Alzheimer’da Monoklonal Antikor Devri: Devrim mi?
Bu bölümde Prof. Dr. Özlem Erden Aki ile Alzheimer hastalığının nedensel mekanizması ve yeni çıkan antikor tedavileri hakkında konuştuk.
Herkese merhaba diken sürül bahçesi vaat etmiyoruz kod kez
nin yeni bölümünden size sesleniyoruz.
Ben doktor Tahsin rolas bu podcast bölümünde benimle
beraber profesör, doktor, cemaat Başoğlu, profesör doktor timuçin
roal, doktor ibrahim beyle her zamanki gibi beraber konuk
olarak da profesör doktor özlem erdenaki bizle beraber
geçtiğimiz hafta yaşlılık ve yani iyi yaşlanma hakkında
konuşmuştuk. Bu haftaki bölümde biraz daha
eee hem yaşlılık hakkında konuşacağız ama yaşlılığın
olumsuz taraflarından biraz daha fazla bahsedeceğiz.
Örneğin demanstan, alzheimer'dan ve hastalıklardan bahsedeceğiz.
Ben bu bölümü başlarken geçen hafta timuçin hoca'nın bir
sorusu vardı, o soruyla başlayalım istiyorum.
Timuçin hoca şunu sormuştu, yeterince yaşlanırsak hepimiz
alzheimer olur muyuz? Diye sormuştu.
Ben sözü özlem ablayı bırakayım. Özlem abla ve cevabı versin
özlem abla buyurun. Sanırım yüzde ellimiz yüzde
ellimiz gibi. Çünkü şöyle kabaca bir kural 65
yaşında 100 kişiye oturtun, 2 ya da 3 tanesini alzheimer
demasıdır. 85 yaşında 5 kişiye oturtun 2 tane sağ sayımı
temasıdır. %35 yüzde kırka yakın 85 yaş civarında belli bir
yaştan sonra doksanlı yaşlardan sonra yani artık 10 dakikadı
geçtikten sonra alsaymış riski azalıyor diye bir şey var ama o
kadar fazla. Hani 100 yaşını görenleri
bilmiyoruz. O kadar fazla yok 100 yaşını
yaşayanlar dolayısıyla hep bu bir tartışma konusu.
Gerçekten hani bir yaşa kadar çıkacaksa çıkıyor mu yoksa hani
biz 120 130 yaşları gördüğümüzde hani kaçınılmaz olacak mı?
Çok az sayıda insan var ve o kadarından yola çıkarak bir
araştırma yapmak da zor gibi duruyor.
Belki tahsinin de söylemek istedikleri olabilir bu konuda.
Ya. Da demas ömrü kısaltıyor
olabilir. En.
Tutuklu olabilir, ben onu diyecek.
Konusu aynı aynen bunu diyecektim.
Bir de onun dışında şey diyeceğim hani?
Neden böyle direkt hani 65 yaş üstü gibi ortaya çıktığıyla
ilgili de hani birçok şey mevcut ya hani veri ya da teori mevcut
ya işte beyinde artan pilav birikimi vesaire gibi şeylerden
bahsediliyor. Onun dışında baskıları olarak
yani damarsal olarak daha fazla yatkın oluyorlar.
Bazı hastalıklar o yüzden de artıyor gibi.
Şeyde ama ııı ibrahim dediği doğru.
Bu arada belki hani demansın kendisi de.
Insan ömrünü kısaltıyor olabilir.
O açıdan da değerlendirmek gerekiyor belki.
De bazı insanlarını kısaltıyor. Tabi şimdi artık şeyi çok çok
tartışması kalmadı. Çok net olarak şunu biliyoruz,
alzheimer tipi demans çıkıyorsa bir insanda 75 yaşında alzheimer
tipi de tanısı konulduysa çok büyük bir ihtimalle bu kişide
biz 35 belki 40 yaşlarında ameloid plak birikimi görmeye
başlıyoruz deniliyor. Yani en az 30 kır.
Yıllık bir süreç. Şimdiki bilgilerimize kabul
edilen bilgilerle ameloid plaklar birikiyor ve yolun bir
yerinde. Patolojik tavuğu birikimi
tetikliyor. Ameloid plak birikimi, çünkü
tavuğu görmeye başladığımızda beyinde biz o tavuğu birikiminiz
saptamaya başladığımızda artık klip belirtiler ortaya çıkıyor.
Tavuğunu da böyle bir önemi var. Uzun süre araştırmacıların
zihninin şu kurcaladı. Otopsilerde hiçbir deması
olmayan hiçbir bilgisayar bozulması olmayan yaşlı
insanların otobüslerinde hatırı sayılır oranda amelobit plak
birikimi saptadık. Bu insanlar niye demast
değillerdi? Madem öyle çünkü tavuğu yok.
Henüz tavuğu ortaya çıkmamış durumda.
Belki o kişi 10 sene daha yaşasa ufak ufak temas belirtileri
ortaya çıkacak. Bunlar çok heyecan verici
gelişmeler bana bana çok heyecan verici geliyor.
Çünkü şöyle, şimdi ben 20, 25 sene önce 20 sene diyelim, ders
anlatırken bambaşka bir demans ders anlatıyordum. 20 sene
içerisinde bütün hikayeyi değişti.
Şimdi bambaşka bir demas dersi anlatıyor.
Özellikle de şu son 34 sene içerisinde devamlı devamlı o
saatte oynama ihtiyacı duyuyorum.
Çünkü o kadar fazla bir bilgi birikimi oldu ki.
Inanılmaz değişimler yaşandı. En heyecan vericisi de artık
öyle biyopsiyon otopsi şunlamına gerek kalmadan.
Bostan ya da artık plazmadan biyo marketler bakma imkanımız
var. Halen tartışmalı halen çok iyi
işte öngörücü değerlere belki ulaşılamamış durumda.
Ama bunlar iyileşecek. Yani bunların iyileşmesi
kaçınılmaz. Biz bir süre sonra bundan birkaç
sene sonra. Parasına bakar tabii ki ne kadar
pahalı olduğuna bakar bakaraktan.
Gelen hastalarımız da hani basit bir kan alıp?
Bunu bankaya gönderip şeye gönderip laboratuvarımıza
gönderip en azından ameloido birikimi var mı?
Tho birikimi var mı? Bunu görmeye başlayacağız.
Ya pardon orada iyimser bir şey. Tabii bu tür teknolojik
gelişmelerin gitgide ucuzamakta olması.
Yani ben kendi ilgilendiğim alan.
Tabii burada herhalde, öyle değil mi?
Tabii tabii aslında erişilebilir bir şey.
Yani bunlara mesela şu anda ne kadar kitleri 7.000 8.000 TL
civarı bu aslında çok büyük bir para değil gerçekten.
Çünkü çok önemli bir bilgi elde ediyorsunuz karşılığında ve
bunlar daha da ucuzlayacak. Şimdi burada tabii insanda şöyle
bir şey oluyor, tamam anladık gördük.
Ne oldu? A öyle değil.
Belki hani 3 sene sonra biz tedavide çok büyük bir adım
atmayacağız ama o yolağın peşine düştük artık.
Şimdi bu teknolojiler ucuz deyince 40 yaşındaki insanlar
taranmaya başlayacak. 30 yaşında insanlar taranmaya başlayacak ve
biz kim alzheimer oluyor kimde amiloid ve tabii birikiyor yani.
1.000 tane, 30 yaşında insanı taradığınızda ya da 40 yaşında
insanı taradığınızda e bunlardan önemli bir kesiminde aslında 50
m plakları göreceğiz ve işte orada ne oluyor, yen mi çevre
mi, işte toksinler mi, şunlar mı bunlar mı zaten çalışılan şeyler
ama biz bunları çok geç devirde çok geç dönemde çalışıyoruz.
