Hastam, Meslektaşım ve Sevgilim
Herkese merhaba, kendisi gül bahçesi ifade etmiyoruz
podcastinin yeni bölümünden sesleniyoruz.
Size podcasti benimle beraber doktor ibrahim el aklı,
profesör, doktor, cemaat Başoğlu var bu.
Bölümde maalesef tüm üçüncü kendi işleri sebebiyle
katılamıyor. Diğer bölümde bizimle beraber
olacak diye düşünüyoruz şimdi. Şimdi geçen hafta.
James Johnson oldukça söz etmiştik.
Onun dışında en son hululer jung ve freud arasındaki ilişkiden
bahsetmiştik. Geçen hafta cem hoca'nın üstüne
değinelim dediği konu Rusya joysun gök özye'ye yatışıydı.
Bununla ilgili başlayıp daha sonra sabrina hiçbir rayına olan
ilişkisi hakkında konuşmak belki iyi olabilir.
Ben sözü cemaat başoğlu'na bırakıyorum hocam buyurun.
Ben şimdi eee geçen hafta. Bütçe jones'un yatışıyla zainaş
bir raynk arasında bir yakınlık kurduğumu söylemiştim.
Bu benim yorumum her ikisinde de dedim ki diz fonksiyonel bir
aile var. Ana babadan beklenecek fazla bir
şey yok gibi birisi. Birisinde, yani lüta'yı abisi
georgio getiriyor 1.900 otuzda. Diğerinde de bir amca getiriyor
hep anıl diye söz ediyorlar. Dayımı amcamı şimdi tam
hatırlayamadım. Ve gene aile yerine sorumluluk
olarak geldiği anlaşılıyor. Bir takım eleştirmenler ama
edebiyat eleştirmenleri. Kastettiğim şey.
Yanlı bir bakışla bana göre yanlı olan bir bakışla rusya'nın
yatışında. Curcayı, yani abisini ve
annesini suçlayıp James jourstan yana bir tavır alıyorlar.
Yani abisinin hastaneye kapattırarak rusya'nın gidişatı
üzerinde derin bir olumsuz etkiye yol açtığı 10'a çıkart
yol vermiş olduğu söyleniyor. Bu yani gerçekten de makale
okuyarak bir sonuca varabileceğimiz bir şey değil
yani sadece ancak rusya'yı ve mümkünse georgio'yu ve
diğerlerini görerek anlayabileceğimiz bir şey
olurdu. Tahmin ediyorum.
James joyson masum oldu, nora barnicılın yani lucyanın
annesinin. Kızın husumetini kaldıramadığı?
Abisinin de başka bir çare aramaksızın doğrudan hastaneye
götürdüğü yolundaki yorum tartışmaya açık.
Çünkü James joyson'da kızıyla alan ilişkisine baktığımızda.
Çok da yeterli bir. Ebeveyn evlat ilişkisi
görmüyoruz denebilir lütfenin 10'a çıkart en çok ihtiyaç
duyduğu dönemlerde zaten. Kronik konjonktivity var kronik
konjonktivity yüzünden işte kapatmak zorunda kalıyor.
Gözünü hatta kimileri bunun sifilice olabileceğini, hatta
konjonital sifilice olabileceğini söylüyorlar.
Görmesinin iyice bozulduğu bir dönem sık sık ameliyat geçirmek
zorunda kaldı. Kızın en çok ihtiyaç duyduğu bir
durumda da dönemde de finnick belki yazmakta son büyük kitabı.
Yeterince ilgilenemediği halde zaman zaman da hediyeye, sevgiye
ve işte bu. Doğduğu ve şımarttığını da
biliyoruz. Sonuç olarak ailenin diz
fonksiyonel olduğu konusunu söylemek dışında eklenebilecek
bir şey yok daha. Önce jung'la arasında bir
yazışma olduğunu ve jung'un kendisinde hem önemsediğini hem
de. Eleştirdiğini hatta işte.
Burun kıvırdığını söylemiştik. Burgseye yatışını büyük bir
sevinçle karşılamıyor. James joyce ama itiraz da
etmiyor. Genel olarak tıbba ve
psikanalize psikoterapiye çok sempatik bir bakış olduğunu
söylemiştim. Rusya'nın oradaki tedavisinde
jung'la ilişkisinin çok güvene dayalı ve iyi ilerleyen bir
ilişki olduğunu söylemek mümkün değil.
