Hastam, Meslektaşım ve Sevgilim
Herkese merhaba, kendisi gül bahçesi ifade etmiyoruz podcastinin yeni bölümünden sesleniyoruz. Size podcasti benimle beraber doktor ibrahim el aklı, profesör, doktor, cemaat Başoğlu var bu. Bölümde maalesef tüm üçüncü kendi işleri sebebiyle katılamıyor. Diğer bölümde bizimle beraber olacak diye düşünüyoruz şimdi. Şimdi geçen hafta. James Johnson oldukça söz etmiştik. Onun dışında en son hululer jung ve freud arasındaki ilişkiden bahsetmiştik. Geçen hafta cem hoca'nın üstüne değinelim dediği konu Rusya joysun gök özye'ye yatışıydı.
Bununla ilgili başlayıp daha sonra sabrina hiçbir rayına olan ilişkisi hakkında konuşmak belki iyi olabilir. Ben sözü cemaat başoğlu'na bırakıyorum hocam buyurun. Ben şimdi eee geçen hafta. Bütçe jones'un yatışıyla zainaş bir raynk arasında bir yakınlık kurduğumu söylemiştim. Bu benim yorumum her ikisinde de dedim ki diz fonksiyonel bir aile var. Ana babadan beklenecek fazla bir şey yok gibi birisi. Birisinde, yani lüta'yı abisi georgio getiriyor 1.900 otuzda. Diğerinde de bir amca getiriyor hep anıl diye söz ediyorlar.
Dayımı amcamı şimdi tam hatırlayamadım. Ve gene aile yerine sorumluluk olarak geldiği anlaşılıyor. Bir takım eleştirmenler ama edebiyat eleştirmenleri. Kastettiğim şey. Yanlı bir bakışla bana göre yanlı olan bir bakışla rusya'nın yatışında. Curcayı, yani abisini ve annesini suçlayıp James jourstan yana bir tavır alıyorlar. Yani abisinin hastaneye kapattırarak rusya'nın gidişatı üzerinde derin bir olumsuz etkiye yol açtığı 10'a çıkart yol vermiş olduğu söyleniyor. Bu yani gerçekten de makale okuyarak bir sonuca varabileceğimiz bir şey değil yani sadece ancak rusya'yı ve mümkünse georgio'yu ve diğerlerini görerek anlayabileceğimiz bir şey olurdu.
Tahmin ediyorum. James joyson masum oldu, nora barnicılın yani lucyanın annesinin. Kızın husumetini kaldıramadığı? Abisinin de başka bir çare aramaksızın doğrudan hastaneye götürdüğü yolundaki yorum tartışmaya açık. Çünkü James joyson'da kızıyla alan ilişkisine baktığımızda.
Çok da yeterli bir. Ebeveyn evlat ilişkisi görmüyoruz denebilir lütfenin 10'a çıkart en çok ihtiyaç duyduğu dönemlerde zaten. Kronik konjonktivity var kronik konjonktivity yüzünden işte kapatmak zorunda kalıyor. Gözünü hatta kimileri bunun sifilice olabileceğini, hatta konjonital sifilice olabileceğini söylüyorlar. Görmesinin iyice bozulduğu bir dönem sık sık ameliyat geçirmek zorunda kaldı. Kızın en çok ihtiyaç duyduğu bir durumda da dönemde de finnick belki yazmakta son büyük kitabı. Yeterince ilgilenemediği halde zaman zaman da hediyeye, sevgiye ve işte bu.
Doğduğu ve şımarttığını da biliyoruz. Sonuç olarak ailenin diz fonksiyonel olduğu konusunu söylemek dışında eklenebilecek bir şey yok daha. Önce jung'la arasında bir yazışma olduğunu ve jung'un kendisinde hem önemsediğini hem de. Eleştirdiğini hatta işte. Burun kıvırdığını söylemiştik. Burgseye yatışını büyük bir sevinçle karşılamıyor. James joyce ama itiraz da etmiyor. Genel olarak tıbba ve psikanalize psikoterapiye çok sempatik bir bakış olduğunu söylemiştim. Rusya'nın oradaki tedavisinde jung'la ilişkisinin çok güvene dayalı ve iyi ilerleyen bir ilişki olduğunu söylemek mümkün değil.
