Germanwings'in 9525 Sefer Sayılı Uçuşu Bize Psikiyatrik Açıdan Bir Şey Öğretebilir mi?
Bu bölümde 2015 yılında meydana gelen bir uçak kazası üzerinden psikiyatristin sorumluluklarını tartışıyoruz.
- Kaza ile ilgili BBC haberi.
- Uçak kazası nihai raporu.
Herkese merhaba diken figür bahçesi vaat etmiyoruz. Votkez'nin yeni bölümünden doktor Tahsin rolaz, bu potkes bölümünde benimle beraber profesör doktor timuçin ural, profesör doktor cemaat paşaoğlu ve doktor ibrahim Meral benimle beraber. Şimdi öncelikle ben küçük bir duyuruyla başlayayım. Yaz dönemi boyunca bölümlerimize 2 haftada bir hani yayınlamayı düşündük. Onu buradan duyurayım. Sosyal medyadan duyurmak bazen sıkıntılı olabiliyor. O yüzden böyle duyurmuş olayım. Bugünkü konuya gelelim. Geçtiğimiz bir kaç hafta sanat, sanatçılar, yazarlar.
Biz bu şeyden bahsettik. Bugün biraz daha hayatın gerçeklerine döneceğiz. Ve psikiyatrinin sınırlarıyla ilgili bazı şeyleri konuşacağız diye söyleyip şöyle bir giriş yapayım. Benim hayatımdaki en otistik o gün büyük ihtimalle uçak kazası raporlarını okumak arada açıp böyle uçak kazası raporlarını okuyorum ya da işte belgeseller, filmler sürekli izlemeyi seviyorum. Neden olduğunu düşündüğünde de yani büyük ihtimalle hani pilotlarım kaza anında ki bilmiyorum. Ruhsal durumunu merak ediyorum herhalde.
Onun için beni eee cezbediyor. Her zaman bu konu değil söyleyebilirim. Ben bugün enteresan bir konu hakkında konuşmak istiyorum. Bugünkü konumuz bir uçak kazası. German wings'in 95 25 numaralı uçuşu. Bu uçuşla ilgili ilginç olan şey aslında uçuşsun içerisinde gerçekleşen şeyler. Bu uçak ııı sıradan eee bir tatil dönüşüm uçağı gibi barcelona'dan düseldorf'a doğru havalanan bir uçak uçak havalandıktan sonra bir süre geçtikten sonra Fransız hardlerinde Nesin. Yaklaşık 100 km kuzey batısında dağlara çakılıyor ve ondan sonra bütün olay örgüsü başlıyor aslında.
Hemen bu uçak kazasını araştıran ekipler, kara kutuları vesaire buluyor, incelemeler başlıyor. Bu uçak kazasıyla ilgili ilginç olan şey şu. Bu uçak kazası aslında şu ana kadar yani en azından nihai raporlarda geçen şekliyle bir kasten düşürme vakası diye geçiyor. Bu kasten düşürme vakası nasıl olmuş diye baktığımızda da şöyle ki pilot normal rutin işlerini yaptıktan sonra tuvalete gitmek için kabinden çıkıyor. Kabinden çıktıktan sonra eee burada belki şunu söylemekte fayda var. Bu 11 Eylül saldırılarından sonra bu kokpit güvenliğine sağlayabilmek için bir takım yeni önlemler getirmiş.
Sivil havacılık otoriteleri bunlardan biri. Kokpitin genelde dışarıdan açılmaması şeklinde yani içeriden onay gelmedikçe dışarı asla şeyi açamıyor, kokpiti açamıyor gibi bir durum söz konusu bu kokpit de. Yardımcı pilot kalıyor ve pilot dışarı çıkıyor. Pilot dışarı çıktıktan sonra tuvalete gittiği gidip geldikten sonra kapıyı açmaya çalışıyor ama açmıyor içerideki yardımcı pilot. Ve bu kara kutu kayıtlarına da yansıyor. Kara kutu kayıtlarında eee yardımcı pilotun nefes alıp verdiği şeyler duyulabiliyor.
Sesler duyulabiliyor ama onun dışında yardımcı pilot asla konuşmuyor ve belli belirsiz şekilde kara kutuların kayıtlarında şöyle şeyler saptanıyor arkada. Kaptan pilotun kapıya ısrarla vurduğu ve kapıyı açması için yardımcı pilotta yalvardığı şeklinde sesler duyuluyor. Bu şeyleri inceledikten sonra araştırmacılar doğal olarak şaşırıyorlar. Neden yardımcı pilot kapıyı açmadı diye düşünmeye başlıyorlar. Daha sonrasında fark ediyorlar ki bir de yardımcı pilot bu kapıyı açmamasının yanı sıra otomatik pilota da.
Direkt dağın olduğu yüksekliğe ayarlayarak yavaş yavaş uçağa daha doğru çatmaya doğru götürüyor. Daha sonrasında yapılan araştırmalarda siz saptanıyor. Aslında yardımcı pilot adı da Andreas louis'te yanlış hatırlamıyorsam Andreas lubis uzun sürede psikiyatriye gidip gelen bir hastaymış ve Andreas lubis daha önceden bir çok doktordan sıklıkla iş göremez. Rapor oldu da göremez raporundan kastım. Geçici olarak çalışamayacağına dair raporlar aldı. Bu raporları eee çoğu zaman iş eee iş yerine aktarmadı.
Yani germany mix'e aktarmadı. Kendi şirketine aktarmadı ve şirketinin bu olaydan yani bu psikiyatrik tedavilerden hiç bir şekilde haberi olmadığı söyleniyor. Yani bu normalde pilotlar sürekli olarak rutin olarak sağlık kontrollerinden geçiyor ve ciddi şekilde denetlenen bir şey bu burada büyük bir açık var. Bu açığın sebebi ne? Diye soracak olursanız bu açığın sebebi aslında almanyasalarının getirmiş olduğu bir şey. Almanya'da çalışan bizi dinleyen kişiler varsa bunu bilecektir mutlaka. Zaten siz denilen bir kavram var.