Oysa biz çok daha erken dönemde çalışmaya başlayacağız.
Yani orada bunu tetikleyen nedir ve bunun pato fizyolojisi nedir?
10'a çıkart erişime imkanımız olacak.
Şimdi de ben mesela halen derslerde şöyle anlatıyorum işte
ameliyata çıktı, hayatımız kurtuldu, herkes bir dans
ediyor, tam tamlar çalınıyor falan öyle değil.
Hani onlar henüz öyle bir şey yapmadı.
Yaşasın aşı bulundu, kurtulduk öyle bir şey yok henüz.
Çünkü bir sürü yan etkileri var, çok pahalı geri ödemeye girmedi.
Onları bırakın işe yaramıyor. Aslında bakarsınız bu çok tatsız
bir şey. Bunu söylemek hep aksi
söyleniyor, çağ atladık gibi anlatılıyor, doğru çağ atladık
ama şöyle biz artık 5 sene sonra alzheimer aşısıyla pırıl pırıl
olacağız maalesef öyle değil. Niye öyle değil.
Çünkü çok geç dönemde etki ediyoruz.
Hâlâ tavuğu birikmeye başladığında bu insanlar aşı
çalışmalarına alınıyorlar. Ameloidi.
Tertemiz yapıyorsunuz. Ameloid plakları da beyinden bir
şekilde temizleniyor immünoterapiyle ama o kaskadı
durduramıyorsunuz. Yani orada bir nöroneli ölümü
var, bir sürü şey işin içerisine karışmış bir hasar var.
O hasarı durduramıyorsunuz. Ne kadar zaman sonra olur
bilinmez ama biz bunu 30 yaşa 40 yaşa çektiğimizde işte.
Ne yapıyor? Talking olacak.
Ya da genetik testleri yapabilir hale geldiğimizde belki çok
dükkan zamanda. Eee abla sizin dediklerinizi
kısaca bir şey yapıyım mı? Hani benim aklımda oturmayan
mekanizmalar olduğu için her zaman özetliyim mi?
Hani eee şeyi söyleyeyim yani hani bu bahsettiğim şey aslında
alzheimerın patolojisinden bahsediyoruz.
Alzheimer hastalığının patolojisinden bahsediyoruz.
Bizim bundan direkt bahsetmemizin sebebi de en sık
gördüğümüz temas olması aslında o yüzden arasında bahsediyoruz.
Murat hani teoriye göre şöyle, öncelikle beyinde.
Bir protein var bu protein ameliyat proteinleri olarak
geçiyor. Bu proteinler zaman içerisinde
şöyle bir mekanizmayla katlanmaya başlıyor.
Önce bunun monammer denilen tekli yapıları var.
Daha sonra bunlar oligomer haline geliyor.
Bu monoperler birleşerek bir yapı oluşturuyor.
Bu oligomerler de birleşerek protoribri denilen yani yumak
öncesi diyebileceğimiz bir hale geliyorlar ve en sonunda da
fibri yumaklar hani haline gelip genelde bu şeyde hücre
dışarısında çöküyorlar. Ve ameliyat plakları
oluşturuyorlar. Ameliyat plaklar aslında
hastalığın başlangıcında olduğu varsayılan ve hastalığı
tetiklediği varsayılan şeyler hani proteinler ya da yanlış
katlanmış proteinler gibi kabul edebiliriz.
Daha sonrasında gelişen şey şu oluyor.
Bu ameliyatı plaklar aynı zamanda.
Şeyin sinir hücrelerinin uçlarında aksiyonlarında bununla
tavukini bu sefer indiklemeye başlıyor ve tav proteinleri.
Fosforlu olmaya başlıyor yani fosfor almaya başlıyor ve buna
bağlı olarak da hiper fosforize taw proteinleri de şeyin
hücrenin içerisinde çökmeye başlıyor ve senin hücresinin
tamamen şey haline getiriyor. Hani kullanılamaz öyle bir hücre
haline getiriyor. Bu şeyler yapıp olurken aslında.
Eee taha protein oluştuktan. Sonra özlem ablanın geç olduğu.
Demesinin sebebi de hem sinir ölümü gerçekleşmiş oluyor hem de
bunun dışında tavuk proteinleri hücreden hücreye transfer
edilebiliyor. Yani bir hücrede varsa diğer
hücrelere de geçebiliyor. O yüzden hani bu hastalık
yayılmaya. Başlıyor ve.
Beynin tümünü etkilemeye başlıyor ya da önemli merkezleri
etkilemeye başlıyor diye biliniyor.
Bu arada söylediğiniz şeyle ilgili şey diyeceğim bu. 2.025
yılında anlam psikiyatri birliğinin demens ile ilgili bir
kılavuzu yayınlandı. Orada örneğin bu.
Bariz enureps psikolojik olarak bir bozulma olmasa bile yani
unutkanlıkla ilgili yapılan psikolojik değerlendirmelerde
bariz bozulma olmasa bile hastaların beyin omurilik
sıvısında eğer bu ameliyatı ya da patolojileri saplanırsa bu
hastalarda alzheimer spek durumunda kabul ediliyor ve 10'a
çıkart göre tedavi edilmesi öneriliyor.
Onunla ilgili yeni bir öneri yayınlandı.
O açıdan ilginç bir şeydi diye söyleyeceğim.
Bir de o şey kısmına gelmişken hani patolojına gelmişken belki
kısaca şeye de değinebiliriz. Yani hani yiyip nasıl desem
herhalde tıpta onkoloji ve romatolojiyi çıkarırsak şu an en
çok yatırım yapılan alanlardan bir bu tedaviler aslında.
Hani bu patolojileri hedefleyen bu yolakları hedefleyen
tedaviler ve şu ana kadar benim bildiğim kadarıyla en azından.
Avrupa ııı ilaç ajansı ııı ema şu ana kadar 2 tane ilacı
onayladı. Eee avrupa'da kullanımı
başlayacak olan ilaçlar ama sizin dediğiniz gibi daha çok
hastalık başladıktan sonra oluşan patolojilere durdurmak ya
da engellemek üzerine kurulduğu için mevcut hasar geri
döndürmüyor. Sadece yeni hasarın gelişmesini
engellemek için. Oluşturulmuş tedaviler birinin
adı leanemb. Öbürünün adı donan emp.
Diye biliyorum. Yani benim klinik pratikte son
zamanlarda adını çok sık duymaya başladığım şeyler hani ilaçlar
olmaya başladı çünkü. Yani biz eee burada eee
poliklinik yaparken bizim hastane bir psikiyatri hastanesi
ve psikiyatri hastanesi olmasına rağmen şeye çok fazla yatırım
var açıkçası. Hani bu yaşlılık psikiyatrist
alanına çok fazla yatırım var. O yüzden de hani bu yeni
tedavilerin düzenlenmesi ya da yeni tedavilerin kullanıma
sokulması konusunda da oldukça aktif çalışıyor.
Bizim hastane. Özellikle hani bu yeni
geliştirilen ilaçlar konusunda? Örneğin biz ocak ayından
itibaren yanlış bilmiyorsam, hani bir infisyon polikliniği
açıp açıp bu hastalara yani uygun olan hastalara, bu
ilaçlara başlamayı planlıyoruz. Hani bizim hastanede bu şekilde
aktif olarak yapılacağı? Bu yani ilaçlarla ilgili
söyleyebileceğim şey yani. 2 ilaç da aslında.
Etkili olduğu varsayılan ve hani direkt olarak bu patolojileri
hedefleyen özellikle ameliyat plaklar üzerinde etkili olduğu
varsayılan ilaçlar le kanamak bildiğim kadarıyla bu şeyi hani
plakları çözmüyor. Onun yerine yeni plakların
gelişimini engellemek zorunda. Bu kurulmuş bir tedavi donanımsa
direk plakların çözülmesi için ya da.