Pek çok kaynakta da jung'la ilişkisinden hiç hoşnut olmadığı söyleniyor. Fakat belli bir süre böyle gökçe'deki yatışı devam ediyor. Ondan sonra gittiği yer ingiltere'de north ampton zaten ölene kadar da orada arada dışarıda olduğu zamanlar var. Kızı değil mi hocam? Dürtçe'dan söz ediyorum, orası belli olmadıysa eğer şimdi tekrar edelim, bütçeyi anlatıyorum. Evet. Yurtcanın hayatında önemli bir figür daha var. Yatışında da etkili olan Samuel, belki Samuel belki içinde. Ilişkilerinin James jours'la yakın olduğunu ve 10'a çıkart çok saygı duyduğunu biliyordum, ama bir.
Yerde müridi diye okudum. Akıllayt diye geçiyor. Mürit demek en doğrusu herhâlde. Kendi dilleriyle ilişkisinden de geçen hafta söz ettim. Ya ana dille olan ilişkilerinin ne kadar andı varan olduğunu yani bu gertsiz yurtsuzluk konusunda da bize bir şeyler söyler diye. Hani nasıl James jourse travesti italyancasını bırakmıyor, sonra backitin de Fransızca yazdığını biliyoruz. Böyle bir benzerlikleri var. Aidiyet konusundaki sıkıntı bakımından. Samuel'daki ilaça johnson'un. Yakınlaşmaları Rusya jones'un aşık olmasıyla sonuçlanmış ama Samuel belki.
Samuel backit ben babanın yazdığının takipçisiyim. Senin de arkadaşınım yani aramızdaki ilişki arkadaşça kalsın. Seni bir arkadaş olarak seviyorum demişliği var gene de. Ailedeki bütün imane ve zorluklara rağmen. George'nun, yani abisinin kız kardeşini gözettiği ve. Gereken neyse o dönemde yapılabilecek şeyi yaptığını ben kendim düşündüm. Bu çok yoruma açık bir şey. Tabi dediğim gibi aileyi görmeden bütün bunları söylemek zaten imkansız da okunan malzeme de çok fazla ayrıntı var oradan. Öte yandan Samuel bagitin de dedim ya hani biz arkadaş kalalım diye silmiş ama daha sonra ingiltere'de olduğu dönemde de hayatı boyunca Rusya jones'a en çok ziyaret eden ve destek olan kişilerden biri.
Onun dışında aklıma gelenler bunlar başka rusya'nın yatışıyla ilgili dans kariyeri var babasının. Tutumuyla ilgili bize bir şey daha söyleyebilir. Belki iyice artık edebiyat dedikodusuna dönüştürmüş gibi oluyoruz ama onu da söyleyeyim. Samuel bekit'le, James jours Rusya jones'un yarıştığı bir şeye gidiyorlar. Bir müsabaka gidiyorlar, onu seyretmeye ve modern dansla uğraşıyor. Kız başarılı olamadığını gördükleri zaman yani kazanmadığını gördükleri zaman. Yüksek sesle protesto ettiklerini biliyoruz.
Ikisini beraber sarmayan bir James beraber. Protesto ediyorlar ama ilginçtir James jourse sonra diyor ki.
Kızım, sen bu fiziksel olarak da buna dayanamıyorsun. Bu stresi sen gel en iyisi benim yazdıklarıma. Şey süslü harf yazim deniyor 10'a çıkart hani her bölümün ilk harfi süslü yazılır ya gel benim bütün bölümlerle latinler yazarak sen vakit geçir. Burada bir hafife almayla çok sevme arasındaki gidiş gelişin çok kafa karıştırıcı olabileceğini biliyoruz. Ötenden norabnı kılla arasındaki ilişki de ilk görüşte aşk ve fiziksel olarak da çekimin çok fazla olduğu ve mektuplaşmaların bayağı müstehcen sayılabileceği çok.