Yani kişisel verilerin korunması ııı başlıklı bir kavram var. Bu kişisel verilerin korunması o kadar sıkı korunan bir şey ki şöyle anlatayım, hastanın yazılı imzası, yani imza ya da işte yazılı beyanı olmadan, hastanın verilerinin ya da işte mektubunu ne bileyim işte anannezin epi krizini eşi ya da birinci derece akraba sahil olmak üzere kimseye veremiyorsunuz. Bu derece sert kurallarla regüle edilen bir kişisel veriler konulmaz kanunu var ve bunu çiğne deniz zaman hem. Büyük ihtimalle hem tıp lisansınız ile ilgili sorunlar yaşarsınız hem de onun dışında hapis cezası ile de karşı karşıya kalabilirsiniz.
Öyle sıkı korunan bir şey. Büyük ihtimalle bu Andreas mu istenen yardımç pilotun psikiyatriye başvuruları bu yüzden hiçbir zaman kendi şirketine bildirilmemiş ya da bildirilememiş bir şekilde. Daha sonrasında eee bu şeyler araştırmacılar bundan yola çıkarak angry kalan bedeninden hani kazadan kalan, bedeninden. Bir takım testler de yapıyorlar. O testlerde de Andreas mu bitsin? Vücudunda estirogram ve millete hapin isimli 2 ilacı da rastlanıyor. Ikisi de hani antidepresan bir uyku için kullanılıyor.
Biri de normal depresyon tedavisinde kullanılan ilaçlar ve en son gittiği doktorun şöyle bir notu var, büyük ihtimalle psikotikli depresyon geçiriyor şeklinde bir notu var. Son gittiği doktorun çünkü Andreas luis o ses bir şekilde şuna inanmış durumda ben. Uyursam, eğer görme eğitimi kaybedeceğim, o yüzden uyumamaya çalışıyor ve neredeyse bütün günlerin uykusuz geçiriyor diye söyleniyor. Bu şeylerden sonra rapor bu intihar girişimi ve intihar girişiminin beraberinde getirdiği diğer insanların da ölümüne neden olan bir kaza olarak ya da katliam olarak da kabul edebilirsiniz.
Kayıtlara geçiyor. Bizim. Bu bölümde konuşmak istediğimiz şey aslında temel ya da dayanak olmasını istediğim vaka buydu. Ben burada belki sözü size bırakabilirim. Artık çok konuştum. Normalde bu kadar konuşmam. Siz ne düşünüyorsunuz psikiyatristin? Eee bu konuda sınırları, yetkileri görevleri sizce nereye kadar uzanıyor, dayanıyor diye sorayım. Size öyle başlayayım.
Yani pek ııı düşündüm gibi anlıyorum ben. Böyle niye sen başlamıyorsun? Bu bu konuda fikir ettin belli ki. Hocam ben şeyi savunuyorum vardı. Yani kişisel verilerin korunması, kanunun katı olması gerektiğini savunuyorum ama. Bu kadar kat olmamalı. Hani kişinin kendisine ya da çevresine zarar verme durumu varsa bu durumda insanların korkacağı kadar ya da doktorların kendi geleceklerinden, kendi şeylerinden korkacağı kadar katı olmaması gerektiği fikrindeyim. Bu arada bu olaydan sonra Almanlar hiçbir şekilde yasa değişikliği de yapmadı.
Yani onu da söyleyeyim size. Onun yerine şöyle bir önlem alındı. Artık uçaklarda ııı pil şeylerde bazı firmalar yapıyor. Bunu ııı kabine tek kişi yani kokpit de tek bir şey bulunamıyor. 2 kişi birden bulunmak zorunda gibi bir düzenleme yapıldı. Onun dışında ekstra bir değişiklik yapılmadı. Yani özellikle yasal çerçevede herhangi bir değişiklik yapılmadı diye söyleyebilirim. Ki meslektaşlarının bu konudaki ııı, tutumları veya bildirdikleri şeyler var mı?
Şöyle ki, son zamanlarda bence biraz daha artmış bir farkındalık ve duyarlılık var diye düşünüyorum. Ben eğer başkasının ya da kendine zarar verme riski varsa genelde. O zaman hani biz şeyi artık kabul etmiyoruz. Yani hani kişinin verisidir işte kendi ilgileridir, onun güvenliğidir, vesaire değil. Önemli olan artık orada hem kişinin güvenliği hem de çevredekilerin güvenliği olarak kabul bildirmeyi tercih ediyoruz diye biliyorum hocam ama ben. Çok ııı elektif. Poliklinik koşullarında şey yaptığım için çalıştığım için direkt olarak birebir denk geldiğim bir vaka yok ama duyduğum kadarıyla böyle biliyorum ben.
E şimdi timuçin görmüş olduğu böyle çok daha fazla vaka vardır adliye ama şuna ben yanlış mı anladım o konuşmadan sorayım, kendine veya başkasına zarar verme riski var sınıfına girmiyor muydu bu pilot? Bu pilot işte hocam o onunla ilgili çok şey var yani hani burada hani ihmal var mı diye şey yapan da var. Hani sorgulayan da var çünkü sonuç itibariyle. Psikotik depresyonu olan birine hani uçağa ya da ne bileyim, işte arabayı ya da başka bir şeye emanet etmekle hani eline silah vermek arasında bence çok fark yok yani.
Ama şöyle bir şey var, tamam, bu konuda bir kere kişisel verilerin korunması kanunu çok katı uygulanmalı. Ben de seninle aynı fikirdeyim. Yani o 10'a çıkart hiç şüphe yok.
Türkiye'de de aslında biliyorsun öyle aslında güya güya diyorum. Güya'yı sonra açıklarım. Şöyle bir şey var orada burada hava yollarının çok ciddi bir ihmali var gibi görünüyor. Neden? Çünkü aslında bütün pilotlar, hostesler çok belli aralıklarla ve çok katı kurallarla. Bir takım testlerden tetkiklerden geçiyorlar. Ve o tetkik kayın içinde ara ara da rastgele yapılan bazı kan kontrolları da var ve onlar için de bazı. Ilaç aramaları taramaları da yapılıyor. Sadece şey de değil. Hani kan şekerine ya da üreğe bakmıyorlar.