Pek çok kaynakta da jung'la ilişkisinden hiç hoşnut olmadığı
söyleniyor. Fakat belli bir süre böyle
gökçe'deki yatışı devam ediyor. Ondan sonra gittiği yer
ingiltere'de north ampton zaten ölene kadar da orada arada
dışarıda olduğu zamanlar var. Kızı değil mi hocam?
Dürtçe'dan söz ediyorum, orası belli olmadıysa eğer şimdi
tekrar edelim, bütçeyi anlatıyorum.
Evet. Yurtcanın hayatında önemli bir
figür daha var. Yatışında da etkili olan Samuel,
belki Samuel belki içinde. Ilişkilerinin James jours'la
yakın olduğunu ve 10'a çıkart çok saygı duyduğunu biliyordum,
ama bir. Yerde müridi diye okudum.
Akıllayt diye geçiyor. Mürit demek en doğrusu herhâlde.
Kendi dilleriyle ilişkisinden de geçen hafta söz ettim.
Ya ana dille olan ilişkilerinin ne kadar andı varan olduğunu
yani bu gertsiz yurtsuzluk konusunda da bize bir şeyler
söyler diye. Hani nasıl James jourse travesti
italyancasını bırakmıyor, sonra backitin de Fransızca yazdığını
biliyoruz. Böyle bir benzerlikleri var.
Aidiyet konusundaki sıkıntı bakımından.
Samuel'daki ilaça johnson'un. Yakınlaşmaları Rusya jones'un
aşık olmasıyla sonuçlanmış ama Samuel belki.
Samuel backit ben babanın yazdığının takipçisiyim.
Senin de arkadaşınım yani aramızdaki ilişki arkadaşça
kalsın. Seni bir arkadaş olarak
seviyorum demişliği var gene de. Ailedeki bütün imane ve
zorluklara rağmen. George'nun, yani abisinin kız
kardeşini gözettiği ve. Gereken neyse o dönemde
yapılabilecek şeyi yaptığını ben kendim düşündüm.
Bu çok yoruma açık bir şey. Tabi dediğim gibi aileyi
görmeden bütün bunları söylemek zaten imkansız da okunan malzeme
de çok fazla ayrıntı var oradan. Öte yandan Samuel bagitin de
dedim ya hani biz arkadaş kalalım diye silmiş ama daha
sonra ingiltere'de olduğu dönemde de hayatı boyunca Rusya
jones'a en çok ziyaret eden ve destek olan kişilerden biri.
Onun dışında aklıma gelenler bunlar başka rusya'nın yatışıyla
ilgili dans kariyeri var babasının.
Tutumuyla ilgili bize bir şey daha söyleyebilir.
Belki iyice artık edebiyat dedikodusuna dönüştürmüş gibi
oluyoruz ama onu da söyleyeyim. Samuel bekit'le, James jours
Rusya jones'un yarıştığı bir şeye gidiyorlar.
Bir müsabaka gidiyorlar, onu seyretmeye ve modern dansla
uğraşıyor. Kız başarılı olamadığını
gördükleri zaman yani kazanmadığını gördükleri zaman.
Yüksek sesle protesto ettiklerini biliyoruz.
Ikisini beraber sarmayan bir James beraber.
Protesto ediyorlar ama ilginçtir James jourse sonra diyor ki.
Kızım, sen bu fiziksel olarak da buna dayanamıyorsun.
Bu stresi sen gel en iyisi benim yazdıklarıma.
Şey süslü harf yazim deniyor 10'a çıkart hani her bölümün ilk
harfi süslü yazılır ya gel benim bütün bölümlerle latinler
yazarak sen vakit geçir. Burada bir hafife almayla çok
sevme arasındaki gidiş gelişin çok kafa karıştırıcı
olabileceğini biliyoruz. Ötenden norabnı kılla arasındaki
ilişki de ilk görüşte aşk ve fiziksel olarak da çekimin çok
fazla olduğu ve mektuplaşmaların bayağı müstehcen sayılabileceği
çok. Açık saçık ifadelerin de
bulunduğu mektuplar olduğunu öğreniyoruz.