Açık saçık ifadelerin de bulunduğu mektuplar olduğunu öğreniyoruz. Norabnokıl çok eğitimli birisi değil. Hatta James joyson yazdıklarını da pek anlayıp 10'a çıkart destek olabilecek birisi değil. Mesela geçen haftalardan birinde rollerin karısından söz etmiştik. Eğitimli bir filolog ve işte onun çalışmalarını çok destekliyor. Bu öyle değil. Norabnı kızıyla alan ilişkisinde de hep bir rekabet oldu ve aralarındaki husumetin hiç bitmediğini görüyoruz. Bunu ortadan kaldırabilecek pek fazla bir şey yapmamış.
Böyle joozun yatışıyla ilgili. Daha çok James jours bebek'ten söz ettim ve norabbarna'dan ama. Bu. James ölsün. Hayatına hakim olan bir ambi var söz ediyorsunuz ya? Evet, irlanda'ya yönelik bir aileye yönelik. Hızına karşıtı değil mi? Böyle çok hediyeler ve ortada yok. Yani mevcut şeyde en çok ihtiyaç duyduğu dönemlerde. Ama bir taraftan da böyle hediye sevgiye belki ilgiye boğduğu zamanlar. Karşılıklılık var, esasında şöyle. Artık yetişkin o dönemde yetişkin olduğu bir o. Yaştaki kişilerin yetişkin sayıldığı bir dönemden söz ediyoruz 20.
Yüzyılın başında. Kızıyla olan ilişkisini de kendisinin de epeyce bir ihtiyacını karşıladığını görüyoruz bu. Iıı kıza 10'a çıkart muhtaç ama o da kızına muhtaç gibi. Oğluyla da aynı şey geçerli. Yani oğluyla olan ilişkisinde de bir karşılıklı birbirini destekleme var. Oğlu da babasını gözetmek zorunda kalıyor. Bu 2 evlatta böyle babalarına hep gözetmek zorunda kalıyorlar. James jous'la Samuel becet'in. Ortak noktaları sadece bütçe coş değil, aynı zamanda hayatlarında ve edebiyat anlamında da benzerlikler taşıyorlar.
James joyce vefat etmeden önce fransa'da paris'te yaşamış, daha sonrasında. Jüriye taşınmak zorunda kalmış Almanlar, fransa'yı işgal ettiği için ikinci dünya savaşında. Samuel paket de zaten uzun süre fransa'da paris'te yaşayıp daha sonra hani vefat etmiş edebiyatlara bakımından da benzer noktalar taşıyorlar. Geçen hafta bahsettiğimiz James soyut'un o hikayelere pat diye başlayan hali, onun dışında etin içerisinde olan belirsizlikler aynı zamanda samol baciton şeylerinde de metinlerinde de var ya bunun için en iyi örnek.
Hani samor becet'in en iyi bilinen eseri hani kodu'yu beklerken odayı beklerken de. Hem oyunu izlerken hem de metni okuduğunuzda zaman kavramının olmadığını hissediyorsunuz ve o metnin ana temasını daha da derinleştiriyor diye söyleyebilirim. Yani 2 yazar için ortak noktalar oldukça fazla aslında. Geçen hafta. Oturumu bitirirken konuştuğumuzda sabine hiçbir ryandan bahsedebiliriz diye söylemiştik. Karguslaryum hayatındaki tek karmaşık ilişkiye da tek karmaşık durum. Aslında bu bütçe yatışı değil, aynı zamanda birden fazla şey de var.
Bunlardan biri de zabine normal. Yani tuhaf sayılabilecek ilişkisi bir dönem hastası oluyor. Sonra asistan oluyor. Sonra bir dönem sevgili oluyorlar. Oldukça karmaşık bir ilişkileri var aslında bununla ilgili konuşmaya başlayabiliriz belki. Ikisinin ııı birbirine benzer taraflarını söylemiştik. Zabina ve lucanın. Aralarında 20 yıl kadar fark var yatışlarının ama. Ikisini de ilk analize alan kişinin jung olduğunu biliyoruz. Luchael olan da aslında çok büyük bir. Karmaşıklık yok. Onun daha ziyade o sıradaki.