Bir çok şeye bakıyorlar. Dolayısıyla orada çok sıkı bir takip gerekiyor olmalı o bir. Ikincisi muhtemelen bu doktorun ya da o kişinin gittiği doktorla bağlantısını bir sigortalı sistem olduğu için şey üzerinden yani yine hava yolları ve iş yeri üzerinden kuruyor olması beklenir. Normal şartlar altında ve dolayısıyla bütün bu gidiş gelişlerden haberdar oluyor olmaları da gerekir. Onları nasıl atladılar? Kısmını bilmiyorum. Yani asıl bence incelemesi gereken kısım orası bir. Varsa orada var. Fakat rapor konusunda ya da bu tür kişilere yapılan yaklaşım konusunda da bir ifrat ve tefrit meselesi olduğunu düşünüyorum.
Yani ya böyle bir tanıya sahiptir. Asla hiçbir şey yapamaz, bir polardır. Öğretmenlik yapamaz işte hekimlik yapamaz, şunu yapamaz, depresyonu vardır, psikotik depresyonu vardır. Şunu yapamaz gibi totolojik bir takım yaklaşımlar var ki yanlış tabii ki. Yahut da bütün bunlar var ama her şeyi yapar. Ne yapalım yani çok önemli değil. Hepimizde bir şeyler var gibi yine başka bir totolojik ve her türlü şeyi hoş gören bir tutum da var. Şimdi bir. Psikotik depresyon elbette ihbar edilmesi gerekendir. Hastalık tablosu değil.
Yani kişi ne olursa olsun ha silahlı görev yapan yahut evet başkalarına zarar verme olasılığı olan birisiyle ilgili olarak hekimin hastasıyla zaten bütün bunları konuşuyor olması gerekir. Yani ben sonuç olarak bir pilota psikotik depresyon tanısı koyup onun o sırada uçamayacağını düşünüyorsan bunu 10'a çıkart anlatmanı ve onu ikna etmeliyim, yapamıyorsan. Onun uygun göreceği kimse yakınları vesaire, onlarla konuşmalıyım ancak ve bunu bu yolla engellemeye çalışıp alayım yoksa hava yollarını arayıp bu adıma dikkat edin diyecek bir durumumuz yok.
Hiçbirimizin olmamalı da zaten kimse bize bu hakkı vermiyor. Öyle değil mi?
Dolayısıyla. Nerede ikmal vardır kısmını açıkçası çok bilmiyorum. Ama başka bir yerden adli meseleler bizi ilgilendiriyor olurdu bunu galiba fatih'le de konuşmuştuk. Kişinin birisini iline. Zarar verdiği ya da verebilme ihtimalini görüşmede açıkladığı durumda biz ne yapacağız? Eee yani varsayalım ki birisi geldi birimize ve dedi ki, ben kısa bir süre önce cinayet işledim. Ne yapacağız yani sırf aklıma yükümlülüğü çerçevesinde su sp oturacak mıyız? Tabii ki oturamayız, yani önce o kişiyi ikna etmemiz gerekiyor.
Bunun saklanmaması gerektiği konusunda eğer bu da mümkün olmuyorsa o zaman evet tabi ki ihbar yükümlülüğümüz de var. Yahut da bu kişi birisi ne? Öldürmeyi planladığını anlatıyorsa, gene aynı şekilde. Önce kendisiyle bunun mutlaka açıklanması, anlatılması, konuşulması vesaire gerektiği konusunda bir. Işbirliği yapmalıyız. Eğer yapamıyorsak o zaman. Kimi uygun görüyorsa hasta yakınları arasında onunla bunu paylaşılması konusunda ikna etmeliyiz. Eğer bu da mümkün değilse o zaman yine ihbar yükümlülüğümüz var.
Aynı şey kendisini öldürmeyi planlanıyor. Biraz da içinde geçerli. Tam tersi bir örnek ııı söyle lütfen vereyim ben şimdi demin söylediğin şey gibi çok yakın zamanda yaşanmış bir şey. Asperger sendromu olan bir vakam var benim biliyorsunuz çok katı olabildikleri için görüşleri konusunda ve beyan etme konusunda da özellikle sosyal medyada çok aktif olabildikleri için yazmış olduğu bir politik yorum. Başka bir sebepten ötürü kendisine husumet besleyen biri tarafından şikayet ediliyor ve o yüzden de bir mahkeme süreci başlıyor.
Fakat asperger tanısı da daha önceden kovmuş olduğu için yakınları bir. Sebebi olduğunu ve işte sonuç olarak bedeni hakları ve ne deniyordu 10'a çıkart? Bilgi kavri tasarrufa ehli olmadı. Ehil olup olmadığının. Saptanması için başvuruda bulunuyorlar fakat başvuruda bulunulduğu zaman çok öfkeli olduğu bir zamanlar ve depresyonda olduğu bir zamana denk geliyordu. Benim takibim değildi ama o sırada ben o sürecin işlemekte olduğundan haberdar değildim. Çağrıldığında gittiğinde hastanede kendisine rutin sorular sorulurken, kendinize ya da başkasına zarar verme niyetiniz var mı?
Diye sorulduğunda evet cevabın verdiği anda. Apar topar hastaneye yatırılıyor ve şu anda hâlâ çıkmış olmasına rağmen hastaneden post travmatik stres belirtileriyle baş etmeye çalışıyoruz. Yani beyanın yorumlanmadan dikkate alınmasının da çok ciddi sıkıntıları var. Çok haklısın. Onun için her 3 örnekte de şeyi söyledim. Önce bunu hastayla tartışmak ve onun bu düşüncesinin aslında. Ne anlama geldiğinin bunun açıklanması gerektiğini, bunun nasıl çözüme ulaştırılması gerektiğini onunla konuşmak gerekiyor.
Önce evet, eğer buna ikna olmuyorsa belki. Herhangi bir yakınıyla bunu konuşabileceğimizi, onun kim olmasını istediğini, bunu hep birlikte konuşmamıza uygun bulup bulmadığını filan da konuşabiliriz. Yani demek istediğim tabii tabii ki böyle bir şey söyleyen bir insanı pahadır. Küldür koluna girip götürmek herhalde yapılabilecek en olmayacak işlerden bir tanesi. Hocam yani risk almadan zannediyorum. Yani böyle bakalarda tabii senin ilk söylediklerin hepsinin dışında kalacak bir şekilde bunu söylüyorum.
