Karma Dönem
Bu bölümde Akiskal’ın bipolar tiplerini, hızlı döngülü bipoları ve karma dönemi ele aldık. Bu bölümde sıkça bahsettiğimiz Athanasios Koukopoulos’un birkaç makalesi için linkler aşağıda:
Mixed features of depression: why DSM-5 is wrong (and so was DSM-IV)
Koukopoulos׳ diagnostic criteria for mixed depression: A validation study
Herkese merhaba diken sütlü bahçesi vaat etmiyoruz
podcastini yeni bölümünden size sesleniyoruz.
Ben doktor tasiroğlu bu podcast bölümünde benim beraber profesör
doktor timuçin oral, profesör doktor cemaat paşaoğlu ve doktor
ibrahim aylak var. Geçtiğimiz haftalarda bipolardan
mani ya da hipomaniden bahsetmiştik.
Bu hafta benim haftalardır uykumu kaçıran akhisdın.
Bipolar tiplerini konuşacağız. Çünkü birkaç bölümü böyle
başlayıp asla getirememiştik. Konunun içerisine o yüzden ben
onu sorarım, yaklaşık bu sefer başlayalım.
Bu sefer öyle yapalım. Evet, evet, bir türlü olmadı
gerçekten söz oraya gelmedi yan yollara sapa sapa geldik bir
kısa. Ca hani nedire söyleyeyim, sonra
isterseniz üstüne konuşalım. Işte normalde hani birpolar bir
ve ikiyi konuşmuştuk zaten bir manevi depresyonun eşit benzer
büyüklükte olduğu bipolar ikide hipomi ve unipolarda örneğinde
olduğu gibi ağır ya da işte. Her şeyiyle tam diyelim.
Depresyonların olduğu tabloyu anlatır sonra bunu.
Bunu clar mana aslında clmen biraz daha.
Ileriye götürüp birpolar üçten yani?
Özellikle antidepresan kullanımıyla ortaya çıkan
mani'nin olduğu bipolar üçten bahsetti.
Sonra bir. Disttimik zeminde zaman zaman
görülebilen hipomilerden ve aslında yaşlı dönemde ortaya
çıkan ve demansla da karışabilen ve yani depresyon ama aynı
zamanda vipluk benzeri tablolardan da bahsetti falan.
Bu ama. Bunlar.
Çok da kabul gördü. Dana üzerinde araştırma
yapılarak. Kesinleştirilmiş bir takım.
Sınıflandırma ya girebilecek ya da sınıflandırmayla uğraşanların
aman ne güzel diyecekleri bir şey ama dedi.
Daha çok akademik. Güzel konuşma konuları oldular
açıkçası günlük klinik pratiğe çok ışık düşürmedi ama sonra
kıskan. Bunu biraz daha da ileriye
götürerek hep geçen seferde söyledim.
Kategorik mi boyuttan olduğu konuşulabilecek bir buçuklu
sınıflandırmayı ortaya attı. Orda işte bipolar bir.
Her şeyiyle tam bir mani tablosu bir poler, bir buçuk depresyon
ve uzamış hipomaniler, bipoler 2 depresyon ve hipomonik epislar
bir ve 2 klasik olan bipoler, 2 buçuk depresyonun sikletimik
temparam'a. Siklotik miza diyebiliriz.
Eşlik ettiği durum bipolar 3 hipomi ama antidepresanlarla
ortaya çıkan hipomni klaman örneğinde olduğu gibi. 3 buçuk
hipomni. Ve veya depresyonun madde
kullanımına madde kullanım bozukluğuna eşlik ediyor olması
bir polar 4 depresyonun hipertimik bir tempoman zeminin
de ortaya çıkıyor olması, yani hipertimik bir mod ve onun
üzerinde ortaya çıkan depresyon birpolar. 5 tekrarlayan
depresyonlar ve genellikle distorik denilen hipomiyle
seyrediyor olması. Hippolar altıda geç başlayan ve
karma özellikler, kayma, duygu durum özellikleri gösteren ve
demansa benzer biçimde seyreden bir peler. 6 zaten bu 65. 4 ve 3
klanmanınkine benzer şeyler bir tek burada şeyi de belki
söylemekte fayda var. Distorik mani deyince.
Daha ajite huzursuz ve bazen koditif belirtilerle de seyreden
bir tablodan bahsediyoruz. Bir sporc özelliği
iritabilitenin ön planda olduğu bir tabloyu anlatıyor.
Kabaca böyle. Kıskanın sınıflandırması.
Disko lig mani'yle karman nöbet arasındaki ayrımı da.
Ya da ajite depresyonla da belki de.
Etmek lazım bunlar. Birbirine çok karışan şeyler
gerçekten sıva'nın geçmişte öyle bir araştırması da vardı.
Nasıl ayırt edebiliriz? Ajite depresyonda distorit
maniği diye aslında tabii temel olarak biri depresyon olmasıyla
öbür mani olmasıyla ayrışıyor yani.
Ilk tanı koyduğumuz ya da aradığımız temel özelliğin ne
olduğuna bakmamız gerekiyor. Ama kesitte baktığımız zaman.
Evet karışabilir, özellikle de gözlemcinin gözünde karışabilir.
Diye. Ajite depresyonda daha çok söz
konusu olan şey ajitasyon halbuki diye.
Diğerinde daha çok ekstasyon bekliyoruz.
Ajitasyon daha depresyona ekstrasyon daha çok maniğe uyan
bir belirtti olmalı. Ben bunu hem şey diye
anlatırdım. Bilmiyorum.
Bana katılır mısınız bu metafora ya da?
Analojiye ben. Ajitasyonu.
Kızgın bir yağın içine su damladığında ya da içine bir şey
attığınızdaki durum. Durum tablo.
Olarak tanımlıyorum, bir cızırdama kendi içinde.
Sağa sola sıçrama var ama hepsi orada olup bitiyor.
Halbuki ekstrasyon makarna kaynattığın zaman kapağını
kapattığınız zaman olan duruma bence o yani oradan taşıyıp
artar tarafı basıyor sular ve dışarıya çıkıyor.
Bir tanesi kabın içinde kalıyor. Bir tanesi kaptan dışarıya
çıkıyor, ikisi de son derece kızgın ve yakıcı ama bir
tanesinin farkı. Adı üstünde dışarıya bulunduğu
yerden dışarıya taşıyor ve etrafı kaplıyor olması.
Ben de şöyle anlatırdım, sen devam etti.