Kafa karışıklığının sebebi James joursen müdahalesi ve James jours'a ilişkin olarak düşünceleri belki olsa olsa rusya'ya karşı. Analizde çok yansız olamayabileceği. Akla gelebilir ama bunun daha ötesine geçmek fazladan yorum olacak. Onun için bir şey demiyorum. Lucia ile arasında birinin diğerine aşık olduğu bir karmaşıklık veya aksayan bir taraf bildiğim kadarıyla yok za bina speil rames'e evet dediğin gibi açıkça pek çok yerde jung'a aşık olduğu biliniyor diye. Aktarılan bir hastası ama. Hem Rusya gibi o da yetenekli.
Zeki tıp fakültesi okumak isteyip sonradan okuyan ve psikanalist olan biri. Hem de aslında jung'la ilişkisinde sadece onun jung'a aşık olduğunu söylemek belki doğru olmaz. Her zaman bir karşılıklılık söz konusu olduğu için.
Zaten tehlikeli yöntem dans mat filminde de. O gözle bakıldığında görülebileceği gibi. Bir karşılıklı yansızlık kaybı daha doğrusu jung da için bir yansızlığın kaybı ve karşılıklı bilir ilişkinin yoğunluğundan söz edilebilir herhalde. Fakat onun akıbeti tabii louçika johns'a göre. Çok daha iyi. Hem bir kere tedaviyi zamanında bitirip tıp fakültesinde devam edebilmesi gibi bir avantajı var. Bu zamanında bitirmek kendi elinde olan bir şey değil. Herkesin ama böyle bir farkı var. Tıp fakültesini bitirip bir psikanalist olduğunu biliyoruz ve.
En önemli makalelerinden biri de. Jung'un da etkisinin olduğunu bildiğimiz. Klasik psikanalizle de ilişkili olan vücuda geliş nedeni olarak yıkım. Distruction dizi coz of being makalesi. Akıbetleriyle ilgili şöyle, hocam yani psikiyatrik olarak akıbetleri tabii ki de Türkçe johnsondan daha iyi ama hayattaki akıbetleri kesinlikle tartışılması şekilde Rusça olsun dimi çünkü. Doğru anlatıyor. Da binanın bizi. Dabine şükürlerin aslında. Rossoda yanlış hatırlamıyorsam rossoda doğuyor, rusya'da doğuyor.
Rusya'nın doğru evet. Evet orada doğup büyüyor. Daha sonra eğitimler vesaire aldıktan sonra hazirler iktidara geçince yanlış hatırlamıyorsam kendisini tutukluyorlar ve rossoda ki bir kutlanma kampına götürüyorlar orada. Nasıl der tarafından öldürülüyor? 1.942 yılı olması lazım. Böyle bir hayatımda bir şey oluyor. Doğru tahlilleri demek çok zor. Ben mesleki açıdan istediğini yapabildi demiş oldum. Sadece tabi. Onun jung'a geliş yakınmaları neydi acaba benzer mi şeyler? Onun notlarına baktım yani yatış notlarına hani daha önce söylemiştik ya?
O dönemde çok fazla hastalarla vakit geçirildiği için birçok hekim zaten jung'da abberart klinik şefi mi diyeceğiz Tahsin? Operas yani sinir fizyişin gibi bir şey oluyor. Yani belki şey gibi hani bölüm uzmanların üstündeki kişi gibi bir unvan olabilir. Belki hani tam olarak söyleyemeyiz ama. Asistantık. Başesstan gibi eğitim eğitim araştırma sahnedeki baş asistanına denk geliyor. Aslında evet. Öyle mi diyorsun anladım yani aslında ne desek tam olmayacak gibi sanki birebir. Tam Türkçe çevirisi yok, ingilizce çevirisi de tam yok çünkü almanya'nın şeyinden kaynaklanıyor.
