Beng ü Bâde
Fuzûlî'nin "Beng ü Bâde" isimli eserinden başlayarak David Nutt'ın GABA içkisine ve psikedeliklerine uzanan bir podcast bölümü oluşturduk. Bu podcast bölümünde Prof. Dr. Berna Diclenur Uluğ bize konuk oldu.
Herkese merhaba dikensiz gül bahçesi vaat etmiyoruz. Pot kesinin yeni bölümünden size sesleniyoruz. Bu potkeste benimle beraber profesör doktor timuçin ral, profesör doktor cemaat paşaoğlu, doktor ibrahim emlak ve konuk olarak da profesör doktor Berna ulu var. Geçtiğimiz. Geçtiğimiz hafta bağımlılıklar üzerine biraz konuşma fırsatı bulmuştuk. Burada biraz daha bu bölümde daha doğrusu biraz daha devam ettirip sonrasında. Daha farklı bağımlılıklar ve farklı konular üzerine eğilmeye çalışacağız. Ben bu bölüme başlarken şöyle bir giriş yapmayı düşündüm.
Geçtiğimiz podcast bölümü yayınlandıktan sonra ben eşimin annesi ve babası üzerinden bir şeyi hatırlama fırsatı buldum. Bağımlılıklarla ilgili aslında ben lise çağlarında edebiyat bize okutulurken. Bir fuzuli'nin su gazetesi diye bir şey okutuluyordu. O dönem hani biz internet çağına yetiştiğimiz için ben de hani biraz araştırma fırsatı bulmuştum. Fuzuli'yi fuzuli'yi araştırırken o sırada kendisinin bir eserini bulmuştum. O zaman okuduğumda çok hoşuma gitmişti. Daha sonra geçen hafta bana hatırlatılınca da tekrar bakma fırsatı buldum.
Çok hoş bir şey. Hani bizim konumuzla da bağlantılı olduğu için ben bir girişte onu söyleyeyim diye önereceğim. Bengü bade isimli eserden bahsedeceğim mi? Burada benk esrar bade ise şarap manasına geliyor. Fuzuli bunu yazarken yani edebiyatçılar arasında bir fikir birliği yok ama büyük ihtimalle burada. Beyazıt'la şahi ismail arasındaki bir savaşı konu ettiğini, bu bengle badenin de burada sembolik bir mana kazandığıyla ilgili bir rivayet var. Bu şeyin özeti öykünün özeti aslında şu bir bahar günü bade burada bade dediği şarap oluyor, içki meclisinde rakı boza ve ne bizle nebze hurma hurma şarab oluyor, eğleniyor, eğlenirken o sırada içkinin etkisiyle herkesten üstün olduğunu, herkesi yenebileceğine dair.
Sözleri oluyor. Daha sonrasında burada bir saki kendisini duyuyor ve o sırada diyor ki ben bank diye birine rastladım. Yani esrar diye birine rastladım. O da aynı iddiada bulundu diye buna iletiyor. Bunun üzerine de bade bozayı bengin meclisin elçi olarak gönderiyor. Daha sonrasında da. Sohbetler sırasında boza bu konuşmalara iletince ben çok sinirleniyor ve daha sonrasında boza'da saf değiştirerek bengin saflarına geçiyor. Ve en sonunda da aralarında bir savaş çıkıyor ve çıkan savaş sonucunda da vade benge üstün geliyor ve bade bengi yenmiş oluyor yani.
Şarap esrarı yenmiş oluyor, alt etmiş oluyor diye söyleniyor bu aslında hani alegorik bir eser. O açıdan hani yani kıymetli de bir eser. Hani 1.005 yüzlü yıllarda yazılmış yanlış hatırlamıyorsam aslında esrarın şarabın kullanımı, yani türk dünyasında da eskilere kadar gidiyor diye söyleyebiliriz. Ben buradan şarabın üstünlüğünden aslında alkolle ilgili kısma gelmek istiyorum. Günümüzde de alkolle ilgili çok fazla yapılan çalışmalar var ve tedavi konusunda önemli gelişmeler kaydedilmiş durumda. Özellikle alkol bağımlılığı konusunda burada benim merak ettiğim şey yakın zamanda geçen podcast bölümüne de bahsettiğimiz David not adında bir nöropiskoparmakolog var.
Kendisi nasıl desem? Parfüm çıkarır gibi bir gaba içkisi diye bir şey çıkardı. Alkol bağımlılığında kullanılabileceğini öne sürerek, belki hani onu şeyde de paylaşabilirim. Podcastin Twitter ya da instagram sayfalarında da paylaşabilirim gabe içkisi dediği bir şey var ve hani baktığım kadarıyla amazondan da şişesi yanlış hatırlamıyorsam 60 puan da falan satılıyor. Oldukça da pahalı, yani alkole göre de pahalı. Ben Berna hoca'yı aslında bunu sorarak başlamak istiyorum hocam. Siz bu gap içkisi ve yeni tedaviler hakkında ne düşünüyorsunuz?
Siz onu sorabilir miyim? Tamam delsinciğim yani. Şöyle aslında. Gaba içkisini ben bilmiyordum, onu senin sayende öğrendim, teşekkür ederim. David not evet biraz David nottan bahsedelim David not ingiliz il bir psikoparmakolog yani ilaçlar üzerine çalışan birisi çok uzun yıllardır. David alkolü. Çok zararlı buluyor. Yani devletin görüşleri için de alkol çok zararlı bir madde, toksik bir madde ve hani alkol yasalken başka bir takım maddelerin yasa dışı olmasını da çok eleştiriyor. Dolayısıyla alkol hakikaten aslında işte yani alkol de aslında yasal bir madde ve her içki içen tabii ki alkol kullanım bozukluğu ve alkol bağımlılığı geliştirmiyor.
Dolayısıyla alkolü top yekûn hani hayatın içinden çıkaralım gibi bir şey yaklaşım hiçbir zaman doğru değil ama yatkınlığı olan kişilerde hani gerçekten bağımlılık yapan bir madde onu biliyoruz. Yani alkol bağımlılığı ciddi bir problem. Giderek artıyor. Bütün toplumlar bazı toplumlarda çok daha yüksek. Yani o özellikle iskandinav Sovyet toplumlarında falan hani çok yüksek oranlarda alkol tüketiliyor ve çok ciddi bedensel ve ruhsal sağlık sorunlarına yol açıyor. Alkolle ilgili en önemli konulardan bir tanesi kadınlarda çok yükselmiş olması.
