Alzheimer’da Monoklonal Antikor Devri: Devrim mi?
Bu bölümde Prof. Dr. Özlem Erden Aki ile Alzheimer hastalığının nedensel mekanizması ve yeni çıkan antikor tedavileri hakkında konuştuk.
Herkese merhaba diken sürül bahçesi vaat etmiyoruz kod kez nin yeni bölümünden size sesleniyoruz. Ben doktor Tahsin rolas bu podcast bölümünde benimle beraber profesör, doktor, cemaat Başoğlu, profesör doktor timuçin roal, doktor ibrahim beyle her zamanki gibi beraber konuk olarak da profesör doktor özlem erdenaki bizle beraber geçtiğimiz hafta yaşlılık ve yani iyi yaşlanma hakkında konuşmuştuk. Bu haftaki bölümde biraz daha eee hem yaşlılık hakkında konuşacağız ama yaşlılığın olumsuz taraflarından biraz daha fazla bahsedeceğiz.
Örneğin demanstan, alzheimer'dan ve hastalıklardan bahsedeceğiz. Ben bu bölümü başlarken geçen hafta timuçin hoca'nın bir sorusu vardı, o soruyla başlayalım istiyorum. Timuçin hoca şunu sormuştu, yeterince yaşlanırsak hepimiz alzheimer olur muyuz? Diye sormuştu. Ben sözü özlem ablayı bırakayım. Özlem abla ve cevabı versin özlem abla buyurun. Sanırım yüzde ellimiz yüzde ellimiz gibi. Çünkü şöyle kabaca bir kural 65 yaşında 100 kişiye oturtun, 2 ya da 3 tanesini alzheimer demasıdır. 85 yaşında 5 kişiye oturtun 2 tane sağ sayımı temasıdır.
%35 yüzde kırka yakın 85 yaş civarında belli bir yaştan sonra doksanlı yaşlardan sonra yani artık 10 dakikadı geçtikten sonra alsaymış riski azalıyor diye bir şey var ama o kadar fazla. Hani 100 yaşını görenleri bilmiyoruz. O kadar fazla yok 100 yaşını yaşayanlar dolayısıyla hep bu bir tartışma konusu. Gerçekten hani bir yaşa kadar çıkacaksa çıkıyor mu yoksa hani biz 120 130 yaşları gördüğümüzde hani kaçınılmaz olacak mı? Çok az sayıda insan var ve o kadarından yola çıkarak bir araştırma yapmak da zor gibi duruyor.
Belki tahsinin de söylemek istedikleri olabilir bu konuda. Ya. Da demas ömrü kısaltıyor olabilir. En. Tutuklu olabilir, ben onu diyecek. Konusu aynı aynen bunu diyecektim. Bir de onun dışında şey diyeceğim hani? Neden böyle direkt hani 65 yaş üstü gibi ortaya çıktığıyla ilgili de hani birçok şey mevcut ya hani veri ya da teori mevcut ya işte beyinde artan pilav birikimi vesaire gibi şeylerden bahsediliyor. Onun dışında baskıları olarak yani damarsal olarak daha fazla yatkın oluyorlar. Bazı hastalıklar o yüzden de artıyor gibi.
Şeyde ama ııı ibrahim dediği doğru. Bu arada belki hani demansın kendisi de. Insan ömrünü kısaltıyor olabilir. O açıdan da değerlendirmek gerekiyor belki. De bazı insanlarını kısaltıyor. Tabi şimdi artık şeyi çok çok tartışması kalmadı. Çok net olarak şunu biliyoruz, alzheimer tipi demans çıkıyorsa bir insanda 75 yaşında alzheimer tipi de tanısı konulduysa çok büyük bir ihtimalle bu kişide biz 35 belki 40 yaşlarında ameloid plak birikimi görmeye başlıyoruz deniliyor. Yani en az 30 kır. Yıllık bir süreç.
Şimdiki bilgilerimize kabul edilen bilgilerle ameloid plaklar birikiyor ve yolun bir yerinde. Patolojik tavuğu birikimi tetikliyor. Ameloid plak birikimi, çünkü tavuğu görmeye başladığımızda beyinde biz o tavuğu birikiminiz saptamaya başladığımızda artık klip belirtiler ortaya çıkıyor. Tavuğunu da böyle bir önemi var. Uzun süre araştırmacıların zihninin şu kurcaladı. Otopsilerde hiçbir deması olmayan hiçbir bilgisayar bozulması olmayan yaşlı insanların otobüslerinde hatırı sayılır oranda amelobit plak birikimi saptadık.
Bu insanlar niye demast değillerdi? Madem öyle çünkü tavuğu yok. Henüz tavuğu ortaya çıkmamış durumda. Belki o kişi 10 sene daha yaşasa ufak ufak temas belirtileri ortaya çıkacak. Bunlar çok heyecan verici gelişmeler bana bana çok heyecan verici geliyor. Çünkü şöyle, şimdi ben 20, 25 sene önce 20 sene diyelim, ders anlatırken bambaşka bir demans ders anlatıyordum. 20 sene içerisinde bütün hikayeyi değişti. Şimdi bambaşka bir demas dersi anlatıyor. Özellikle de şu son 34 sene içerisinde devamlı devamlı o saatte oynama ihtiyacı duyuyorum.