Üniversite ve hastane sisteminden kaynaklanıyor. Bir farklılık var, o yüzden öyle. Dimi, evet yani jung'un haber artı olduğu blovler'in işte başhekim ve profesör olduğu ve birçok doktorun çalıştığı de kayıtların hep kısa olduğundan çünkü çok fazla iş olduğundan söz etmiştik ya yatışta da mesela jung'un aldığı notları tek tek incelediğimiz zaman. Öfkeli olduğunu, arada bir baştan çıkarıcı bir ifadeyle konuştuğunu. Duygu durumunun ııı sık değiştiğini.
Sadece bedensel şikayetlerinden söz ettiğini? Görüyoruz ve muayene notlarına baktığımızda ilk yatışta. Fazlaca bir psikoz belirtisi olabilecek bir düşünce bozukluğu veya başka bir şey yok. Daha sonra da olduğunu zannetmiyorum. Bu akut psikotik gibi görünen de zor durumu aslında bildiğimiz stres, akut, stres reaksiyonu gibi bir şey. Iıı ailede en azından bildiğim kadarıyla duygusal olarak bir istismar veya ihmalden söz etmek mümkün, çünkü amca getiriyor. O da zaten almancası yeterli olmadığı için.
Dediğimiz gibi doğu Avrupalı aile kısa ve kaçamak cevaplar veriyor, getirilişi ile ilgili olarak. Genel olarak yani bildiğimiz klasik bir kronik psikoz bakası olmadığından eminiz bu kadar yani notlarına da baktığımızda çok fazla bir şey değişmiyor. Duygu durumu dalgalanma gösteriyor. Jung'la çok güvene dayalı ve işbirliğinin yeterli olduğu bir ilişki kurmuyor. Hocam yani James joyce konuştuk. Samuel backhet konuştuk. Benim çok merak ettiğim böyle bir kaç defa da denk geldiğim şöyle bir şey var yani jung tam olarak psikanalize dahil olmadan aslında şizofreniyle ilgili çok etkili çalışmalar var.
Şu an pek de söze edilmeyen ya da bizim. Özellikle araştırmadan bilmeyeceğimiz. Ne diyorsunuz o konuda? Devimin söylediğimi vurgulamak isterim. Ondan sonra bence sen devam etsen daha iyi olur şöyle ki. Blollerin şizofreni anlayışına benzer bir bakış olduğunu biliyoruz. Yani şizofreni anlamada freud'un nevruzları anlamadaki gündeme getirdiği savunma mekanizmalarından söz ediyor. Freud'den farklı olarak da. Affettin bastırılabileceğini ve. Konudansasyon gibi yer değiştirme gibi mekanizmaların şizofrenin oluşumunda etkili olabileceğini söylüyor.
Bu freud özür dilerim. Blovler'in şizofreni anlayışına benziyor. Başka katkıları sen söylemeye devam et. Şöyle, hocam bu jung'un dediniz ya hisleri ve şizofrenler arasındaki şeyi kurması belki sürekliliği kurması, benzerliği kurması açısından. Yani kesim gözetmemesi. Diyebiliriz. Aynen öyle yani zaten genel olarak psikanalizdeki işte. Normal anormal değil. Arasındaki sınırlar keskin değil, ama jung bir parça bunun teorik arka planına da sunuyor şöyle ki. Histeri ve şizofreni aslında. Görünüm açısından savunma mekanizmalar açısından birbirine birbirlerine benzemekle birlikte şizofrenide, belirtiler ve neden arasındaki bağlantıyı kuramıyoruz.
Ama hisleri de bu bağlantı var. Yani belirtilere yola çıkan neden ve belli ve bilinir ve belirtilerle bağlantılı ama şizofreni de bu bağlantı bilinmiyor. Hatta x maddesi mi diyor? X 9 sustat x mı diyor? Öyle bir şey yani hani bilinmeyen bir nedenden ötürü bunlar ortaya çıkıyor gibi tar. Ediyor diye biliyorum. Jung'un bi de. Yani bu şizofreniyle ilgili çalıştığı zamanlarda muhtemelen disiplinli çalışan biri. Şöyle bir şey yapıyor, onun bir bir çalışması var. Şizofreniyle ilgili 3 kısımdan oluşuyor.
