Beng ü Bâde
Fuzûlî'nin "Beng ü Bâde" isimli eserinden başlayarak David Nutt'ın GABA içkisine ve psikedeliklerine uzanan bir podcast bölümü oluşturduk. Bu podcast bölümünde Prof. Dr. Berna Diclenur Uluğ bize konuk oldu.
Herkese merhaba dikensiz gül bahçesi vaat etmiyoruz.
Pot kesinin yeni bölümünden size sesleniyoruz.
Bu potkeste benimle beraber profesör doktor timuçin ral,
profesör doktor cemaat paşaoğlu, doktor ibrahim emlak ve konuk
olarak da profesör doktor Berna ulu var.
Geçtiğimiz. Geçtiğimiz hafta bağımlılıklar
üzerine biraz konuşma fırsatı bulmuştuk.
Burada biraz daha bu bölümde daha doğrusu biraz daha devam
ettirip sonrasında. Daha farklı bağımlılıklar ve
farklı konular üzerine eğilmeye çalışacağız.
Ben bu bölüme başlarken şöyle bir giriş yapmayı düşündüm.
Geçtiğimiz podcast bölümü yayınlandıktan sonra ben eşimin
annesi ve babası üzerinden bir şeyi hatırlama fırsatı buldum.
Bağımlılıklarla ilgili aslında ben lise çağlarında edebiyat
bize okutulurken. Bir fuzuli'nin su gazetesi diye
bir şey okutuluyordu. O dönem hani biz internet çağına
yetiştiğimiz için ben de hani biraz araştırma fırsatı
bulmuştum. Fuzuli'yi fuzuli'yi araştırırken
o sırada kendisinin bir eserini bulmuştum.
O zaman okuduğumda çok hoşuma gitmişti.
Daha sonra geçen hafta bana hatırlatılınca da tekrar bakma
fırsatı buldum. Çok hoş bir şey.
Hani bizim konumuzla da bağlantılı olduğu için ben bir
girişte onu söyleyeyim diye önereceğim.
Bengü bade isimli eserden bahsedeceğim mi?
Burada benk esrar bade ise şarap manasına geliyor.
Fuzuli bunu yazarken yani edebiyatçılar arasında bir fikir
birliği yok ama büyük ihtimalle burada.
Beyazıt'la şahi ismail arasındaki bir savaşı konu
ettiğini, bu bengle badenin de burada sembolik bir mana
kazandığıyla ilgili bir rivayet var.
Bu şeyin özeti öykünün özeti aslında şu bir bahar günü bade
burada bade dediği şarap oluyor, içki meclisinde rakı boza ve ne
bizle nebze hurma hurma şarab oluyor, eğleniyor, eğlenirken o
sırada içkinin etkisiyle herkesten üstün olduğunu,
herkesi yenebileceğine dair. Sözleri oluyor.
Daha sonrasında burada bir saki kendisini duyuyor ve o sırada
diyor ki ben bank diye birine rastladım.
Yani esrar diye birine rastladım.
O da aynı iddiada bulundu diye buna iletiyor.
Bunun üzerine de bade bozayı bengin meclisin elçi olarak
gönderiyor. Daha sonrasında da.
Sohbetler sırasında boza bu konuşmalara iletince ben çok
sinirleniyor ve daha sonrasında boza'da saf değiştirerek bengin
saflarına geçiyor. Ve en sonunda da aralarında bir
savaş çıkıyor ve çıkan savaş sonucunda da vade benge üstün
geliyor ve bade bengi yenmiş oluyor yani.
Şarap esrarı yenmiş oluyor, alt etmiş oluyor diye söyleniyor bu
aslında hani alegorik bir eser. O açıdan hani yani kıymetli de
bir eser. Hani 1.005 yüzlü yıllarda
yazılmış yanlış hatırlamıyorsam aslında esrarın şarabın
kullanımı, yani türk dünyasında da eskilere kadar gidiyor diye
söyleyebiliriz. Ben buradan şarabın
üstünlüğünden aslında alkolle ilgili kısma gelmek istiyorum.
Günümüzde de alkolle ilgili çok fazla yapılan çalışmalar var ve
tedavi konusunda önemli gelişmeler kaydedilmiş durumda.
Özellikle alkol bağımlılığı konusunda burada benim merak
ettiğim şey yakın zamanda geçen podcast bölümüne de
bahsettiğimiz David not adında bir nöropiskoparmakolog var.
Kendisi nasıl desem? Parfüm çıkarır gibi bir gaba
içkisi diye bir şey çıkardı. Alkol bağımlılığında
kullanılabileceğini öne sürerek, belki hani onu şeyde de
paylaşabilirim. Podcastin Twitter ya da
instagram sayfalarında da paylaşabilirim gabe içkisi
dediği bir şey var ve hani baktığım kadarıyla amazondan da
şişesi yanlış hatırlamıyorsam 60 puan da falan satılıyor.
Oldukça da pahalı, yani alkole göre de pahalı.
Ben Berna hoca'yı aslında bunu sorarak başlamak istiyorum
hocam. Siz bu gap içkisi ve yeni
tedaviler hakkında ne düşünüyorsunuz?
Siz onu sorabilir miyim? Tamam delsinciğim yani.
Şöyle aslında. Gaba içkisini ben bilmiyordum,
onu senin sayende öğrendim, teşekkür ederim.
David not evet biraz David nottan bahsedelim David not
ingiliz il bir psikoparmakolog yani ilaçlar üzerine çalışan
birisi çok uzun yıllardır. David alkolü.
Çok zararlı buluyor. Yani devletin görüşleri için de
alkol çok zararlı bir madde, toksik bir madde ve hani alkol
yasalken başka bir takım maddelerin yasa dışı olmasını da
çok eleştiriyor. Dolayısıyla alkol hakikaten
aslında işte yani alkol de aslında yasal bir madde ve her
içki içen tabii ki alkol kullanım bozukluğu ve alkol
bağımlılığı geliştirmiyor. Dolayısıyla alkolü top yekûn
hani hayatın içinden çıkaralım gibi bir şey yaklaşım hiçbir
zaman doğru değil ama yatkınlığı olan kişilerde hani gerçekten
bağımlılık yapan bir madde onu biliyoruz.
Yani alkol bağımlılığı ciddi bir problem.
Giderek artıyor. Bütün toplumlar bazı toplumlarda
çok daha yüksek. Yani o özellikle iskandinav
Sovyet toplumlarında falan hani çok yüksek oranlarda alkol
tüketiliyor ve çok ciddi bedensel ve ruhsal sağlık
sorunlarına yol açıyor. Alkolle ilgili en önemli
konulardan bir tanesi kadınlarda çok yükselmiş olması.