Yok edilmesi için geliştirilmiş şeyler tedaviler.
Ikisinin ciddi şeyleri de var. Bu arada hani yan etkileri de
var. Hani onu da söylemek gerekiyor
belki. Yani sonuç itibariyle bu plaklar
oluşmaya. Başladığı zaman sadece sinir
hücrelerini. Değil, sinir hücrelerinin
besleyen damarsal yapılara da etkilemeye başladığı.
Için damarlar daha kırılgan hale.
Geliyorlar doğal olarak burayı hedefleyen tedaviler verdiğiniz
zaman da oradaki kırılganlıktan dolayı beyin kanaması gibi
riskler de artmış oluyor doğal olarak.
Ve eee bu gibi yan etkiler de oldukça fazla görünüyor.
Eee şeye göre tabii hani normal popülasyona göre diyor
bahsediyorum ciddi şeyleri var. Nasıl desem dahil etme ve
dışlama kriterleri var tedavi için örneğin.
Hastanın yani biz şeyde klinikte emar değerlendirirken faze kas
diye bir tane. Şey, damarsal yapıları
değerlendiren bir skor sistemi kullanıyoruz.
Birden yanlış hatırlamıyor, 3 ya da dörde kadar giden orada 3 ve
üstü olan fazla kas skoru üstü olan şeyler zaten.
Hani gözle görebileceğiniz zaman emara açtığınız zaman.
Evet burada damarsal olarak tıkanıklıklar var.
Bozukluklar var diyebileceğiniz şekilde görülen şeyler onları
dışlıyor örneğin. Bu firmalar bunun dışında eğer.
Can sulandırıcı bir ilaç kullanıyorsanız aspirin dışında
onu da dışlama kriteri olarak kabul ediyorlar ve.
Yani şöyle, araştırmalar, araştırmalar, hasta seçilirken,
araştırmalar ve araştırmacılar hani hastanın zeki, çevik ve
ahlaklısını severler, kutusu olmasın bu su olmasın genç olsun
onu kullanmasın bunu kullanmasın.
Yani gül bahçesi. Tabi tabi dikensiz göl bahçesi.
Yani öyle seçiliyor işte şu kadar daha fazla ameloid
yoğunluğu varsa şu kadardan fazla tavuğu yoğunluğu varsa biz
bunları almayız diyor. Çünkü ne kadar çok ameliyat plak
varsa o kadar çok damar kırılganlığı artıyor.
Onlarda bu arya dediğimiz işte ameloid emirmantı izliyor.
Yani küçük küçük kanamalar onlarda çok daha fazla oluyor.
Böyle olduğunda çıkartıyorsunuz. Hani o yüzden ben daha çok erken
diyorum. Böyle şeyler için bir de çok
zahmet değil ilaçlar. Eee gidip aşı yaptığı gibi
yaptırmıyorsun ııı hakikaten infüzyon kliniği işte.
Elif sorabilir miyim? Hayır, bunu konuşurken aslında
olan şey. Birikana müoid'e karşı vücudun
savunma mekanizması değil mi? Hastalığı ortaya çıkaran şey bu.
Dolayısıyla iminoterapi dedin demin aslında bunlar imoterapi.
Monoklonal antikor değil mi bunlar sonra.
Dolayısıyla onu ortadan kaldırdık.
Tamam, bir şey. Ama başka otoimmüniteyi de
tetikliyor bir taraftan. Yani.
Cem. Güzel evet, öteki oto minite'yi
tetiklemesi ve vücudu topyekün aslında birçok açıdan etkilemesi
de mümkün değil mi bu şartlar altında.
Fazla öyle bir yan etki bildirilmedi diye biliyorum.
Asıl sorun bu kanamalar bunlar. 20 yıl önce gerçekten çok ciddi
meningguen spalit tetiklediler ama onlar aktif filmin
terapiydi. Yani orada vücudun antikoru
üretmesini. Sağlamışlardı.
Orada çok ciddi bir otoimmünite tehdidi çıktı.
Hakikaten Melih güven sıfır ile hastalar kaybedildi.
Şimdi o kadar yok ama ne kadar ameloid planınız varsa.
Onlar hedef alınıyor, o kadar çok bunlar yıkılırken de tabii
işte o damar kırılganlıkları tahsinin söylediği o patolojiler
ortaya çıkıyor elbette. Yani bu ciddi bir sorun yine de
tabii ki şöyle yine de bir takım otoimminle otoimmünteyle ilgili
sorunlar olabilir. Hem bunlar hem onlar için
izlemek gerekiyor. Bu hastaları hani aşı yaptın,
git evine değil, Tahsin daha iyi bilir.
Şimdi o direkt hani uygulamayı da göreceği için.
Biliyorsam, beni düzelt her seferinde hastaneye yatışla
yapılıyor. Bunlar ya 15 günde bir ya ayda
bir değil mi? Ayviinsiyonla veriliyor.
Bu ilaç hani zahmetli çok pahalı tedaviler.
Hani Amerikan şeyinden macleların söylediği kadarıyla
yıllık maliyeti işte 50.000 $ 60.000 $ arasında.
Avrupa'da ne kadar bilmiyorum. Tahsin orada nasıl bir maliyet
çıkartılıyor bilmiyorum. Ve sanırım avrupa'da geri ödeme
de değil, amerika'da geri ödemede değil, Melike er medik,
bunları ödemiyor. Kişiler kendi ceplerinden
karşılıyorlar. Bu tedavileri hani bu tedavileri
ne zaman başlayacaksınız, ne kadar sildireceksiniz, ne kadar
süre tolere edebileceksiniz? Aslında daha çok emekleme
aşamasında belki Tahsin senin söylemek istediğin bir şey.
Yani şeyi söyleyeyim mi abla yani aklıma sizin sorduğunuz bir
kaç şey benim bildiğim kadarıyla en azından şimdi bu 2 haftada
bir infiizyon şeklinde veriliyor tedaviler.
Yani 2 haftada bir damardan verilen tedaviler bunlar.
Eee bu tedaviler için örneğin hani bizim hastanede planlanan
şey hastaların günlük olarak ııı oraya kabul edilmesi ve hani
nasıl onkoloji hastaları ya da başka işte romatolojik hastalar
hani günlük olarak tedavilerini alıyorsa o şekilde hani
tedavilerini almaları planlanıyor.
Ama hani bu sizin bahsettiğimiz o aria ile ilgili hani o ııı
ameliyatla ilgili beyinde görülen eee görüntüleme
değişiklikleri vesaire. Onun dışında kanamayla ilgili
özellikle bu donanım denilen ilaçta ciddi şey gerekiyor.
Takip gerekiyor neredeyse hani ikinci, üçüncü, dördüncü ve
yedinci infüzyonda yanlış hatırlamıyorsam.
Olarak mr'la kontrol etmek gerekiyor.
Yoksa hani yan etki riskinin artmış olduğu saptanmış.
O yüzden onu düzenli yapmak gerekiyor.
Sadece tedavinin maliyeti değil aslında hani ilacın kutu
maliyeti değil. Burada hani ekstradan ortaya
çıkan örneğin MR çekiyorsunuz m r'ın ücreti ya da ne bileyim
orada bir insan gücü kullanıyorsunuz.
O insan gücünün maliyeti derken hani neredeyse hani yılda bir
100.000 euroya yakın bir şeyden bahsediliyor.
Tedavi masrafından falan bahsediliyor.
Hani avrupa'da da bu. Şeyi leanemb aslında hani bu
yılın başında şeyden onay aldı. Avrupa ilaç birliğinden ilaç
ajansından onay aldı, ilk başvurusu aslında reddedilmişti.
Reddedildikten sonra onay aldı, ilaç için baş şeyi onayı.