Mesela diyorlar ki son dönemlerde özellikle batı toplumlarında böyle oranlar erkek kadın oranı beşe birken ikiye bir. Bazı yerlerde birebir falan gibi böyle çok ciddi bir kadınlarda alkol tüketimi artıyor ve alkol bağımlılığı artıyor. O bakımdan hani alkol önemli bir konu gerçekten ve. Tedavileri anlamında da aslında çok güzel ilerlemeler var çünkü başka bağımlılıklar için de geçerli olan nike son isimde bir molekül var. Yani narktreksiyon hakikaten alkol bağımlılığında çok etkili bir tedavi ilaç eskiden yani bundan biz şimdi cem'le timuçin'le falan birlikten biz böyle uzun zamandır psikiyatri proteinde olduğumuz için son 20 yıl yani.
Dolayısıyla hatta son belki 10 yılda yaygınlaştı diyebiliriz. Çok ciddi bir fark yaratıyor. Yani bu geçen hafta da biraz konuşmuştuk. Maddeler, bağımlılık, yapıcı, potansiyeli olan maddeler kendilerini sürdürmekte alımlarını pekiştirmek, tekrar tekrar almak ve böylece işte bağımlılık geliştirme potansiyelleri var. Bu bir güçlü bir istek yaratıyorlar. Yani kendilerine ait güçlü bir istek yaratıyor. O bu naçelik son mesela bu isteği azaltan isteği gideren çok iddialı bir ifade. Ama isteği ciddi olarak azaltan ve biraz da kişi kontrol etmek isterse kişinin kontrol çabasına yardımcı olan bir ilaç evet timuçin.
Ya 2 şey söyleyeyim istedim. Hani her meslekten olmayanlar da dinliyorlar bizi. Gava içkisi diyoruz ama gaba ne? Önce bir tabi ki hissetmek lazım, ne işe yarıyor ve dolayısıyla gaba içkisi ne anlama geliyor? Bir de kadınlarda yükselişin niye bu kadar dehşetle karşılıyoruz? Alt tarafı eşitiz niye olmasın böyle derdik ama orada özel bir yatkınlık ve daha doğrusu bir metabolizma farklılığı da var. Onu da herhalde söylemek lazım diye araya girdim. Tabii yani metabolizma farklılığı var. Kadınlar daha yavaş metabolize ediyor.
Onun için daha o. Karşı duyarlılıkları daha fazla daha çabuk hasta oluyorlar. O da başka bir konu ama bu şeyle de bağlantılandırıyor. Bu travma travma, sonra stres bozukluğu yani bu da hani kadılarda daha fazla olduğu için PTS de ile bağımlılıklar da birbiriyle bağlantılandırılıyor. Dolayısıyla kadınlarda ciddi bir yükseliş var. Türkiye'de de aynı şeyi görüyoruz. Şehirlerde kadınlarda alkol tüketiminin ve bağımlılığının arttığını görüyoruz. Gabada az önceki soruya cevap o bir. Gama bino bir türik asit yani aslında beynin rahatlatıcı, yatıştırıcı, sakinleştirici, nörokimyasal nöro ilecisi dolayısıyla gabaya hepimizin ihtiyacı var.
Gaba zaten hep devrede alkol de. Bir gabajik madde yani alkol de aslında gaba salınımını uyarıyor ama alkolde şöyle bir şey var. Gabayı o kadar çok uyarıyor ki ben? Beynin hep homeostansi, yani hep homeostansi dediğimiz bir denge var ya işte o dengeye dönmek istiyor. Dolayısıyla sürekli gabayı uyaran bir başka dışarıdan bir madde geldiği zaman beyne beyni ne yapıyor? Gabayla ilgili alıcıları, reseptörleri bir kere düşürüyor. Yani onların sayısını ve duyarlılığını düşürüyor. Çünkü fazla bir uyarım var, bir de onun tersi bir uyarıcı nörokemisal var, unutamak onu artırıyor.
Dolayısıyla alkol bağımlılığında aslında beklenen yatışma sağlanmıyor. Yani alkol bağımlılığında yani. Kişi rahatlamak, plan için kaçış için içki içiyor ama hem iç. Içme miktarını ve sıklığını kontrol edemiyor. O artıyor hem de zaten yani hızla bir huzursuz duruma ben onu huzursuz beyin sendromu diyorum.
Huzursuz bacak sendromunu herkes bilir ama. Yani beyin aslında glumaterjik bir duruma geçiyor. Glutamat fazla. Dolayısıyla aslında o işte ancak tekrar tekrar içerek kendini yatıştırmaya çalışıyor. O da bir döngü yaratıyor. Kişi o döngünün içinden çıkamaz hale geliyor. Bir de alkol tabi çok nörotoksik çok ciddi biliyorsunuz. Yoksa baba içkisi de aynı yere bağlanıyor. Sonuçta alkollü gideyim. Doğru. Evet, işte demek ki onu dinlemek lazım veya okumak lazım. Ben bilmiyorum gerçekten hani demek ki David nut diyor ki alkollü.
Nörotax etkilerine sahip olmayan doğrudan.
Öyle bir şey hazırladı sanıyorum. Peki beraber. Bir sonra iyiyim ben. Tabi. Tamam sen söyle. Gabercik bakteriler, de var aynı amaçta kullanılan bir tür yatışma sağlamak için diyecektim cem. Kestin. Gabercik yatışmayı sağlayabilen pek çok şeyden bir alkol. Diaz, yapam gibi benzotiyez hepimler vesaire hepsi gaba üzerinden sadece olmasa da etkiledi. Bazen tepkiler. Evet benim sormak istediğim şu berna'ya mesela şimdi bu çok. Birçok psikiyatristin zaman zaman hani bu kaçınma uzak durma üzerinde çok durduklarını biliyoruz.
Ya zamanında blolar crapelin hani alkolden uzak durmayı çok önemsemişler ve bunun için çok ciddi çalışmışlar. Kiliseyle de çok sıkı bağlantı kurarak yeşil ağacı eski hocalar var. Işte daha önce konuştuk, Ankara tıbbın hocaları istanbul'un hocaları falan.
