
Iyi gördüğümüz özelliklerden bir tanesi sık rastladığımız bir polar 2 vurgulanması gerekir ki aslında bir depresyon rahatsızlığı daha çok aralarda hipominin görülebildiği ama depresyonun çok ağırlıklı olduğu ve beraberinde birpolar bire kıyasla bile anksiyete bozukluklarına çok fazla rastladığımız. Işte bu depresyonların uzunluğu ama arada hipomilerin de bazen ciddi bir fütursuzluğa falan da yol açabildiği için. Kimin baktığına göre değişmekle beraber kişilik bozukluklarıyla da sık karıştırılabilecek bir durum olabileceğinin.
Doğru.
Onlara eklemiş oldum. Aslında söyleyelim bildiğimi söyledim. Söyledin iyi yaptım. Evet yani şeye de dikkat edersek bu. Akıskanın buçuklu sınıflandırmasında. Aslında ilginç bir şekilde orada işte 6 veya işte buçuklarla beraber 9 maddeden. Sadece bir tanesinde full blond manik yani. 4 dörtlük mani diyelim. Geçmiyor. Evet, bir de onun dışındakilerin hepsinde aslında depresyon çok ağırlıklı olarak var. Yani bu var ama depresyon var veya depresyonlar. Ama bu da var gibi hep depresyona atıfların olduğunu görüyoruz.
O yüzden yani. Mutlaka depresyonun. Önemli olduğunu ve o önemli olduğunu da depresyona ilişkin anksiyete gibi ve. Hatta onu da konuşuruz. Onun yazstan farkı gibi ölçütlerinde değerlendirilmesi gerektiğini düşünmemiz gerekiyor. Geçen seferlerde de berez onu konuşmuştuk. Yani hastalıktan mani tablosundan hemen sonra ortaya çıkan tırnak içinde reaktif tablonun aslında depresyon mu yoksa belki yas mı olduğunu konuşmak kadar. Oraya kadar götürebiliriz işi.
Bir tek burada ben hani tamamen depresyona belki geçebiliriz buradan ama onu geçmeden. Şöyle bir şeyi çok duyuyorum, kulağıma sıkça geliyor. Çok yeterince psikopatoloji bilmeden aslında ama bir biçimde psikoterapiye merak sarıp onun da çeşitli yöntemlerini öğrenen ve psikiyatri dışı ruh sağlığı profesyonellerinin bir kısmının. Sanki terapiyle bipolar bozukluk düzelebilirmiş gibi düşünmelerini ve bu yönde çaba harcamalarını ya da bu yönde mesajlar verdiklerini de bazen duyuyorum. Yani senin mitpolar hastalığın bitti.
Artık terapiyi sürdürmemize gerek yok filan gibi. Hâlbuki yani. Kontrol altında. Hastalık ve ama siz zaten terapiyi sürdüreceksiniz. Çünkü terapin hedefi bipoyar bozukluğu kontrol altına almak değil terapinin. Hedeflerinden biri daha kolay kontrol altına almak için bir iş birliği ve gayret olabilir ama terapinin hedefi 10'a çıkart analiz de dahil. Çünkü bazen klasik analistlerin de böyle hedefleri olduğunu duyuyorum ne yazık ki. Bunun söz konusu olmadığını ve olmaması gerektiğinin de altını çizmek istiyorum.
Bir bu. Sizin söyleyeceklerinizi çok duymak isterim. Bununla ilgili ikincisi de ama nick savunma meselesi yani. Psikodinamik psikiyatri de söz konusu olan manik savunma denilen tablonun. Bipolar bozukluktaki mani tablosuyla hiçbir ilgisi yok yani. O bambaşka bir durum ise. Bu ise bir migren kadar astım kadar net. Kendi içinde iç tutarlı olan ciddi bir hastalık tablosu. Biz manik kaymanın bile ne kadar ne olduğunu tartışırken, manik savunmanın bununla eşit olduğunu düşünmek tamamen yanlış olur diye.