Mesela diyorlar ki son dönemlerde özellikle batı
toplumlarında böyle oranlar erkek kadın oranı beşe birken
ikiye bir. Bazı yerlerde birebir falan gibi
böyle çok ciddi bir kadınlarda alkol tüketimi artıyor ve alkol
bağımlılığı artıyor. O bakımdan hani alkol önemli bir
konu gerçekten ve. Tedavileri anlamında da aslında
çok güzel ilerlemeler var çünkü başka bağımlılıklar için de
geçerli olan nike son isimde bir molekül var.
Yani narktreksiyon hakikaten alkol bağımlılığında çok etkili
bir tedavi ilaç eskiden yani bundan biz şimdi cem'le
timuçin'le falan birlikten biz böyle uzun zamandır psikiyatri
proteinde olduğumuz için son 20 yıl yani.
Dolayısıyla hatta son belki 10 yılda yaygınlaştı diyebiliriz.
Çok ciddi bir fark yaratıyor. Yani bu geçen hafta da biraz
konuşmuştuk. Maddeler, bağımlılık, yapıcı,
potansiyeli olan maddeler kendilerini sürdürmekte
alımlarını pekiştirmek, tekrar tekrar almak ve böylece işte
bağımlılık geliştirme potansiyelleri var.
Bu bir güçlü bir istek yaratıyorlar.
Yani kendilerine ait güçlü bir istek yaratıyor.
O bu naçelik son mesela bu isteği azaltan isteği gideren
çok iddialı bir ifade. Ama isteği ciddi olarak azaltan
ve biraz da kişi kontrol etmek isterse kişinin kontrol çabasına
yardımcı olan bir ilaç evet timuçin.
Ya 2 şey söyleyeyim istedim. Hani her meslekten olmayanlar da
dinliyorlar bizi. Gava içkisi diyoruz ama gaba ne?
Önce bir tabi ki hissetmek lazım, ne işe yarıyor ve
dolayısıyla gaba içkisi ne anlama geliyor?
Bir de kadınlarda yükselişin niye bu kadar dehşetle
karşılıyoruz? Alt tarafı eşitiz niye olmasın
böyle derdik ama orada özel bir yatkınlık ve daha doğrusu bir
metabolizma farklılığı da var. Onu da herhalde söylemek lazım
diye araya girdim. Tabii yani metabolizma
farklılığı var. Kadınlar daha yavaş metabolize
ediyor. Onun için daha o.
Karşı duyarlılıkları daha fazla daha çabuk hasta oluyorlar.
O da başka bir konu ama bu şeyle de bağlantılandırıyor.
Bu travma travma, sonra stres bozukluğu yani bu da hani
kadılarda daha fazla olduğu için PTS de ile bağımlılıklar da
birbiriyle bağlantılandırılıyor. Dolayısıyla kadınlarda ciddi bir
yükseliş var. Türkiye'de de aynı şeyi
görüyoruz. Şehirlerde kadınlarda alkol
tüketiminin ve bağımlılığının arttığını görüyoruz.
Gabada az önceki soruya cevap o bir.
Gama bino bir türik asit yani aslında beynin rahatlatıcı,
yatıştırıcı, sakinleştirici, nörokimyasal nöro ilecisi
dolayısıyla gabaya hepimizin ihtiyacı var.
Gaba zaten hep devrede alkol de. Bir gabajik madde yani alkol de
aslında gaba salınımını uyarıyor ama alkolde şöyle bir şey var.
Gabayı o kadar çok uyarıyor ki ben?
Beynin hep homeostansi, yani hep homeostansi dediğimiz bir denge
var ya işte o dengeye dönmek istiyor.
Dolayısıyla sürekli gabayı uyaran bir başka dışarıdan bir
madde geldiği zaman beyne beyni ne yapıyor?
Gabayla ilgili alıcıları, reseptörleri bir kere düşürüyor.
Yani onların sayısını ve duyarlılığını düşürüyor.
Çünkü fazla bir uyarım var, bir de onun tersi bir uyarıcı
nörokemisal var, unutamak onu artırıyor.
Dolayısıyla alkol bağımlılığında aslında beklenen yatışma
sağlanmıyor. Yani alkol bağımlılığında yani.
Kişi rahatlamak, plan için kaçış için içki içiyor ama hem iç.
Içme miktarını ve sıklığını kontrol edemiyor.
O artıyor hem de zaten yani hızla bir huzursuz duruma ben
onu huzursuz beyin sendromu diyorum.
Huzursuz bacak sendromunu herkes bilir ama.
Yani beyin aslında glumaterjik bir duruma geçiyor.
Glutamat fazla. Dolayısıyla aslında o işte ancak
tekrar tekrar içerek kendini yatıştırmaya çalışıyor.
O da bir döngü yaratıyor. Kişi o döngünün içinden çıkamaz
hale geliyor. Bir de alkol tabi çok nörotoksik
çok ciddi biliyorsunuz. Yoksa baba içkisi de aynı yere
bağlanıyor. Sonuçta alkollü gideyim.
Doğru. Evet, işte demek ki onu dinlemek
lazım veya okumak lazım. Ben bilmiyorum gerçekten hani
demek ki David nut diyor ki alkollü.
Nörotax etkilerine sahip olmayan doğrudan.
Öyle bir şey hazırladı sanıyorum.
Peki beraber. Bir sonra iyiyim ben.
Tabi. Tamam sen söyle.
Gabercik bakteriler, de var aynı amaçta kullanılan bir tür
yatışma sağlamak için diyecektim cem.
Kestin. Gabercik yatışmayı sağlayabilen
pek çok şeyden bir alkol. Diaz, yapam gibi benzotiyez
hepimler vesaire hepsi gaba üzerinden sadece olmasa da
etkiledi. Bazen tepkiler.
Evet benim sormak istediğim şu berna'ya mesela şimdi bu çok.
Birçok psikiyatristin zaman zaman hani bu kaçınma uzak durma
üzerinde çok durduklarını biliyoruz.
Ya zamanında blolar crapelin hani alkolden uzak durmayı çok
önemsemişler ve bunun için çok ciddi çalışmışlar.
Kiliseyle de çok sıkı bağlantı kurarak yeşil ağacı eski hocalar
var. Işte daha önce konuştuk, Ankara
tıbbın hocaları istanbul'un hocaları falan.
Robin marey mesela kanabisch için aynı şeyi söylüyor.