O başvurudan sonra onay alma süreci biraz şey oldu.
Yani komik oldu açıkçası. Hani kamuoyuna yansıyan bir
durum da oldu açıkçası bu. Çünkü başvuruyu şey diye
reddettiler yetersiz. Güvenlik artı işte şey de yok.
Hani elimizde yeterince hani bu ilacın etkili olduğuna dair bir
veri de yok diye reddettiler ama daha sonra bir şirket bir b ı
falan bastırdı. Bir ay bastırınca tekrar şey
aldı. Hani güvenlik onayını da aldı
şeyini de aldı yani. Veri sahibi mi oldular?
Yani verim sahibim oldukları birileri para sahibim oldu
bilemiyorum hani. O artık yapan kişilerin şeyi
ama. Dikkat edin ilk biliyorsun
aduka'nın baba FDA şart'la onay vermişti 2.021 başında.
Ay ya da 2.020 2.021 şartla onay verdi.
Çok büyük kıyamet koptu, herkes birbirine girdi.
Aduk hanım onay aldığında ado hel adıyla verdiler piyasaya.
Yani bu ilacın çok ciddi yan etkileri var, etkinliği
gösterilmemiş veri yok. Niye veriyorsunuz orada?
Bence açık davrandı FDA dediler ki hani çalışmaların bir şekilde
yürümesi gerekiyor. Çünkü artık onlarca yüzlerce
molekül giriyor. Her sene yeni çalışmalara faz
bir faz 2 faz üçünden bunların hepsi bir şekilde ya etkisiz
çıkıyor ya toksiste nedeniyle. Hani fazutça ulaşamıyor, faz
ikide kalıyor ya da daha ötesine ulaşamıyor.
Biz bir şey vermek zorundayız dediler.
Firmalara yani artık bir şey vermek zorundayız ki.
Hani buna devam edebilsinler. Eee bu çalışma çünkü korkunç
yatırımlar gerekiyor bu çalışmalar.
Eee, biraz onların etkisi avrupa'da daha az etkili oluyor
diyebiliyordum ama demek ki sonunda orada da etkili oldu bu
tarz baskılar. Ya bir de timuçin şey dediğine
ııı yani bu otoimmün ile ilgili kısmı bence hani sahada
görülebilecek bir şey. Hani eee ilaç şirketinin az 3
çalışmasından elde edilebilecek bir veri değil diye. 41 canlı
bir şey olmuyoruz. Yani faz dörtte çıkacağını
düşünüyorum. Ben bazı şeylerin yan etkileri
şey konusunda örneğin hani onkolojide çok fazla bu
monakoleonel antikorlar kullanılıyor.
Ve ciddi şekilde şeye yol açıyor.
Yani hani karikatürler. Onun dışında hani seröz
organlarında ya bir sürü şeye neden olabiliyor.
Oto ömür reaksiyon neden olabiliyor.
Hani o açıdan bence şeyi beklemekte fayda var.
Fazla örtü beklemekte fayda var diye düşünüyorum.
Ben. Peki yoksa bu ilaçlar yani ben
en son bope'nin ab'ta filan kalmıştım, ondan bu yana
herhâlde çok mu genişti, nasıl? Sayıca şey olarak.
Yeğendim. Abla ben müzik mi cevap vereyim?
Siz söylemek. Istersiniz sonra menekliyim
şöyle hayır hani. Bunlar farklı evrelerde farklı
safhalarda etki eden ilaçlar. Adukanım da donanım öyle kanep
da biraz daha ileri şeyinde yani ameloid plak oluşumunu daha
ileri safhalarında etki edenler çok erken safhada etki eden
antikorlar muhtemelen fizyolojik süreçleri de bozdukları için
ciddi yan etkileri yol açtılar. Deli kanseri arttı mesela bir
kısım da bu basitli bitirlerinde delik kanserleri arttı.
Orada ondan dolayı durdu çalışmalar.
Ama bu 3 tane ilaç yani bir şekilde öfkeli ya da ema onayı
olan alan bu 3 tane ilaç daha ileride safhalarda oldukları
için daha ileri ameloid planın daha ileri safhalarında etki
etki ettikleri için fizyolojik süreçleri o kadar
bozmadıklarından bir parça daha güvenliler diyebiliyorum
tahsincim. Hesabında herhâlde hani
kaybettiğimize göre kazanacağımız daha fazla diye
düşünmeye yol açıyor. Evet.
Bu ilaçlar hani özlem ablanın dediği gibi şeydi.
Hani erken deman sevrilerinde erken alzheimerlerinde
kullanılıyor ama benim bildiğim en azından hani bizim ekipten
takip ettiğim kadarıyla. Bu ııı bazı şeyler var.
Yeni geliştirdiklerin monokloronel antikorlar var.
Onlar ya da enzi menütürleri de var.
Yanlış hatırlamıyorsam onlardan bazılarını böyle hafif bilişsel
bozukluğu olan ama amiloid patolojisi olduğu saptanan
hastalara hani alzheimer tanısın tam olarak koyamadıkları
hastalara da şu an hani faz 2 olarak falan kullanıyorlar diye
biliyorum ama hani ne aşamadılar?
Emin değilim. Şey, patolojik kaskadı
kastettim, Tahsin. Tuz.
Erken yani hastalara çok erken evrede vermeye çalışıyor.
Hatta artık tek klinik evrede verilmeye.
Çalışıyor, onu bende demeye çalıştığım.
Hiçbirinin öyle psikolojik belirti yok.
Testlerde bozma yok ama benim kastettiğim mekanizma da daha
geç etki eden hani hepimizde olan ameloid prekur, protein
var, ameloid, procül, protein hepimizin beyninde var ve bir
işlevi var. Ama bir şey oluyor ve bir
kısmımızda onun yıkılma mekanizması bozuluyor.
Sağlıklı bir kişiysek. Ameloid normal bir şekilde
yıkılıp beyinden atılıyor. Eğer biz o patolojiye sahipsek
ameloid normal bir şekilde yıkılmıyor, farklı bir yerinden
kesildiği için çöztor olmayan bir forma oluşuyor.
Amiloidbeta dediğimiz şey bu madde bu olmaması gereken bir
forma evriliyor. Beynimizde ve çözülmediği için
atılamadığı için kan beyin bariyerine de geçip bir şekilde
yok edilemediği için üst üste üst üste senin dediğin o kas
kattı işte prototipliğe kadar oluşuyor.
Bu bu mekanizmanın işte daha monofireli evresinde mi etki
ediyor? Rotobeli evresinde mi etki
ediyor? Plak oluştuktan sonra mı etki
ediyor? Antikorlar bu monoklonal
antikorların her biri o patolojik sürecin farklı bir
evresinde etki ediyorlar. Ne kadar erkense o kadar çok
fizyolojik süreçleri bozma ihtimalleri var.
Yani genel bir bilgim hani bu? Dolayısıyla şu anda piyasaya
çıkanlar nispeten daha ileri evrelerde etki edenler.
Peki gen mü çevre mi yine de? Soru çok zor yerden geldi.
Ali binyum tencerelerle işimiz yok herhalde çok söylendi
yıllarca da. Çok söylendi sanırım her ikisi
de demek gerekir ama. Zaman içerisinde o daha açıklığa
kavuşacak diye düşünüyorum. Ben hani sadece çevre demek zor
çünkü çok eski tarihlerde deman soğuk.
Zaten tabi ki gen ve çevre diye keşke ikiye ayrılıyor olsa da o
da çok kolay olurdu. Hayat öyle bir şey yok tabii ki
yani. Değil, şarkıyla bildiriyoruz
değil. Mi?
Çevrede yeni değiştiriyor gende çevreyi değiştiriyor filan filan
onlar ayrı konular da ama hani bugüne kadar ki bilgi birikimi
en azından birinin daha ağır bastığını ya da öncelikle
tektiği çektiğini düşündürmüyor hala.