Robin marey mesela kanabisch için aynı şeyi söylüyor. Hatta şöyle bir şakası da var, diskonun önünde kokain satılıyorsa tamam kabul edin ama kanabisten uzak durun. Psikoziçin için riski çok arttırır diye tabi ki şaka yolu söylüyor bunu ama. David notın sormak istediğim şu, diğer maddeler için alkolden daha kötü veya. Alkolün daha. Iıı az kötü olduğunu gösteren ne var diye sormasında etkili ne var? Diğerleri için nasıl bir savunması var? Evet. Diye sorabildin mi? Biraz karışık sordum ama. Yo yo yani başka bazı maddeler niye?
Yasa dışı alkol yasa onun. Işte ben bunu demek istedim. Sen güzel söyledin. He onun itiraz ettiği şey orada. Başka bir başka bir konuya geçiyoruz aslında ama çok önemli bir konu. O da yani bu psikiyatrelikler bazı. Işte maddeler var, biliyorsunuz işte o sibin var. Hani magic mashum bu mantarlar veya kaktüsler mesalin veya işte bazı bitkilerde dimeti tripamin bu ayaska falan diye. Geçen mesela bunlar halisinojenler, yani halüsinasyon yapıcı maddeler veya psikiyatrelikler, psikiyatrelik ne demek psikdel çıkarıcı yani David nod şey diyor ya mind mindset saatin demiyor da yani ruh.
Ortaya çıkaran aslında. Bunlar bunlar serotonlerjik daha çok şimdi serotonlerji nereden bilir kişiler, hani mutluluk hormonu dimi ve bu işte meşhur antidepresanlar prozak ve diğerleri de seri enerjik ilaçlar. Şimdi bu psikiyatritler hristinaojenler de serotoninerjik fakat çok daha güçlü, serotoninerjik. Dolayısıyla o görme görsel en üstüne asyonlar oluyor değil mi? O renkli ışık çakmaları vesaire hani böyle bir halüsün hoca'nın etkisi oluyor. Bir de işte bunlarla bu psikodelikler de son dönemlerde yani son 10 yıldır yoğun olarak çalışıyor.
Aslında 2.010 ikide başladığını söylüyor. 20 yıl olmuş davidment bunları tedavilerde kullanabiliriz diyorlar. Zaten bunun bir tarihi backgro var. Esasında şöyle ki yani 1.940 yedide 1.950 sekizde mesela ls d var. Bir de biliyorsunuz. O da halisin öşen o. Onunla ilgili bir yani bir laboratuvarda bulunuyor ve onu laboratuvarda bulunan hofman isimli bilim adamı sonra bunu bir şeye çeviriyor, ilaca çeviriyor o zaman hatta pisilosebinde indosibin diye bir ilaca dönüyor. 1.000 947.958 o yıllar öyle düşünün, bunlar iyi geliyor, depresyona anksete diye bunları ilaca çeviriyorlar.
Hani bu bilim adamları hep ilaçları dener ya bir de kendilerinde. Kendilerinde de deniyorlar ve iyi etkilerini hissedip ondan sonra işte bir takım özellikle depresyonun, kaygı bozuklukların tedavisini kullanmıyor. Fakat sonra 1.900 altmışlı yıllar biliyorsunuz hani o yıllarda işte bunlar çok kötüye kullanılıyor. Ve bunlar bu amerika'da eskile bir şey var. Bir bir çizelge orada zararlı ilaçlar yani 1.970 birde bunlar schection bir ilaç. Yani o listenin en üstünde tehlikeli ilaç tehlikeli maddeler olarak tanımlanıyor.
1.900 yetmişte sonra bırakılıyor, terk ediliyor işte. 2 binli yılların başından itibaren 2.010 ikide David not başlıyor bu. Maddelerin, çünkü David not bir farmakolog olduğu için aynı zamanda hani madem serotoninerjik, biz bu serotoninerjik etkisinden faydalanabilir miyiz? Mesele bu bir bu. Ilaçlarda böyle şimdi ibrahim sevecek bunu bunları bu maddeler kullanıldığında faili kişisinde yani self kendilik algılarında değişim oluyor. Onun için aslında bir grup bilim adamının söylediği şey şu, bazı psikiyatrik hastalıklarda depresyon gibi kaygı bozuklukları, hatta madde bağımlılığı gibi obsesif, kompsif bozukluk gibi bunlarda çok katı duygu ve davranış örüntüleri var.
Çok katı zihin artık katı bir şekilde düşünüyor ve bir takım. Pasit dairelerin içinde kalıyor zihin. Yani biz de bunu ne yaparsak yapalım bir türlü oradan çıkaramıyoruz insanı. Dolayısıyla bulupları bu döngüleri bu daireleri kıracak bir şeye ihtiyacımız var. Bu da ancak işte bunları hani bunları vererek pek seans vererek bir kaç seans vererek işte bununla bu hastaları bu katı hissediyor. Düşünüş, davranış döngüsünden çıkarabiliriz gibi bir şeyle. Bu çalışmalar başladı yani. Dolayısıyla şimdi işte ilaç çalışmaları yapılıyor, savunuyorlar ama şöyle David şöyle söylüyor.
Eğer diyor bir. Bilim adamı, hükümetin yanlış olduğunu düşündüğü bir şeyi doğru olduğunu iddia ediyorum. E diyorsa tehlikededir diyor. Yani o diyor ki drag polisler yani bu madde politikaları, maddelerle ilgili politikalar bilinimi dinlemiyor, bilimsel verileri dinlemiyor. Bu ilaçlar faydalı olabilir. Çünkü bazı hastaları iyileştiremiyoruz ama hani burada yasaklar devam ettiriliyor ve bu tür araştırmalara para verilmiyor. Yani böyle bir yaklaşımı var. Kısaca özetlemeye. Çalışıyor, onlar da hep ya da hiç gibi gidiyor galiba da onun için mesela ben şeyi de hatırlıyorum.
Bu seritonlercik ilaçlar ilk çıktığında. Söyledin ya kendilik algısını değiştiriyor diye. O zamanki bir takım. Analistler boy yaşları kullanan hastalar analize almıyorlardı. Kendini kalgıları değişiyor. Hastaların kendileri olamıyorlar diyor. Ama şu da vardı, bunların desteklediği yani halisin ojen destekli psikanaliz gibi uygulamalar da vardı. Hele özellikle de antipsiki için özellikle önemli olan lahang coper gibi isimlerin daha çok kullandıkları bir halisin ojen destekli psikanaliz gibi bir şey.