Onların hepsine katılıyorum. Bir ölçüde de risk alması. Almamız gerekiyor. Yani ben böyle düşünüyorum diyen birisine evet zaman zaman hayır aslında böyle bir niyeti yoktur, kanaatine varabilmemiz için iyi tanımaya uğraşmamız. Çok doğru çünkü. Hiçbir zaman %100 tahmininde bulunmak ve ne olacağını bilmek mümkün olmayabilir. Acı bizden de saklıyor olabilir. Tamamen de simüle ederek davranıyor olabilir. Büyük planlar içindedir ve bizi de kandırıyor olabilir ve bütün bunları alet ediyor olabilir çok mümkün.
Üstelik de hani sonrasında ben psikiyatriste gittim, bana da sağlıklı dedi. Gibi bir planın içinde bile olabilir. Yani o zihinsel yapı ya çok bağlı olarak. Özellikle bunlarla uğraşılan bir serviste çalışıyorsanız mesela ben istanbul deniz hastanesinde çalışırken tearuz mu değil mi? Sorusuyla çok karşılaşıyordum. Tabi ki adli servis vardı. Hani karar veremediğiniz zaman yatırırsınız ya 3 hafta gözlem yapma imkanı. Ya acemi olduğum için genellikle benim adli koğuşum dolu oluyordu. Yani tek görüşte karar verme imkanım olmadığı için çok 3 hafta sürenin hepsini kullanıp.
Çok sağlıklı. Öyle yatıyordum değerlendirmemi. Çünkü karar veremediğinde zaten yapılacak şey ondan yana davranmak. Evet. Evet, yani özgürlüğünü kısıtlıyorsun ama karşılığında da yanlış bir karar vermemek için uğraşmaya gönüllü olmuş oluyorsun. Yani bu şey üzerinden vaka üzerinden şey yaptım. Benim anladığım vaka üzerinden de örneğin bu vakayla ilgili hala açık olmayan şeyler de var. Yani hani ben raporu okudum dedim ya bence rapor şey yapalım değil. Yani şu açıdan da şeffaf değil, hava yoluna yeterince sorumluluk yüklemiyor.
Burada örneğin hava yolunun. Kesinlikle. Ne yaptığıyla ilgili ya da ne yapmadığı ile ilgili kesin bir bilgi yok. Ilginç olan şey şu, bu germany istediğimiz havayolu şey hani? Lufthansa'nın, almanya'nın Türk Hava Yolları sayılabilecek. Hava yolunun Anadolu jeti gibi bir şey yani aslında hani bir alt segment ııı lökost airline diye geçen hava yollarına daha sonrasında hani bu şirket 15 sene sonra falan hani isim değiştirip tekrar eurovisi adıyla şey oluyor, piyasaya dönüyor. Ciddi sıkıntılar yaşıyor.
Artı bir de lufthansa şeye bu hale kazada hayatını kaybeden insanların ailelerine de yaklaşık böyle 75 80.000 € civarında tazminat ödemek zorunda kalıyor ama bu tazminat da öderken bayağı sorun çıkarıyor hatta. Işte böyle mahkemeye filan başvuruyor. Diyor ki bizim tazminat ödememiz gereksiz. Çünkü pilotun hatasıydı. Bu pilotun intihar şeyi de girişimiydi filan diye şey yapıyor. Tabii ki de mahkeme geri çeviriyor ama yani burada da çok temiz olmayan şeyler var yani. Açıkçası vaka üzerinde politikadan bağımsız düşünemeyeceğimizi de düşündürmüyor.
Mu bize yani elbette. Evet evet. Bayan vahşi kapitalizmin ayak oyunları yani ne diyelim bunlara. Çünkü bir pilot hava limanında ya da hava yollarından hepsi çalışıyorsa o pilot oraya gökyüzünden gelmiyor ki zaten onlar işe alıyorlar ve onlar takip ediyor. Sonuna kadar ondan sorumlular. Hani hiçbir sorumluluğumuz yoktur. Bir tarafa her şeyiyle sorumlu var tabii ki tabii ki tazminat ödeyecekler. Üstelik ödedikleri tazminat o insanları geri getirmeyecek yani.
Bile sen gitar söyleyince bana yani kaç euro dersen de çok komik olacak. Gibi geldi bana. Insan hayatı kaç kuruştur? Yani böyle bir şey düşünülecek bir şey değil. Tabi benzer örnekler vardır. Başka yerlerde de böyle iyi ki çok konuştun çünkü hiç bilmiyordum bu şeylerini hava yolları, merakını ve bunlarla ilgileniyor oldun. Tabii hocam benim şey. Eşim hatta böyle şey yapıyor. Uçak ya benim uçakla seyahat etmekten nefret ediyor. Çünkü ben böyle şeyim yani hani örneğin işte cam kenarında otururum genelde ya da işte o Yeşim can kenarında oturur falan.
Hani böyle kanatlar şey yapılırken işte filepler açıldı falan diye anlatırım ben o da nefret eder ben tamamen bunu niye biliyorsun falan der onun dışında bir de şey yani böyle. Ben ben şeyim yani hani bu şey neticede şey var neydi onun adı uçak kazası raporu, türkçesi, medyayı, ingilizcesi, belgesel serisi var. Ben 10'a çıkart bayılırım yani izlemeyi. Hani böyle şeyden falan önce de izlerim yani uçak. Seyahat yani korkun var süblime mi diyorsun? Gerçekten ben de tam o tewich'in onu diyecektim ya bu kadar yoruma davet edecek şekilde konuşuyor ki insanın aklından bu kadar çok Şevket geçiyor.