Norabnokıl çok eğitimli birisi değil.
Hatta James joyson yazdıklarını da pek anlayıp 10'a çıkart
destek olabilecek birisi değil. Mesela geçen haftalardan birinde
rollerin karısından söz etmiştik.
Eğitimli bir filolog ve işte onun çalışmalarını çok
destekliyor. Bu öyle değil.
Norabnı kızıyla alan ilişkisinde de hep bir rekabet oldu ve
aralarındaki husumetin hiç bitmediğini görüyoruz.
Bunu ortadan kaldırabilecek pek fazla bir şey yapmamış.
Böyle joozun yatışıyla ilgili. Daha çok James jours bebek'ten
söz ettim ve norabbarna'dan ama. Bu.
James ölsün. Hayatına hakim olan bir ambi var
söz ediyorsunuz ya? Evet, irlanda'ya yönelik bir
aileye yönelik. Hızına karşıtı değil mi?
Böyle çok hediyeler ve ortada yok.
Yani mevcut şeyde en çok ihtiyaç duyduğu dönemlerde.
Ama bir taraftan da böyle hediye sevgiye belki ilgiye boğduğu
zamanlar. Karşılıklılık var, esasında
şöyle. Artık yetişkin o dönemde
yetişkin olduğu bir o. Yaştaki kişilerin yetişkin
sayıldığı bir dönemden söz ediyoruz 20.
Yüzyılın başında. Kızıyla olan ilişkisini de
kendisinin de epeyce bir ihtiyacını karşıladığını
görüyoruz bu. Iıı kıza 10'a çıkart muhtaç ama
o da kızına muhtaç gibi. Oğluyla da aynı şey geçerli.
Yani oğluyla olan ilişkisinde de bir karşılıklı birbirini
destekleme var. Oğlu da babasını gözetmek
zorunda kalıyor. Bu 2 evlatta böyle babalarına
hep gözetmek zorunda kalıyorlar. James jous'la Samuel becet'in.
Ortak noktaları sadece bütçe coş değil, aynı zamanda hayatlarında
ve edebiyat anlamında da benzerlikler taşıyorlar.
James joyce vefat etmeden önce fransa'da paris'te yaşamış, daha
sonrasında. Jüriye taşınmak zorunda kalmış
Almanlar, fransa'yı işgal ettiği için ikinci dünya savaşında.
Samuel paket de zaten uzun süre fransa'da paris'te yaşayıp daha
sonra hani vefat etmiş edebiyatlara bakımından da
benzer noktalar taşıyorlar. Geçen hafta bahsettiğimiz James
soyut'un o hikayelere pat diye başlayan hali, onun dışında etin
içerisinde olan belirsizlikler aynı zamanda samol baciton
şeylerinde de metinlerinde de var ya bunun için en iyi örnek.
Hani samor becet'in en iyi bilinen eseri hani kodu'yu
beklerken odayı beklerken de. Hem oyunu izlerken hem de metni
okuduğunuzda zaman kavramının olmadığını hissediyorsunuz ve o
metnin ana temasını daha da derinleştiriyor diye
söyleyebilirim. Yani 2 yazar için ortak noktalar
oldukça fazla aslında. Geçen hafta.
Oturumu bitirirken konuştuğumuzda sabine hiçbir
ryandan bahsedebiliriz diye söylemiştik.
Karguslaryum hayatındaki tek karmaşık ilişkiye da tek
karmaşık durum. Aslında bu bütçe yatışı değil,
aynı zamanda birden fazla şey de var.
Bunlardan biri de zabine normal. Yani tuhaf sayılabilecek
ilişkisi bir dönem hastası oluyor.
Sonra asistan oluyor. Sonra bir dönem sevgili
oluyorlar. Oldukça karmaşık bir ilişkileri
var aslında bununla ilgili konuşmaya başlayabiliriz belki.
Ikisinin ııı birbirine benzer taraflarını söylemiştik.
Zabina ve lucanın. Aralarında 20 yıl kadar fark var
yatışlarının ama. Ikisini de ilk analize alan
kişinin jung olduğunu biliyoruz. Luchael olan da aslında çok
büyük bir. Karmaşıklık yok.