Çünkü o anti psikiyatristlerin çoğu zaten psikiyatri proteinde olanlar. Hoşlangıçta şizofreniyle de değil mi? Cem alakalı bulunduğu için? Mesela Süleyman velioğlu çöp atıp fakültesi'nde o zaman bir sanat atölyesi'te yürütüyor aynı zamanda ben. Asistanken o henüz ayrılmış değildi. Üniversiteden ve işte OO zaman yapılan çöpe tıp fakültesi atölyelerine mecburiyet suresi eğitim atölyelerine katılmıştım. Hoca da bize şeyi anlatmıştı. Yani bu hastaların resim yaparken belli maddelerin etkisinde olmalarının ne işe yarayacağı üzerine kafa yorduğunu, hatta kendisinin de enstiği alıp öyle resim yaptığını, kendisi de ressam ve bunun nasıl bir şey olduğunu görmek istediğini.
Söylemişti, benden de söylüyor ya yani kendilerinde deniyorlardı diye bize de şöyle söylemişti, bir buzlucamın arkasından bakıyormuş gibi hissetmiştim. Dünyaya demişti. Mesela erist yetkisindeyken. Aslında böyle bilimle devlet ilişkisi, devlet politikasının ilişkisi sadece şey için değil. Kötüye kullanılabilecek maddeler için değil, bütün big farma için de söylenebilirsin yani yani onaylar ve sonuç olarak onaylanmış kullanımların hepsi sadece veriye dayalı olarak değil de. Aynı zamanda ekonomi de gözetilerek yapılan şeyler yani.
Bunu da eklemek istedim. Sadece madde için değil, bütün big farma içinde hep bu eleştiri yapılmaz mı diye. Ya da bazen toplum yararına olan şeyler için de aynısı geçerli olabiliyor. Ne gibi dersin? Bir yakın zamanda covid 10 dokuzun aşıları konusunda inanılmaz hızlı şekilde piyasaya sürüldü çünkü. O bir ııı yani toplum yararına olabilecek bir şeydi ve farmadan şey yaptılar. Yani hızla çektiler. Aşıyı gibi bir durum oldu yani. Neyin doğru, neyin yanlış olduğuna karar verirken, sadece tırnak içinde kanıta dayalı kalmak mümkün olamıyor her zaman.
Bununla ilgili bir örnek, 19. Yüzyılda ingiltere'de cin. Yasak viski serbest gibi bir uygulama var ve aslında bunun böyle bilimsel makaleleri de var. Cinin zararları ile ilgili. Çok iyi örnek. Ama cin aslında fakirlerin içtiği bir şey riski zenginlerin ilişkisi daha çok gibi.
Çok başlamışken daha bir şey daha söyleyeyim. Tomm skin'in bir makalesi var işte. Amerika'da alkol ve sigara serbest ama işte esrar serbest değil diye ve delil olarak da şey sunuluyor işte. Esrarın zararları sunuluyor ama alkol ve sigara ikisine fersah fersah fark atıyor aslında zarar açısından. Diye. Tabii yani o işte az önce cem'in söylediği big farma hikayesi. Hani bu şey şirketler kapitalizm orada sigara meselesi çok çok ciddi bir tartışma. Bana şöyle bir şey, şimdi türkiye'de çok biliyorsunuz sigara geçen hafta tiryakilik diye o kahve tiryakiliği daha güzel sigara sigara tiryakiliği hafif kalıyor.
Gerçekten sigara ağır bir bağımlılık yaratıyor esasında. Çok zararlı bir bağımlılık ve bizim halk sağlığı hocamız şöyle demişti, şöyle düşünün, türkiye'de en az 20.000.000 bağımlı var. Bunlar günde bir sigara içiyorlar ve bir sigara paketi 1 $ olsa ki daha fazla. Günlük 20.000.000 $. Hiç böyle düşünmüş müydünüz? Ben hocam söyleyince düşündüm. Kim kimdi hatırlıyor musun, hangi hocanın söylediğini? Tabi tabi de şimdi çıkaramadım. Hoca değil herhalde. Nusret hoca değil herhalde. Amerika. Hocandım. Yok yok yok.
Acet Hacettepe aksallığı çok kuvvetlidir ya. Evet, evet, evet, nükleer. Topludan ibaret değil, sonra da çok kuvvetli hocalarımız. Çağatay Çağatay hoca vardı. Evet yani şimdi çıkaramadım. Kendisinin söylediğin hangisinden işittiğin bu lafı ama çok hepsi çok kıymetlidir yani bir. 1.000.001 1 $ olsa 20.000.000 $ günlük. 3 $ şu an işte 60. Milyon o zaman 60.000.000 $ yani türkiye'de biz 85 milyonuz ve herkes kadınlı erkekli yani muhakkak en az 10.000.000 20.000.000 vardır. Yani hani bu tür sayılardan bahsedebiliriz herhalde Türkiye gibi büyük bir toplumda.
Dolayısıyla bu sigara alkol meselesi işte bir maddeleri birbiriyle karşılaştırmak vesaire. Bunlar hakikaten önemli mevzular.
Bu yani psikiyatrelikler böyle böyle. Yani bu ilaç yani çok paradoks bir şekilde. Bunların madde bağımlılığında da kullanılması. O da hakikaten gülümseten bir şey hepimiz yani madde bağımlılığını tedavisinde alkol demin alkol dedik ya alkol bağımlılığının tedavisinde bir bir maddeyi atladık. MDME metilendioks metamfetamin ekstazi esasında onunla başladı. Hem alkol bağımlılığında MDME tedavisi diye o da onu da David. Denendi mi ben ne pardon, ben bunu hiç duymamıştım. Alkol ve kontrollü çalışma mı yapıldı?
Alkolde bir de PTT travma sonra stres bozukluğunda. David not tabi 10'a çıkart da çok üzülüyor. Onunla ilgili hikayeleri de var. Hani tam biz bunu kullanacaktık. Hastalar faydalanıyordu, faydalanacaktı fakat o sırada işte bu MDMA ingiltere'de özellikle çok kötüye kullanıyor. Şöyle söylüyor, hani rave diye bir partiler var ya hani bu pek drag club dendi mi ya buna işte bu ravec. Susuz kalarak ölüm tehlikesi geçirirler. Ben öldü, gençler öldü, yani onun için bu ravv partilerinde MDME kulüp. Ilacı olarak yayıldı ve işte ölümlere yol açtı ve oradan tabii schculvan ve bütün o tedaviyle ilgili terapatik potansiyeli yok edildi.