Yok yok sen söyle güzel. Acitasyon için psikomarator
aktivitedeki artışla beraber duygu durumun mutlaka olumsuz
olması lazım. Yani öfkeyle tabiite veya duygu
durumun aslında anksiyetleri veya çok şiddetli bir anksiyete
içerisinde olması, eksitasyon ise taşkınlık duygu durum.
Refolik yani çok aşırı neşeli de olabilir, öfkeli de olabilir.
Doğru ama işte ben orada şeye de bir sen duygu durum tarafına
daha çok vurgu yaparak söyledin. Psikomotor tarafına vurgu
yaparak söylersen, yani ajitasyondaki psikomotor
aktivite artışı ile ekstrasyondaki psikomotor
aktivite artış arasında bir fark olmalı.
Benim tanımım ya da deminki analojim daha çok psikomotor
aktivite artışıyor arasında. Ki farkı anlatmak için de.
Taşkınlık ve kendi için. De huzursuzluk farkı derken
biraz onu söylemek için çok katılıyor musunuz?
Iıı yani tam olarak şöyle söylüyordum, ben öyle dersem
anlaşır mıyız acaba? Deneyelim bakalım.
Bütün ek istasyonlar ajite olmak zorunda değil ama ajitasyon
olduğu zaman bir exitasyon durumu da var.
Hafif ya da ağır. Ben işte orada bir şöyle farklı
düşünüyorum. Evet.
Ekstrasyon olduğunda hakikaten ekstrasyonun etrafa da
bulaşabilecek ya da ulaşabilecek diyelim büyüklükte bir şey ya da
çapta bir şey olacağını ajitasyonunsa bu görüntüye
rağmen kendini sınırlayan bir şey.
Olduğunu altında oturarak acıtasyonunu geçirmeye çalışan
insanlar. Olabilir, öyle de olabilir.
Olduğu yerde adımlayabilir, dönebilir ama öbürü gibi yumruk
atıp yap ne bileyim işte sözle satışarak filan yapmaz.
Yani biri daha çok kendi içinde yaşıyor gibi anlatıyorum ya da
anlıyorum. Burada ulaştık galiba.
Evet, evet, şimdi tam olarak anladığımı söylediğini doğru
söylüyorsun. Bence doğru bir de şeyi açıkla
kavuştursak iyi olur diye düşünüyorum.
Karma nöbetin tanımını tam yapıp.
Evet, kamyon aletini tamamen aslında DSM deki gibi yapsak
bulup okusak daha güzel olur hatta.
Biz bunu kadar ya da bakana kadar hocam ben şeyi ekleyeyim
ya bu ajitasyonda eksitasyon arasındaki fark hani bence bizim
klinikte çok sık kullandığımız kelimeler ama hani tam olarak
kullanırken ya benim en azından gönül rahatlığıyla
kullanabildiğim kelimeler olmuyor.
Hangisinin doğru, hangisinin yanlış olduğunu ben arada şey
yapıyordum, karıştırıyordum. Açıkçası sizin verdiğiniz bu
örnekler bu açıdan gayet güzel oldu bence.
Ve anlaşılır oldu mu diyorsun? Bence anlaşılır oldu ya çünkü.
Acıtasyon da eksitasyonu bazen hani sanki birbirinin eş
anlamlıymış, anlamlısıymış gibi kullanıyoruz.
Kllikte ama hani aslında birbirinden farklı şeylerden
bahsediyoruz. O yüzden hani ben kullanırken
biraz şey oluyorum hani. Aklıma gelince kelime hani
söylerken bir düşünmek zorunda kalıyorum.
Acaba bu muydu bu muydu diye düşünüyorum yani.
Buyurunuz. Şey desek doğru olur herhalde o
ayrımı yapmak için yani ajitasyon dediğimiz zaman olumlu
bir duygu durumu içerisinde olma ihtimali yok.
Gayet. O mutlaka herhalde doğru
diyebileceğimiz. Bir şey duygudur açısından
cem'in altını çizdiği kısım çok önemli.
Duygu durum belirtileri açısından ama hani psikomotor
tarafına bakarak. Da onu.
Birbirinin sınırlığını konuşmak önemli.
Ama tabi şöyle bak. Ar bakmaz, gördüğümüz şey
psikomotor aktivite ise sadece onu görüyor olmak sınırlılığını
görüyor olmak yeterli olmayabilir.
Çünkü cem haklı olarak onun için karma dönemi de konuşalım deyip
duruyor. Çünkü bazen hakikaten kişi o
tablo içindeyken çok da depresif olabilir.
Aslında psikomotor aktivitesi artmış vaziyette iken o yüzden
içeriğinin duygu durum, duygu durum açısından içeriğinin
hakikaten depresif olup olmadığını göz ardı etmemek
gerekir. Sadece dış.
Kardan bakarak karar vermemek. Gerekiyor.
Davranış geliyor, ekleyebiliriz değil mi?
Evet, işte domates, aktivite artışı ve amaca yönelik
davranışın hızlı yani fütursuz davranış gibi ortaya çıkması
depreyken de duygu doğum depresyon ile uyumluyken de
olabilecek bir şey. Evet.
Karma dönem ölçütlerini DSM deki özelliğiyle DSM beşte yer aldığı
şekliyle bulup. Okuyalım aslında.
Yani temel çerçevesi aslında temel çerçevesinin söylesek
üstüne konuşsak biraz desemin beşin şey yaptı.
Hiç farklı olduğu içinde evet ısrar ettim zaten.
Karma özellikler aslında hani bir eksi oturt sırasında maniada
depresyon epeyos sırasında karşı taraftan yani örneğin mania da,
depresyonda ise manida ise diyelim ki depresif belirtilerin
işte. Depresyondaysa da manik
belirtilerin aynı anda ortaya çıkabilmesi durumunu aslında dsm
5 atıf yapıyor ama dsm 5 atıf yaparken diğer dslerden farklı
olarak ds m dörtten örneğin farklı olarak.
Hem bipolar biri hem bipolar ikiye bu şey veriyor.
Eee özellik tanımını veriyor. Normalde hatırladığım kadarıyla
DSM dörtte. Sadece bipolar bir için bir şey
olarak kabul ediliyor. Belirte olarak ya da ayrı bir
alt türü olarak kabul ediliyordu diye hatırlıyorum.
O yüzden hani o açıdan fark ediyor.
SM beşte artık 2 bipolar türünde de olabileceğine dair bir şey
var. Kabul var ve dediğim gibi hani
bir epizo sırasındayken karşı epizolkla ilgili belirtilerin ya
da özelliklerini ortaya çıkmasını genel olarak karma
özellik adı veriliyor diye söyleyebiliriz.