Onun daha ziyade o sıradaki. Kafa karışıklığının sebebi James
joursen müdahalesi ve James jours'a ilişkin olarak
düşünceleri belki olsa olsa rusya'ya karşı.
Analizde çok yansız olamayabileceği.
Akla gelebilir ama bunun daha ötesine geçmek fazladan yorum
olacak. Onun için bir şey demiyorum.
Lucia ile arasında birinin diğerine aşık olduğu bir
karmaşıklık veya aksayan bir taraf bildiğim kadarıyla yok za
bina speil rames'e evet dediğin gibi açıkça pek çok yerde jung'a
aşık olduğu biliniyor diye. Aktarılan bir hastası ama.
Hem Rusya gibi o da yetenekli. Zeki tıp fakültesi okumak
isteyip sonradan okuyan ve psikanalist olan biri.
Hem de aslında jung'la ilişkisinde sadece onun jung'a
aşık olduğunu söylemek belki doğru olmaz.
Her zaman bir karşılıklılık söz konusu olduğu için.
Zaten tehlikeli yöntem dans mat filminde de.
O gözle bakıldığında görülebileceği gibi.
Bir karşılıklı yansızlık kaybı daha doğrusu jung da için bir
yansızlığın kaybı ve karşılıklı bilir ilişkinin yoğunluğundan
söz edilebilir herhalde. Fakat onun akıbeti tabii louçika
johns'a göre. Çok daha iyi.
Hem bir kere tedaviyi zamanında bitirip tıp fakültesinde devam
edebilmesi gibi bir avantajı var.
Bu zamanında bitirmek kendi elinde olan bir şey değil.
Herkesin ama böyle bir farkı var.
Tıp fakültesini bitirip bir psikanalist olduğunu biliyoruz
ve. En önemli makalelerinden biri
de. Jung'un da etkisinin olduğunu
bildiğimiz. Klasik psikanalizle de ilişkili
olan vücuda geliş nedeni olarak yıkım.
Distruction dizi coz of being makalesi.
Akıbetleriyle ilgili şöyle, hocam yani psikiyatrik olarak
akıbetleri tabii ki de Türkçe johnsondan daha iyi ama
hayattaki akıbetleri kesinlikle tartışılması şekilde Rusça olsun
dimi çünkü. Doğru anlatıyor.
Da binanın bizi. Dabine şükürlerin aslında.
Rossoda yanlış hatırlamıyorsam rossoda doğuyor, rusya'da
doğuyor. Rusya'nın doğru evet.
Evet orada doğup büyüyor. Daha sonra eğitimler vesaire
aldıktan sonra hazirler iktidara geçince yanlış hatırlamıyorsam
kendisini tutukluyorlar ve rossoda ki bir kutlanma kampına
götürüyorlar orada. Nasıl der tarafından
öldürülüyor? 1.942 yılı olması lazım.
Böyle bir hayatımda bir şey oluyor.
Doğru tahlilleri demek çok zor. Ben mesleki açıdan istediğini
yapabildi demiş oldum. Sadece tabi.
Onun jung'a geliş yakınmaları neydi acaba benzer mi şeyler?
Onun notlarına baktım yani yatış notlarına hani daha önce
söylemiştik ya? O dönemde çok fazla hastalarla
vakit geçirildiği için birçok hekim zaten jung'da abberart
klinik şefi mi diyeceğiz Tahsin? Operas yani sinir fizyişin gibi
bir şey oluyor. Yani belki şey gibi hani bölüm
uzmanların üstündeki kişi gibi bir unvan olabilir.
Belki hani tam olarak söyleyemeyiz ama.
Asistantık. Başesstan gibi eğitim eğitim
araştırma sahnedeki baş asistanına denk geliyor.
Aslında evet. Öyle mi diyorsun anladım yani
aslında ne desek tam olmayacak gibi sanki birebir.
Tam Türkçe çevirisi yok, ingilizce çevirisi de tam yok
çünkü almanya'nın şeyinden kaynaklanıyor.
Üniversite ve hastane sisteminden kaynaklanıyor.
Bir farklılık var, o yüzden öyle.