Hatta şöyle bir şakası da var, diskonun önünde kokain
satılıyorsa tamam kabul edin ama kanabisten uzak durun.
Psikoziçin için riski çok arttırır diye tabi ki şaka yolu
söylüyor bunu ama. David notın sormak istediğim şu,
diğer maddeler için alkolden daha kötü veya.
Alkolün daha. Iıı az kötü olduğunu gösteren ne
var diye sormasında etkili ne var?
Diğerleri için nasıl bir savunması var?
Evet. Diye sorabildin mi?
Biraz karışık sordum ama. Yo yo yani başka bazı maddeler
niye? Yasa dışı alkol yasa onun.
Işte ben bunu demek istedim. Sen güzel söyledin.
He onun itiraz ettiği şey orada. Başka bir başka bir konuya
geçiyoruz aslında ama çok önemli bir konu.
O da yani bu psikiyatrelikler bazı.
Işte maddeler var, biliyorsunuz işte o sibin var.
Hani magic mashum bu mantarlar veya kaktüsler mesalin veya işte
bazı bitkilerde dimeti tripamin bu ayaska falan diye.
Geçen mesela bunlar halisinojenler, yani
halüsinasyon yapıcı maddeler veya psikiyatrelikler,
psikiyatrelik ne demek psikdel çıkarıcı yani David nod şey
diyor ya mind mindset saatin demiyor da yani ruh.
Ortaya çıkaran aslında. Bunlar bunlar serotonlerjik daha
çok şimdi serotonlerji nereden bilir kişiler, hani mutluluk
hormonu dimi ve bu işte meşhur antidepresanlar prozak ve
diğerleri de seri enerjik ilaçlar.
Şimdi bu psikiyatritler hristinaojenler de
serotoninerjik fakat çok daha güçlü, serotoninerjik.
Dolayısıyla o görme görsel en üstüne asyonlar oluyor değil mi?
O renkli ışık çakmaları vesaire hani böyle bir halüsün hoca'nın
etkisi oluyor. Bir de işte bunlarla bu
psikodelikler de son dönemlerde yani son 10 yıldır yoğun olarak
çalışıyor. Aslında 2.010 ikide başladığını
söylüyor. 20 yıl olmuş davidment bunları tedavilerde
kullanabiliriz diyorlar. Zaten bunun bir tarihi backgro
var. Esasında şöyle ki yani 1.940
yedide 1.950 sekizde mesela ls d var.
Bir de biliyorsunuz. O da halisin öşen o.
Onunla ilgili bir yani bir laboratuvarda bulunuyor ve onu
laboratuvarda bulunan hofman isimli bilim adamı sonra bunu
bir şeye çeviriyor, ilaca çeviriyor o zaman hatta
pisilosebinde indosibin diye bir ilaca dönüyor. 1.000 947.958 o
yıllar öyle düşünün, bunlar iyi geliyor, depresyona anksete diye
bunları ilaca çeviriyorlar. Hani bu bilim adamları hep
ilaçları dener ya bir de kendilerinde.
Kendilerinde de deniyorlar ve iyi etkilerini hissedip ondan
sonra işte bir takım özellikle depresyonun, kaygı bozuklukların
tedavisini kullanmıyor. Fakat sonra 1.900 altmışlı
yıllar biliyorsunuz hani o yıllarda işte bunlar çok kötüye
kullanılıyor. Ve bunlar bu amerika'da eskile
bir şey var. Bir bir çizelge orada zararlı
ilaçlar yani 1.970 birde bunlar schection bir ilaç.
Yani o listenin en üstünde tehlikeli ilaç tehlikeli
maddeler olarak tanımlanıyor. 1.900 yetmişte sonra
bırakılıyor, terk ediliyor işte. 2 binli yılların başından
itibaren 2.010 ikide David not başlıyor bu.
Maddelerin, çünkü David not bir farmakolog olduğu için aynı
zamanda hani madem serotoninerjik, biz bu
serotoninerjik etkisinden faydalanabilir miyiz?
Mesele bu bir bu. Ilaçlarda böyle şimdi ibrahim
sevecek bunu bunları bu maddeler kullanıldığında faili kişisinde
yani self kendilik algılarında değişim oluyor.
Onun için aslında bir grup bilim adamının söylediği şey şu, bazı
psikiyatrik hastalıklarda depresyon gibi kaygı
bozuklukları, hatta madde bağımlılığı gibi obsesif,
kompsif bozukluk gibi bunlarda çok katı duygu ve davranış
örüntüleri var. Çok katı zihin artık katı bir
şekilde düşünüyor ve bir takım. Pasit dairelerin içinde kalıyor
zihin. Yani biz de bunu ne yaparsak
yapalım bir türlü oradan çıkaramıyoruz insanı.
Dolayısıyla bulupları bu döngüleri bu daireleri kıracak
bir şeye ihtiyacımız var. Bu da ancak işte bunları hani
bunları vererek pek seans vererek bir kaç seans vererek
işte bununla bu hastaları bu katı hissediyor.
Düşünüş, davranış döngüsünden çıkarabiliriz gibi bir şeyle.
Bu çalışmalar başladı yani. Dolayısıyla şimdi işte ilaç
çalışmaları yapılıyor, savunuyorlar ama şöyle David
şöyle söylüyor. Eğer diyor bir.
Bilim adamı, hükümetin yanlış olduğunu düşündüğü bir şeyi
doğru olduğunu iddia ediyorum. E diyorsa tehlikededir diyor.
Yani o diyor ki drag polisler yani bu madde politikaları,
maddelerle ilgili politikalar bilinimi dinlemiyor, bilimsel
verileri dinlemiyor. Bu ilaçlar faydalı olabilir.
Çünkü bazı hastaları iyileştiremiyoruz ama hani
burada yasaklar devam ettiriliyor ve bu tür
araştırmalara para verilmiyor. Yani böyle bir yaklaşımı var.
Kısaca özetlemeye. Çalışıyor, onlar da hep ya da
hiç gibi gidiyor galiba da onun için mesela ben şeyi de
hatırlıyorum. Bu seritonlercik ilaçlar ilk
çıktığında. Söyledin ya kendilik algısını
değiştiriyor diye. O zamanki bir takım.
Analistler boy yaşları kullanan hastalar analize almıyorlardı.
Kendini kalgıları değişiyor. Hastaların kendileri olamıyorlar
diyor. Ama şu da vardı, bunların
desteklediği yani halisin ojen destekli psikanaliz gibi
uygulamalar da vardı. Hele özellikle de antipsiki için
özellikle önemli olan lahang coper gibi isimlerin daha çok
kullandıkları bir halisin ojen destekli psikanaliz gibi bir
şey. Çünkü o anti psikiyatristlerin
çoğu zaten psikiyatri proteinde olanlar.