Bir kısım kendinden önce olmuş olan çalışmaların toparlanması, ikinci kısım şizofreni de sebep olacak etkenlerin yani o merkezi etkenin önerisiyle ilgili yani önerenlerle ilgili toparlanma üçüncü kısmında bir vaka. Şey bir vaka sunuyor şizofreniyle ilgili. Şu ana kadar paket ve James joys hakkında konuştuk. Edebiyatla psikiyatrinin çok yakın bir ilişkisi var. Ama bunun dışında psikiyatri. Ve görsel sanatların da çok yakın bir ilişkisi var. Bunun için en güzel örneklerden biri herhalde ar brüt denilen sanat akımı.
Bu sanat takımına dahil olan birçok psikiyatri hastası da var. Belki cem hoca'nın ekleyebileceği şeyler olur. Ben 10'a çıkart sözü bırakayım. Daha sonra kapan kapanışı yapmak üzere sözü tekrar alacağım ben. Tamam, ben şeyi arrut hakkında görsel? Sanatla ilgili olarak ayrıntı söyleyebilecek donanım yok ama iyi bildiğim hastadan söz edeyim. Beni bu kavramla tanışmama sebep olan alfred warfley. Iıı yatıyor. Yani böylelerin burger sınıftan önce bulunduğu hastanelerden biri. Bu da vardav'da yattıktan sonra başlattığı bir çizim.
Tarzı diyim. Teknik demek çok zor çünkü mektepli değil zaten wordley için konmamış teşhis yok. Yani hemen hemen her şey psikopat bir tacizci ve şizofreni hastası olduğu söyleniyor. Şimdi taciz sebebiyle yattıysa zaten bunların hiçbirisi yok demek mümkün değil. Ama gene kendisini görmeden hem psikopat, hem şizofren demenin. Genel olarak anlayışımıza çok uygun olmadığı söylemek gerekir. Psikopati 4 dörtlük psikopati bizim. Gündelik pratiğimizde. Adli psikiyatri ile uğraşmadığımız için aslında görmediğimiz bir şey.
Psikopatik davranış görüyoruz ama klasik psikopat tek başına psikopatiyle biz karşılaşmıyoruz. Yani üçümüz için de aynı şey geçerli. Timuçin de bakırköy'deyken karşılaşmıştır belki o sonra ekler wiflinin başlattığı çizimler daha sonra arark olarak adlandırılıyor ve bu. Isviçre'den köken almakla birlikte daha sonra paris'te de bir başka sanat akımı olarak iddiasını ortaya koyan bir tarz oluyor zannediyorum sonrasında dediğim gibi görsel sanat hakkında konuşmaya benim bir donanımım yok. Belki şeyden bahsedebiliriz ya?
Bundan sonraki bölümlerde bu bölüm dahil olmak üzere. Her hafta bölüm yayınlandığında sosyal medya platformlarımızdan, twitter'dan ve instagram'dan. Her hafta bir psikiyatri hastasının çizmiş olduğu bir tablodan bir ya da yapmış olduğu bir heykelden ya da başka bir sanat eserinden bahsedeceğimizi belirtebiliriz. Ben ilk olarak şunu söyleyeyim, hani bu psikiyatri hastalarının sanat eserlerini toplama noktasında ya da bunlara işte paylaşma noktasında? Bana ilham olan şey hani hans pirinç form diye biri oldu.
Hanspirinstore'un baktı zamanında hayat berk Üniversitesi psikiyatri istisası yapmış biri o ihtisasını yaparken aynı zamanda şununla da bir bağlantı kurmaya çalmaya çalışıyor. Psikiyatri hastalarının çizdiği şeyler, yaptığı heykeller ya da başka şeyler hastalık hakkında bize bir ipucu verebilir mi diye araştırmaya başlıyor. Bu şekilde kendi koleksiyonunu oluşturmaya başlıyor. Daha sonrasında yanlış bilmiyorsam hangs, pirinconun ailesi bütün koleksiyonu hayat berk üniversitesi'ne tekrar bağışlıyor ve şu an hayat Berke Üniversitesi psikiyatri ana bilim dalının yanında bir binaları var.