Kayboldu falan gibi 10'a çıkart da çok üzülüyor. Yani hakikaten bu ilaçların terapitik etkilerini inanıyor, neden inanıyor farmakolog olarak? Hani ben buna bakıyorum diyor. Nörolog olarak farmak olarak beyinde ne yapıyor? Hani bu olağan durum devresi diyorlar defold network olağan. Ben de bugün onu düşünüyordum. Sonra demek lazım olan mı kabul edilen? Olan mı? Diyorum. Olan durum devresi mi diyorlar galiba değil mi? Olağan durum ağı diyorlar yani OO işte onu bozuyor ya. O işte o çıkış hani katı düşünceden çıkış hikayesi biraz hani bu farmakolojik beyin üzeri beyindeki etkilerine bakarak bunlardan yararlanmaya çalışıyorlar.
Ama buradan şuna dönelim işte 1.880 dörtte freud 10 koka uber koka diye bir makale yayınlıyor. O da kendisine kokain veriyor falan sonra yani o da hatta opoint bağımlılığını tedavisinde de bir bağımlılığın tedavisinde başka bir ağır bağımlılık yapıcı madde kokain ama işte kokain çok hızlı etki eden eroin de öyle kokain de öyle çok hızlı etki eden maddeler ve dolayısıyla ne kadar hızlı ve ne kadar iyi bir etki yaratıyorsa. Bağımlı, potansiyeli o kadar yüksek oluyor. Dolayısıyla giriliyor. Hani siz regresyon falan konuşuyorsunuz ya mesela freud'da geriliyor, o pozisyondan yani geriye çekiliyor anlamında ger.
Bekliyor ve diyor ki kokaini biz lokal anestezik olarak kullanalım önce. Kendisi deniyor ediyor, opoid bağımlılığında iyidir falan diyor ama sonra onun adtif onun bağımlılık yapıcı potansiyelini görünce geriye çekiliyor. Şimdi belki hani bu dönemde de bu psikolosibinler beyindeki o güçlü etki farklı etki yani. Bunlar belki tekrar kötüye kullanımla ilgili bir problem yaratacağı risk yaratacağı için. Veya mesela lcity tedavisinde 12 aslında intihar ediyor. Aslında böyle şeyler var. Literatürde homisitle suist şeyleri var.
Yani ciddi ciddi yan etkiler belki hani bunlar bu tür bilgiler birikince yine buradan bir geri çekilme olacak mı? Yoksa önümüzdeki 10 yıl nereye doğru evrilecek? O kısmını ben çok hayal edemiyorum. Bilemiyorum ben nötrüm diyebilirim bu konuda. Ben bir şey eklemek istiyorum. Burada mesela bütün farmakolojik tedaviler için aslında randevize kontrollü çalışmaların. Kıymetli olduğunu düşünüyoruz fakat hepsinde bir takım eksikler de var ama burada zannediyorum maddeyle yani bu tür maddelerle ilgili olanlarda kötüye kullanım potansiyeli olanlarda değer yükü çok fazla olduğu için değer yükü de olan sorular olduğu için yansız düşünmek ve taraf olduğun zaman diğerleriyle aynı lisanda konuşmaya yeltenmek biraz daha az rastlanan bir şey oluyor.
Yani David nut'la alkol konusunda aynı şeyi düşünmeyen birinin bir araya gelmesiyle. Diyelim ki antipsikotik tartışan 2 kişinin bir araya gelip konuşması aynı şey değil. Orada biraz daha zorlaşıyor gibi sanki işte eğer yükü çok yüksek olduğu için galiba. Çok değil mi? David, nota tam karşı olanlar vardır. Bir de tam onu savunanlar vardır ama kimse. Delilin gücüne bakarak çok konuşmuyor gibidir sanki yani sen nötür kalabiliyorsun ama herkes kalabiliyor mu emin değilim. Ama tabi burada ilaçların doğası da etkili onda yani biz seninle oturup.
Örneğin psikozayı gelen inançların etkisi üzerine tartışsak, farklılık görüşlerde olsak hiçbir ilaç psikozo evlendirmiyor ki, kullandığımız yaşların hiçbir tanesi yani özellikle bunu kullanalım. Bunu mu kullanalım tartışması yapalım. Burada aynı maddenin tamamen. Uçak sırtımı var. Ve evet yani bir de ifrar trafik meselesine de iyi bakmak lazım. Bir şey diye böyle kutsanıp iman ediliyor ya şeytanlaştırılıp tamamen yok ediliyor. Yani akıllıca tartışılamıyor. Hele bu konu söz konusu olduğunda keza ayo askıya kimsin?
Toz kondurmuyor. Bir yandan bir yandan ben biliyorum ayvazka peru'ya gidip psikolojik imiş ya da birpolar bozukluk episodları tetiklenmiş hastalar var.
Ama timuçin bak şey örneğini düşünebilir miyiz? Bir polar bozukluğun depresyonun tedavisinde antidepresan verelim mi, vermeyelim mi tartışması yapsak mesela. Evet, evet, onu yapabiliriz o kadar. Değer yüklü olmaz gene. Evet, evet, evet, bu kadar değer yükleyemiyoruz. Ne yaparsak yapalım. Bir de işte hani biraz bu sınırlar zorlanıyor ya bir şeye çok fazla inanınca işte mesela tedaviye dirençli depresyonu gerçekten hani önemli bir zorluk psikiyatri de hani orada. O grupla da sınırlı kalmadığını görüyorsunuz.
Çalışmaların bu bir ikincisi. Yani işte anksiyete bozuklukları, bağımlılık filan oralara hemen yayıyorlar. Okbt'de vesaire. Onun dışında plasebo kontrollü olmasına imkan yok. Yani nasıl yapacaksınız? Piyasa bu kontrollü yapamazsınız. Üçüncü bir konu etki süresi bunlar. Çünkü çok hızlı etki eden maddeler yani hepimiz biliyoruz, genel kültürümüzden şimdi bunun etkisi tamam çıktı. Sonra nasıl onu koruyacaksınız? O etkiyi ne aralıkla vereceksiniz. Bir tane bir tane çalışma var. Tek tek seans psilozi 1.000 galiba ve işte 3 aylık bir iyilik hali takibi var.