Belki temel. Söylüyorsun, açtım şimdi.
Her ikisi için de karma özellikler var olabilir diyor ve
karma özellik bildiğimiz gibi bu spesifire için ne diyorduk,
belirteç mi diyorduk? Belirtech'lerden birleyici diyor
belirleyici. Evet.
Şöyle yani karşı. Özelliklerle seyreden manik veya
hipomanik yapizotlar var. Iıı karma özelliklerle seyreden
depresyon epistotları var. DSM beşte tarif edilen.
DSM beşe kadar şöyle denirdi, kabaca.
Birisi hakim olacak tabloya maniya'da depresyon diğerinden
de en az 2 belirti. Örneğin 2 depresyon belirtisi
olacak tabloma ningse veya tablo depresifse 2 maneyik şey olacak,
belirti olacak gibi söylenirdi ve hala netleşmiş değildi.
Üzerine de çokça tartışılırdı ama.
DSM 5 DSM beşi yapanlar yani psburg ekibi zaten hani daha
şeyden beri. Himal hohtan sonra da.
Yani şimdi David copper'i uğraşıyor ama tabii onun hocası
da var. Bir biçimde de şeyle bipolar
bozuklukla uğraştıkları için ağırlıklı olarak bunu net bir
şekilde ortadan ikiye ayırmayı teklif ettiler ve
gerçekleştirdiler. Yani karma özelliklerle
karakterli, manik, karma özelliklerle karakterli
depresyon diye net bir şekilde ayırt ettiler ve bir.
Hani böyle alt başlık yerine kendi başına bir antite gibi
oldu. Yani mania da hipomni
ölçütlerini karşılayan bir klinik görünüm olacak.
Ve buna ek olarak uyku ve iştahla ilgili belirtiler
dışında kalan 3 tane depresyon olacak.
Bu işte kanun özelliklerle karakterize maniya'da ipomani
dönemidir diye bir başlıkla tam tanımlandı.
Tam bu şimdi önümde açık bakıyorum bir.
Aynı şeyi depresyon içinde yaptılar.
Yani depresyon için bir bu olacak.
En az 3 tane işte hipomni olacak.
Burada ki fark net bir şekilde başlıkların böyle tanımlanmış
olması. Halbuki.
Daha önce hani ağırlıklı tablo bu olacak.
Ondan da en az 2 belirti olacak. Filan gibi daha muğlak ve.
Ayrı ayrı başka ne onun adı bir tabloydu bu.
Hatta kukofil of rahmetli cocacos'u hatırlar mısın canım?
Bir. Alexo.
Yunan nasıl? Alex okul os vardı, benim
bildiğim geri açık baskılar, depresyonlar.
Daha çok karna belirtilerle çok uğraşan bir duygu.
Bozukluk Yunan asıllı italyan psikiyatrist diye biliriz.
O ajite depresyon aslında karma durumların bir şeklidir diye
tut. Turup, özellikle işte
depresyonun da bir karma. Vip tablosu olduğunu iddia
ettiğinden beri diyebilirim. Bu hep böyle.
Adı bir türlü konumayan böyle mi?
Diye yer verilmeye çalışan çalışılan bir tabloydu.
Şimdi böyle. Örtüşmesine çok rastladığımızın
en iyi örneklerinden biri aslında bu, yani tam.
RSM ölçütleriyle konuşuluyorsa, tamam, onun dışında biri klinik
tartışma sırasında ajite depresyon diyorsa ve sürekli ne
anlama geldiğini bildiğimiz birisi değilse ne kastettiğini
mutlaka sormamız lazım. Kesinlik yerde yazıyorsa kim
demiş diye sormak lazım. Kesinlikle doğru geçen
haftalardır sen bir de haklı olarak bir yere işaret ettin,
onun arkası da gelmedi. Çünkü başka şeyler konuştuk.
Hızlı döngü meselesine işaret etmiştim.
Yerinde bir uyarıydı o. Çünkü.
Hızlı döngü tanımı gereği bir yıl içinde en az 4.
Epistodun geliyor olmasıydı. 4 ya da daha fazla diyor galiba
desen 5 10'a çıkart şimdi. Bu bu kadar hızlı döngülendiği
zaman bazen iç içe geçebiliyor ya da biri vahşip öbürü biterken
üst üste binişmeler de olabiliyor.
Bütün bunlar içinde ve siz hangi kesitte yakaladığınıza bağlı
olarak bazen durumu bir karma dönem olarak algılayabilirsiniz.
Yeterince üzerinde çalışıyor. Ne oldu?
Ayırt etmezseniz. Tamam bu bu bu şey önemli.
Ikisinin ayrımını yapmak için. Evet, yani bir de pusudun bir de
tabii episod tanımı çok önemli episod geçiyoruz da episot
tanımı hiç konuşulmayan bir şeydir.
Episod herhangi bir şey için episot ama tıpta bir hastalığın
patonik sayılan belirtilerinin görüldüğü.
Kabul edilmiş minimum süre ye verilen artık bu astım içinde
böyle migren içinde böyle işte ne bileyim bir polar bozukluk ya
da depresyon içinde böyle üzerinde uzlaşılmış olan süre.
Süre mesela depresyon için minimum 2 haftadır.
Mani için bir haftadır ama yatış gerekiyorsa o bir haftaya gerek
yoktur der ama o zaman o minimum sürede söz edilen belirtilerin
ya da olması gereken belirtilerin tamamının görülüyor
olması gerekiyor. Bu bir episot, o episot kısa da
sürüyor olabilir. Uzun da sürüyor olabilir.
Bir tip hemen öbürüne yerini de bırakıyor olabilir.
Bu başlangıçları ve bitişleri. Iyi takip etmek gerekiyor.
Kal bağımlı galiba ilk hani. Uzunlamasına ve kesitselin
ayrımına bakalım ve bu. Bunu böyle ayırt etmeliyiz diyen
ki sonra demiştim. Krepelin aslında fakülteleri
ayırıp baktığında hızlı döngülerin bazı kesitlerde karma
gibi görünebildiğini de söylemişti.
Çok hızlı döngül olursa. Çünkü bir de ultra sayko denilen
çok çok hızlı. Olan durumlar tam da
bahsediliyor. Bu arada ilginç bir şey var.
Onu da söyleyeyim, söyle su şimdi artık çok konuştum.
Sanıyorum anne yeme için, yani Amerikan ulusal rus sağlığı
enstitüsünün verilerinde vardır. Yanlış hatırlamıyorsam.