Çünkü o kadar fazla bir bilgi birikimi oldu ki. Inanılmaz değişimler yaşandı. En heyecan vericisi de artık öyle biyopsiyon otopsi şunlamına gerek kalmadan. Bostan ya da artık plazmadan biyo marketler bakma imkanımız var. Halen tartışmalı halen çok iyi işte öngörücü değerlere belki ulaşılamamış durumda. Ama bunlar iyileşecek. Yani bunların iyileşmesi kaçınılmaz. Biz bir süre sonra bundan birkaç sene sonra. Parasına bakar tabii ki ne kadar pahalı olduğuna bakar bakaraktan. Gelen hastalarımız da hani basit bir kan alıp?
Bunu bankaya gönderip şeye gönderip laboratuvarımıza gönderip en azından ameloido birikimi var mı? Tho birikimi var mı? Bunu görmeye başlayacağız. Ya pardon orada iyimser bir şey. Tabii bu tür teknolojik gelişmelerin gitgide ucuzamakta olması. Yani ben kendi ilgilendiğim alan. Tabii burada herhalde, öyle değil mi? Tabii tabii aslında erişilebilir bir şey. Yani bunlara mesela şu anda ne kadar kitleri 7.000 8.000 TL civarı bu aslında çok büyük bir para değil gerçekten. Çünkü çok önemli bir bilgi elde ediyorsunuz karşılığında ve bunlar daha da ucuzlayacak.
Şimdi burada tabii insanda şöyle bir şey oluyor, tamam anladık gördük. Ne oldu? A öyle değil. Belki hani 3 sene sonra biz tedavide çok büyük bir adım atmayacağız ama o yolağın peşine düştük artık. Şimdi bu teknolojiler ucuz deyince 40 yaşındaki insanlar taranmaya başlayacak. 30 yaşında insanlar taranmaya başlayacak ve biz kim alzheimer oluyor kimde amiloid ve tabii birikiyor yani. 1.000 tane, 30 yaşında insanı taradığınızda ya da 40 yaşında insanı taradığınızda e bunlardan önemli bir kesiminde aslında 50 m plakları göreceğiz ve işte orada ne oluyor, yen mi çevre mi, işte toksinler mi, şunlar mı bunlar mı zaten çalışılan şeyler ama biz bunları çok geç devirde çok geç dönemde çalışıyoruz.
Oysa biz çok daha erken dönemde çalışmaya başlayacağız. Yani orada bunu tetikleyen nedir ve bunun pato fizyolojisi nedir? 10'a çıkart erişime imkanımız olacak. Şimdi de ben mesela halen derslerde şöyle anlatıyorum işte ameliyata çıktı, hayatımız kurtuldu, herkes bir dans ediyor, tam tamlar çalınıyor falan öyle değil. Hani onlar henüz öyle bir şey yapmadı. Yaşasın aşı bulundu, kurtulduk öyle bir şey yok henüz. Çünkü bir sürü yan etkileri var, çok pahalı geri ödemeye girmedi. Onları bırakın işe yaramıyor.
Aslında bakarsınız bu çok tatsız bir şey. Bunu söylemek hep aksi söyleniyor, çağ atladık gibi anlatılıyor, doğru çağ atladık ama şöyle biz artık 5 sene sonra alzheimer aşısıyla pırıl pırıl olacağız maalesef öyle değil. Niye öyle değil. Çünkü çok geç dönemde etki ediyoruz. Hâlâ tavuğu birikmeye başladığında bu insanlar aşı çalışmalarına alınıyorlar. Ameloidi. Tertemiz yapıyorsunuz. Ameloid plakları da beyinden bir şekilde temizleniyor immünoterapiyle ama o kaskadı durduramıyorsunuz. Yani orada bir nöroneli ölümü var, bir sürü şey işin içerisine karışmış bir hasar var.
O hasarı durduramıyorsunuz. Ne kadar zaman sonra olur bilinmez ama biz bunu 30 yaşa 40 yaşa çektiğimizde işte. Ne yapıyor? Talking olacak. Ya da genetik testleri yapabilir hale geldiğimizde belki çok dükkan zamanda. Eee abla sizin dediklerinizi kısaca bir şey yapıyım mı? Hani benim aklımda oturmayan mekanizmalar olduğu için her zaman özetliyim mi? Hani eee şeyi söyleyeyim yani hani bu bahsettiğim şey aslında alzheimerın patolojisinden bahsediyoruz. Alzheimer hastalığının patolojisinden bahsediyoruz.
Bizim bundan direkt bahsetmemizin sebebi de en sık gördüğümüz temas olması aslında o yüzden arasında bahsediyoruz. Murat hani teoriye göre şöyle, öncelikle beyinde. Bir protein var bu protein ameliyat proteinleri olarak geçiyor. Bu proteinler zaman içerisinde şöyle bir mekanizmayla katlanmaya başlıyor. Önce bunun monammer denilen tekli yapıları var. Daha sonra bunlar oligomer haline geliyor. Bu monoperler birleşerek bir yapı oluşturuyor. Bu oligomerler de birleşerek protoribri denilen yani yumak öncesi diyebileceğimiz bir hale geliyorlar ve en sonunda da fibri yumaklar hani haline gelip genelde bu şeyde hücre dışarısında çöküyorlar.