Burada hani çok promosing, çok umut vaat eden bir şey gibi filan ama metodolojik olarak da çok güçlü. Güçlükleri olan zor çetrefil bir konu yani. Tabii öyle mi, bernan? De çok hızlı etki eden bir mekanizma zaten beyinde. Yani gaba ve glütem bir çeşit gaz ve fren gibi olduğunu düşünürsek çok hızlı çalışan mekanizmalar diğer ilaçların etkisi haftalar içinde ortaya çıkıp haftalar içinde kaybolurken bu saatler için de dakikalar içinde hatta ortaya çıkıp kayboluyor. O da tabii çok deminki değer hatıretme meselesinin kıymetini arttırıyor hocam.
Evet. Şunu soracaktım, bu kısa süreli olmakla ilgili açıklama şu mu bu kendilik ve işte faillik yaşantısındaki kısa süreli değişiklik bile uzun süreli bir değişikliğin yolunu açar ve kolaylaştırır gibi özetlenebilir mi acaba? Evet, çok güzel özetledi, öyle yani. Yani hiç çıkamadığı bir kafes var ya hani hiç çıkamadığı hastanın oradan bir çıkış yolu yaratmak gibi bir şey. Bunu çok ciddi hani savunuyorlar. Hani bu evet hani akla yatkın da gelebiliyor. Ama yeterli veri yok diyoruz sonuç olarak. Şu anda evet, yani kanıt yeterli diyemeyiz şu anda.
Ben de 2 noktaya değineyim. Bir bahsettiğiniz hocam etki gücü bu şeylerin maddelerin oldukça yüksek. Yani şeyle söylediğiniz seviyorum. Prosed'tan filan bahsettiğiniz bir de bu ilaçlardan bahsettiniz ve prose bahsederken örneğin yani miligram ile konuşuyoruz ya da başka ilaçlardan rustural'den falan bahsederken miligramla konuşuyoruz. Bu ilaçlarda mikro tozlama denilen bir şey yapılıyor. Yani daha da küçük mikrogramlara kadar düşürülen dozlardan hastalara veriliyor. Çalışmalarda öyle de bir etki gücü var diye söyleyebilirim.
Benim ikinci deneyeceğim nokta ben açıkçası bu konuda nötr değilim. Olmaması gerektiği kanaatine sahip psikiyatristlerden bütün bu konuda biraz muhafazakarım. Onu açıkça söyleyebilirim. Benim şeyim de fikrim de bu konuda şu yani o döngüyü kırmak biraz şey oluyor belki daha önce ki bölümlerde konuştuğumuz semptomu biraz gizlemek maskelemek oluyor. Ortadaki sorunu çözmek yerine semptomdan kurtulmak değil de hani o maskelemek gibi oluyor diye düşünüyorum. Ben de kaçış. Evet, büyük ihtimalle çok büyük faydası oluyordur.
Hani OO şeylerden semptomlardan kurtulmak bile bir sürelinin kurtulmak bile hastaya iyi geliyordur ama. Hem bir çözüm sağladığı konusunda ben hala ikna olmuş değilim. O yüzden ben öbür taraftayım. Evet, işte ketamin bir tek yani bu biz biraz uçtan başladık. Kalüsitojenlerden psikiyatreliklerden bir depremin bir şey geçti. Hani bu bazen terapide psikolitik olarak da kullanıyor. Yani psikolojik, psikolojik veya psikodelik diyorlar. Hani psikolojik de daha düşük dozlar? Veriyorlar birin gir diyebilir miyiz?
Çilingir? Evet açan yani. Evet, evet, yani onlar daha düşük dozlarda veriyorlar ama bu psikodelik hani kullanımlarda antidepresan olarak falan kullanımlarda daha yüksek doz keteminde ketemin daha farklı bir grub ama o da işte hem veterinerlik anestezinde kullanılan yani bir anestezi ajanı aslında. Işte o da dizisiyatif bir madde yani o da aynı şey yani bilincin çözülmesine sebep oluyor ve hani o da aynı, aynı aynı şeyle. Ama mesela ketamin esketin şey oldu işte. Şimdi artık ruhsatlandı, tedaviye direnç, depresyonda onay aldı falan hani o da bu diğerlerinin biraz yolunu açtı gibi üzerinde çalışılıyor.
Bizdeki bir durum ne? Bernacım? Işte. Bunlar. Ve çalışmalar geri ödemeye değer girmedi. Yani bu bu bu bunu 20 yıl bir belki 30 yıl önceki bir hastamı hatırlattı, ilginç bir hasta yani direnç depresif bir hasta, daha doğrusu depresyonun dirençli olan bir hasta çok da uğraşıyoruz. Bir türlü toparlanamıyor, ilaçlar kullanıyor filan. Fakat o haldeyken yine de arkadaşlarının bir tanesi onu çeke çeke kolundan bir partiye götürdü. Biraz açılırsın, iyi olursun falan diye. O partiye gittikten sanırım ve 2 gün sonra filan da ben gördüm, gördüm ve gayet iyi olmuştu.
Ne oldu dedim yani ne değişti? Partide extezi vermişler. Zorla bir tane extesi içmiş ve ondan sonra işte o tam dediğin eşiği aşma ve kısa süreli etkiyle toparlanma meselesi ortaya çıkmış idi zaman. Zaman zaten yine depresyon dirençli formlarında amfitamin eklenmesi de aynı işi görüyor. Zaten bu da seçenekler arasında olabiliyor anla tabii bütün bunlar çok kontrollü ve dikkatli yapılması gereken şeyler. Benzer şekilde partiye gidip herkes bana bakıyor, takip ediliyorum diye düşünerek psikotik belirtilerle çıkan hastalarım da oldu tabi.
Tabi tabi tabi. Bahsine yakınım bu konuda yani onu söyleyeyim diye. Türkiye'de de yurt dışına gidenler muhafazakar olup çıkıyor. Öyle bir gerçeklik de var bir. Söylüyorum yani örnek evet. EKT nin bu ilk aşamasında hani epile epileptik nöbet ve psikoz ilişkisi saptanıyor. Sonra nasıl epileptik nöbet geçirtiriz deniyor işte kafur diye bir madde kullanılıyor. Kafurun etkileri kontrol edilemiyor, yani nöbet durdurulamıyor. Sonra orada insülin koması.