Dimi, evet yani jung'un haber artı olduğu blovler'in işte
başhekim ve profesör olduğu ve birçok doktorun çalıştığı de
kayıtların hep kısa olduğundan çünkü çok fazla iş olduğundan
söz etmiştik ya yatışta da mesela jung'un aldığı notları
tek tek incelediğimiz zaman. Öfkeli olduğunu, arada bir
baştan çıkarıcı bir ifadeyle konuştuğunu.
Duygu durumunun ııı sık değiştiğini.
Sadece bedensel şikayetlerinden söz ettiğini?
Görüyoruz ve muayene notlarına baktığımızda ilk yatışta.
Fazlaca bir psikoz belirtisi olabilecek bir düşünce bozukluğu
veya başka bir şey yok. Daha sonra da olduğunu
zannetmiyorum. Bu akut psikotik gibi görünen de
zor durumu aslında bildiğimiz stres, akut, stres reaksiyonu
gibi bir şey. Iıı ailede en azından bildiğim
kadarıyla duygusal olarak bir istismar veya ihmalden söz etmek
mümkün, çünkü amca getiriyor. O da zaten almancası yeterli
olmadığı için. Dediğimiz gibi doğu Avrupalı
aile kısa ve kaçamak cevaplar veriyor, getirilişi ile ilgili
olarak. Genel olarak yani bildiğimiz
klasik bir kronik psikoz bakası olmadığından eminiz bu kadar
yani notlarına da baktığımızda çok fazla bir şey değişmiyor.
Duygu durumu dalgalanma gösteriyor.
Jung'la çok güvene dayalı ve işbirliğinin yeterli olduğu bir
ilişki kurmuyor. Hocam yani James joyce konuştuk.
Samuel backhet konuştuk. Benim çok merak ettiğim böyle
bir kaç defa da denk geldiğim şöyle bir şey var yani jung tam
olarak psikanalize dahil olmadan aslında şizofreniyle ilgili çok
etkili çalışmalar var. Şu an pek de söze edilmeyen ya
da bizim. Özellikle araştırmadan
bilmeyeceğimiz. Ne diyorsunuz o konuda?
Devimin söylediğimi vurgulamak isterim.
Ondan sonra bence sen devam etsen daha iyi olur şöyle ki.
Blollerin şizofreni anlayışına benzer bir bakış olduğunu
biliyoruz. Yani şizofreni anlamada freud'un
nevruzları anlamadaki gündeme getirdiği savunma
mekanizmalarından söz ediyor. Freud'den farklı olarak da.
Affettin bastırılabileceğini ve. Konudansasyon gibi yer
değiştirme gibi mekanizmaların şizofrenin oluşumunda etkili
olabileceğini söylüyor. Bu freud özür dilerim.
Blovler'in şizofreni anlayışına benziyor.
Başka katkıları sen söylemeye devam et.
Şöyle, hocam bu jung'un dediniz ya hisleri ve şizofrenler
arasındaki şeyi kurması belki sürekliliği kurması, benzerliği
kurması açısından. Yani kesim gözetmemesi.
Diyebiliriz. Aynen öyle yani zaten genel
olarak psikanalizdeki işte. Normal anormal değil.
Arasındaki sınırlar keskin değil, ama jung bir parça bunun
teorik arka planına da sunuyor şöyle ki.
Histeri ve şizofreni aslında. Görünüm açısından savunma
mekanizmalar açısından birbirine birbirlerine benzemekle birlikte
şizofrenide, belirtiler ve neden arasındaki bağlantıyı
kuramıyoruz. Ama hisleri de bu bağlantı var.
Yani belirtilere yola çıkan neden ve belli ve bilinir ve
belirtilerle bağlantılı ama şizofreni de bu bağlantı
bilinmiyor. Hatta x maddesi mi diyor?
X 9 sustat x mı diyor? Öyle bir şey yani hani
bilinmeyen bir nedenden ötürü bunlar ortaya çıkıyor gibi tar.
Ediyor diye biliyorum. Jung'un bi de.
Yani bu şizofreniyle ilgili çalıştığı zamanlarda muhtemelen
disiplinli çalışan biri. Şöyle bir şey yapıyor, onun bir
bir çalışması var. Şizofreniyle ilgili 3 kısımdan
oluşuyor. Bir kısım kendinden önce olmuş
olan çalışmaların toparlanması, ikinci kısım şizofreni de sebep
olacak etkenlerin yani o merkezi etkenin önerisiyle ilgili yani
önerenlerle ilgili toparlanma üçüncü kısmında bir vaka.