Hoşlangıçta şizofreniyle de değil mi?
Cem alakalı bulunduğu için? Mesela Süleyman velioğlu çöp
atıp fakültesi'nde o zaman bir sanat atölyesi'te yürütüyor aynı
zamanda ben. Asistanken o henüz ayrılmış
değildi. Üniversiteden ve işte OO zaman
yapılan çöpe tıp fakültesi atölyelerine mecburiyet suresi
eğitim atölyelerine katılmıştım. Hoca da bize şeyi anlatmıştı.
Yani bu hastaların resim yaparken belli maddelerin
etkisinde olmalarının ne işe yarayacağı üzerine kafa
yorduğunu, hatta kendisinin de enstiği alıp öyle resim
yaptığını, kendisi de ressam ve bunun nasıl bir şey olduğunu
görmek istediğini. Söylemişti, benden de söylüyor
ya yani kendilerinde deniyorlardı diye bize de şöyle
söylemişti, bir buzlucamın arkasından bakıyormuş gibi
hissetmiştim. Dünyaya demişti.
Mesela erist yetkisindeyken. Aslında böyle bilimle devlet
ilişkisi, devlet politikasının ilişkisi sadece şey için değil.
Kötüye kullanılabilecek maddeler için değil, bütün big farma için
de söylenebilirsin yani yani onaylar ve sonuç olarak
onaylanmış kullanımların hepsi sadece veriye dayalı olarak
değil de. Aynı zamanda ekonomi de
gözetilerek yapılan şeyler yani. Bunu da eklemek istedim.
Sadece madde için değil, bütün big farma içinde hep bu eleştiri
yapılmaz mı diye. Ya da bazen toplum yararına olan
şeyler için de aynısı geçerli olabiliyor.
Ne gibi dersin? Bir yakın zamanda covid 10
dokuzun aşıları konusunda inanılmaz hızlı şekilde piyasaya
sürüldü çünkü. O bir ııı yani toplum yararına
olabilecek bir şeydi ve farmadan şey yaptılar.
Yani hızla çektiler. Aşıyı gibi bir durum oldu yani.
Neyin doğru, neyin yanlış olduğuna karar verirken, sadece
tırnak içinde kanıta dayalı kalmak mümkün olamıyor her
zaman. Bununla ilgili bir örnek, 19.
Yüzyılda ingiltere'de cin. Yasak viski serbest gibi bir
uygulama var ve aslında bunun böyle bilimsel makaleleri de
var. Cinin zararları ile ilgili.
Çok iyi örnek. Ama cin aslında fakirlerin
içtiği bir şey riski zenginlerin ilişkisi daha çok gibi.
Çok başlamışken daha bir şey daha söyleyeyim.
Tomm skin'in bir makalesi var işte.
Amerika'da alkol ve sigara serbest ama işte esrar serbest
değil diye ve delil olarak da şey sunuluyor işte.
Esrarın zararları sunuluyor ama alkol ve sigara ikisine fersah
fersah fark atıyor aslında zarar açısından.
Diye. Tabii yani o işte az önce cem'in
söylediği big farma hikayesi. Hani bu şey şirketler kapitalizm
orada sigara meselesi çok çok ciddi bir tartışma.
Bana şöyle bir şey, şimdi türkiye'de çok biliyorsunuz
sigara geçen hafta tiryakilik diye o kahve tiryakiliği daha
güzel sigara sigara tiryakiliği hafif kalıyor.
Gerçekten sigara ağır bir bağımlılık yaratıyor esasında.
Çok zararlı bir bağımlılık ve bizim halk sağlığı hocamız şöyle
demişti, şöyle düşünün, türkiye'de en az 20.000.000
bağımlı var. Bunlar günde bir sigara
içiyorlar ve bir sigara paketi 1 $ olsa ki daha fazla.
Günlük 20.000.000 $. Hiç böyle düşünmüş müydünüz?
Ben hocam söyleyince düşündüm. Kim kimdi hatırlıyor musun,
hangi hocanın söylediğini? Tabi tabi de şimdi çıkaramadım.
Hoca değil herhalde. Nusret hoca değil herhalde.
Amerika. Hocandım.
Yok yok yok. Acet Hacettepe aksallığı çok
kuvvetlidir ya. Evet, evet, evet, nükleer.
Topludan ibaret değil, sonra da çok kuvvetli hocalarımız.
Çağatay Çağatay hoca vardı. Evet yani şimdi çıkaramadım.
Kendisinin söylediğin hangisinden işittiğin bu lafı
ama çok hepsi çok kıymetlidir yani bir. 1.000.001 1 $ olsa
20.000.000 $ günlük. 3 $ şu an işte 60.
Milyon o zaman 60.000.000 $ yani türkiye'de biz 85 milyonuz ve
herkes kadınlı erkekli yani muhakkak en az 10.000.000
20.000.000 vardır. Yani hani bu tür sayılardan
bahsedebiliriz herhalde Türkiye gibi büyük bir toplumda.
Dolayısıyla bu sigara alkol meselesi işte bir maddeleri
birbiriyle karşılaştırmak vesaire.
Bunlar hakikaten önemli mevzular.
Bu yani psikiyatrelikler böyle böyle.
Yani bu ilaç yani çok paradoks bir şekilde.
Bunların madde bağımlılığında da kullanılması.
O da hakikaten gülümseten bir şey hepimiz yani madde
bağımlılığını tedavisinde alkol demin alkol dedik ya alkol
bağımlılığının tedavisinde bir bir maddeyi atladık.
MDME metilendioks metamfetamin ekstazi esasında onunla başladı.
Hem alkol bağımlılığında MDME tedavisi diye o da onu da David.
Denendi mi ben ne pardon, ben bunu hiç duymamıştım.
Alkol ve kontrollü çalışma mı yapıldı?
Alkolde bir de PTT travma sonra stres bozukluğunda.
David not tabi 10'a çıkart da çok üzülüyor.
Onunla ilgili hikayeleri de var. Hani tam biz bunu kullanacaktık.
Hastalar faydalanıyordu, faydalanacaktı fakat o sırada
işte bu MDMA ingiltere'de özellikle çok kötüye kullanıyor.
Şöyle söylüyor, hani rave diye bir partiler var ya hani bu pek
drag club dendi mi ya buna işte bu ravec.
Susuz kalarak ölüm tehlikesi geçirirler.