Hızlı döngülülüğün istikrarlı bir hastalık tablosu olma oranı
yaklaşık %1 ilaç gibi bir şey. Yani bu şu demek hızlı döngü
olan bir tablo her zaman hızlı döngü olma olasılığından
bahsediyorum. Istikrarlı bir şekilde bu bunu
gösterme olasılığından bahsediyorum çünkü.
Hızlanan ya da arası açılan dönemler olabiliyor.
Elbette bu hızlanmanın ve ara açılmalarının.
Başka komorbit özelliklerine de mutlaka bakmak gerekiyor.
Tiroit işlevleri gibi vesaire elbette onu da unutmadan araya.
Gene hocam burada ibrahim sen sor ilk defa söz istedim.
Ben girmeyeyim şimdi. Aradım hocam sizi unutmayın
benim aklımda. Pek.
Peki yani bana daha unutkan olma ihtimali sensin demek.
Başkasınız dedi. Hocam herhalde.
Böyle konuşmayalım. Evet.
Vallahi Kürşat, bir taraftan sen bir taraftan metroda yer
vermeler falan filan. Yaşlı yaşlı denir canım ne
diyeceğiz başka bir şey mi? Biraz.
Biraz fazla oluyor, bazen e cizm durumuna geliyor.
Yani bu artık evet evet yani ayrımcılık haline gelmemeli.
Tabii iyi bak unuttum iyiyim. Şimdi ne diyeceğimi yok
diyecektim. Şaka şaka yok hani?
Dikkat eksikliği durumu. Evet, genç hastalığı.
Ya şunu dikkat. Eksikliği olmaz.
Şu şeyi söyleyecektim, bu şizofreni için de hep
vurguluyorum. Genel tıbbi duruma bağlı değil
ifadesini biz hep en sonunda kullanıyoruz ya onu birpolar
episodotları içinde en başa almamız gerekiyor.
Bilhassa duygu durum belirtileriyle seyreden otoim en
sefer opatiler en iyi örnek ama limbik olduğu zaman.
Limbik en sefolit olduğu zaman hakikaten çok duygu durumda.
Çok çok yoğun yani hiç daha önceki mizacından veya geçmiş
yıllarından hiç beklenmeyecek kadar şiddette ağlamalar veya
efor 2 durumlar psikozla beraber olsun ya da olmasın.
Yani bu sadece bir örnek ama onun dışında.
Ya tabii ki çok fazla yerinde bir tamam cem çok çok önemli.
Evet, yani şimdi Ankara tıpta berker duman ve arkadaşlar diğer
arkadaşlar daha sıkı çalışmaya başladılar ve vaka serilerinde
sunacaklar bana anlattılar. Sözel bir fikrim var.
Yüksek doz teroit ile tedavi edip çok güzel cevap aldıkları
limbiken sefertler sero negatif olduğu halde.
Veya işte gerçekten de annem DA reseptörüne antikor veya başka
çeşit şeyler. Iıı iyilik her zaman
verilemiyor. Bu vakalarla onu sonra
konuşuruz. Artık nörologlara bile
kısıtlanmış neyse genel tıbbi durumu ekart etmeden depolar
devemek lazım. Bazen klinik görünümle işte
maniden ayırt etmeye çalışırdık eskiden beri.
Hani sık sık söylüyorum ya bu paraizgeneral görülen enoritenin
farkı filan gibi gelmiş kliniğe bakarak klinik özelliklerin
farklılığına ya da manideki iç tutarlılığından farklı bir şey
gösterip göstermediğine ama o da tabii her zaman gözlemcinin
gözüne göre olan bir sap. Tama olduğu için yanıltıcı
olabilir. O yüzden çok önemli.
Bu söylediğim kesinlikle altını birkaç kez çiziyorum.
Depresyonu konuşurken de yine konuşmamız gerekecek.
O zaman neyin altını çizeriz? Burada küçük bir müzik molası
verebiliriz. Bugünkü müzik parçası olarak
lovetan ebatosu dinleyeceğiz. Daha sonrasında tekrar.
Birlikteyiz. Müzik arasından sonra tekrar
birlikteyiz sözü ben ibrahim'e bırakayım.
Ah siz bu cocuk polosdan bahsettiniz ya hocam onu galiba
2.000 dokuzda 2.000 makalesi vardı.
Tabii bilmiyorum iddialı gibi biraz ama.
Orada böyle ajitasyon, anksiyete gibi durumları da aslında.
Mankenin bir özelliği bir yükselme hali gibi
değerlendirmemiz gerektiğini söylüyor dolayısıyla.
Aslında bu mani tarifi güncel DSM den önce ki manyağı de daha
çok uyuyor. Yani sadece psikomotor aktivite
artışı değil aynı zamanda ajitasyonun kendisi de bir
yükselme hali olarak kabul edilecek.
O zaman sanki bu karma dönem durumları ya karma dönem
tanımları biraz daha ne olur, silikleşmez mi ya da ortadan
kalkmaz mı? Hükümsüz.
Kalktı diyorsun gibi. Zaten sorun şu yani?
Karma dönem diye bir dönem var dediğim zaman zaten sınırları
muğlak bir tablodan bahsetmiş olmuyor muyuz?
Sınırları bu kadar muğlak bir şeyiz sen ayrıştırarak sanki.
Hani doğadaki aslı neyse varmış da 10'a çıkart göre
tanımlayalım. Hayır dedelim gibi söylüyorsun,
söylemiş oluyorsun sen birlikte yani söyleyen için söylüyorum.
Bunu ve kriter getirmeye çalışıyorsun.
E gelmiyor o kriter işte. O yüzden onların getirmeye
çalıştığı kriter yerine aslında bakışkalın bu buçuklu buçuklu
biraz. Şey yaparak abartarak biraz
karikatürize ederek. Vurguladığı şey çok daha
boyutsal, kötüye uyruk olmayan bir bir yere çekmeye çalışıyor.
Bizi diyor ki tempirin'a baktınız mı?
Sürelerine baktınız mı? Başka bir şeye bağlı olup
olmadığına baktınız mı acaba yaşla mı alakalı?
Mesela çok enteresan bir hasta hatırlıyorum.
Onun bir poler 6 tanımına çok uygun olan.
O zaman. Manada hasta gördüğüm zamanlarda
yaşlı bir hanım bir banka denemekte olmuş, son derece
saygın bir hanımefendi aslında bu.
Son hastamda hatta içeriden gelen seslerle.