Ve ameliyat plakları oluşturuyorlar. Ameliyat plaklar aslında hastalığın başlangıcında olduğu varsayılan ve hastalığı tetiklediği varsayılan şeyler hani proteinler ya da yanlış katlanmış proteinler gibi kabul edebiliriz. Daha sonrasında gelişen şey şu oluyor. Bu ameliyatı plaklar aynı zamanda. Şeyin sinir hücrelerinin uçlarında aksiyonlarında bununla tavukini bu sefer indiklemeye başlıyor ve tav proteinleri. Fosforlu olmaya başlıyor yani fosfor almaya başlıyor ve buna bağlı olarak da hiper fosforize taw proteinleri de şeyin hücrenin içerisinde çökmeye başlıyor ve senin hücresinin tamamen şey haline getiriyor.
Hani kullanılamaz öyle bir hücre haline getiriyor. Bu şeyler yapıp olurken aslında. Eee taha protein oluştuktan. Sonra özlem ablanın geç olduğu. Demesinin sebebi de hem sinir ölümü gerçekleşmiş oluyor hem de bunun dışında tavuk proteinleri hücreden hücreye transfer edilebiliyor. Yani bir hücrede varsa diğer hücrelere de geçebiliyor. O yüzden hani bu hastalık yayılmaya. Başlıyor ve. Beynin tümünü etkilemeye başlıyor ya da önemli merkezleri etkilemeye başlıyor diye biliniyor. Bu arada söylediğiniz şeyle ilgili şey diyeceğim bu.
2.025 yılında anlam psikiyatri birliğinin demens ile ilgili bir kılavuzu yayınlandı. Orada örneğin bu. Bariz enureps psikolojik olarak bir bozulma olmasa bile yani unutkanlıkla ilgili yapılan psikolojik değerlendirmelerde bariz bozulma olmasa bile hastaların beyin omurilik sıvısında eğer bu ameliyatı ya da patolojileri saplanırsa bu hastalarda alzheimer spek durumunda kabul ediliyor ve 10'a çıkart göre tedavi edilmesi öneriliyor. Onunla ilgili yeni bir öneri yayınlandı. O açıdan ilginç bir şeydi diye söyleyeceğim.
Bir de o şey kısmına gelmişken hani patolojına gelmişken belki kısaca şeye de değinebiliriz. Yani hani yiyip nasıl desem herhalde tıpta onkoloji ve romatolojiyi çıkarırsak şu an en çok yatırım yapılan alanlardan bir bu tedaviler aslında. Hani bu patolojileri hedefleyen bu yolakları hedefleyen tedaviler ve şu ana kadar benim bildiğim kadarıyla en azından. Avrupa ııı ilaç ajansı ııı ema şu ana kadar 2 tane ilacı onayladı. Eee avrupa'da kullanımı başlayacak olan ilaçlar ama sizin dediğiniz gibi daha çok hastalık başladıktan sonra oluşan patolojilere durdurmak ya da engellemek üzerine kurulduğu için mevcut hasar geri döndürmüyor.
Sadece yeni hasarın gelişmesini engellemek için. Oluşturulmuş tedaviler birinin adı leanemb. Öbürünün adı donan emp. Diye biliyorum. Yani benim klinik pratikte son zamanlarda adını çok sık duymaya başladığım şeyler hani ilaçlar olmaya başladı çünkü. Yani biz eee burada eee poliklinik yaparken bizim hastane bir psikiyatri hastanesi ve psikiyatri hastanesi olmasına rağmen şeye çok fazla yatırım var açıkçası. Hani bu yaşlılık psikiyatrist alanına çok fazla yatırım var. O yüzden de hani bu yeni tedavilerin düzenlenmesi ya da yeni tedavilerin kullanıma sokulması konusunda da oldukça aktif çalışıyor.
Bizim hastane. Özellikle hani bu yeni geliştirilen ilaçlar konusunda? Örneğin biz ocak ayından itibaren yanlış bilmiyorsam, hani bir infisyon polikliniği açıp açıp bu hastalara yani uygun olan hastalara, bu ilaçlara başlamayı planlıyoruz. Hani bizim hastanede bu şekilde aktif olarak yapılacağı? Bu yani ilaçlarla ilgili söyleyebileceğim şey yani. 2 ilaç da aslında.
Etkili olduğu varsayılan ve hani direkt olarak bu patolojileri hedefleyen özellikle ameliyat plaklar üzerinde etkili olduğu varsayılan ilaçlar le kanamak bildiğim kadarıyla bu şeyi hani plakları çözmüyor. Onun yerine yeni plakların gelişimini engellemek zorunda. Bu kurulmuş bir tedavi donanımsa direk plakların çözülmesi için ya da. Yok edilmesi için geliştirilmiş şeyler tedaviler. Ikisinin ciddi şeyleri de var. Bu arada hani yan etkileri de var. Hani onu da söylemek gerekiyor belki. Yani sonuç itibariyle bu plaklar oluşmaya.