Şey bir vaka sunuyor şizofreniyle ilgili.
Şu ana kadar paket ve James joys hakkında konuştuk.
Edebiyatla psikiyatrinin çok yakın bir ilişkisi var.
Ama bunun dışında psikiyatri. Ve görsel sanatların da çok
yakın bir ilişkisi var. Bunun için en güzel örneklerden
biri herhalde ar brüt denilen sanat akımı.
Bu sanat takımına dahil olan birçok psikiyatri hastası da
var. Belki cem hoca'nın
ekleyebileceği şeyler olur. Ben 10'a çıkart sözü bırakayım.
Daha sonra kapan kapanışı yapmak üzere sözü tekrar alacağım ben.
Tamam, ben şeyi arrut hakkında görsel?
Sanatla ilgili olarak ayrıntı söyleyebilecek donanım yok ama
iyi bildiğim hastadan söz edeyim.
Beni bu kavramla tanışmama sebep olan alfred warfley.
Iıı yatıyor. Yani böylelerin burger sınıftan
önce bulunduğu hastanelerden biri.
Bu da vardav'da yattıktan sonra başlattığı bir çizim.
Tarzı diyim. Teknik demek çok zor çünkü
mektepli değil zaten wordley için konmamış teşhis yok.
Yani hemen hemen her şey psikopat bir tacizci ve
şizofreni hastası olduğu söyleniyor.
Şimdi taciz sebebiyle yattıysa zaten bunların hiçbirisi yok
demek mümkün değil. Ama gene kendisini görmeden hem
psikopat, hem şizofren demenin. Genel olarak anlayışımıza çok
uygun olmadığı söylemek gerekir. Psikopati 4 dörtlük psikopati
bizim. Gündelik pratiğimizde.
Adli psikiyatri ile uğraşmadığımız için aslında
görmediğimiz bir şey. Psikopatik davranış görüyoruz
ama klasik psikopat tek başına psikopatiyle biz
karşılaşmıyoruz. Yani üçümüz için de aynı şey
geçerli. Timuçin de bakırköy'deyken
karşılaşmıştır belki o sonra ekler wiflinin başlattığı
çizimler daha sonra arark olarak adlandırılıyor ve bu.
Isviçre'den köken almakla birlikte daha sonra paris'te de
bir başka sanat akımı olarak iddiasını ortaya koyan bir tarz
oluyor zannediyorum sonrasında dediğim gibi görsel sanat
hakkında konuşmaya benim bir donanımım yok.
Belki şeyden bahsedebiliriz ya? Bundan sonraki bölümlerde bu
bölüm dahil olmak üzere. Her hafta bölüm yayınlandığında
sosyal medya platformlarımızdan, twitter'dan ve instagram'dan.
Her hafta bir psikiyatri hastasının çizmiş olduğu bir
tablodan bir ya da yapmış olduğu bir heykelden ya da başka bir
sanat eserinden bahsedeceğimizi belirtebiliriz.
Ben ilk olarak şunu söyleyeyim, hani bu psikiyatri hastalarının
sanat eserlerini toplama noktasında ya da bunlara işte
paylaşma noktasında? Bana ilham olan şey hani hans
pirinç form diye biri oldu. Hanspirinstore'un baktı
zamanında hayat berk Üniversitesi psikiyatri istisası
yapmış biri o ihtisasını yaparken aynı zamanda şununla da
bir bağlantı kurmaya çalmaya çalışıyor.
Psikiyatri hastalarının çizdiği şeyler, yaptığı heykeller ya da
başka şeyler hastalık hakkında bize bir ipucu verebilir mi diye
araştırmaya başlıyor. Bu şekilde kendi koleksiyonunu
oluşturmaya başlıyor. Daha sonrasında yanlış
bilmiyorsam hangs, pirinconun ailesi bütün koleksiyonu hayat
berk üniversitesi'ne tekrar bağışlıyor ve şu an hayat Berke
Üniversitesi psikiyatri ana bilim dalının yanında bir
binaları var. Birin son zamn kadında bir
müzeleri var. Orada psikiyatri hastalarının
eserlerini sergiliyorlar. Buradan şöyle bir durum da söz
konusu aydınberg genel olarak bulunduğu eyalet itibariyle de.