Bunu da ekleyeyim. Sonra evet sizin. Bu konuda ne düşündüğünüzü de duyarım. Ya açıkçası ben hiç duymamıştım. O yüzden şaşkınlıkla dinledim. Istanbul'a yeni geldin hoş geldin. Hoş buldum yani ilginç buldum diyeyim.
Manik savunma eğer birpolar bozukluğun tanımı için kullanılmıyorsa. Sözü edilebilecek bir şey olabilir tabii bir tarafta. Elbette elbette ben hani 2 onun tabii ki manik sabun'la psikolojik literatürde yeri olan. Lapsos gibi bir durum yani elbette onun yeri var, konuşulması gerekiyor, üstünde durulması gerekiyor filan ama formülasyon evet yani depolar bozukluğu olan insan manik savunmalarla giden bir rahatsız hastalık tablosu değil anlamında söyledim bunu.
Bir de hocam yani analitik görüşteki manik savunma ya da manik reaksiyon kabaca şeyi söylüyor değil mi? Yani maney esasen depresyona bir reaksiyon, depresyona bir depresyondan bir kaçış olarak yaşanan bir durum ve dolayısıyla burada aslında şunu demiş oluyoruz. Manevi yeterince ele alıp çözersek.
Alttaki esas olan şey yani depresyon ortaya çıkacaktır. Yani mani buradaki yüzeysel fenomendir. Esas olan depresyondur gibi bir ön kabul var burada. Işte oradaki depresyon, eğer sendromal olarak depresyonsa ortaya çıktığını iddia ettikleri kaçış dedikleri mani tablosu da bir manik savunması. Bunların hiç itirazım yok ama bu bir polar bozukluk değil diyorum. Bipolar bozukluk dediğimiz durum ise mani many'dir. Depresyon depresyondur. Yani biri ötekinin yüzeysel görünümüdür gibi bir kabulü. Ya da birbirini gerektiren tablolar değil.
Evet. Yani o mankenin yüzeysel olduğu durumu kabul etmemiz için bir sebep yok. Bir de zaten sanki akistal'de coco polos'ta maniye özellikle yaptığı vurguyla bunun tersini söylüyorlar. Mankenin biyolojik yönünün ağırlığı konusunda söyledikleri. Diğer etkileri bakımından yani mani'nin kendi başına esaslı bir şey olduğunu söylüyorlar. Depresyonda o şekilde. Gerçi geçerlik için düşünecek olursak derecelere. Ve reaktif niteliğini de ve demoralizasyonu da göz önüne alarak depresyona kıyasla manik sendromun ya da epistodun belki de psikiyatrideki en geçerli tanımlardan biri olduğunu söylemek lazım.
Yani hastalık tanısı olarak değil, çünkü limbent sabit manisı var. Bel manisı var işte, libipoların manisı var bir sürü şey ama mani tablosuna en geç. Erli sendromlardan biri demek yanlış olmaz zannediyorum. Yok doğru göçen hafta ya da ondan önceki hafta da böyle söylemiştim. Ben de altına imzamı atmıştım. Çok haklısın yani iç tutarladık bayağı. Hastalık. Tablosu olmak anlamında çok çok doğru söylüyorsun ve çok yerinde. Artı bedensel etkileriyle de yani kalp hızının artışı, kas tonusunun artışı gibi etkiler de oluyor.
Mani döneminde bu bu da bir tutarlılık yaratıyor kendi içinde. Evet elbette elbette. Hatta böyle çok eski bir. Liphemani diye bir terim vardır. Hatırlar mısınız? Kim söylemişti? Yi hatırlamaya çalışıyorum, hatırlayamadım. Şimdi de ilk kez liphemoni. Hüzün deliliği filan gibi bir şeyin. Yunanca da mu? Lity şey demek özledim demek ama aslında sen bana eksiksin filan gibi bir lap taşıyor. Oradaki lipe mini yani o hüzün hali ya da eksiklik hâlinin manisi gibi bir tanım. Daha önce söyleyeyim o mono mani.