Ben öldü, gençler öldü, yani onun için bu ravv partilerinde
MDME kulüp. Ilacı olarak yayıldı ve işte
ölümlere yol açtı ve oradan tabii schculvan ve bütün o
tedaviyle ilgili terapatik potansiyeli yok edildi.
Kayboldu falan gibi 10'a çıkart da çok üzülüyor.
Yani hakikaten bu ilaçların terapitik etkilerini inanıyor,
neden inanıyor farmakolog olarak?
Hani ben buna bakıyorum diyor. Nörolog olarak farmak olarak
beyinde ne yapıyor? Hani bu olağan durum devresi
diyorlar defold network olağan. Ben de bugün onu düşünüyordum.
Sonra demek lazım olan mı kabul edilen?
Olan mı? Diyorum.
Olan durum devresi mi diyorlar galiba değil mi?
Olağan durum ağı diyorlar yani OO işte onu bozuyor ya.
O işte o çıkış hani katı düşünceden çıkış hikayesi biraz
hani bu farmakolojik beyin üzeri beyindeki etkilerine bakarak
bunlardan yararlanmaya çalışıyorlar.
Ama buradan şuna dönelim işte 1.880 dörtte freud 10 koka uber
koka diye bir makale yayınlıyor. O da kendisine kokain veriyor
falan sonra yani o da hatta opoint bağımlılığını tedavisinde
de bir bağımlılığın tedavisinde başka bir ağır bağımlılık yapıcı
madde kokain ama işte kokain çok hızlı etki eden eroin de öyle
kokain de öyle çok hızlı etki eden maddeler ve dolayısıyla ne
kadar hızlı ve ne kadar iyi bir etki yaratıyorsa.
Bağımlı, potansiyeli o kadar yüksek oluyor.
Dolayısıyla giriliyor. Hani siz regresyon falan
konuşuyorsunuz ya mesela freud'da geriliyor, o
pozisyondan yani geriye çekiliyor anlamında ger.
Bekliyor ve diyor ki kokaini biz lokal anestezik olarak
kullanalım önce. Kendisi deniyor ediyor, opoid
bağımlılığında iyidir falan diyor ama sonra onun adtif onun
bağımlılık yapıcı potansiyelini görünce geriye çekiliyor.
Şimdi belki hani bu dönemde de bu psikolosibinler beyindeki o
güçlü etki farklı etki yani. Bunlar belki tekrar kötüye
kullanımla ilgili bir problem yaratacağı risk yaratacağı için.
Veya mesela lcity tedavisinde 12 aslında intihar ediyor.
Aslında böyle şeyler var. Literatürde homisitle suist
şeyleri var. Yani ciddi ciddi yan etkiler
belki hani bunlar bu tür bilgiler birikince yine buradan
bir geri çekilme olacak mı? Yoksa önümüzdeki 10 yıl nereye
doğru evrilecek? O kısmını ben çok hayal
edemiyorum. Bilemiyorum ben nötrüm
diyebilirim bu konuda. Ben bir şey eklemek istiyorum.
Burada mesela bütün farmakolojik tedaviler için aslında randevize
kontrollü çalışmaların. Kıymetli olduğunu düşünüyoruz
fakat hepsinde bir takım eksikler de var ama burada
zannediyorum maddeyle yani bu tür maddelerle ilgili olanlarda
kötüye kullanım potansiyeli olanlarda değer yükü çok fazla
olduğu için değer yükü de olan sorular olduğu için yansız
düşünmek ve taraf olduğun zaman diğerleriyle aynı lisanda
konuşmaya yeltenmek biraz daha az rastlanan bir şey oluyor.
Yani David nut'la alkol konusunda aynı şeyi düşünmeyen
birinin bir araya gelmesiyle. Diyelim ki antipsikotik tartışan
2 kişinin bir araya gelip konuşması aynı şey değil.
Orada biraz daha zorlaşıyor gibi sanki işte eğer yükü çok yüksek
olduğu için galiba. Çok değil mi?
David, nota tam karşı olanlar vardır.
Bir de tam onu savunanlar vardır ama kimse.
Delilin gücüne bakarak çok konuşmuyor gibidir sanki yani
sen nötür kalabiliyorsun ama herkes kalabiliyor mu emin
değilim. Ama tabi burada ilaçların doğası
da etkili onda yani biz seninle oturup.
Örneğin psikozayı gelen inançların etkisi üzerine
tartışsak, farklılık görüşlerde olsak hiçbir ilaç psikozo
evlendirmiyor ki, kullandığımız yaşların hiçbir tanesi yani
özellikle bunu kullanalım. Bunu mu kullanalım tartışması
yapalım. Burada aynı maddenin tamamen.
Uçak sırtımı var. Ve evet yani bir de ifrar trafik
meselesine de iyi bakmak lazım. Bir şey diye böyle kutsanıp iman
ediliyor ya şeytanlaştırılıp tamamen yok ediliyor.
Yani akıllıca tartışılamıyor. Hele bu konu söz konusu
olduğunda keza ayo askıya kimsin?
Toz kondurmuyor. Bir yandan bir yandan ben
biliyorum ayvazka peru'ya gidip psikolojik imiş ya da birpolar
bozukluk episodları tetiklenmiş hastalar var.
Ama timuçin bak şey örneğini düşünebilir miyiz?
Bir polar bozukluğun depresyonun tedavisinde antidepresan verelim
mi, vermeyelim mi tartışması yapsak mesela.
Evet, evet, onu yapabiliriz o kadar.
Değer yüklü olmaz gene. Evet, evet, evet, bu kadar değer
yükleyemiyoruz. Ne yaparsak yapalım.
Bir de işte hani biraz bu sınırlar zorlanıyor ya bir şeye
çok fazla inanınca işte mesela tedaviye dirençli depresyonu
gerçekten hani önemli bir zorluk psikiyatri de hani orada.
O grupla da sınırlı kalmadığını görüyorsunuz.
Çalışmaların bu bir ikincisi. Yani işte anksiyete
bozuklukları, bağımlılık filan oralara hemen yayıyorlar.
Okbt'de vesaire. Onun dışında plasebo kontrollü
olmasına imkan yok. Yani nasıl yapacaksınız?
Piyasa bu kontrollü yapamazsınız.
Üçüncü bir konu etki süresi bunlar.
Çünkü çok hızlı etki eden maddeler yani hepimiz biliyoruz,
genel kültürümüzden şimdi bunun etkisi tamam çıktı.
Sonra nasıl onu koruyacaksınız? O etkiyi ne aralıkla
vereceksiniz. Bir tane bir tane çalışma var.