Naziler döneminde 1.900 kırklı yıllarda özellikle bu aksiyon t
4 dedikleri bir toplu imha programının da merkezlerinden
biri oluyor. Onun yanında hani buranın
Bakırköy yollara bakı sayılabilecek vislog diye bir
var şehir var. Orada bir psikiyatri hastanesi
var. Orada ki hastalığının çizimleri
vesaire var. Ben bugün size bir resimden
bahsetmek istiyorum. Size resmi göstermiştim zaten
mert. Soytun çizimi budigoltun çizimi
için herhangi bir isim verilmemiş.
Belki bu iş personlikten bahsedebilirim.
Kendisi 1.896 yılında friber'ta doğuyor.
Pryurt'ta doğduktan sonra annesi bekar biter, 1.906 yılına kadar
da friberg çevresinde yaşıyor. Daha sonra bir fransa'ya
taşınıyorlar. Savaşta da asker olarak hani
Birinci Dünya savaşında da asker olarak hizmet yapıyor.
Savaştan dönünce o dönem çok yaşanan bir olay iş bulamıyor,
iş bulamadıktan sonra hırsızlık yapıyor, başka şeyler yapıyor,
dolandırıcılık gibi suçlara bulaştığı için defalarca
yargılanıyor. En son 1.921 yılında yaklaşık 25
yaşındayken. Tanrılı düşünceleri sebebiyle
ruhsal denilen bir yerdeki eyalet hapishanesi akıl
hastanesine gönderiliyor. Oradan da haydıklar psikiyatriye
sevk ediliyor ve orada yatışı devam ediyor.
Daha sonra birkaç kere daha hastaneye yatıp çıkıyor bu yatış
çıkışlar. Çok uzun süre devam ediyor.
En sonunda 1.943 yılında naziler tarafından güvenlik gözetimine
alınmak suretiyle bir akıl hastanesine kapatılıyor ve akıl
hastanesinde odanın uygulanan bahsettiğim aksiyon t 4 denilen
bir popu imha programı kapsamında daha toplama kampına
gönderiliyor ve en son orada olduğu biliniyor.
Daha sonra olduğuyla ilgili akıbet ile ilgili bir bilgi yok.
Ben belki amatörce söyleyebilirim.
Benim benim için bu resimde etkileyici olan şey hani.
Ortak parmakla bulunan gözün dışında.
Damarları ve el çizgilerine çok iyi tasvir etmiş olması.
O açıdan güzel bir resim olarak söyleyebilirim.
Daha detaylı bilgiyi internetten erişebilirsiniz.
Gelecek hafta timuçin'e soralım, o daha fazla ayrıntı
anlatabilecektir. Olcay hocanın profesör Olcay
yazıcının istanbul Üniversitesi istanbul tıp fakültesinde. 2
eseri var. Istanbul tıp fakültesi
psikiyatri anabilim dalında yatmış hastaların resimlerinden
oluşturduğu ben ilk kitap çıktığı zaman gördüğümü
hatırlıyorum. Bipolar bozuklukla da
ilgilendiğimiz için o dönemde birlikte çok vakit geçirme
imkanı bulmuştuk. Olcay hocayla 2.000 dörtte
çıktı. Çığlık ışıkla buluştuğunda
adıyla. O bende var belki
gösterebilirsin oradan birkaç yaşim sana da bir şey
yapabilirim, resim gönderebilirim.
Daha sonra onun gözden geçirilmiş ve hem eklenmiş hem
çıkarılmış olanlarıyla birlikte. Bir versiyonu daha çıktı, gözden
geçirilmiş çığdığın ışıkla buluşması, birincisi çığlık
ışıkla buluştuğunda ikincisi bunların da ayrıntıları
konuşulmaya değer. Davulcu hocayı da adını geçirmek
istedim. Mutlaka timuçin hocayla de bu
konuyu mutlaka konuşalım. Tamam o zaman bu hafta
söyleyeceklerimiz bu kadar. Bizi dinlediğiniz için teşekkür
ederiz. Haftaya tekrar görüşmek üzere
kendinize iyi bakın.
Podbean