Başladığı zaman sadece sinir hücrelerini. Değil, sinir hücrelerinin besleyen damarsal yapılara da etkilemeye başladığı. Için damarlar daha kırılgan hale. Geliyorlar doğal olarak burayı hedefleyen tedaviler verdiğiniz zaman da oradaki kırılganlıktan dolayı beyin kanaması gibi riskler de artmış oluyor doğal olarak. Ve eee bu gibi yan etkiler de oldukça fazla görünüyor. Eee şeye göre tabii hani normal popülasyona göre diyor bahsediyorum ciddi şeyleri var. Nasıl desem dahil etme ve dışlama kriterleri var tedavi için örneğin.
Hastanın yani biz şeyde klinikte emar değerlendirirken faze kas diye bir tane. Şey, damarsal yapıları değerlendiren bir skor sistemi kullanıyoruz. Birden yanlış hatırlamıyor, 3 ya da dörde kadar giden orada 3 ve üstü olan fazla kas skoru üstü olan şeyler zaten. Hani gözle görebileceğiniz zaman emara açtığınız zaman. Evet burada damarsal olarak tıkanıklıklar var. Bozukluklar var diyebileceğiniz şekilde görülen şeyler onları dışlıyor örneğin. Bu firmalar bunun dışında eğer. Can sulandırıcı bir ilaç kullanıyorsanız aspirin dışında onu da dışlama kriteri olarak kabul ediyorlar ve.
Yani şöyle, araştırmalar, araştırmalar, hasta seçilirken, araştırmalar ve araştırmacılar hani hastanın zeki, çevik ve ahlaklısını severler, kutusu olmasın bu su olmasın genç olsun onu kullanmasın bunu kullanmasın. Yani gül bahçesi. Tabi tabi dikensiz göl bahçesi. Yani öyle seçiliyor işte şu kadar daha fazla ameloid yoğunluğu varsa şu kadardan fazla tavuğu yoğunluğu varsa biz bunları almayız diyor. Çünkü ne kadar çok ameliyat plak varsa o kadar çok damar kırılganlığı artıyor. Onlarda bu arya dediğimiz işte ameloid emirmantı izliyor.
Yani küçük küçük kanamalar onlarda çok daha fazla oluyor. Böyle olduğunda çıkartıyorsunuz. Hani o yüzden ben daha çok erken diyorum. Böyle şeyler için bir de çok zahmet değil ilaçlar. Eee gidip aşı yaptığı gibi yaptırmıyorsun ııı hakikaten infüzyon kliniği işte. Elif sorabilir miyim? Hayır, bunu konuşurken aslında olan şey. Birikana müoid'e karşı vücudun savunma mekanizması değil mi? Hastalığı ortaya çıkaran şey bu. Dolayısıyla iminoterapi dedin demin aslında bunlar imoterapi. Monoklonal antikor değil mi bunlar sonra.
Dolayısıyla onu ortadan kaldırdık. Tamam, bir şey. Ama başka otoimmüniteyi de tetikliyor bir taraftan. Yani. Cem. Güzel evet, öteki oto minite'yi tetiklemesi ve vücudu topyekün aslında birçok açıdan etkilemesi de mümkün değil mi bu şartlar altında. Fazla öyle bir yan etki bildirilmedi diye biliyorum. Asıl sorun bu kanamalar bunlar. 20 yıl önce gerçekten çok ciddi meningguen spalit tetiklediler ama onlar aktif filmin terapiydi. Yani orada vücudun antikoru üretmesini. Sağlamışlardı. Orada çok ciddi bir otoimmünite tehdidi çıktı.
Hakikaten Melih güven sıfır ile hastalar kaybedildi. Şimdi o kadar yok ama ne kadar ameloid planınız varsa. Onlar hedef alınıyor, o kadar çok bunlar yıkılırken de tabii işte o damar kırılganlıkları tahsinin söylediği o patolojiler ortaya çıkıyor elbette. Yani bu ciddi bir sorun yine de tabii ki şöyle yine de bir takım otoimminle otoimmünteyle ilgili sorunlar olabilir. Hem bunlar hem onlar için izlemek gerekiyor. Bu hastaları hani aşı yaptın, git evine değil, Tahsin daha iyi bilir. Şimdi o direkt hani uygulamayı da göreceği için.
Biliyorsam, beni düzelt her seferinde hastaneye yatışla yapılıyor. Bunlar ya 15 günde bir ya ayda bir değil mi? Ayviinsiyonla veriliyor. Bu ilaç hani zahmetli çok pahalı tedaviler. Hani Amerikan şeyinden macleların söylediği kadarıyla yıllık maliyeti işte 50.000 $ 60.000 $ arasında. Avrupa'da ne kadar bilmiyorum. Tahsin orada nasıl bir maliyet çıkartılıyor bilmiyorum. Ve sanırım avrupa'da geri ödeme de değil, amerika'da geri ödemede değil, Melike er medik, bunları ödemiyor. Kişiler kendi ceplerinden karşılıyorlar.
Bu tedavileri hani bu tedavileri ne zaman başlayacaksınız, ne kadar sildireceksiniz, ne kadar süre tolere edebileceksiniz? Aslında daha çok emekleme aşamasında belki Tahsin senin söylemek istediğin bir şey. Yani şeyi söyleyeyim mi abla yani aklıma sizin sorduğunuz bir kaç şey benim bildiğim kadarıyla en azından şimdi bu 2 haftada bir infiizyon şeklinde veriliyor tedaviler. Yani 2 haftada bir damardan verilen tedaviler bunlar. Eee bu tedaviler için örneğin hani bizim hastanede planlanan şey hastaların günlük olarak ııı oraya kabul edilmesi ve hani nasıl onkoloji hastaları ya da başka işte romatolojik hastalar hani günlük olarak tedavilerini alıyorsa o şekilde hani tedavilerini almaları planlanıyor.