Tek tek seans psilozi 1.000 galiba ve işte 3 aylık bir
iyilik hali takibi var. Burada hani çok promosing, çok
umut vaat eden bir şey gibi filan ama metodolojik olarak da
çok güçlü. Güçlükleri olan zor çetrefil bir
konu yani. Tabii öyle mi, bernan?
De çok hızlı etki eden bir mekanizma zaten beyinde.
Yani gaba ve glütem bir çeşit gaz ve fren gibi olduğunu
düşünürsek çok hızlı çalışan mekanizmalar diğer ilaçların
etkisi haftalar içinde ortaya çıkıp haftalar içinde
kaybolurken bu saatler için de dakikalar içinde hatta ortaya
çıkıp kayboluyor. O da tabii çok deminki değer
hatıretme meselesinin kıymetini arttırıyor hocam.
Evet. Şunu soracaktım, bu kısa süreli
olmakla ilgili açıklama şu mu bu kendilik ve işte faillik
yaşantısındaki kısa süreli değişiklik bile uzun süreli bir
değişikliğin yolunu açar ve kolaylaştırır gibi özetlenebilir
mi acaba? Evet, çok güzel özetledi, öyle
yani. Yani hiç çıkamadığı bir kafes
var ya hani hiç çıkamadığı hastanın oradan bir çıkış yolu
yaratmak gibi bir şey. Bunu çok ciddi hani
savunuyorlar. Hani bu evet hani akla yatkın da
gelebiliyor. Ama yeterli veri yok diyoruz
sonuç olarak. Şu anda evet, yani kanıt yeterli
diyemeyiz şu anda. Ben de 2 noktaya değineyim.
Bir bahsettiğiniz hocam etki gücü bu şeylerin maddelerin
oldukça yüksek. Yani şeyle söylediğiniz
seviyorum. Prosed'tan filan bahsettiğiniz
bir de bu ilaçlardan bahsettiniz ve prose bahsederken örneğin
yani miligram ile konuşuyoruz ya da başka ilaçlardan rustural'den
falan bahsederken miligramla konuşuyoruz.
Bu ilaçlarda mikro tozlama denilen bir şey yapılıyor.
Yani daha da küçük mikrogramlara kadar düşürülen dozlardan
hastalara veriliyor. Çalışmalarda öyle de bir etki
gücü var diye söyleyebilirim. Benim ikinci deneyeceğim nokta
ben açıkçası bu konuda nötr değilim.
Olmaması gerektiği kanaatine sahip psikiyatristlerden bütün
bu konuda biraz muhafazakarım. Onu açıkça söyleyebilirim.
Benim şeyim de fikrim de bu konuda şu yani o döngüyü kırmak
biraz şey oluyor belki daha önce ki bölümlerde konuştuğumuz
semptomu biraz gizlemek maskelemek oluyor.
Ortadaki sorunu çözmek yerine semptomdan kurtulmak değil de
hani o maskelemek gibi oluyor diye düşünüyorum.
Ben de kaçış. Evet, büyük ihtimalle çok büyük
faydası oluyordur. Hani OO şeylerden semptomlardan
kurtulmak bile bir sürelinin kurtulmak bile hastaya iyi
geliyordur ama. Hem bir çözüm sağladığı
konusunda ben hala ikna olmuş değilim.
O yüzden ben öbür taraftayım. Evet, işte ketamin bir tek yani
bu biz biraz uçtan başladık. Kalüsitojenlerden
psikiyatreliklerden bir depremin bir şey geçti.
Hani bu bazen terapide psikolitik olarak da kullanıyor.
Yani psikolojik, psikolojik veya psikodelik diyorlar.
Hani psikolojik de daha düşük dozlar?
Veriyorlar birin gir diyebilir miyiz?
Çilingir? Evet açan yani.
Evet, evet, yani onlar daha düşük dozlarda veriyorlar ama bu
psikodelik hani kullanımlarda antidepresan olarak falan
kullanımlarda daha yüksek doz keteminde ketemin daha farklı
bir grub ama o da işte hem veterinerlik anestezinde
kullanılan yani bir anestezi ajanı aslında.
Işte o da dizisiyatif bir madde yani o da aynı şey yani bilincin
çözülmesine sebep oluyor ve hani o da aynı, aynı aynı şeyle.
Ama mesela ketamin esketin şey oldu işte.
Şimdi artık ruhsatlandı, tedaviye direnç, depresyonda
onay aldı falan hani o da bu diğerlerinin biraz yolunu açtı
gibi üzerinde çalışılıyor. Bizdeki bir durum ne?
Bernacım? Işte.
Bunlar. Ve çalışmalar geri ödemeye değer
girmedi. Yani bu bu bu bunu 20 yıl bir
belki 30 yıl önceki bir hastamı hatırlattı, ilginç bir hasta
yani direnç depresif bir hasta, daha doğrusu depresyonun
dirençli olan bir hasta çok da uğraşıyoruz.
Bir türlü toparlanamıyor, ilaçlar kullanıyor filan.
Fakat o haldeyken yine de arkadaşlarının bir tanesi onu
çeke çeke kolundan bir partiye götürdü.
Biraz açılırsın, iyi olursun falan diye.
O partiye gittikten sanırım ve 2 gün sonra filan da ben gördüm,
gördüm ve gayet iyi olmuştu. Ne oldu dedim yani ne değişti?
Partide extezi vermişler. Zorla bir tane extesi içmiş ve
ondan sonra işte o tam dediğin eşiği aşma ve kısa süreli
etkiyle toparlanma meselesi ortaya çıkmış idi zaman.
Zaman zaten yine depresyon dirençli formlarında amfitamin
eklenmesi de aynı işi görüyor. Zaten bu da seçenekler arasında
olabiliyor anla tabii bütün bunlar çok kontrollü ve dikkatli
yapılması gereken şeyler. Benzer şekilde partiye gidip
herkes bana bakıyor, takip ediliyorum diye düşünerek
psikotik belirtilerle çıkan hastalarım da oldu tabi.
Tabi tabi tabi. Bahsine yakınım bu konuda yani
onu söyleyeyim diye. Türkiye'de de yurt dışına
gidenler muhafazakar olup çıkıyor.
Öyle bir gerçeklik de var bir. Söylüyorum yani örnek evet.
EKT nin bu ilk aşamasında hani epile epileptik nöbet ve psikoz
ilişkisi saptanıyor. Sonra nasıl epileptik nöbet
geçirtiriz deniyor işte kafur diye bir madde kullanılıyor.