Dışarıya çıktım. Hani orada bir şey oluyor ve ne
olduğunu anlamaya çalışıyorum. Bir hanımefendi yaşlı bir
hanımefendi oturmuş hiç duymadım.
Ağızda alınmadık küfürlerle küfür ederek konuşuyor.
Sürekli ve hani susturulamıyor, durdurulamıyor.
Doyamıyor küfretme yani o kadar işte birlikte hasta yakınlarıyla
filan hep birlikte konuştuk. Bir bir işte bankadan emekli bir
müdüre hanım ve hiç böyle bir şey hayatında duymamış yakınları
o zamana kadar bir süredir böyle bir tabloyla o zaman ege
üniversitesi'nde incelenmekteydi.
Hasbelkader istanbul'a gelmiş, niye gelmişse ve.
Yeniden bu tablo ortaya çıkınca da paldır.
Kültür kültür bana getirmiş halde öyle bir görme şansım
oldu. Sonra da işte tabii o kesit de
yapabileceklerimi yapıp. Ege üniversitesi'ndeki
arkadaşlarıma aramıştım. Özellikle konstasyondakilerle de
konuşmak istemiştim çünkü. Bu yaşlarda başlayan bir mani
tablosu. Ya da depresyon ve mani tablosu
hiç olağan bir durum değil ve onlar da bana yapılabilecek
bütün tetkiklerin yapıldığını ama hiçbir biyolojik.
Sebebin. Bulunamadığını yani çok
kolaylıkla dışarıdan baktığınızda bizim eski kötü
tanımamız da organik ve götürün bozukluğu diyebileceğimiz
tablonun hiçbir organik listesinin deyim yerindeyse
olmadığını söylemişlerdi. Sonra bilmiyorum, nasıl evrildi?
Sonrası. Bizim bir ikimiz olmuştu.
Böyle tam seninkine benzeyen muhtemel bir polar 6 diye.
Klinical serkanci de 10'a çıkart benzer bir tanrı şey
bulabilirsem şimdi ayrıntısını anlatacağım vakanın.
Herhalde ardından demans bekleyerek koyacağımız bir tanı
diye. Yani ilk aklımıza bu geliyor ya
onu demek çalışıyordum ben de. O yüzden hani?
Tablo olağandan biraz sapmaya başladı işte az evvel söylediğim
gibi hızlı döngülerde. Tiroit hastalıklarını düşünürken
mutlaka onun yanı sıra başka işte ilaç kullanımları, madde
kullanımları, vesairenin de olabileceği düşünmek gibi işte
geç başlangıçta tablolarda özellikle başka sebeplerin
olabileceğini düşünmek gibi aile öyküsü hiçbir şekilde olmayan
geçmişe ilişkin hiçbir verisi olmayan kişilerde ani başlayan
tablolarda. Viralen sıfır ilkleri hatırlamak
gerekebileceği gibi. Pek çok şeyin durumun klinik
tablonun altını da çizmek gerekir.
Kesinlikle o yüzden de katılıyorum.
Cömert ilk sırada elemek gerekiyor.
Yani zaten dershane biz de ilk sırada onları elememiz
gerektiğini söylüyor da. Ama her zaman e kriteri olarak
sona ayırıyor. Evet.
Kısmını. Hocam, belki depresyona gelmeden
önce konuyu böyle başka bir tarafa çekip.
Mani de içgörü hakkında ne düşünüyorsunuz?
Ve ilk umanede. Bizot sırasında diye mi sordun?
Güzel tam yani aslında hangi aşamasında diye sormak gerekir.
Bu sorunu bu soruyu. Bir de.
Sorulabilir mi? Hani mali de bu içgörü var ya da
yok diye sınıflandırılabilecek bir şey mi?
Yani bir sıfır gibi. Hani böyle hani matematiksel
olarak söylemek gerekirse. Yapılabilir, tahsinle gene aynı
şeyi soracağım ama ne zaman yani hani şimdi?
Şu anda, ama bir saat sonra bir gün sonra 2 gün önce.
Yani şey gibi ne bileyim işte. Başka diğer tıbbi hastalıklarda
olduğu gibi hastalık süresi boyunca mutlaka bulunması
gereken ölçütlerden biri değil tabii ama elbette bir içgörü.
Sülük ya da kendine özgü 2 görülükten söz etmek çok daha
doğru olur. Yani şöyle ne demek?
Kendine göre göre kısmını da açık değil.
Yani kişi gran diyoruz. Bir biçimde bir asalet
atfediyorsa kendini bu bir peygamberlikte olabilir.
Başka bir kraliyet iddiası da olabilir.
Bunun gereği gibi davranıyor. Çöpçü kral olmuyor.
Örneğin kralsa kral oluyor. Bu anlamlı bir içgörüden ya da
içinde bulunduğu durumla uyumlu bir dal.
Iştan düşünceyle duygu durumun uyumlu olduğu bir şeyden
tablodan bahsedebiliriz. Böyle bir görelilikten ama
kişinin tamamen sağlıklı olduğu döneme göre iç görünün tamamen
kaybolduğunu söylemek mümkün. Mani de hipomoni için değil,
hipomni de kişi olup bitenin farkında olup daha çok bunun
keyfini yaşamak ve bazen bunu sürdürmek için elinden geleni
yapmak. Bunu bir durum olduğunu kabul
edip, evet, evet. Yani böyle kalmayı tercih ederim
diye rica etmek. Tabi tabi bir hastanın sözünü
ben şeyde de anlatmıştım işte. O ted konuşmasında da çok da
severim o sözü. Hocam demişti, ben her şeyi
kullandım. Her türlü maddeyi kullandım.
Bu hipominin kafası hiçbirinde yok.
Ben de böyle tam da böyle. Hatta o yüzden hocam galiba
şöyle bir çalışma vardı, hipomani de manyeye göre iş göre
daha fazla bozulmuş oluyor. Yani klasik şey anlamında nasıl
desem? Klasik iş görü tanıma anlamında
yani hipomanideki kişinin o esnada hasta olduğunu düşünmesi,
klasik iş görü tanıma açısından söylüyorum.
Hasta olduğunu düşünmesi manyağa göre daha zor.
E ya da düşünüp işine gelip gelmediğini ayırt etmem daha
zor. Burada şeye de giriyor işin
içerisine de. Yani bizim genel olarak
psikiyatrik bozukluklarda yani en çok şeyde karşılaşıyoruz.
Bunu adli raporu yazarken falan karşılaşıyoruz sanırım.