Işte insülin bulunduktan sonra insülin direniyor bizim hastalarda. Orada da bir kısım hasta hipoglisemiyle ölüyor ama bir kısım da aslında iyileşiyor. Sonra herhalde geriye dönük baktığımızda iyileşenlerin de ya da belirtilerini ya belirtileri yatışanların da hipoglisemik bir nöbet geçirdikleri söylenebilir herhalde. Daha sonra galiba yüksek ateşte deneniyor. En son 2 italyan cellettiyle bini şeyde bir domuz mezbanesinin önünden geçerken elektrikle bunların bayıltıldığını ve sonra. Kesildiklerini görüyor.
Oradan bir ilhamla EKT yi herhalde ilk bir genç mühendis üzerinde deniyorlar. Paranoidizofreni bir mühendis. Bir farelerde deniyorlar ve denedikleri fareler ölüyor tabii çünkü. Elektrotümlerini kuyruğuna öbürünü başına yerleştiriyorlar. Arada kalp var.
Kalbin üzerinden geçişini hesap edemiyorlar. Kalp durmalarına sebep oluyor. Sonra başa yerleştirilince farelerde, arkasından da evet dediği gibi ondan sonra da böyle. Dönüyor orada ilginç herhalde yine o zaman musoli dönemi Milano metrosunda kendi kendine konuşan bir adam görüyorlar. Onu koldan tutup parmağı şizofreni tutup götürüyorlar. Aslında gizliden yapıyorlar. Neyse yani bu şeyle ilgili psikiyatreliklerle ilgili o yöntem zorlukları sanki o kadar. KT de ki şeyi biraz anımsatıyor bana, yani kontrol edilebilirse tabi o değer yüklü kısmı ayrı tutarsak.
Belki beynin çalışma prensipleriyle ilgili de fikir verebilir diye düşünüyorum. O yüzden ben de nötr deyip. Yani. Aslına bakarsan, yenilikçilikle cüret arasındaki şey ayrım çok da şey değil, keskin değil. Çünkü musul'i zamanında tuttuğunu götürüp de denek olarak kullanabilmek tırnak içinde kullanmak değil, düpedüz kullanmak gayet şey akla yakın bir şey gibi. Görebilir bir şey değil. Mi duyarsızlaşmış durumdalar. Tabi zaten timuçin söz etmişti. Hatırlarsanız YKT. Nin geçmişinden değil mi? Daha önceki konuşmalarımızdan birinde.
Yani. Ateşle ablandan yanilar yayla. Daha daha önce, yani medunanın onu kullanması bir takım hastaların epileptik nöbet geçirdiğinde bazı varsa gelmeleri izleyenlerin düzelmesiyle olduğunu fark ediyor. Ama buradan yola çıkar işte şizofrenanslarına uygularsam geçer deyip önce kâfırla işte bilmem şeyle çeşitli insülin ateş. Vesaire ateş gerçi birazcık daha farklı ateşte amaç, nöbet geçirtmek değil, ateşte yükselen ateşin malaryayı tedavi etmesi ya madalya verilerek yansıtma verilerek yükselen ateşin spiroketleri öldürmesi yani.
Süren yiğit'i tedavi etmesi aslında farklı olarak yüksek ateşle nöbet geçirtir ama oradaki amaç nöbet geçirtmek değil tabii buradaki nöbet. Bunun geçeceğini varsayıyorlar ama aslında tabii düşünemedikleri şey bu hastaların çok büyük bir bölümünün kompleks parsel nöbet dediğimiz bazı epileptik hastalıkları olması ve o hastalığın sonucu olarak hayal görüyor. O ses duyuyor olmaları yoksa şizofreniyle bir alakası olması değil. Nitekim HKT de. Şizofrendik yeri de çok tartışılır herhalde. Artık günümüzde bundan hiç bahsetmiyoruz bile.
Yani işe yaradığı alanlar var. Belli hastalarda belli şeylere iyi geliyor kuşkusuz. Ama bir paranın şizofreniyi ek elektronik tedavi ile EKTL tedavi etmiyoruz. Elektroşok diyelim mi? Hani o? Anlaşılmış, daha da korkutucu olsun. Bazen çok faydalı bir tedavi, onu da söyleyelim. Demiş, tamam orada değil yani işte bu da öyle. Hep ifrar tiftün derken bunu konuşuyoruz ya yani etkili biçimde yapıldığında çok yerli yerinde yoksa eskiden alkol yoksunu nedeniyle deliririm. Yaşayan hastalarla hiçbir şey bulamadıklarında alkol içirerek iyileştirdiklerini de biliyoruz.
Aynı şekilde öyle değil mi? Tabii ben. Belki bu ilaçları filan konuşunca ibrahim söylediklerini de deyince genelde bu ilaçların ya da işte bu maddelerin filan bir anda ortaya çıkıp işte etkilerinin görülmeye başladı, işte yan etkilerinin farkında olmaya başladığı dönemler genelde şey oluyor. Savaş koşulları oluyor. Bütün şeylerin ortadan kalktığı. Yani hastalıkların ortadan kaldığı. Evet, aynen örneğin işte bu şeyden bahsediyoruz. Hani dikkat eksikliği tedavisinde metamfetiminden bahsediyoruz. Onu ilk şey yapanlar aslında Almanlar ve japonlar hani ikinci dünya savaşında bunu askerlerine daha nasıl desem?
Genç daha dinç, yani uyanık kalmaları için verdikleri ilaçlar, hatta japoncesi da şöyleymiş ilacın söyleyeyim, onu da sen yoku okuyor zai diye bir isim takmışlar. Türkçe karşılığı savaşan ruhlara ilham olması için verilen ilaç gibi bir antrenmana. Hangisi bir daha söyle. Hangi? Seçim bu japonların japonların şeye verdiği askerlerine verdiği istibullanlarına değmiş hocam bu. Gibi bölümü ismi gibi. Lityum da öyle ama lityum da bu avusturalyalı ya da Avustralyalı bir heykel Avustralya dedim. Bu japonlara esir düştükten sonra galiba timuçin daha iyi bilir ama bütün yine ikinci Dünya Savaşı şeyi gibi.