Hala çok net söyleyemiyoruz. Böyle erken başlangıçta
alzaymırlarda falan, bazen genetik şeyler saptanabiliyor
sanırım ama bunun dışında direkt olarak şeyden çok bahsediliyor.
Hani biz asistanken de konuşuluyor, apoi den
bahsediliyor apoe diye bir gen var.
Risk aleleli olarak kabul edilen bazı şeyler var, durumlar var.
Hani o durumda arttığını, hani alzheimer hasta riskinin
artırına dair şeyler vardı. Şimdi o şeyde de var.
Örneğin. Hani bu yeni tedavilerin
kullanımında da hani bazı şeyler mutasyonlar ya da aleviler şey
kabul edilmiyor. Hani tedaviye kabul edilmiyor
örneğin. Cevabı tahmin ettiği için
cevaptan. Öte yan etkiyi tahmin ettiği
için aslında kanama riskini tahmin ediyor.
Örneğin apo e 44 yanlış hatırlamıyorsam olarak 4 dörtte
sahip olan kişilerde kanama riski çok artıyor.
O yüzden o onlar tedaviye kabul edilmiyor diye biliyorum
örneğin. Ve bu da bir şeydir.
Abla ben şeyi sorayım size ben bu tedavilerden bahsetmişken
aklıma gelen hani bir gözlemim yani bana gelen hastaların bir
kısmı burada. Örneğin şeyden, örneğin ben hani
demas için tane görüşmeleri yapıyorum ve en sonunda işte
sonuçları çıkınca da tekrar hani o tanı tanı görüşmesi dışında
bütün sonuçlarla beraber hani bir öneri veriyorum ya da işte
tanıyı söylüyorum vesaire. Hastaların bir kısmı bana burada
şey diyor. Örneğin bu yeni çıkan ilacı
alabilecek miyim diye bana soruyorlar.
Örneğin haberlerde görmüşler ve gördükleri şekliyle hani bana
direk gelip sorabiliyorlar ya da örneğin atıyorum.
Ekstrem olarak bir kere bir hasta bana geldi.
Yani böyle hani çok yüksek. Böyle doktora seviyesinde filan
bir eğitim yok. Yani böyle 2 yıllık okul okumuş
diyebileceğim bir kadındı. Bak bana şey demişti örneğin.
Böyle unutkanlığı var. Ama tam olarak alzheimer tanısı
koyamadığımız bir hastaydı. Bana şey demişti bu.
Şeyde işte diyorlar ki lityum şeyi engelliyormuş.
Alzheimer hastalığını engelliyormuş diye.
Daha sonrasında hasta gittikten sonra baktım gerçekten böyle
jamata mı newcırdım, nerede hani Temmuz 2.020 beşte böyle bir
makale yayınlamış gerçekten. Hani ben hastadan öğrendim bunu
eee yani sağlık oku okuryazarlığı konusunda hani
özellikle yaşlılar konusunda. Burada hani daha değişik profil?
Gördüm hani sizin oradaki gözleminiz ne onu soracağım.
Hani türkiye'de nasıl bir şey var sizce?
Evet lityum herhalde 20 yıldır falan alzheimer iyi geliyor.
Düğünden biri mola ediyorum. Yani tüm galiba mucizevi olduğu
gibi hala tam ne işe yaradığı da nasıl açıklayacağımızı da şimdi
timuçin daha iyi anlatacaktır. Ama krozafin gibi.
Lityum da mucizevi olup tam olarak nasıl işe yaradığını
anlayamadığımız şeylerden biri ne dersin timuçin?
E yani şöyle bir yandan evet, hayır.
Bir kere çaresizlikle kullanılan ilaçlar ya bunlar hani eğer şeye
kullanıyoruz, 10'a çıkart da kullanalım.
Bir bu ikincisi yani fare çalışması yaptığınızda işte
aminoid plak birikimiyle ilgili bir şey elde ettiğinizde
bulduklarınızı alıp insanla ilgili kliniğe yansıtmak hiç
kolay bir iş değil. John kate de farelerle
çalışarak. Buldor içimi ama sonuç olarak
hani farelerde bir bippolar bozukluk oluşturamazsınız.
Var mı? Modeller eskiden de vardı o
bayinle filan ama yani olduğu kadar işte.
Bir ama önemli tarafının şu olduğunu zannediyorum.
Necation'la ilgili siz bugün. Rastgele google'a şeyde yazın
mesela live alzheimer diye yazın.
Acaba leque eksikliği alzheimer'la ilişkili midir?
Gibi Türkçe değil ingilizce yani leq'de fishons'i diye büyük
ihtimalle şeyler bulursunuz. Başlıklar bulabilirsiniz.
Çünkü litium evrende en. Çok bulunan miktar olarak
element olduğu için sanılıyor. Kelim bizde de böyle bir şey ve
onun eksikliği bir hastalığa yol açıyor.
Bu da tabi kulağa çok hoş geliyor ve buradan yola çıkarak
işte bütün virüse karşı düzelecek.
Neticelere de bir element, sodyum gibi bir şey.
Gibi bir kestirme bağlantıyla yani yani sağlık okur yazarlığı
kısmı maalesef Google sert ya da işte şeyle sınırlı olunca
kulaktan duyma bilgilerle. Sınırlı olunca ortaya çıkan da
bu oluyor. Pek okur yazarlık gibi olmuyor
yani o. Onun yani şöyle google'a kötü
sorular girildikçe, onlarla karşılaşma ihtimalimiz artıyor
değil mi? Çok haklısın, çok haklısın.
Anahtar kelimeler onlar haline geliyor ve tabii ki onlarla başa
karşı karşıya kalıyoruz. Başa çıkması zor bir şey oluyor,
haklısın. Dolayısıyla lidyum'un etki
mekanizmasının alzheimer uzaktan yakından bir alakası olduğunu
ben. De sanmıyorum.
O anlamda çünkü aslında öyle bakarsanız ALS de iyi geldiğiyle
ilgili yayınlar var değil mi bir yandan?
Da sporlarsanız her şey her şeyle bağlantılı zaten ne bir
şekilde bir bağlantı çıkartabiliyorsunuz ama hiçbir
klinik kanıtı yok. Tabi bu sağlık okur yazarlığı
kısmı çok hoş, çok hoş bir soru Tahsin teşekkür ederim.
Şöyle, bizde sağlık okur yazarlığı, yani ben bazı
hakikaten eksi seviyelerde olduğunu düşünüyorum.
Şöyle bir şey çok görüyorum. Yakınları işte 2 çocuğu eşi,
bazen 3 çocuğu eşi hani bir hastayı getiriyorlar bana şöyle
bir şey ya. Çok sık gördüğüm için bunu
söyleme ihtiyacı duyuyorum. Hani.
Bu kişiyi alın. Bana yeni bir anne verin.
Yani o seviyede bir sağlık okuryazarlığından bahsedebilirim
ya da bu babamızı alın. Başka bir şey verin bize.
Şimdi nedir burada kastettikleri?
Hani bir baba var. Bir anne var demen solmuş.
Demel s olunca tabii pek çok demas sadece bilişsel sorunlarla
giden bir hastalık değil. Keşke öyle olsa bilişsel
sorunların çok daha ötesinde çok ciddi davranışsal ve psikiyatrik
sorunlarla giden tablolar bunlar elbette ki.
Demansı olunca bazısı tabii işte intibizyon bozuluyor.
Disinibisiyon ortaya çıkıyor. Kişiden beklemediğiniz
davranışlar çıkabiliyor ya da bazı olumsuz özellikleri çok
daha belirgin ortaya çıkmaya başlıyor.