Yani içgörü ile bazen muhakeme becerilerini birbirinden çok şey
yapamıyoruz ya ayırt etmiyoruz ya da ayırt etmekte güçlük
çekebiliyoruz. Hani o öyle bir nüans farkı
oluyor bence hani. Ama iç görür de bir mahkeme
becerisi ya sonuçta. Yani işte çok ilginç ya da
parsel durumların çok fazla söz konusu olduğunu söyleyebilirim.
Son derece manik bir tabloyla gelen ve hiçbir şekilde hiçbir
ilacı tedaviyi girişimi kabul etmeyen bir hastam.
Böyle. Bir görüşme sürdürdük,
posanlarca coşkkuluydu, bağırıyor, çare anlatıyordu ve
ben yakınlarını dışarıya çıkarıp onunla yalnız kalıp onu anlamaya
çalışan biçimde konuştuğumu görünce de o.
Eksi hali yavaş yavaş yatışta duygu durumu hala yüksek kalarak
coşkuyla anlatarak. Devam ediyordu ben 10'a çıkart
şu anda onun isteği dışında hiçbir tedavi uygulamayacağımızı
sadece işbirliği yaparsa bunun kendisi için iyi olacağını çünkü
aslında bunun bir hastalık olduğunu falan anlatmaya
çalıştım. O da bunu anladı.
Yani kapıdan girdiğinde böyle kapıları tekmeleyecek olanları
hastanın yatışması mümkün olabiliyor aslında.
Korkmadan bir biçimde onunla görüşürseniz, burada korkmaktan
kastım onun size zarar verecek korkusu da değil.
Bu arada tablodan korkan hani hastalıktan korkmadan anlamında
söyledim ve bana şunu söyledi, düşünebiliyor musunuz dedi.
Bunun önce bir psikiyatriste götürdüler dedi.
Işte götürdükleri psikiyatrist dedi.
Beni zorla hastaneye yatırmaya kalkıştı dedi.
Sorarım size dedi. Nasıl bir psikiyatrist odasına
dedi kocaman kılıç koyar dedi. Anlamadım dedim.
Nasıl nasıl yani dedim. Odasunlar.
Hani böyle bas bayağı tarihi bir kılıç vardı, duvarda osılıydı
dedi ben dedi. Bir hastayım dedi.
Alıp onu bir tane kafasına geçiyorsaydı ne yapacaktı dedi.
Psikiyatrist tehlikeli bir silu odasına koyar mı?
Hem de böyle hastaların geldiği odaya dedik.
Şimdi ne diyorsunuz iç görüsü nasıl bu hastanın?
Güzel baya değil mi? Ön öngörüsü bile iyi hocam
tarzım iş görü değil mi? Yan görüşü de iyi ama ben hasta
değilim. Dolayısıyla tedavi olmak
istemiyorum diyor. Baktığınız zaman.
Dolayısıyla bunu eğer var yok diye bir sıfır veya demiştin.
Tahsinçe katacaksak yok, hiç görürsü diyebiliriz.
Çünkü. Hiç görü arasındaki ayrımı da
düşünmek lazım tabii ama. Muhakemeye de bakalım işte onun
için söyledim. Yani aslında içgörü de bir
muhakeme bozukluğunun. Ifadesi ama burada hastalığı
eskiden şöyle de ezerdik, cem yanlış mı hatırlıyorum,
hastalığına karşı içgörüsü var, hastalığına karşı iç görüşü yok.
Hastalığını kabul ediyor ama şeyde de yayın ölçeğinde olduğu
gibi bazı sosyal olabileceğini kabul etmekle beraber hastalığı
tümüyle inkar ediyor. Filan gibi böyle 6 pasamakları
da var elbette iç görünün. Bu bir sıfır yerine aslında
sürekliliği kullanmak hani? Akıs kalın şeyinde de var.
Şimdi biraz değişik bir konu gibi olacak ama hemen aklıma
gelmişken söyleyeyim akıs kalın yaptığı sınıflandırma
sürekliliğe doğru gidiyor diyorsun ya onun.
Süreklilik gösteren değişkenler olabiliyor.
Biliyorsunuz araştırmada o ekibi var.
Yok gibi kategorik olanlar oluyor.
Bir de ordinal olanlar oluyor ya bu onun yaptığı ordinal olanlar
gibi sanki. 123456 diye sınıflayabileceğimiz.
Ve veyalarla gidebilen. Ve yağlarla gidebilen.
Aslında en sık gördüklerimizi biraz tarif etmeli miyiz?
Konu bittiyse hiç görü tabii araya bunu soktum ama.
Belki iş görüyle ilgili şeyi söyleyebilirim hocam.
Yani mesela işlevselliği o esnada artmış.
Ve. Hakikaten sosyal açıdan ve kendi
hayatı açısından bir sorun yaşamayan hasta hipomonik
hastada o esnada mevcut durumun hastalık olup olmadığını kabul
etmesi çok zor. Aslında baktığımızda bizim de
çok zor. Dolayısıyla sanki böyle biraz
şeyde mani ya da hipomindeki içgörü kavramı biraz hastanın
öncesine göre ya da. Genel ortalama gidişine göre
karar verdiğimiz bir şey yani. Işte senin esas karakterin.
Bu. Değil diyelim, hani siz örnek
vermiştiniz dimi manida ki mi? Benim depresyon ya da mani
olmadı. Yarın kişi de kim?
Benim olan halim ya da sağlık galibim mi?
Dolayısıyla burada sanki etik bir sorun da var.
Yani daha sonra olacakları hastadan olacaklardan hastayı
korumak, aldığı kararların kendi standart ortalama kararlarına
göre uygunluğunu değerlendirmek hali var.
Yani mesela evliliği kötü giden gitomani hastasının.
Standart işte o ötemi diyeyim. Öteminik hâlinde boşanamayan ama
hipomanik halinde boşanan hasta mesela.
Evet, evet, yani işte çok güzel söyledin.
Çok çok önemli bir şey söyledin benim.
Benim az evvel söylemeye çalıştığım yani hipomun için
bazen şey derim hastalarıma yani şişede durduğu gibi durmuyor.
Öyle öyle bir durum, yani şeyin duygu durumun.
Mod stat ince servis of ego ingilizce söyliycek olursam
yani. Ben o benliğin hizmetinde bir
duygu durum hali haline gelmesi söz konusu olabiliyor ve bu da
kişinin tam da ihtiyaçlarıyla bağlantılı oluyor.
Gerçekten o zaman işte. Evlenebiliyor, boşuna biliyor
ilaçlarını kesebiliyor, çocuk içebiliyor, verebiliyor.