Ama hani bu sizin bahsettiğimiz o aria ile ilgili hani o ııı ameliyatla ilgili beyinde görülen eee görüntüleme değişiklikleri vesaire. Onun dışında kanamayla ilgili özellikle bu donanım denilen ilaçta ciddi şey gerekiyor. Takip gerekiyor neredeyse hani ikinci, üçüncü, dördüncü ve yedinci infüzyonda yanlış hatırlamıyorsam. Olarak mr'la kontrol etmek gerekiyor. Yoksa hani yan etki riskinin artmış olduğu saptanmış. O yüzden onu düzenli yapmak gerekiyor. Sadece tedavinin maliyeti değil aslında hani ilacın kutu maliyeti değil.
Burada hani ekstradan ortaya çıkan örneğin MR çekiyorsunuz m r'ın ücreti ya da ne bileyim orada bir insan gücü kullanıyorsunuz. O insan gücünün maliyeti derken hani neredeyse hani yılda bir 100.000 euroya yakın bir şeyden bahsediliyor. Tedavi masrafından falan bahsediliyor. Hani avrupa'da da bu. Şeyi leanemb aslında hani bu yılın başında şeyden onay aldı. Avrupa ilaç birliğinden ilaç ajansından onay aldı, ilk başvurusu aslında reddedilmişti. Reddedildikten sonra onay aldı, ilaç için baş şeyi onayı.
O başvurudan sonra onay alma süreci biraz şey oldu. Yani komik oldu açıkçası. Hani kamuoyuna yansıyan bir durum da oldu açıkçası bu. Çünkü başvuruyu şey diye reddettiler yetersiz. Güvenlik artı işte şey de yok. Hani elimizde yeterince hani bu ilacın etkili olduğuna dair bir veri de yok diye reddettiler ama daha sonra bir şirket bir b ı falan bastırdı. Bir ay bastırınca tekrar şey aldı. Hani güvenlik onayını da aldı şeyini de aldı yani. Veri sahibi mi oldular? Yani verim sahibim oldukları birileri para sahibim oldu bilemiyorum hani.
O artık yapan kişilerin şeyi ama. Dikkat edin ilk biliyorsun aduka'nın baba FDA şart'la onay vermişti 2.021 başında. Ay ya da 2.020 2.021 şartla onay verdi. Çok büyük kıyamet koptu, herkes birbirine girdi. Aduk hanım onay aldığında ado hel adıyla verdiler piyasaya. Yani bu ilacın çok ciddi yan etkileri var, etkinliği gösterilmemiş veri yok. Niye veriyorsunuz orada? Bence açık davrandı FDA dediler ki hani çalışmaların bir şekilde yürümesi gerekiyor. Çünkü artık onlarca yüzlerce molekül giriyor. Her sene yeni çalışmalara faz bir faz 2 faz üçünden bunların hepsi bir şekilde ya etkisiz çıkıyor ya toksiste nedeniyle.
Hani fazutça ulaşamıyor, faz ikide kalıyor ya da daha ötesine ulaşamıyor. Biz bir şey vermek zorundayız dediler. Firmalara yani artık bir şey vermek zorundayız ki. Hani buna devam edebilsinler. Eee bu çalışma çünkü korkunç yatırımlar gerekiyor bu çalışmalar. Eee, biraz onların etkisi avrupa'da daha az etkili oluyor diyebiliyordum ama demek ki sonunda orada da etkili oldu bu tarz baskılar. Ya bir de timuçin şey dediğine ııı yani bu otoimmün ile ilgili kısmı bence hani sahada görülebilecek bir şey.
Hani eee ilaç şirketinin az 3 çalışmasından elde edilebilecek bir veri değil diye. 41 canlı bir şey olmuyoruz. Yani faz dörtte çıkacağını düşünüyorum. Ben bazı şeylerin yan etkileri şey konusunda örneğin hani onkolojide çok fazla bu monakoleonel antikorlar kullanılıyor. Ve ciddi şekilde şeye yol açıyor. Yani hani karikatürler. Onun dışında hani seröz organlarında ya bir sürü şeye neden olabiliyor. Oto ömür reaksiyon neden olabiliyor. Hani o açıdan bence şeyi beklemekte fayda var. Fazla örtü beklemekte fayda var diye düşünüyorum.
Ben. Peki yoksa bu ilaçlar yani ben en son bope'nin ab'ta filan kalmıştım, ondan bu yana herhâlde çok mu genişti, nasıl? Sayıca şey olarak. Yeğendim. Abla ben müzik mi cevap vereyim? Siz söylemek. Istersiniz sonra menekliyim şöyle hayır hani. Bunlar farklı evrelerde farklı safhalarda etki eden ilaçlar. Adukanım da donanım öyle kanep da biraz daha ileri şeyinde yani ameloid plak oluşumunu daha ileri safhalarında etki edenler çok erken safhada etki eden antikorlar muhtemelen fizyolojik süreçleri de bozdukları için ciddi yan etkileri yol açtılar.