Kişinin hani işte huysuz yani daha böyle tıbbi terimler
kullanmayalım. Huysuz bir adam devam sununca
inanılmaz huysuz bir insana dönüşüyor.
Fakat beklenti şöyle oluyor, yani bir ilaç verin, hani o eski
babamız da olmasın yani burada da biraz şey gibi işte zeki
çevik bir ahlakla birine dönüştürün.
Hani bizim babamızı. Mazur gören tamirlerimi.
Ben bununla çok uğraştığımı fark ediyorum.
Yani neyi düzeltip, neyi düzeltemeyeceğimi çok uzun uzun
anlatıyorum. Hasta yakınlarına bu hastalığın
nasıl bir şey olduğunu anlatmaya çalışıyorum.
Şimdi 20 yıl önce amerika'da çalışırken öyle bir kıyaslamadan
dolayı bunu çok rahat söyleyebiliyorum.
Amerika'da da ben birebir hasta gördüm.
Hasta takibi yaptım. Her türlü sorumluluğu üstlendim.
İptal. Böyle gelmiyordu hiç insanlar 20
sene öncesinden bahsediyorum. Bu şekilde gelmiyorlar yani
demans. Tanısı var biliyorlar ya da
demans olabileceğini düşünüyorlar.
Sizin neyi ne kadar düzeltebilecekleriyle ilgili bir
fikirleri vardı. Yani hiç böyle bize yeni bir
anne verin. Bize yeni bir baba verin bunu
alın. Bunun işte 30 versiyonunu verin.
Böyle bir şeyle hakikaten karşılaşmıyordum.
Bu bizde çok var maalesef. Yani doktor bir hap verecek onu
içince birdenbire değişik bir hiç olmayan bir babaya hiç
olmayan bir anneye sahip olacağız maalesef yani.
O yüzden ben bunu çok anlatıyorum.
Hani de mas geri dönüşebilir bir şey değil.
Ilaçlarla bir miktar durdururuz. Ilaçlarla bir miktar kontrol
ederiz ama hep çok hassas bir dengede yürümemiz gerekiyor.
Verdiğimiz şeylerin bir etkileri var.
Bir de yan etkileri var. Bazı şeyleri düzeltiriz.
Bazı şeyleri düzeltemeyiz. Bazen çok daha somut söylüyorum
iştahını arttırabilirim. Uykusunu düzeltebilirim.
Çok hırçınlaşmasını engelleyebilirim.
Ama ne bileyim, hani gençliğinden beri gelen bir tık.
Kişilik özellikleri var zaten hep çok negatif bir insanmış.
Zaten kolay kolay hiçbir şey beğenmeyen ya da çok talepkar
hep bana diyen bir insanmış. Hani bunlar çok değişmeyecek
diyorum. Burada küçük bir müzik molası
verelim. Bugünkü müzik parçası olarak
haran odadan stil life dinleyeceğiz.
Daha sonrasında tekrar birlikteyiz.
Müzik arasından sonra tekrar birlikteyiz.
Eee, konuşmaya devam edebiliriz. Özlem bir şey sorabilir miyim?
Tam burda aklıma geldi. Burda sağlık okur yazarlığından
daha öte. Kültürel etmenler ve aile
dinamiğiyle ilgili şeyler de etkili değil midir?
Yani yıllarca mesela çok dis fonksiyonel bir aile.
Oldu ise. Iıı, oradaki demans olmuş
kişiyle ilgili yaşantılar beklentileri çok değiştiriyor da
olabilir. Yani burada öznel yaşantılara
da. Çok önem vermek gerekiyor.
Kültüre de zannediyorum. Çok doğru yani tam ben onu nasıl
ifade edeceğimi düşünürken cem abi çok sağ olun, beni
kurtardınız. Hakikaten kültürel etmenler de
çok önemli ama o beklenti çok ilginç.
Bence o şeyle de ya bu da tabi kültürel bir şey ama sağlık okur
yazarlığıyla da çok bağlantılı. Hani o.
Önce Allah, sonra siz kültürü de var ya bizde yani bir doktoru
öyle bir neredeyse hani tanrı mertebesine koyma.
Bir kimdi bir arkadaşım ya da bizim hatta siyaset
standlarımızdan bir tanesi. Çok tatlı bir şey söyledi bana
abla dedi. Ben böyle demansa hastaları
geldiğinde benden böyle inanılmaz şeyler istediklerinde
ama siz beni allah'a şirket koşuyorsunuz diyorum dedi.
Hani ben bunları yapamam neyi bulunur?
Efendim. Iyi bulmuş, iyi bulmuş, evet.
Evet çok çok çok hoş hakikaten bence de hani bunları benden
beklemeyin bunları bunları yapamam.
Gerçekten ikisinin çok kesiştiği noktalar bunlar.
Sizi tanrı yerine koyup sihirli bir değnekle her şeyi değiştirme
beklentisi. Bu sadece yaşlı hastalara özgü
değil, belki çok yenilemesi çok genç nesil biraz daha daha bir
psikolojik zihnilikle geliyor. Onlarda biraz fazla kirlenmiş
bir zihinle gelebiliyorlar. Tabii gördüğüm kadarıyla ama.
Ama halen şu anda yaşlı diyebileceğimiz koortuyor
onların yakınlarında. Maalesef bazen hani hiç eğitim
düzeylerinden beklemeyeceğiniz kadar bu tarz böyle bir sihirli
değnek beklentisiyle gelenler çıkabiliyor.
Tabii öfkenin sebebi de zaten o oluyor.
Yani sen bunu yapabilecek kapasitede olup yapmadığına göre
sen yapmadığın için. Düzelmiyor durum diye düşünerek
sağlık personeli direk öfkenin şiddetin çok kolay hedef haline
geliyor. Her gün duyduğumuz hikayeler
tabi bir yandan da. Deminki gibi lityum canım ne
ilgisi var? Bakın filan dediğinizde aslında
hani sen bu işi biliyorsun lütum da kullanıyorsun?
Özellikle kullanmıyorsun. Babamızda gibi bir şey ya da
annemizde gibi bir yere doğru kolayca gidebiliyor.
Konu bu arada demin şeyi söylemiyor, unuttum.
O natürdeki çalışmayla ilgili o yayınlandığı zaman.
Bu böyle bir hani ilaç araştırması olup tedavi bazda
bir çalışma değil zaten. Yani alzheimer da ne değişti
diye bakıp ararlarken o 2.000 işte çeşitli elektronikleri ya
da metalleri tararken buldukları şeylikun görece ha.
Bu arada vücut vücutta zaten var olan ve ölçülmesi çok güç olan
endojenli azaldığı ya da görece az olduğunun fark edip.
Ya burada acaba glikojen sentezkinaz üstünden bir ameloid
proteinlerinin birikimi ile ilgili bir mekanizma mı
etkiliyordur? Sorusuna aradıkları bir cevap
ama tabi bunu. Böyle parlatarak sununca hani
lityum eksikliği deyince zaten ne kuyum eksikliği diye bir
şeyindir. Durumun olduğunu düşününce
insanlar aha işte, bu da buymuş. Demek ki lüt verirsek
düzelecekmişe kadar giden bir bir ariston mantığıyla buraya
kadar geliyor işten. Bu da tabi şimdi onu oraya
bağlayacağım tekrar. Yani sen biliyorsun aslında bak
çok önemli bir dergide yayınlanmış.
Üstelik biraz sağlık okur yazile varsa.
Adını bilmeyen yok artık çok çok önü yayınlanmış, çok önem
veririm. Bakkal varsa onlar rağmen
yapmıyorsun ya da yok canım deyip kibirinden bunu görmezden
geliyorsuna kadar gidebiliyor konu aslında.