Ne deneyeceğim? Iç kurmaya kalkabiliyor.
Kalkabiliyor. Çok sık rastladığımız durumlar
ve bunu ille de o mani'nin coşkun taşkın her şeye muktedir
hali içinde yapması gerekmiyor her zaman.
O yüzden çok önemli söyleyeyim. Önceki hali de düşünmek gerekir
dediğinde gene kişiyi tanıyarak karar vermenin gerekliliği
ortaya çıkmış oluyor. Kimin için içgörü?
Yani içgörü tanımı kimin iç görüsü?
Evet. Çok doğru.
Biporel bir ve 2. Yani en sık koyduğumuz tanılar
olarak daha çok tarif etmeli miyiz acaba mesela?
Iyi gördüğümüz özelliklerden bir tanesi sık rastladığımız bir
polar 2 vurgulanması gerekir ki aslında bir depresyon
rahatsızlığı daha çok aralarda hipominin görülebildiği ama
depresyonun çok ağırlıklı olduğu ve beraberinde birpolar bire
kıyasla bile anksiyete bozukluklarına çok fazla
rastladığımız. Işte bu depresyonların uzunluğu
ama arada hipomilerin de bazen ciddi bir fütursuzluğa falan da
yol açabildiği için. Kimin baktığına göre değişmekle
beraber kişilik bozukluklarıyla da sık karıştırılabilecek bir
durum olabileceğinin. Doğru.
Onlara eklemiş oldum. Aslında söyleyelim bildiğimi
söyledim. Söyledin iyi yaptım.
Evet yani şeye de dikkat edersek bu.
Akıskanın buçuklu sınıflandırmasında.
Aslında ilginç bir şekilde orada işte 6 veya işte buçuklarla
beraber 9 maddeden. Sadece bir tanesinde full blond
manik yani. 4 dörtlük mani diyelim.
Geçmiyor. Evet, bir de onun dışındakilerin
hepsinde aslında depresyon çok ağırlıklı olarak var.
Yani bu var ama depresyon var veya depresyonlar.
Ama bu da var gibi hep depresyona atıfların olduğunu
görüyoruz. O yüzden yani.
Mutlaka depresyonun. Önemli olduğunu ve o önemli
olduğunu da depresyona ilişkin anksiyete gibi ve.
Hatta onu da konuşuruz. Onun yazstan farkı gibi
ölçütlerinde değerlendirilmesi gerektiğini düşünmemiz
gerekiyor. Geçen seferlerde de berez onu
konuşmuştuk. Yani hastalıktan mani
tablosundan hemen sonra ortaya çıkan tırnak içinde reaktif
tablonun aslında depresyon mu yoksa belki yas mı olduğunu
konuşmak kadar. Oraya kadar götürebiliriz işi.
Bir tek burada ben hani tamamen depresyona belki geçebiliriz
buradan ama onu geçmeden. Şöyle bir şeyi çok duyuyorum,
kulağıma sıkça geliyor. Çok yeterince psikopatoloji
bilmeden aslında ama bir biçimde psikoterapiye merak sarıp onun
da çeşitli yöntemlerini öğrenen ve psikiyatri dışı ruh sağlığı
profesyonellerinin bir kısmının. Sanki terapiyle bipolar bozukluk
düzelebilirmiş gibi düşünmelerini ve bu yönde çaba
harcamalarını ya da bu yönde mesajlar verdiklerini de bazen
duyuyorum. Yani senin mitpolar hastalığın
bitti. Artık terapiyi sürdürmemize
gerek yok filan gibi. Hâlbuki yani.
Kontrol altında. Hastalık ve ama siz zaten
terapiyi sürdüreceksiniz. Çünkü terapin hedefi bipoyar
bozukluğu kontrol altına almak değil terapinin.
Hedeflerinden biri daha kolay kontrol altına almak için bir iş
birliği ve gayret olabilir ama terapinin hedefi 10'a çıkart
analiz de dahil. Çünkü bazen klasik analistlerin
de böyle hedefleri olduğunu duyuyorum ne yazık ki.
Bunun söz konusu olmadığını ve olmaması gerektiğinin de altını
çizmek istiyorum. Bir bu.
Sizin söyleyeceklerinizi çok duymak isterim.
Bununla ilgili ikincisi de ama nick savunma meselesi yani.
Psikodinamik psikiyatri de söz konusu olan manik savunma
denilen tablonun. Bipolar bozukluktaki mani
tablosuyla hiçbir ilgisi yok yani.
O bambaşka bir durum ise. Bu ise bir migren kadar astım
kadar net. Kendi içinde iç tutarlı olan
ciddi bir hastalık tablosu. Biz manik kaymanın bile ne kadar
ne olduğunu tartışırken, manik savunmanın bununla eşit olduğunu
düşünmek tamamen yanlış olur diye.
Bunu da ekleyeyim. Sonra evet sizin.
Bu konuda ne düşündüğünüzü de duyarım.
Ya açıkçası ben hiç duymamıştım. O yüzden şaşkınlıkla dinledim.
Istanbul'a yeni geldin hoş geldin.
Hoş buldum yani ilginç buldum diyeyim.
Manik savunma eğer birpolar bozukluğun tanımı için
kullanılmıyorsa. Sözü edilebilecek bir şey
olabilir tabii bir tarafta. Elbette elbette ben hani 2 onun
tabii ki manik sabun'la psikolojik literatürde yeri
olan. Lapsos gibi bir durum yani
elbette onun yeri var, konuşulması gerekiyor, üstünde
durulması gerekiyor filan ama formülasyon evet yani depolar
bozukluğu olan insan manik savunmalarla giden bir rahatsız
hastalık tablosu değil anlamında söyledim bunu.
Bir de hocam yani analitik görüşteki manik savunma ya da
manik reaksiyon kabaca şeyi söylüyor değil mi?
Yani maney esasen depresyona bir reaksiyon, depresyona bir
depresyondan bir kaçış olarak yaşanan bir durum ve dolayısıyla
burada aslında şunu demiş oluyoruz.
Manevi yeterince ele alıp çözersek.
Alttaki esas olan şey yani depresyon ortaya çıkacaktır.
Yani mani buradaki yüzeysel fenomendir.
Esas olan depresyondur gibi bir ön kabul var burada.
Işte oradaki depresyon, eğer sendromal olarak depresyonsa
ortaya çıktığını iddia ettikleri kaçış dedikleri mani tablosu da
bir manik savunması. Bunların hiç itirazım yok ama bu
bir polar bozukluk değil diyorum.