Kafurun etkileri kontrol edilemiyor, yani nöbet
durdurulamıyor. Sonra orada insülin koması.
Işte insülin bulunduktan sonra insülin direniyor bizim
hastalarda. Orada da bir kısım hasta
hipoglisemiyle ölüyor ama bir kısım da aslında iyileşiyor.
Sonra herhalde geriye dönük baktığımızda iyileşenlerin de ya
da belirtilerini ya belirtileri yatışanların da hipoglisemik bir
nöbet geçirdikleri söylenebilir herhalde.
Daha sonra galiba yüksek ateşte deneniyor.
En son 2 italyan cellettiyle bini şeyde bir domuz
mezbanesinin önünden geçerken elektrikle bunların
bayıltıldığını ve sonra. Kesildiklerini görüyor.
Oradan bir ilhamla EKT yi herhalde ilk bir genç mühendis
üzerinde deniyorlar. Paranoidizofreni bir mühendis.
Bir farelerde deniyorlar ve denedikleri fareler ölüyor tabii
çünkü. Elektrotümlerini kuyruğuna
öbürünü başına yerleştiriyorlar. Arada kalp var.
Kalbin üzerinden geçişini hesap edemiyorlar.
Kalp durmalarına sebep oluyor. Sonra başa yerleştirilince
farelerde, arkasından da evet dediği gibi ondan sonra da
böyle. Dönüyor orada ilginç herhalde
yine o zaman musoli dönemi Milano metrosunda kendi kendine
konuşan bir adam görüyorlar. Onu koldan tutup parmağı
şizofreni tutup götürüyorlar. Aslında gizliden yapıyorlar.
Neyse yani bu şeyle ilgili psikiyatreliklerle ilgili o
yöntem zorlukları sanki o kadar. KT de ki şeyi biraz anımsatıyor
bana, yani kontrol edilebilirse tabi o değer yüklü kısmı ayrı
tutarsak. Belki beynin çalışma
prensipleriyle ilgili de fikir verebilir diye düşünüyorum.
O yüzden ben de nötr deyip. Yani.
Aslına bakarsan, yenilikçilikle cüret arasındaki şey ayrım çok
da şey değil, keskin değil. Çünkü musul'i zamanında
tuttuğunu götürüp de denek olarak kullanabilmek tırnak
içinde kullanmak değil, düpedüz kullanmak gayet şey akla yakın
bir şey gibi. Görebilir bir şey değil.
Mi duyarsızlaşmış durumdalar. Tabi zaten timuçin söz etmişti.
Hatırlarsanız YKT. Nin geçmişinden değil mi?
Daha önceki konuşmalarımızdan birinde.
Yani. Ateşle ablandan yanilar yayla.
Daha daha önce, yani medunanın onu kullanması bir takım
hastaların epileptik nöbet geçirdiğinde bazı varsa
gelmeleri izleyenlerin düzelmesiyle olduğunu fark
ediyor. Ama buradan yola çıkar işte
şizofrenanslarına uygularsam geçer deyip önce kâfırla işte
bilmem şeyle çeşitli insülin ateş.
Vesaire ateş gerçi birazcık daha farklı ateşte amaç, nöbet
geçirtmek değil, ateşte yükselen ateşin malaryayı tedavi etmesi
ya madalya verilerek yansıtma verilerek yükselen ateşin
spiroketleri öldürmesi yani. Süren yiğit'i tedavi etmesi
aslında farklı olarak yüksek ateşle nöbet geçirtir ama
oradaki amaç nöbet geçirtmek değil tabii buradaki nöbet.
Bunun geçeceğini varsayıyorlar ama aslında tabii
düşünemedikleri şey bu hastaların çok büyük bir
bölümünün kompleks parsel nöbet dediğimiz bazı epileptik
hastalıkları olması ve o hastalığın sonucu olarak hayal
görüyor. O ses duyuyor olmaları yoksa
şizofreniyle bir alakası olması değil.
Nitekim HKT de. Şizofrendik yeri de çok
tartışılır herhalde. Artık günümüzde bundan hiç
bahsetmiyoruz bile. Yani işe yaradığı alanlar var.
Belli hastalarda belli şeylere iyi geliyor kuşkusuz.
Ama bir paranın şizofreniyi ek elektronik tedavi ile EKTL
tedavi etmiyoruz. Elektroşok diyelim mi?
Hani o? Anlaşılmış, daha da korkutucu
olsun. Bazen çok faydalı bir tedavi,
onu da söyleyelim. Demiş, tamam orada değil yani
işte bu da öyle. Hep ifrar tiftün derken bunu
konuşuyoruz ya yani etkili biçimde yapıldığında çok yerli
yerinde yoksa eskiden alkol yoksunu nedeniyle deliririm.
Yaşayan hastalarla hiçbir şey bulamadıklarında alkol içirerek
iyileştirdiklerini de biliyoruz. Aynı şekilde öyle değil mi?
Tabii ben. Belki bu ilaçları filan
konuşunca ibrahim söylediklerini de deyince genelde bu ilaçların
ya da işte bu maddelerin filan bir anda ortaya çıkıp işte
etkilerinin görülmeye başladı, işte yan etkilerinin farkında
olmaya başladığı dönemler genelde şey oluyor.
Savaş koşulları oluyor. Bütün şeylerin ortadan kalktığı.
Yani hastalıkların ortadan kaldığı.
Evet, aynen örneğin işte bu şeyden bahsediyoruz.
Hani dikkat eksikliği tedavisinde metamfetiminden
bahsediyoruz. Onu ilk şey yapanlar aslında
Almanlar ve japonlar hani ikinci dünya savaşında bunu askerlerine
daha nasıl desem? Genç daha dinç, yani uyanık
kalmaları için verdikleri ilaçlar, hatta japoncesi da
şöyleymiş ilacın söyleyeyim, onu da sen yoku okuyor zai diye bir
isim takmışlar. Türkçe karşılığı savaşan ruhlara
ilham olması için verilen ilaç gibi bir antrenmana.
Hangisi bir daha söyle. Hangi?
Seçim bu japonların japonların şeye verdiği askerlerine verdiği
istibullanlarına değmiş hocam bu.
Gibi bölümü ismi gibi. Lityum da öyle ama lityum da bu
avusturalyalı ya da Avustralyalı bir heykel Avustralya dedim.
Bu japonlara esir düştükten sonra galiba timuçin daha iyi
bilir ama bütün yine ikinci Dünya Savaşı şeyi gibi.
Asıl hem anfetemin ile ilgili hoş bir şey anlatmıştı bizim.