Birin son zamn kadında bir müzeleri var. Orada psikiyatri hastalarının eserlerini sergiliyorlar. Buradan şöyle bir durum da söz konusu aydınberg genel olarak bulunduğu eyalet itibariyle de. Naziler döneminde 1.900 kırklı yıllarda özellikle bu aksiyon t 4 dedikleri bir toplu imha programının da merkezlerinden biri oluyor. Onun yanında hani buranın Bakırköy yollara bakı sayılabilecek vislog diye bir var şehir var. Orada bir psikiyatri hastanesi var. Orada ki hastalığının çizimleri vesaire var. Ben bugün size bir resimden bahsetmek istiyorum.
Size resmi göstermiştim zaten mert. Soytun çizimi budigoltun çizimi için herhangi bir isim verilmemiş. Belki bu iş personlikten bahsedebilirim. Kendisi 1.896 yılında friber'ta doğuyor. Pryurt'ta doğduktan sonra annesi bekar biter, 1.906 yılına kadar da friberg çevresinde yaşıyor. Daha sonra bir fransa'ya taşınıyorlar. Savaşta da asker olarak hani Birinci Dünya savaşında da asker olarak hizmet yapıyor. Savaştan dönünce o dönem çok yaşanan bir olay iş bulamıyor, iş bulamadıktan sonra hırsızlık yapıyor, başka şeyler yapıyor, dolandırıcılık gibi suçlara bulaştığı için defalarca yargılanıyor.
En son 1.921 yılında yaklaşık 25 yaşındayken. Tanrılı düşünceleri sebebiyle ruhsal denilen bir yerdeki eyalet hapishanesi akıl hastanesine gönderiliyor. Oradan da haydıklar psikiyatriye sevk ediliyor ve orada yatışı devam ediyor. Daha sonra birkaç kere daha hastaneye yatıp çıkıyor bu yatış çıkışlar. Çok uzun süre devam ediyor. En sonunda 1.943 yılında naziler tarafından güvenlik gözetimine alınmak suretiyle bir akıl hastanesine kapatılıyor ve akıl hastanesinde odanın uygulanan bahsettiğim aksiyon t 4 denilen bir popu imha programı kapsamında daha toplama kampına gönderiliyor ve en son orada olduğu biliniyor.
Daha sonra olduğuyla ilgili akıbet ile ilgili bir bilgi yok. Ben belki amatörce söyleyebilirim. Benim benim için bu resimde etkileyici olan şey hani. Ortak parmakla bulunan gözün dışında. Damarları ve el çizgilerine çok iyi tasvir etmiş olması. O açıdan güzel bir resim olarak söyleyebilirim. Daha detaylı bilgiyi internetten erişebilirsiniz. Gelecek hafta timuçin'e soralım, o daha fazla ayrıntı anlatabilecektir. Olcay hocanın profesör Olcay yazıcının istanbul Üniversitesi istanbul tıp fakültesinde.
2 eseri var. Istanbul tıp fakültesi psikiyatri anabilim dalında yatmış hastaların resimlerinden oluşturduğu ben ilk kitap çıktığı zaman gördüğümü hatırlıyorum. Bipolar bozuklukla da ilgilendiğimiz için o dönemde birlikte çok vakit geçirme imkanı bulmuştuk. Olcay hocayla 2.000 dörtte çıktı. Çığlık ışıkla buluştuğunda adıyla. O bende var belki gösterebilirsin oradan birkaç yaşim sana da bir şey yapabilirim, resim gönderebilirim. Daha sonra onun gözden geçirilmiş ve hem eklenmiş hem çıkarılmış olanlarıyla birlikte.
Bir versiyonu daha çıktı, gözden geçirilmiş çığdığın ışıkla buluşması, birincisi çığlık ışıkla buluştuğunda ikincisi bunların da ayrıntıları konuşulmaya değer. Davulcu hocayı da adını geçirmek istedim. Mutlaka timuçin hocayla de bu konuyu mutlaka konuşalım. Tamam o zaman bu hafta söyleyeceklerimiz bu kadar. Bizi dinlediğiniz için teşekkür ederiz. Haftaya tekrar görüşmek üzere kendinize iyi bakın.
Podbean