Asıl hem anfetemin ile ilgili hoş bir şey anlatmıştı bizim. Sanıyorum ya genel cerrahiye, göğüs, kalp tema cerrahisi hocamız o yıllarda bu karaciğer nakillerinin ilk yapıldığı zamanlarda karaca nakilleri saatlerce sürüyor. Ya böyle 8 saat 10:02 saat vesaire gibi. O zaman dattor starzelın amerika'da amfitamin alarak çok uzun süre ayakta durabildiğini ve ameliyatı ancak böyle yapıp tamamladığını anlatmıştı. Yani sadece askerler değil, bazı doktorlar, genel cerrahlar da o yıllarda mecburen uyanık kalmak için bu tür sitemin anlara başvurmuşlar.
Doktorlar arasında da yaygın olduğunu, daha yaygın olduğunu söyleyebilir miyiz acaba? Madde kullanımının bu konuda bir şeyimiz var mı? Evet, evet, tabii yani biz bu. Geçtiğimiz mersin'de Türkiye psikiyatri derneği klinik eğitim sempozyumunda bir kurs yaptık. Bağımlılıkla ilgili o kursun bir parçası doktorlar ve sağlık çalışanlarında. Bağımlılığıydı. Özellikle tabii o köyitlere dönmek zorundayız. En çok oit sentetik oit bağımlılığı bir kaç vaka örneğimizi anlattık. O bambaşka bir konu o. O 10'a çıkart girersek çok uzayacak hayat.
Evet, evet, evet. Bernay bulmuşken bırakamıyoruz. Çok var sorulacak soru da bazılarını tutuyorum tabii şimdi ben peki. Evet. O önemli bir kotor var. O çok doktorlarda ya da sağlık çalışanlarında tabii o da stresle ilgili bir şey. Çok çok ilginç bir konu hiç girmeyeyim, hiç başlamayayım stres. Stresle çok yakından bağı var. Yani onun onun için o çok önemli bir konu çok. Geç başlayan mesela hani onlar doktor olmuş düşünün yani o hiç çok başarılı insanlar, sağlık çalışanı olmuş çok düzgün büyük bir stresle başlayabiliyorlar.
O çok önemli bir konu. Ama tabii doktorlarda 10'a çıkart ulaşımın kolaylığı da. Evet. Izlancılarda doktorlarda biraz böyle. Koşturuyor o çok. Önemli. Peki o zaman serotoninin yerine dopamin aldı diyecek miyiz bu durumda? Seyretmenin yerini evet yani bu işte. Tabii. Votkaste konuşuruz. Evet onu olarak o da büyük bir konu ama belki çok kısaca söyleyip hani işte 1.990 dörtte prosect toplumu diye bir kitap yazılmıştı. 2.020 birde dopamin toplumu dopamin national diye bir kitap yazıldı anlaemke tarafından, o da stanford'da bir özellikle bağımlılık, psikiyatrist çalışan bir profesör, o da çok önemli şeyler söylüyor anlalem ki.
Ve nasıl bir dopamin toplumu haline geldiğimizi anlatıyor. Bütün bu bağımlılıklar çağında hem alkol madde hem de davranışsal, dijital bağımlılık, çevrim içi yaşamak hep falan yani çok ilginç işte diyor ki aslında hepimiz 7 24 çevrim içi bir hani şeyle yaşıyoruz. Hipo dermik cilt 6 bir küçük iğne var görünmeyen. Oradan 7 24 dopamin bu özellikle işte hepimizin sosyal medya akıllı telefonlarımızla işte yatıp kalkmamız, onlarsız yaşayamamamız çocukların düşünün. Çocuklar nasıl hızlıca ekran bağımlılığı geliştiriyorlar falan büyük ailelerde yaşanan büyük bir sorun bu.
Bütün bunlara değinen çok güzel dopamin nation diye bir 2.021 basımı, bir kitabı var ama o da dediğim gibi bambaşka bir konu. Belki sonraki bir podcast'te onu konuşuruz tekrar. Hiç mutlaka yapalım. Tamam.
Bu pot kesinin ama sonuna geliyoruz. Ufaktan ben bir. Eser ve ressam hakkında bilgi vereceğim yine. Eee ben albret türer'in otoportresinden bahsedeceğim. Şimdi öncelikle albre türevden bahsedeyim. Kendisi 1.471 yılında nünberg'de doğuyor. Babası bir kuyumcu macaristan'dan göç eden bir aileden geliyor. Aslında babasının aslında desteğiyle bir ressamın yanında çırak olarak çalışmaya başlıyor. Daha sonrasında da oradan ayrılıp. Avrupa'nın çeşitli yerlerinde yaşamaya devam ediyor ve birçok resim yapıyor.
Belki ileride bir podcaste kendimizi melankoli konuşulabilecek bir yeterli sahip hissedip konuşabilirsek aslında. Resimlerinden birini konuşabiliriz diye düşünüyorum. Melankoli tablosunu ama ben bugün otopresini seçtim. Otoportresiyle ilgili şöyle, ben bunu bizim whatsapp grubumuz var. Oraya attım. Buraya atınca ibrahim ibrahim bana şey dedi. Hani bu şeyden sanırım Serhat teber de bahsediyor kitabında diye söyledi. Bana serol beyin kitabında bu otoportre ile ilgili aynı zamanda şeyden de bahsedilmiş sol üste bir yazı var.
Benim dikkatimi çekmemişti. Ibrahim beni uyardıktan sonra beni de dikkatimi çekti orada latince. Yani latincenin Türkçe çevresi. Böylece ben nunberg'ten albirek türer. 28 yaşında kendimi gerçekçi renklerle yarattım ya da çizdim gibi bir şey yazılmış bununla ilgili ama çok fazla şey var. Daha sonradan birilerinin eklediğine dair de bir söylenti var ama öyle bir şey de anekdot da var onu da söylemiş olayım. Bu resimle ilgili benim en çok dikkatimi çeken şey algoriturenin yani bu yakışıklılıkla melankoli tablası yapması oldu.
Hani onu söylemiş olayım? Böyle söyleyerek bu bölümü ufaktan kapatayım. Bizi dinlediğiniz için teşekkür ederiz. Ben hocam sohbetiniz için tekrar teşekkürler. Bence güzel bir sohbet oldu. Sonra bir daha bekliyoruz. Aynen bir daha bekliyoruz. Hocam hemen olmasa da. Memnuniyetle. Görüşmek üzere.
Podbean