Bipolar bozukluk dediğimiz durum ise mani many'dir.
Depresyon depresyondur. Yani biri ötekinin yüzeysel
görünümüdür gibi bir kabulü. Ya da birbirini gerektiren
tablolar değil. Evet.
Yani o mankenin yüzeysel olduğu durumu kabul etmemiz için bir
sebep yok. Bir de zaten sanki akistal'de
coco polos'ta maniye özellikle yaptığı vurguyla bunun tersini
söylüyorlar. Mankenin biyolojik yönünün
ağırlığı konusunda söyledikleri. Diğer etkileri bakımından yani
mani'nin kendi başına esaslı bir şey olduğunu söylüyorlar.
Depresyonda o şekilde. Gerçi geçerlik için düşünecek
olursak derecelere. Ve reaktif niteliğini de ve
demoralizasyonu da göz önüne alarak depresyona kıyasla manik
sendromun ya da epistodun belki de psikiyatrideki en geçerli
tanımlardan biri olduğunu söylemek lazım.
Yani hastalık tanısı olarak değil, çünkü limbent sabit
manisı var. Bel manisı var işte, libipoların
manisı var bir sürü şey ama mani tablosuna en geç.
Erli sendromlardan biri demek yanlış olmaz zannediyorum.
Yok doğru göçen hafta ya da ondan önceki hafta da böyle
söylemiştim. Ben de altına imzamı atmıştım.
Çok haklısın yani iç tutarladık bayağı.
Hastalık. Tablosu olmak anlamında çok çok
doğru söylüyorsun ve çok yerinde.
Artı bedensel etkileriyle de yani kalp hızının artışı, kas
tonusunun artışı gibi etkiler de oluyor.
Mani döneminde bu bu da bir tutarlılık yaratıyor kendi
içinde. Evet elbette elbette.
Hatta böyle çok eski bir. Liphemani diye bir terim vardır.
Hatırlar mısınız? Kim söylemişti?
Yi hatırlamaya çalışıyorum, hatırlayamadım.
Şimdi de ilk kez liphemoni. Hüzün deliliği filan gibi bir
şeyin. Yunanca da mu?
Lity şey demek özledim demek ama aslında sen bana eksiksin filan
gibi bir lap taşıyor. Oradaki lipe mini yani o hüzün
hali ya da eksiklik hâlinin manisi gibi bir tanım.
Daha önce söyleyeyim o mono mani.
Tablolarından da ayırt etmek için aslında yani?
Meşgul. Evet, eski rolün hani o şey.
Onu söyleyen de eski rol dimi. Olabilir benim aklıma hemen eski
rol geldi monomali. Evet, çünkü işte monemilerden
onu ayırt etme çabası monomanilerde ki o kripto ki
işte. Promenideki yahut işte
erotomindeki. Ama orada hep şu var, manik
kelimesinin başlı başına mental hastalık anlamında kullanan bir
zamandan söz ediyoruz. Yani bol armağanisi gibi değil.
Evet, işte ben de 10'a çıkart birazcık şey olmaya
çalışacaktım. Eski rol değil mi?
Senin altını çizdiğin mani aslında bu duygu durum tablosu
olan. Mani.
Yani orada kastedilen mani değil mi?
Demeye çalışıyor idim. Evet.
Hem bana eksiksin lipe bir daha söyle.
Bu lipik. Yani isim fiil var orada öyle
mi? You arexting diyor.
Bir şey diyor. Nasıl dedim?
Ben bir şey yapıyorum gibi, yani moralsiz seni özledim gibi
mulit'de işte. Eksik hissediyorum.
Muhalif siteni severim ya da senden hoşlanırım manipide evet
seni özlediğim gibi ama oradaki özleme aslında eksiklik
fiilenin. Ciddiğini duyuyorum.
Evet, eksikliğinin duyuyorum gibi onu hüzünle bağlayarak.
Lipe mani yani hüznün deliliği ya da eksikliğin belki deliliği
diyerek aslında diğer mani tablolarından ayırt etmeye
çalışmış şey eski rol diye hatırlıyorum.
Yani eski rolün onu. Lipamiği de onu söylediğini
hatırlamıyordum ama şimdi ibrahim hatırlattı, öyle olmuş
diye. Bu bölümün sonuna geldik.
Ben bu bölümün sonuna gelmişken bu bölümde bahsettiğimiz
cocokrosun birkaç tane makalesini açıklama olarak
podcast'in açıklaması olarak daha doğrusu ekleyeceğimi
söyleyeyim. Oradan makaleleri
inceleyebilirsiniz. Eee, son olarak da ııı bu
bölümün sonunda yine bir ressam ve resim hakkında bahsetmek
istiyorum. Bugünkü ressam ve resim tanıdık
ııı Osman Hamdi beyden bahsedeceğim ve kaplumbağa
terbiyeden bahsedeceğim. Osman Hamdi bey'den bahsedecek
olursam 1.842 yılında istanbul'da dünyaya gelmiş.
Kendisi Osmanlı sadrazamlarından ibrahim ethan paşa'nın oğlu.
Aynı zamanda şunu söyleyebiliriz.
Ya Osman Hamdi bey ilk türk arkeolog olarak ııı kabul
ediliyor. Bağdat'ta bir süre arkeolojik
çalışmalar yaptıktan sonra eee osmanlının ııı son dönemlerinde
özellikle arkeolojinin gelişmesinde önemli rolleri
olmuş bir insan. Eserle ilgili şunu
söyleyebilirim, eser aslında. Evet, görülebileceği gibi
belinde sıkı bir kemer olan ve kırmızı uzun elbise giyen bir
adam mavi çinliler ve. Etrafı sarmış kapunbalardan
oluşuyor bu yerle ilgili. Söylenen şey bursa'daki yeşil
cami'nin üst katı ile üst katında.
Geçtiği ile ilgili. Bu tablonun Osman Hamdi bey
orayı oradan ilham alarak bu eseri yapmış.
Bu eserle ilginç ilgili ilginç olan şeylerden biri 2 tane
versiyonu var. Eee 1.906 ve 1.907 yılında
yapılmış 2 versiyonu var. 1.906 yılında yapılmış olanı pera
müzesi'nde sergileniyor. 1.907 yılında yapılmış olanıysa.
Iş bankası resim heykel müzesinde sergileniyor ve orada
ııı görülebilir. Benim bu bölümde söyleyeceklerim
bu kadar haftaya tekrar görüşmek üzere kendinize iyi bakın.
Podbean