Çünkü hayır, ben de severim. Ben paraşütçüyüm aynı zamanda onun için daha gücü severim uçuş. Mesela ben onu bilmiyordum. Ya evet evet, ama hani o kadar iştahla anlatıyorsun ki? Hocam ben çok severim yani hani özellikle o şeyleri dediğim gibi yani hani uçan teknik şeyleri olsun ne bileyim. Böyle kaza işleri falan biraz severim. Yani şu ani de. Ketcül yorum olarak şa ben prode geliyor akla ama sen öyle bir adam. Değilsin, yok değil bence de. Öyle bir adam değilsin bence. Bütçeden freud olacak bir durum yok.
Hepimizin bir tarafı. Ve var tabii ki evet olsun da zaten. Olsun tabi. Çok iyi, çok zevkli he görünüyor. E tabii işte bu ama. En başında söylediğimiz yere geri gelelim.
Insanların bir şey yapacakları ya da yapamayacaklarına dair bir kanaat. Oluşturması bekleniyor. Psikiyatristlerden psikiyatriye atfedilen bir şey bu güç.
Ve biraz halksızca üstelik de. Yani işte bir. Bir hastalık nedeniyle bir öğretmenin görev yapıp yapamayacağına bir psikiyatral ve karar verebilir. Yani işimizi bu zaten işimiz zaten bunu bunu yapıyor olmak.
Bu bir genellemeye maruz bırakılmamalı. Asla şunlar bunu yapamazlar. Bunlar şunu yapamazlar ya da yaparlar ya da varsa da saklanmalı. Hiçbir şekilde ortalığa dökülmemeli filan gibi. Bir genellemelerin tuhaf olduğunu düşünüyorum, nitekim. Yani işte kişisel verilerin korunması kanunu var. Hekimler ağızlarını açamıyorlar, hemen açmasınlar zaten filan. Ama ben şöyle şeyler duydum, birisi gidiyor ve bir eczanenin kalfasını tanıyor. Eczacı ne yokken ka? Fa'ya gidiyor diyor ki bizim oğlanın evlenince kızın TC kimlik numarasını versen bir bakar mısın sistemden acaba kullandığı ilaçlar hangileri ve bunlar arasında dikkat etmemiz gereken bir şey var mı?
Eğer ahbap çavuş ilişkisi içinde o kişi. Buna evet derse buyurun nerede kaldı? Kişisel verilerin konunuz kanunu eczacının etik değerleri ve yemini olabilir hekiminde olabilir ama onlarla bağlantılı çalışan ve sisteme ulaşımı olan insanların. Olmayabilir.
Yani bizim, yani şu an almanya'daki hastanemde örneğin bizim hastane sisteminde benim örneğin nereye girdiğim hangi hasta dosyasına girdiğim işte hastanın hangi belgesine girdiğim falan hep kayıt altında oluyor. Elbette sadece söyleyin, herkesin oluyordur. Evet, herkes için öyle ve daha sonrasında. Fe durumunda açılıp şey yapılabiliyor, bakılabiliyor. Hani girmiş mi, ne zaman girmiş olabilir falan diye bakılıyor. Kesin yani, dolayısıyla sistem böyle onladı.
Öbür türlü yüklenen görev psikiyatri ister istemez akla bütün söylediklerini onaylamak benim için mümkün olmasa dahi fukoy getiriyor tabi. Yani psikiyatrinin şapkaları çok fazla. Psikoterapi sosyal çalışmacılık ııı, psikologluk dahiliyecilik vesaire yapmak zorunda kaldığımız kadar. Düzenin sistemin devamı için ııı işbirliği yapmak. Bizden beklendiği olabiliyor.
Ne kastediyorsun düzenini. De yani sen sen karar ver hani bu olabilir mi olamaz mı? Sadece senin vereceğin klinik karara pahalı olabiliyor. Kimi zaman şöyle şeyler hatırlıyorum mesela. Ciddi biçimde mobbing deniyor ya şimdi mobing yayın türkçe'sine bilemedim. Eee zorbalama diye çeviriyorlar galiba ama. Bilmiyorum iyi bir Türkçe mi? Yani iş yerinde buna uğradığını iddia ederek başvuran. Kişiler maruz kalmak. Zorbalığa maruz kaldığını iddia ederek başvuran kişilerde değerlendirmeyi yapmak ve kimin haklı olduğuna karar vermek konusunda.
Sadece klinik değerlendirme yeterli olmuyor. Çok uzun uzun klinik değerlendirmelerden sonra bu gerçekten bir post travmatik stres bozukluğudur diyebildiğim bir bakım olmuştu. Ama her zaman 10'a çıkart imkan yok ve biz aslında sistemin işlemesinin de bir parçasıyız. Mecburen parçası oluyoruz. Zannediyorum. Evet, gönüllü ya da gönülsüz.
Buradaki tipimiz molası verebiliriz. Bugünkü müzik parçası olarak diyen şuaiden wats clar klaitesi dinleyeceğiz. Daha sonrasında tekrar birlikteyiz. Diyanet şuidem maskarazit sitesi dinledik. Ben sözü ibrahim'e bırakayım.
Yani burada bir de genel ııı hani bilimin bir öngörebilirlik gibi bir yönü var. Bunun psikiyatriye uygulayınca.
Işler daha karmaşık hale geliyor, çünkü orada davranış.
Ortaya çıkıyor. Davranış çok kompleks bir yapı işin içinde bağlam var, irade var, duygular var. Yani müneccimliğe daha yakın gibi bir şey bir de. Sanki bu tarz kararların psikiyatriye bırakılması hakikaten. Yani normal anormal hasta sağlıklı kategorilerini böyle daha fazla dayatmak gibi bir şey oluyor. Yani nasıl desem görünürde işte. Kan tetkiki olan diğer bölümlerde.
Şeyi ya kan tetkiki bozulmuş kan şekeri bozulmuş denebilir. Bu o direkt kişiyi bir bütün olarak tanımlamak demek olmuyor. Biz yaptığımız zaman bir bütün olarak tanımlamış oluyoruz. Psikotik kişi diyoruz, otistik kişi diyoruz, depresif kişi diyoruz. Yani her yönüyle tanımlamış oluyoruz. O hem çok. Iddialı hem de çok tehlikeli gibi yani.