Sanıyorum ya genel cerrahiye, göğüs, kalp tema cerrahisi
hocamız o yıllarda bu karaciğer nakillerinin ilk yapıldığı
zamanlarda karaca nakilleri saatlerce sürüyor.
Ya böyle 8 saat 10:02 saat vesaire gibi.
O zaman dattor starzelın amerika'da amfitamin alarak çok
uzun süre ayakta durabildiğini ve ameliyatı ancak böyle yapıp
tamamladığını anlatmıştı. Yani sadece askerler değil, bazı
doktorlar, genel cerrahlar da o yıllarda mecburen uyanık kalmak
için bu tür sitemin anlara başvurmuşlar.
Doktorlar arasında da yaygın olduğunu, daha yaygın olduğunu
söyleyebilir miyiz acaba? Madde kullanımının bu konuda bir
şeyimiz var mı? Evet, evet, tabii yani biz bu.
Geçtiğimiz mersin'de Türkiye psikiyatri derneği klinik eğitim
sempozyumunda bir kurs yaptık. Bağımlılıkla ilgili o kursun bir
parçası doktorlar ve sağlık çalışanlarında.
Bağımlılığıydı. Özellikle tabii o köyitlere
dönmek zorundayız. En çok oit sentetik oit
bağımlılığı bir kaç vaka örneğimizi anlattık.
O bambaşka bir konu o. O 10'a çıkart girersek çok
uzayacak hayat. Evet, evet, evet.
Bernay bulmuşken bırakamıyoruz. Çok var sorulacak soru da
bazılarını tutuyorum tabii şimdi ben peki.
Evet. O önemli bir kotor var.
O çok doktorlarda ya da sağlık çalışanlarında tabii o da
stresle ilgili bir şey. Çok çok ilginç bir konu hiç
girmeyeyim, hiç başlamayayım stres.
Stresle çok yakından bağı var. Yani onun onun için o çok önemli
bir konu çok. Geç başlayan mesela hani onlar
doktor olmuş düşünün yani o hiç çok başarılı insanlar, sağlık
çalışanı olmuş çok düzgün büyük bir stresle başlayabiliyorlar.
O çok önemli bir konu. Ama tabii doktorlarda 10'a
çıkart ulaşımın kolaylığı da. Evet.
Izlancılarda doktorlarda biraz böyle.
Koşturuyor o çok. Önemli.
Peki o zaman serotoninin yerine dopamin aldı diyecek miyiz bu
durumda? Seyretmenin yerini evet yani bu
işte. Tabii.
Votkaste konuşuruz. Evet onu olarak o da büyük bir
konu ama belki çok kısaca söyleyip hani işte 1.990 dörtte
prosect toplumu diye bir kitap yazılmıştı. 2.020 birde dopamin
toplumu dopamin national diye bir kitap yazıldı anlaemke
tarafından, o da stanford'da bir özellikle bağımlılık,
psikiyatrist çalışan bir profesör, o da çok önemli şeyler
söylüyor anlalem ki. Ve nasıl bir dopamin toplumu
haline geldiğimizi anlatıyor. Bütün bu bağımlılıklar çağında
hem alkol madde hem de davranışsal, dijital bağımlılık,
çevrim içi yaşamak hep falan yani çok ilginç işte diyor ki
aslında hepimiz 7 24 çevrim içi bir hani şeyle yaşıyoruz.
Hipo dermik cilt 6 bir küçük iğne var görünmeyen.
Oradan 7 24 dopamin bu özellikle işte hepimizin sosyal medya
akıllı telefonlarımızla işte yatıp kalkmamız, onlarsız
yaşayamamamız çocukların düşünün.
Çocuklar nasıl hızlıca ekran bağımlılığı geliştiriyorlar
falan büyük ailelerde yaşanan büyük bir sorun bu.
Bütün bunlara değinen çok güzel dopamin nation diye bir 2.021
basımı, bir kitabı var ama o da dediğim gibi bambaşka bir konu.
Belki sonraki bir podcast'te onu konuşuruz tekrar.
Hiç mutlaka yapalım. Tamam.
Bu pot kesinin ama sonuna geliyoruz.
Ufaktan ben bir. Eser ve ressam hakkında bilgi
vereceğim yine. Eee ben albret türer'in
otoportresinden bahsedeceğim. Şimdi öncelikle albre türevden
bahsedeyim. Kendisi 1.471 yılında nünberg'de
doğuyor. Babası bir kuyumcu
macaristan'dan göç eden bir aileden geliyor.
Aslında babasının aslında desteğiyle bir ressamın yanında
çırak olarak çalışmaya başlıyor. Daha sonrasında da oradan
ayrılıp. Avrupa'nın çeşitli yerlerinde
yaşamaya devam ediyor ve birçok resim yapıyor.
Belki ileride bir podcaste kendimizi melankoli
konuşulabilecek bir yeterli sahip hissedip konuşabilirsek
aslında. Resimlerinden birini
konuşabiliriz diye düşünüyorum. Melankoli tablosunu ama ben
bugün otopresini seçtim. Otoportresiyle ilgili şöyle, ben
bunu bizim whatsapp grubumuz var.
Oraya attım. Buraya atınca ibrahim ibrahim
bana şey dedi. Hani bu şeyden sanırım Serhat
teber de bahsediyor kitabında diye söyledi.
Bana serol beyin kitabında bu otoportre ile ilgili aynı
zamanda şeyden de bahsedilmiş sol üste bir yazı var.
Benim dikkatimi çekmemişti. Ibrahim beni uyardıktan sonra
beni de dikkatimi çekti orada latince.
Yani latincenin Türkçe çevresi. Böylece ben nunberg'ten albirek
türer. 28 yaşında kendimi gerçekçi renklerle yarattım ya
da çizdim gibi bir şey yazılmış bununla ilgili ama çok fazla şey
var. Daha sonradan birilerinin
eklediğine dair de bir söylenti var ama öyle bir şey de anekdot
da var onu da söylemiş olayım. Bu resimle ilgili benim en çok
dikkatimi çeken şey algoriturenin yani bu
yakışıklılıkla melankoli tablası yapması oldu.
Hani onu söylemiş olayım? Böyle söyleyerek bu bölümü
ufaktan kapatayım. Bizi dinlediğiniz için teşekkür
ederiz. Ben hocam sohbetiniz için tekrar
teşekkürler. Bence güzel bir sohbet oldu.
Sonra bir daha bekliyoruz. Aynen bir daha bekliyoruz.
Hocam hemen olmasa da. Memnuniyetle.
Görüşmek üzere.
Podbean