Deli kanseri arttı mesela bir kısım da bu basitli bitirlerinde delik kanserleri arttı. Orada ondan dolayı durdu çalışmalar. Ama bu 3 tane ilaç yani bir şekilde öfkeli ya da ema onayı olan alan bu 3 tane ilaç daha ileride safhalarda oldukları için daha ileri ameloid planın daha ileri safhalarında etki etki ettikleri için fizyolojik süreçleri o kadar bozmadıklarından bir parça daha güvenliler diyebiliyorum tahsincim. Hesabında herhâlde hani kaybettiğimize göre kazanacağımız daha fazla diye düşünmeye yol açıyor.
Evet. Bu ilaçlar hani özlem ablanın dediği gibi şeydi. Hani erken deman sevrilerinde erken alzheimerlerinde kullanılıyor ama benim bildiğim en azından hani bizim ekipten takip ettiğim kadarıyla. Bu ııı bazı şeyler var. Yeni geliştirdiklerin monokloronel antikorlar var. Onlar ya da enzi menütürleri de var. Yanlış hatırlamıyorsam onlardan bazılarını böyle hafif bilişsel bozukluğu olan ama amiloid patolojisi olduğu saptanan hastalara hani alzheimer tanısın tam olarak koyamadıkları hastalara da şu an hani faz 2 olarak falan kullanıyorlar diye biliyorum ama hani ne aşamadılar?
Emin değilim. Şey, patolojik kaskadı kastettim, Tahsin. Tuz. Erken yani hastalara çok erken evrede vermeye çalışıyor. Hatta artık tek klinik evrede verilmeye. Çalışıyor, onu bende demeye çalıştığım. Hiçbirinin öyle psikolojik belirti yok. Testlerde bozma yok ama benim kastettiğim mekanizma da daha geç etki eden hani hepimizde olan ameloid prekur, protein var, ameloid, procül, protein hepimizin beyninde var ve bir işlevi var. Ama bir şey oluyor ve bir kısmımızda onun yıkılma mekanizması bozuluyor.
Sağlıklı bir kişiysek. Ameloid normal bir şekilde yıkılıp beyinden atılıyor. Eğer biz o patolojiye sahipsek ameloid normal bir şekilde yıkılmıyor, farklı bir yerinden kesildiği için çöztor olmayan bir forma oluşuyor. Amiloidbeta dediğimiz şey bu madde bu olmaması gereken bir forma evriliyor. Beynimizde ve çözülmediği için atılamadığı için kan beyin bariyerine de geçip bir şekilde yok edilemediği için üst üste üst üste senin dediğin o kas kattı işte prototipliğe kadar oluşuyor. Bu bu mekanizmanın işte daha monofireli evresinde mi etki ediyor?
Rotobeli evresinde mi etki ediyor? Plak oluştuktan sonra mı etki ediyor? Antikorlar bu monoklonal antikorların her biri o patolojik sürecin farklı bir evresinde etki ediyorlar. Ne kadar erkense o kadar çok fizyolojik süreçleri bozma ihtimalleri var. Yani genel bir bilgim hani bu? Dolayısıyla şu anda piyasaya çıkanlar nispeten daha ileri evrelerde etki edenler. Peki gen mü çevre mi yine de? Soru çok zor yerden geldi.
Ali binyum tencerelerle işimiz yok herhalde çok söylendi yıllarca da. Çok söylendi sanırım her ikisi de demek gerekir ama. Zaman içerisinde o daha açıklığa kavuşacak diye düşünüyorum. Ben hani sadece çevre demek zor çünkü çok eski tarihlerde deman soğuk. Zaten tabi ki gen ve çevre diye keşke ikiye ayrılıyor olsa da o da çok kolay olurdu. Hayat öyle bir şey yok tabii ki yani. Değil, şarkıyla bildiriyoruz değil. Mi? Çevrede yeni değiştiriyor gende çevreyi değiştiriyor filan filan onlar ayrı konular da ama hani bugüne kadar ki bilgi birikimi en azından birinin daha ağır bastığını ya da öncelikle tektiği çektiğini düşündürmüyor hala.
Hala çok net söyleyemiyoruz. Böyle erken başlangıçta alzaymırlarda falan, bazen genetik şeyler saptanabiliyor sanırım ama bunun dışında direkt olarak şeyden çok bahsediliyor. Hani biz asistanken de konuşuluyor, apoi den bahsediliyor apoe diye bir gen var. Risk aleleli olarak kabul edilen bazı şeyler var, durumlar var. Hani o durumda arttığını, hani alzheimer hasta riskinin artırına dair şeyler vardı. Şimdi o şeyde de var. Örneğin. Hani bu yeni tedavilerin kullanımında da hani bazı şeyler mutasyonlar ya da aleviler şey kabul edilmiyor.
Hani tedaviye kabul edilmiyor örneğin. Cevabı tahmin ettiği için cevaptan. Öte yan etkiyi tahmin ettiği için aslında kanama riskini tahmin ediyor. Örneğin apo e 44 yanlış hatırlamıyorsam olarak 4 dörtte sahip olan kişilerde kanama riski çok artıyor. O yüzden o onlar tedaviye kabul edilmiyor diye biliyorum örneğin. Ve bu da bir şeydir.