Evet ama yani her? Zaman o tanımlama bir kesin kararı eşittir diye de öngörmüyor. Öte yandan öyle değil mi yani? Şizofrenini olup sağlıklı biçimde çalışabilir. Vardır örnek dedi az da olsa. Depresif olup çalışamayabilir. Karar verme sürecinde problemler olabilir. Gibi yani pek çok boyutu içermiyor mu dimi aynı zamanda. Biz bunu. Sen söyle ben sonra başka. Bir şey söyleyeceğim, yani mecbur hizmette buna yakın şey yaşamıştım. Çok detay vermeden söyleyeyim. Öğretmen. Bipolar teşhisi açığa çıkıyor. Mani döneminde ııı, biraz ııı sorunlar yaşıyor.
Oradaki müdürlük bu bipolar öğretmenlik yapamaz. Diyor ya diyor direkt. Gibi yani o oysa aslında en azından teorikte böyle bir şey yok. Kimin bipoları, kimin şizofrenisi? Bakmak gerekiyor işte esas kimin, kimin bipoları, kimin? Şizofrenisi, evet yani çünkü. Öyle bir hastam da vardı mesela odtüyü birincilikte bitirmiş aslında endüstri mühendisi olmuş. Daha sonra da bir şizofreni tanısı almış ve hakikaten o psikotik süreçlerle kesintiye uğramış. Inanç kullanması gerekmiş. Ilaçlarla da belli bir düzeyde iyi olmuş.
Trump kür olmamış elbette ama iyi olmuş yani hayatını tek başına yaşayarak sürdürülebilecek, para kazanabilecek, kazandığı parayı harcayabilecek ve sadece ara ara sorunlar ne olduğunda ekibe gidecek. Hastaneye yatmadan hayatını sürdürebilecek bir düzeyde. Bu kişi bir fabrikanın depo şefliğinden emekli oldu mesela. Fabrika konu çalıştırmaya devam etti ve an tabii belki normal koşullarda fabrikanın Genel Müdürü olabilirdi ya da daha başka bir yerlere gelebilirdi. Sonuç olarak depo şefliği gibi. Şeylerinin niteliklerinin çok azıyla yapabileceği bir işten emekli oldu ama işini gücünü sürdürebildi örneğin.
Hangi söylesem tas? Benim şöyle ufak katkım olacak söylediklerinize de örneğin burada yasada aslında yasal olarak da aslında sadece psikiyatristi bırakmıyor, işi yasada. Hani fatih hocayla yaptığım ile konuşurken söylemiştik ya. Yani vesayet altına alınmasını gerektirir. Akıl hastalığı bulunan kişiyi tüm kan görevlilerinin bildirmesi gerekir gibi bir şeyler ibare var yasada aslında. Hani sadece psikiyatrist ya da doktora bırakmıyor bu işe aynı zamanda hani genele şey yapıyor yayıyor gibi bir durum da söz konusu aslında burada.
E işte o zaman o öyle olup olmadığının görünür olup olmadığı yine söz konusu değil mi? Çünkü bu kişi örneğin. Ancak psikiyatristin tespit edebiyle c bir rahatsızlığı sürdürerek hayatını sürdürüyordur, çalışıyordur. Hiçbir sorun olmuyordur. Ama bir başkası birlikte çalıştı. Arkadaşlarının da gözüne batacak kadar ciddi bir hastalık belirtisi taşıyordur ve onlar çok kolaylıkla ama hastadır diyorlardır. Tıpkı o pilotun birlikte çalıştığı arkadaşının ya bunu da bir tuhaflık var söyleyebiliyor olup olmaması gibi.
Aynen aynen. Görüp söylememiş olabilirler, bilmiyoruz. Biz fatih'le yaptığımız bölümde belki fatih zaten söylemişti. Şimdi tam hatırlayamıyorum ama.
Şu şöyle bir kuralımız var değil mi, onu hatırlamakta fayda var. Sadece tanıya bakarak ceza yeri için konuşuyorum. Cezayı ehliyet için tanıya bakarak değil de. O isnat edilen suçun işlendiği zamanki durumuna ve bağlama göre karar vermek gerekir. Yani şu tanısı olanlar işte muaftır, ceza ehliyeti yoktur, şu tanısı olanlar değildir değil. Ne zaman, nasıl ııı stat edilen suçun işlendiği zamana ve kişiye göre değişiyor. Elbette değişmesi gerekiyor. Vereceğimiz kararın. Hatta bir suçtan işlediği bir suçta cezai ehliyeti yoktur diye verilmişse aynı kişi başka bir suçtan ceza ehliyeti vardır da ve verilebilir yani.
Öyle durumlar çok azdır ama. Olabilir, hani böyle bazen insanlar şey yapar ya benim raporum var. Şu an seni bıçaklasam bana hiç yapmazlar meselesi. Yapılırlar. Evet, yani onun bir örneğini anlatmıştı mı? Hatırlıyorsanız bir. Lokanta da yemek yiyen bir hastaya. Karşıdan birisi onu rahatsız edecek. Birtakım zorbaca hareketler yapmıştı, o da onu ya git işine ben hastayım. Bak bana bir şey olmaz sana olur falan gibi uzak tutmaya çalışmıştı ama sonuçta o kişi bunu sürdürüp daha da fazla taciz edince elindeki çatalının bacağına saplayıp sonra yemek yemeye devam etti.
Hatta Adli Tıp. O zaman bak işin ceza ehliyeti tamdır demişti yani. Herhangi bir şey? Suç işlemesini.
Gerekçelendirebileceğimiz bir. Hastalığı yoktur ya da bir muhakeme bozukluğu yoktur. Olay anında demişti. Halbuki bu başlı başına bir muhakeme bozukluğu yani birisiyle kavga ediyorsan diye de onun bacağına çatal saklıyorsun. Soruya oturup hiçbir şey olmamış gibi yemek yemeye devam etmezsin ya da ediyorsan çok özel koşullar söz konusudur. Filan yani bir sürü detay var orada kundura gereken de. O kişi hastalığının arkasına da sığınmış değildi. O da bir başka muhakeme bozukluğu da söz konusu olabilir.