Tablolarından da ayırt etmek için aslında yani? Meşgul. Evet, eski rolün hani o şey.
Onu söyleyen de eski rol dimi. Olabilir benim aklıma hemen eski rol geldi monomali. Evet, çünkü işte monemilerden onu ayırt etme çabası monomanilerde ki o kripto ki işte. Promenideki yahut işte erotomindeki. Ama orada hep şu var, manik kelimesinin başlı başına mental hastalık anlamında kullanan bir zamandan söz ediyoruz. Yani bol armağanisi gibi değil. Evet, işte ben de 10'a çıkart birazcık şey olmaya çalışacaktım. Eski rol değil mi? Senin altını çizdiğin mani aslında bu duygu durum tablosu olan.
Mani. Yani orada kastedilen mani değil mi? Demeye çalışıyor idim. Evet. Hem bana eksiksin lipe bir daha söyle. Bu lipik. Yani isim fiil var orada öyle mi? You arexting diyor.
Bir şey diyor. Nasıl dedim? Ben bir şey yapıyorum gibi, yani moralsiz seni özledim gibi mulit'de işte. Eksik hissediyorum. Muhalif siteni severim ya da senden hoşlanırım manipide evet seni özlediğim gibi ama oradaki özleme aslında eksiklik fiilenin. Ciddiğini duyuyorum. Evet, eksikliğinin duyuyorum gibi onu hüzünle bağlayarak. Lipe mani yani hüznün deliliği ya da eksikliğin belki deliliği diyerek aslında diğer mani tablolarından ayırt etmeye çalışmış şey eski rol diye hatırlıyorum. Yani eski rolün onu.
Lipamiği de onu söylediğini hatırlamıyordum ama şimdi ibrahim hatırlattı, öyle olmuş diye. Bu bölümün sonuna geldik. Ben bu bölümün sonuna gelmişken bu bölümde bahsettiğimiz cocokrosun birkaç tane makalesini açıklama olarak podcast'in açıklaması olarak daha doğrusu ekleyeceğimi söyleyeyim. Oradan makaleleri inceleyebilirsiniz. Eee, son olarak da ııı bu bölümün sonunda yine bir ressam ve resim hakkında bahsetmek istiyorum. Bugünkü ressam ve resim tanıdık ııı Osman Hamdi beyden bahsedeceğim ve kaplumbağa terbiyeden bahsedeceğim.
Osman Hamdi bey'den bahsedecek olursam 1.842 yılında istanbul'da dünyaya gelmiş. Kendisi Osmanlı sadrazamlarından ibrahim ethan paşa'nın oğlu. Aynı zamanda şunu söyleyebiliriz. Ya Osman Hamdi bey ilk türk arkeolog olarak ııı kabul ediliyor. Bağdat'ta bir süre arkeolojik çalışmalar yaptıktan sonra eee osmanlının ııı son dönemlerinde özellikle arkeolojinin gelişmesinde önemli rolleri olmuş bir insan. Eserle ilgili şunu söyleyebilirim, eser aslında. Evet, görülebileceği gibi belinde sıkı bir kemer olan ve kırmızı uzun elbise giyen bir adam mavi çinliler ve.
Etrafı sarmış kapunbalardan oluşuyor bu yerle ilgili. Söylenen şey bursa'daki yeşil cami'nin üst katı ile üst katında. Geçtiği ile ilgili. Bu tablonun Osman Hamdi bey orayı oradan ilham alarak bu eseri yapmış. Bu eserle ilginç ilgili ilginç olan şeylerden biri 2 tane versiyonu var. Eee 1.906 ve 1.907 yılında yapılmış 2 versiyonu var. 1.906 yılında yapılmış olanı pera müzesi'nde sergileniyor. 1.907 yılında yapılmış olanıysa.
Iş bankası resim heykel müzesinde sergileniyor ve orada ııı görülebilir. Benim bu bölümde söyleyeceklerim bu kadar haftaya tekrar görüşmek üzere kendinize iyi bakın.
Podbean