Abla ben şeyi sorayım size ben bu tedavilerden bahsetmişken aklıma gelen hani bir gözlemim yani bana gelen hastaların bir kısmı burada. Örneğin şeyden, örneğin ben hani demas için tane görüşmeleri yapıyorum ve en sonunda işte sonuçları çıkınca da tekrar hani o tanı tanı görüşmesi dışında bütün sonuçlarla beraber hani bir öneri veriyorum ya da işte tanıyı söylüyorum vesaire. Hastaların bir kısmı bana burada şey diyor. Örneğin bu yeni çıkan ilacı alabilecek miyim diye bana soruyorlar. Örneğin haberlerde görmüşler ve gördükleri şekliyle hani bana direk gelip sorabiliyorlar ya da örneğin atıyorum.
Ekstrem olarak bir kere bir hasta bana geldi. Yani böyle hani çok yüksek. Böyle doktora seviyesinde filan bir eğitim yok. Yani böyle 2 yıllık okul okumuş diyebileceğim bir kadındı. Bak bana şey demişti örneğin. Böyle unutkanlığı var. Ama tam olarak alzheimer tanısı koyamadığımız bir hastaydı. Bana şey demişti bu. Şeyde işte diyorlar ki lityum şeyi engelliyormuş. Alzheimer hastalığını engelliyormuş diye. Daha sonrasında hasta gittikten sonra baktım gerçekten böyle jamata mı newcırdım, nerede hani Temmuz 2.020 beşte böyle bir makale yayınlamış gerçekten.
Hani ben hastadan öğrendim bunu eee yani sağlık oku okuryazarlığı konusunda hani özellikle yaşlılar konusunda. Burada hani daha değişik profil? Gördüm hani sizin oradaki gözleminiz ne onu soracağım. Hani türkiye'de nasıl bir şey var sizce? Evet lityum herhalde 20 yıldır falan alzheimer iyi geliyor. Düğünden biri mola ediyorum. Yani tüm galiba mucizevi olduğu gibi hala tam ne işe yaradığı da nasıl açıklayacağımızı da şimdi timuçin daha iyi anlatacaktır. Ama krozafin gibi. Lityum da mucizevi olup tam olarak nasıl işe yaradığını anlayamadığımız şeylerden biri ne dersin timuçin?
E yani şöyle bir yandan evet, hayır. Bir kere çaresizlikle kullanılan ilaçlar ya bunlar hani eğer şeye kullanıyoruz, 10'a çıkart da kullanalım. Bir bu ikincisi yani fare çalışması yaptığınızda işte aminoid plak birikimiyle ilgili bir şey elde ettiğinizde bulduklarınızı alıp insanla ilgili kliniğe yansıtmak hiç kolay bir iş değil. John kate de farelerle çalışarak. Buldor içimi ama sonuç olarak hani farelerde bir bippolar bozukluk oluşturamazsınız. Var mı? Modeller eskiden de vardı o bayinle filan ama yani olduğu kadar işte.
Bir ama önemli tarafının şu olduğunu zannediyorum. Necation'la ilgili siz bugün. Rastgele google'a şeyde yazın mesela live alzheimer diye yazın. Acaba leque eksikliği alzheimer'la ilişkili midir? Gibi Türkçe değil ingilizce yani leq'de fishons'i diye büyük ihtimalle şeyler bulursunuz. Başlıklar bulabilirsiniz. Çünkü litium evrende en. Çok bulunan miktar olarak element olduğu için sanılıyor. Kelim bizde de böyle bir şey ve onun eksikliği bir hastalığa yol açıyor. Bu da tabi kulağa çok hoş geliyor ve buradan yola çıkarak işte bütün virüse karşı düzelecek.
Neticelere de bir element, sodyum gibi bir şey. Gibi bir kestirme bağlantıyla yani yani sağlık okur yazarlığı kısmı maalesef Google sert ya da işte şeyle sınırlı olunca kulaktan duyma bilgilerle. Sınırlı olunca ortaya çıkan da bu oluyor. Pek okur yazarlık gibi olmuyor yani o. Onun yani şöyle google'a kötü sorular girildikçe, onlarla karşılaşma ihtimalimiz artıyor değil mi? Çok haklısın, çok haklısın. Anahtar kelimeler onlar haline geliyor ve tabii ki onlarla başa karşı karşıya kalıyoruz. Başa çıkması zor bir şey oluyor, haklısın.
Dolayısıyla lidyum'un etki mekanizmasının alzheimer uzaktan yakından bir alakası olduğunu ben. De sanmıyorum. O anlamda çünkü aslında öyle bakarsanız ALS de iyi geldiğiyle ilgili yayınlar var değil mi bir yandan? Da sporlarsanız her şey her şeyle bağlantılı zaten ne bir şekilde bir bağlantı çıkartabiliyorsunuz ama hiçbir klinik kanıtı yok. Tabi bu sağlık okur yazarlığı kısmı çok hoş, çok hoş bir soru Tahsin teşekkür ederim. Şöyle, bizde sağlık okur yazarlığı, yani ben bazı hakikaten eksi seviyelerde olduğunu düşünüyorum.