Yani sadece bizim görebileceğimiz bir basit yorumlayacağımız basit beni muhakemeden de bahsetmiyoruz daha. Derinlemesine bakınması gereken bir durum olabiliyor. Meslek seçimi ile ilgili olarak ne düşünürsünüz? Yani konuyu çok değiştirmiş olur muyum? Yani. Psikiyatri uzmanlığına girmek isteyen ve daha önce psikiyatri tedavisi görmüş olan. Veya başvurusu olmuş olan ama ııı tedavi olmasa bile psikiyatri ile ilgisi olmuş olan kişiler. Vardır mı o kalırsa ne yapalım? Var olduğunu biliyoruz. Zaten benim tanıdığım pek çok örnek var.
Iıı o konudaki tutumunda gene ııı göre çok. Değişmesi gerektiği kanaatindeyim ben. Daha önce bir tanı konmuş olan bir. Dolaylı tanıdığım bir kişinin. Ihtisas kazanıp geldiği zaman bunu beyan etmediğim için hocalarım tarafından çok kınandığımı hatırlıyorum. Yani bize söylemeliydin. Böyle bir rahatsızlık olduğunu diye o rahatsız. Ne oldu da kınırdılar seni yani hastalık ortaya çıktı diye mi? Yani kendisiyle konuşurlarken işte ben cem abiyi de konuştum. Bir girmem de bir engel olmadığını söyledi. Yani yapabilir miyim?
Dedim. Ben de o da bana yaparsın dedi.
Diye bir beyanda bulunduğu için ben tırnak içinde sorguya çekildim. Hakkını çıktın. Peki yapabilirliği konusunda? Yani şöyle mesleğini yaparken hiç kimseye bir zarar vermedi. Rahatsızlığının programuzu çok iyi olmadı ve daha sonra devam etmedi ama. Mesleğini yaparken kimseye bir zarar vermediğini iyi biliyorum. Çünkü benle de çok çalıştı. Ve hep remisyondaydı. Sonra depresyona girdikten sonra da çalışamadı.
Ama yani bir tanısı var diye psikiyatride bulunmaması gerekir. Iıı çok keskin bir ayrım gibi görünüyor bana çünkü. Iıı bizim majör tanı olarak görmediğimiz ama psikiyatriyle uğraşmaya engel olabilecek başka pek çok kişilik örgütlenmeleri vesaire de yok değil. Ama zaten burada soru şu, psikiyatristlik yapamaz da dahiyecilik yapabilir mi? Öyle diyor ki ya uzmanı. Iıı, evet, güzel bir sorun. Bu soru bence çok önemli biraz şeyle de alakalı ya hani her psikiyatristin psikoterapiden geçmesiyle her psikoterapistin psikoterapiden geçmesi ya da psikamizden geçmesi de belki bununla alakalı.
Yani psikiyatrist psikiyatrik olarak sağlıklı olmalı.
Yani bu bu masaj sağlıklı olsun zaten. Ayrı konu da ama. O terapilerden geçme sebepleri sağlıkları hale gelsinler diye değil dimi yani hani yani işi öğrensinler diye o mantıkta oturmanın ne demek olduğunu anlasınlar diye. Aktarım dediğimiz şeyi sonuç olarak kendilerinde öğrensinler anlasınlar ve hastalarından ayıklayabilsinler bunu diye filan filan yani elbette o gerekli ve hepimizde o süreci yaşadık. Kayra ayrı yaşamalıydık da zaten ama bu. Bilmiyorum bizi onu yaşamadan öncesine göre daha sağlıklı yap mıdır, yapmamış mıdır, emin değilim sağ.
Lıklı ne demek? Ondan da emin değilim. Hocam orada hocam şeyi çok özür dilerim ya 2 kişinin sesini aynı anda bastırdım. O orada şunu dediğimizde işin ucu çok açık oluyor ya yani kendi çatışmalarını tanımak, kendi zayıflıklarını tanımak bu belli düzeyde. Klasik psikanalizde iyileşme ya da bir gelişim demek ya.
Dolayısıyla çok rahatlıkla şu anlaşılabilir, psikiyatristlik yapan kişi. Kendi ile ilgili sorunları çözmüş olan kişidir. En azından tanıyan kişidir. Daha mütevazı bir konumdan ama bence işin sunuluş biçimi kendisiyle ilgili çatışmaları ya da zayıflıkları ya da güçlükleri çözmüş olan kişidir. Yani mes az az önce psikiyatri kişiyi bir bütün olarak tanımlanıyor derken biraz bunu kastettim. Yani psikiyatrik olarak bir rahatsızlığınız olabilir. Bu sizin psikiyatristlik yapmanıza ya da psikoterapistlik yapmanıza engel olmayabilir aslında.
Ama, söz konusu böyle biraz daha alan içinde değil ya da yasalar bağlamında değil ama popüler olarak konuşulduğunda sonuç şuna çıkıyor. Psikiyatrist şey olmalı, bir bütün olarak sağlıklı olmalı. Evet, bütün kimlerle bütün olarak sağlıkçı olmalarını? Sorgusunuz kıymetli bu kişi. Psikiyatrist olamaz da yani bir psikiyatrist olabilir. De biyokimyacı da olabilir mi? Yani bakılacak yer gerçekten bence orası.
Sen ne diyorsun? Benim tek bir kriterim var hocam teorof mantı yani zihin kuran becerilerinin sağlam olması. Gerçekten olmayınca zor oluyor. Ama işte onu da sabit kabul etmek. Evet. O. Zaman mümkün değil, çünkü zihin kuramı becerileri önce yetileri, sonra becerileri zaman zaman bozulabilen. Zaman zaman da kendini emniyette hissettiğinde gayet güzel işleyebilen insanlar var. Onun için sağlıklı kavramı tırnak içinde kategorik olarak yani ruhsal sağlık kavramı. Tanım pek mümkün olmayan bir şey, en azından uçlar hariç.
Veya kişiye göre değişebilen yani empati diyelim, teori of şeyine kabaca empati diyelim. Yani empati olduğu ortamlar ve kişiler olabilir. Dolayısıyla poliklinik ortamını tamamen böyle en kapsüle edip orada işlevlerini hakkıyla yerine getirip kendi ilişkilerinde yerine getiremeyen bir kişiye ne diyeceğiz mesela? I. Şte mesleki açıdan mesleki o mesleği uygulamasına engel olmayacak biçimde. Çünkü pek çok iyi savunabilir. Böyle mesleği gayet iyi uyguluyordur. Bu konuda gerekli eğitimleri, şeyleri, terapileri görmüştür.