Ondan daha kötüsü aslında alanda sahada çalışan bir kısım
profesyonel bir kısmı daha hani tıp dışı insanlar tarafından da
maalesef çok suistimal ediliyor. Benim hem de şeyi de çok yani
eğitim düzeyi çok yüksek hastalarımdan duyduğum şeyler
işte bazı kişilere danışmaya gidiyorlar işte diyorlar ki size
biz bir takviye vereceğiz demansa çok iyi geliyor.
Çok iyi paralar işte haftada bir ne bileyim, 15 günde bir ayda
bir hani kişinin meşrebine göre aslında çağrılıyor işte orada ıv
bir serum veriliyor, içinde işte biraz vitamin var.
Biraz manevrimler, biraz bir şey var.
Aşk bazı hastalıklarda da işte biraz yeri olabiliyor.
Birkaç hastan sordu bana bunu. Bir tanesiyle olan diyaloğumu
hiç unutmuyorum dedim ki yani hani bakmıştım da merak edip
duyduğum için de bakmıştım. Hani bu başka bazı bunlarda
kullanabilir ama demez ta yeri yok.
Hani ben araştırdım baktım böyle ama bizim doktorumuz.
Hani bunu yapıyor ve biz gittik, çok iyi geldi anneme dedi.
Yeni dems tanısı konmuş bir kadın anneyi ben tanıyorum niye
iyi geldiğini de biliyorum. Ben de dayanamayıp şöyle bir şey
dedim vallahi, yani 15 günde bir ben gitsem, 23 saat bir klinikt
hemşireler etrafında pervane olsa bana serum verseler canım.
Bugün de tırnakların çok güzel olmuş saçlarını da ne hoş
yaptırmışsın ay işte ne bileyim şeklibe teyzeciğim hani
atıyorum. Bana da çok iyi gelir dedim.
Daha beni aramadılar. Bir bir alman profesör şey
derdi. Plasebo'nun etkisini
küçümsemeyin. O etki sizin etkinizdir.
Belde gerçekten ekimin ya da sağlık personelinin etkisi
aslında plasebonun etkisi çoğu zaman yoksa brama laik yada
aşağıgan da ya da bilmem neyse kava kava ne kadar etkilidir
bilmiyorum ama. Bizim şeyi hatırlıyorum.
Pardon özlemciğim. Yo rica ederim lütfen ay aslında
sadece kulesin o da değil timuçınar bu uyaran veriliyor.
O kadın evinden çıktı. Evet evet, oradan zaten sana
psikoterapiyi soracağım hemen ama cem bir şey diyecek galiba
onu. Bizim şeyi hatırlıyor musun
diyecektim. Timuçin'le ben çok fazla faz 3
araştırma yaptık. Bir de araştırma hastalarının.
Diğer hastalardan farkı gibi bir kavram var.
Tabii araştırma hastaları zaten çok özen gösterdiğim ve sık
gördüğün kişiler olduğu için genel popülasyonu
yansıtmıyorlar. Aslında bakarsan şimdi faz 3
araştırma yapmayan kişiler olarak artık rahat rahat, bunu
konuşur hale geldik. Bu da yaşlanmanın mı diyelim yaş
almak? Mı diyelim, hoş değil yaş almak
yaşlanmanın rahatlığı. Ne dersin?
Evet tabii tabii yani hiç bir hasta seni direktör yamazken o
arar. Sen onu gelmediği zaman evinden
arar sorarsın nasılsın diye hem. De geldiğinde daha uzun
görürsün. Evet her gelişinde uygulamak
mecburiyetinde olduğun yüzlerce soruyu yan etki formunu
vesaireyi verirsin, onunla zaman geçirirsin filan gibi şeyler
tabi insana iyi gelen şeyler doğal olarak.
Yani ara değişkenler psikiyatri çok.
Koordinatör bir dizi faz 3 araştırma verdi.
Kurtaran şey şu olurdu, plasebo grubuna da aynı şekilde
davranıyorsun ilaç. Grubu.
Eğer çift köre araştırma yapıyorsan salgın.
Evet yani kazara ilaç yan etkileri ya da başka bir nedenle
en azından kafanın içinde kodu kırarak yaklaşmıyorsan sonuç
olarak eşit davranıyorsun iyi tarafı o ama haklısın işte onlar
dikensiz gül bahçesi en başında da hep.
Söylediğimiz dikensiz gül bari evet.
Ben bu noktada sana tabi sen sahikocuyla vesaire de
uğraştığım için tam da onu soracağım yani.
Psikoterapi için ne düşünüyorsun?
Yaşlı hastalarla ilgili özlem. Orada çok ön yargı var.
Hani direkt böyle klinikte doğru doğrudan doğruya güney
pratiğinizde de görüyorsunuz. Eskiden daha çok yapardım.
Ben işte birlikte çalıştığınız psikoloğumuza giderdim.
Şöyle şöyle bir hasta var, kaç yaşında?
Özal şöyle ya, özlem abla hani açıkça söyleyemezler ama hani
çok. Hani çok prognoz iyi değil gibi
düşünülür, gelebilecek mi diye düşünülür.
Daha iyi niyetli bir şekilde gene bu sadece bize özgü de
değil, genel olarak böyle bir bakış var.
Yaşlı da psikoterapi. Dünyada da yani.
Dünyada da öyle yani yaşlı da psikolog terapi ne olacak?
Hiç öyle değil. Kişi kendisi istekli ise o kadar
kıymetli bir şey ki çok kıymetli yani kişi kendi istiyor geliyor.
Önce ölüm dö şeyi de dahil hatta?
Ölüm döşeği de dahil. Yani bu bu kadar kıymetli bir
şey ki hiç hiç yaşla ilgili bir şey değil.
Psikoterapi gerçekten tamamen sizin isteğiniz bakışınız,
kendinizi tanımakla ilgili istekliliğinizle ilişkili bir
şey. Benim 10 sene boyunca izlediğim
bir bir hastam oldu. Yani işte nörolog arkadaşımla
işte dahiliyece arkadaşımla falan da beraber izlediğimiz çok
hoş bir beyefendiydi. Diğer arkadaşlarım hiç
sevmezlerdi bu beyefendiyi yani geleceği zaman bana devamında
bir takım işte telefonlar özlem yine mi gönderdin falan
şeklinde. Ilk başlarda ben de biraz
çekinceydim, çünkü çok namlı bir.
Psikiyatristten yıllarca terapi görmüş, terapi almış, kendi
deyimiyle bir bey bana başladığında 75 yaşındaydı vefat
ettiğinde 85 yaşındaydı. Gerçekten hani vefatından en son
bir buçuk 2 ay önce falan gördüm.
Ben ilk bir sene boyunca bana devamlı isim vermeyeyim ama işte
ayşe hanım bana şöyle söylerdi, ayşe hanım bana böyle söylerdi.
Hiç ayşe hanım bana sizin dediğiniz gibi şeyler
söylemezdi. Öyle öyle çok öfkelenir
seanslarda hani hep çok kibardır.
Özlem hanım falan der ama o seansta bir öfkeli gelir.
Bak güzelim diye başlardı. Bak güzelim o işler öyle değil
şeklinde bir şey. Ben bir süre sonra çok sevdim bu
hastayı. Yani hakikaten çok düzenli
geldi. Çok istekli geldi.
Efendim. Neden sevdin?
Ve çok içten buldum bir şekilde. Bir bipolar de vardı.
O bak güzelimle rastla hafif bi hipomanik olduğu dönemlerdi
ortaya çıkıyor. Ve bana çok tutundu bu hasta
yani. Beni hiç bırakmadı.
Senden anlamışsın aslında galiba.
Anladım yani anladım. Yardım edemediğimde yardım
edemiyorum ben size dedim. Çok açık davrandım.
Zaman zaman eşini gördüm, karısını gördüm.
Çok kendi aralarında da çok ciddi sorunları olan bir çiftti.