O aşamalardan geçmiştir vesaire. Ama özel hayatına baktığınız zaman? Belki son derece çatışmalı, başka ilişkiler yaşıyordur. Orada önemli olan hastasıyla olan ilişkide kendi çatışmalı ilişkilerini, o ilişkinin dışının çıkarıp çıkaramadığı ama bu sadece ilişki meselesi değil. Dünya görüşünü de hastasıyla olan ilişkisinin dışına çıkarıp çıkaramaya olması önemli değil mi? Yani ben çok dindarsem o test bir hastaya bakamıyor olabilirim. Yat ateist isem dindar bir hastayım görmek bile istemiyor olabilirim.
Bu bu da tuhaf ve olmaması gereken bir şey değil mi? Ortada hiç sağlık yok, hastalık yok. Akla şunu getiriyor, o zaman zaten herhangi bir biçimde sağlıklıdır veya işte analizden geçip perap olmuştur gibi bir kanate varmak beklentisi gerçekçi değil. Asıl gerekli olan benim sık sık derslerde de söylediğim şey, yaşam boyu süpervizyon. Akran süpervizyonu zorda kaldığı zaman çok. Çok yani doğru. Da. Şu da denebilir, yani mesela gayet. Iç görüşü sağlam, zihin kuramı becerileri yeterli herhangi birisi kendi geçmiş travmasının ağırlığı sebebiyle belli bir politik görüşe veya işte bir aidiyete sahip kişileri görmekte ciddi zorluk çekiyor olabilir ve onları sen görme de diyebilir.
Akranları onu görme yani. Neden olmasın? Eğer zaten buna açık birisiyse? Daha ne isteriz? Yani. Dimi doğru, ben benim yaptığım bir işte sen bana ne diyorsun ki sen şu nedenle bunu yapma? Eğer ben senin söylediklerine açıksam ben daha sağlıklı biri yok öyle demek. Doğru doğru söylüyorsun ama? Azıcık bildiğim için. Akran süpervizyonu çok yaygın olsa. Hale. De gelebilir insanlar sanki gruba aldığınız insanlar yani örnek alarak yetişmekte mi mümkün? Çok çok doğru, çok doğru bir tespit olması gereken şeylerden bir tanesi.
Bu politikacılığı için de gerekli hocam ben hep söylüyorum, Allah kimseyi bırakmasın. Ya o lafı bir daha söyle çok güzel Allah kimseyi. Aynısı. Bıraktı, nasıl bırakmasın? Evet. Evet, çünkü aynasız olan insanların aynası olmayan insanların başımızı açtığın dertlerle uğraşıyoruz. Onlarca yıldır yani onun için. Başkasını duyabilmek, dinleyebilmek. Öcü, başkasının var olduğunu kabul etmek, sonra da o başkasının ne dediğine kulak verebiliyor olmak çok kıymetli. Hatta şöyle bir çağrıda da bulunayım, isterseniz şimdiden size de herkese de biz tam buradan yola çıkıp biraz bu ayna meselesini narsizmeyi, psikanalizin ne yaptığına ne yapmadığını konuşmayalım mı?
Güzel olur, konuşalım. Iyi bir fikir olmaz mı? Belki bir konuk da çağırırsak da. Gayet iyi yiyorum, tamam? Şahane o zaman böyle bırakıyorum ben ortaya. Tamam o zaman biz düşünelim, taşınalım ve. Böyle devam. Edin bir sonraki programda bir konuğumuz olsun artık. Evet, evet. Cani.
Ya bu bölümün sonuna geldik. Bu bölümün sonuna gelince yine bir ressam verilsinden bahsedicem bugünkü ressam olarak park cleden daha önceki bu bölümde de bahsetmiştik diye hatırlıyorum. Tablo olarak da kendisinin detay fire isimli tablosundan bahsedeceğim. Almancası tottenhamdwier diye geçiyor. Ekspresyonun sesimlerden biri bu öncelikle powercreden bahsedeyim. Kendisi alman kökenli isviçreli bir ressam. 1.879 yılında isviçre'de mention buse'de doğmuş kendisi ile ilgili. Ay sanatçı bir aileden geldiğini söyleyebiliriz.
Babası hans cle müzik öğretmeni annesi ida frikikis'e şarkıcılık ya da şan eğitimi almış bir kadın. 2 çocuktan en küçük olanı. Küçük yaşlardan itibaren sanatla uğraşmaya başlıyor. Önce resim müzikle uğraşıyor. 7 yaşındayken keman çalıyor. Eee, daha sonrasında da resimli olan ilgisi nedeniyle resme daha çok yönelmeye başlıyor. Pankule'ye önemli bir ressam ve birçok eseri var. Bugünkü bahsedeceğimiz eseri deden fire denilen. Eseri. Bu eser 1.940 yılında çizilmiş. 1.935 yılından itibaren kale sıklorodor madenlerinden bir romatolojik cilt hastalığına, daha doğrusu cilt değil de sistemik bir hastalık ama cildi daha çok tutan bir hastalığa yakalanıyor ve bu hastalığın en önemli en tipik belirtilerinden biri hem eklem tuturumları hem de onun dışında parmaklarda, işte ya da deride.
Eee genel olarak hani bir gerilmeye eee ya da bir ııı fonksiyon kaybına yol açabilmesi nedeniyle ve klenin eserlerini bu etkilemeye başlıyor kıle özellikle bu eserinde.
Bu eserinde Almanca bölümün ölüme karşılık gelen tot isimle tot denilen kelimeyi daha doğrusu. Eee kullanıyor ve bunu ters çevrilmiş şekilde resminde de bulabilirsiniz. Bu resim şu an bende parkule merkezinde sergileniyor. Orada görülebilir. Bizi dinlediğiniz için teşekkürler. Haftaya tekrar haftaya değil, ondan sonraki haftaya tekrar görüşmek üzere kendinize iyi bakın.
Podbean