Eşi ölmeden bir ne kadardı işte. 23 sene önce bana geldiğinde çok
ciddi değişimler var dedi. Ahmet bey diyelim Ahmet bey de
çok ciddi değişimler var, özlem hanım dedi.
Yani bana karşı daha yumuşak etrafa karşı daha yumuşak ama
asıl öldükten sonra kaybettikten sonra geldi ve bana dedi ki ben
size çok minnettarım. Benim eşim bu dünyada başka bir
insan olarak gitti. Sizin sayen o kadar hoş bir andı
ki o yani benim kibirliği kimseyle konuşmayan, güvensiz
kocam gitti. Kendini çok rahat ortaya koyan
bir insandı. Yıllarca psikiyatriste gittiğini
saklayan adam, her yerde işte kulüplerde gittiği kulüplerde,
derneklerde sizden bahsettiği benim psikiyatristim dedi.
Benim ilaçlarım dedi. Taksicilerle evimizin oradaki
taksicilerle ahbap oldu, onların çocuklarına yardım etti.
Yani bunları hayatının son birkaç sene zinde yaptı dedi.
Daha önceden hiç yapmadığı şeyler ve benimle barışarak
gitti dedi. Yani çok mutlu olmuştum.
Ben bunları duyduğumda. 70 beşten 80 beşe değişebiliyormuş
insan onu gördüm. Birbirinize iyi gelmişsiniz
gerçekten. Çok çok kanatta çok iyi.
Çok enteresan, birbirinize iyi gelmişsiniz.
O kadar önemli bir şey ki. Karşılıklılık psikoterapi de ve
yani bir tür asimetrinin tam olarak mutlak bir şekilde mevcut
olmaması. Aşkın celladın ilk hikayesine
bakın mesela dimi. Orada böyle bir şey vardır.
Çok geç yaşta başlayan biri, ikincisi de kovut'un hiçbir
zaman yaş sınırı yoktur. Ben her zaman alır.
Ve her yaşta kişiyle, sert psikolojisiyle psikoterapi devam
eder. Yani Yalova ve kovuta bakın bir
de özlem Erden akiye bakın. Iıı her yaşta psikoterapi
başlar. Yani diğerlerinin muhtemelen
onun gelişinden haz etmiyor olmaları da işte evet,
zihinlerinde ve gönüllerinde yer açmamayla alakalı olsa gerek bir
biçimde yani günlük hayatın zorlukları işte.
Maruz kaldığımız hasta tedavi etme prosedürleri vesaire şu bu
filan birçok sebebi vardır. Kuşkusuz sağlık personelinde ama
muhtemelen onunla alakalı. Aslında şöyle tabii onu sanırım
öylece kabul edemediler. Hani kibirlistan bakan işte
zengin belli bir gücü olan bir adam.
Bana da ilk başlarda çok böyle davrandı.
O kibrit çok ön plandaydı. Hani kibrit sıyırdığınızda bunu
isteninize alınmadığınızda aslında çok ilerliyorsunuz.
Hani hani neydi o tabirinin adı cem abi.
Size netmek mi acaba? Hem konteyn etmek doğru hem de
onun hastanın oyununa gelmemek o anlama gelen bir tabir.
Onun oyununa düşmemek ya da. Oyununu bozmak derdi engin bey
mesela. Evet, onun oyununu bozmak orada
başka bir dans, başka bir oyun, kendi oyununuzu kurmak.
Çok bilerek yapmadım ben bunları.
Ama hani hiç Müslim almadım o kibri?
Tamam tamam, böyle giderdim arkadaşsınız size kendi oyunuyla
gelir. O oyunu oynarsanız kaybedersiniz
derdi tam. Geçen haftalarda nar sizin
vesilesiyle konuştuğumuz şey aslında o kibirli görüntü.
Cem çok güzel söylemişti. Utanç ve aslında korkunun
ifadesi olabiliyor. Kimi zaman ve işte onu
göremezsen zaten süreci de göremiyorsun ve yönetemiyorsun.
Iyi ki senle karşılaşmış. Hep ama ben de iyi ki onunla
karşılaştım ben. Tabii evet.
Bu gerçekten. Bana o kadar çok şey öğretti ki
utanç gitti, korkusu gitti. Her yerde psikiyatrik
hastalığından söz edebilmeye başladı.
Yani bunu görmek benim için de çok kıymetli bir deneyimdi.
Yani gerçekten çok minnettarım hastamı.
Eline sağlık. Nur içinde yatsın.
Öyle öyle öyle evet. Çok güzel sohbet oldu ya?
Bence de. Gerçekten hani?
Özlem çok çok. Teşekkür özlem doyamadık seninle
konuşmaya ne yapacağız başka bir konuda.
Inşallah. Ya da temasların suyunu sıkalım.
Benim açımdan çok keyifli bir sohbetti.
Herkese çok teşekkür ederim. Benim de çok fazla konuştuğum
bölüm oldu. Bu bölümün sonunda bir ressam ve
resimden bahsedeceğim ve konuya uygun ve temayı uygun olmasına
istedim. O yüzden bu tabloları seçtim
diyeyim. Daha doğrusu bir tablo seçmedim.
Ben bugün size. Aslında bilim otel mole'nin
alzheimer tablolarından bahsedeceğim.
Önce bu villiam uter moleden bahsedeyim.
Kendisi 1.933 Amerika doğumlu Amerika Birleşik Devletleri
hayatının büyük bölümünü ingiltere'de geçirmiş.
Uzun yıllar akademik bir entelektüel çevre ile ilişkili
işler yapmış. 95 yılında 1.995 yılında alzheimer tanısı almış.
95 yılında alzheimer tanısı aldıktan sonra bilinçli olarak
sürekli olarak otoprelerini çizmiş otoportilerindeki
değişimi bize göstermiş aslında çok güzel eserler şu açıdan
güzel eserler onu söyleyeyim, size ilk paylaşacağım.
Eser 1.967 yılında yaptığı bir otoportre oradaki resmin
çizgilerine vesaire dikkat ederseniz çok düzgün olduğunu
görebilirsiniz. 95 yılında. Erken evresi alzheimer erken
evresi 95 97 gibi görünüyor şeye göre yazarlara göre yüzü hala
atanabiliyor. Orantı bozulmaya başlıyor.
Gözlerde donuk var ve mekan algısı da biraz belirsiz gibi
görünüyor. Tablolarda iç görüsü hala var
gibi görünüyor. 1.980 98 2.000 yılları arasında 10.
Alzheimerın orta evresine geçmiş gibi.
Görünüyor, 100 parçalanmaya başlıyor, bölünmeye başlıyor,
gözler farklı yönlere bakmaya başlıyor.
Ağız kayboluyor ya da belirgin sınırları belirgin belirgin
olmamaya başlıyor. Arka planda genelde boş veya
kaotik görünüyor. Yani burada aslında hani
hastanın benliğini nasıl çözülebildiğini görüyoruz.
Ileri evrelerde artık 2.000 yılından sonra resim yapma
yeteneğini de kaybetmeye başlıyor.
Güz neredeyse tamamen ortadan kayboluyor.
Çizgiler çocukça ve çok ilkel hale geliyor ve figür
kimliksizleşmeye başlıyor. Yani neredeyse kendisine hiç
benzemiyor bu. Eserler bizi aslında alzheimer
daki. O hem yazıda hem resimde hem
şekil çizme yeteneklerindeki bozulmayı çok güzel gösteriyor.
Mekansal olarak algının kaybını onun dışında ifade yoksunluğunu
100 tanıma bozukluklarını gayet net gösteriyor.
O açıdan bu tabloları bence çok değerli ve güzel tablolar.
Bunları paylaşmak istedim. Bizi dinlediğiniz için
teşekkürler. Tekrar görüşmek üzere kendinize
iyi bakın.
Podbean