Şöyle bir şey çok görüyorum. Yakınları işte 2 çocuğu eşi, bazen 3 çocuğu eşi hani bir hastayı getiriyorlar bana şöyle bir şey ya. Çok sık gördüğüm için bunu söyleme ihtiyacı duyuyorum. Hani. Bu kişiyi alın. Bana yeni bir anne verin. Yani o seviyede bir sağlık okuryazarlığından bahsedebilirim ya da bu babamızı alın. Başka bir şey verin bize.
Şimdi nedir burada kastettikleri? Hani bir baba var. Bir anne var demen solmuş. Demel s olunca tabii pek çok demas sadece bilişsel sorunlarla giden bir hastalık değil. Keşke öyle olsa bilişsel sorunların çok daha ötesinde çok ciddi davranışsal ve psikiyatrik sorunlarla giden tablolar bunlar elbette ki. Demansı olunca bazısı tabii işte intibizyon bozuluyor. Disinibisiyon ortaya çıkıyor. Kişiden beklemediğiniz davranışlar çıkabiliyor ya da bazı olumsuz özellikleri çok daha belirgin ortaya çıkmaya başlıyor.
Kişinin hani işte huysuz yani daha böyle tıbbi terimler kullanmayalım. Huysuz bir adam devam sununca inanılmaz huysuz bir insana dönüşüyor. Fakat beklenti şöyle oluyor, yani bir ilaç verin, hani o eski babamız da olmasın yani burada da biraz şey gibi işte zeki çevik bir ahlakla birine dönüştürün. Hani bizim babamızı. Mazur gören tamirlerimi.
Ben bununla çok uğraştığımı fark ediyorum. Yani neyi düzeltip, neyi düzeltemeyeceğimi çok uzun uzun anlatıyorum. Hasta yakınlarına bu hastalığın nasıl bir şey olduğunu anlatmaya çalışıyorum. Şimdi 20 yıl önce amerika'da çalışırken öyle bir kıyaslamadan dolayı bunu çok rahat söyleyebiliyorum. Amerika'da da ben birebir hasta gördüm. Hasta takibi yaptım. Her türlü sorumluluğu üstlendim. İptal. Böyle gelmiyordu hiç insanlar 20 sene öncesinden bahsediyorum. Bu şekilde gelmiyorlar yani demans. Tanısı var biliyorlar ya da demans olabileceğini düşünüyorlar.
Sizin neyi ne kadar düzeltebilecekleriyle ilgili bir fikirleri vardı. Yani hiç böyle bize yeni bir anne verin. Bize yeni bir baba verin bunu alın. Bunun işte 30 versiyonunu verin. Böyle bir şeyle hakikaten karşılaşmıyordum. Bu bizde çok var maalesef. Yani doktor bir hap verecek onu içince birdenbire değişik bir hiç olmayan bir babaya hiç olmayan bir anneye sahip olacağız maalesef yani. O yüzden ben bunu çok anlatıyorum. Hani de mas geri dönüşebilir bir şey değil. Ilaçlarla bir miktar durdururuz.
Ilaçlarla bir miktar kontrol ederiz ama hep çok hassas bir dengede yürümemiz gerekiyor. Verdiğimiz şeylerin bir etkileri var. Bir de yan etkileri var. Bazı şeyleri düzeltiriz. Bazı şeyleri düzeltemeyiz. Bazen çok daha somut söylüyorum iştahını arttırabilirim. Uykusunu düzeltebilirim. Çok hırçınlaşmasını engelleyebilirim. Ama ne bileyim, hani gençliğinden beri gelen bir tık. Kişilik özellikleri var zaten hep çok negatif bir insanmış. Zaten kolay kolay hiçbir şey beğenmeyen ya da çok talepkar hep bana diyen bir insanmış.
Hani bunlar çok değişmeyecek diyorum. Burada küçük bir müzik molası verelim. Bugünkü müzik parçası olarak haran odadan stil life dinleyeceğiz. Daha sonrasında tekrar birlikteyiz.
Müzik arasından sonra tekrar birlikteyiz. Eee, konuşmaya devam edebiliriz. Özlem bir şey sorabilir miyim? Tam burda aklıma geldi. Burda sağlık okur yazarlığından daha öte. Kültürel etmenler ve aile dinamiğiyle ilgili şeyler de etkili değil midir? Yani yıllarca mesela çok dis fonksiyonel bir aile. Oldu ise. Iıı, oradaki demans olmuş kişiyle ilgili yaşantılar beklentileri çok değiştiriyor da olabilir. Yani burada öznel yaşantılara da. Çok önem vermek gerekiyor. Kültüre de zannediyorum. Çok doğru yani tam ben onu nasıl ifade edeceğimi düşünürken cem abi çok sağ olun, beni kurtardınız.
Hakikaten kültürel etmenler de çok önemli ama o beklenti çok ilginç. Bence o şeyle de ya bu da tabi kültürel bir şey ama sağlık okur yazarlığıyla da çok bağlantılı. Hani o. Önce Allah, sonra siz kültürü de var ya bizde yani bir doktoru öyle bir neredeyse hani tanrı mertebesine koyma. Bir kimdi bir arkadaşım ya da bizim hatta siyaset standlarımızdan bir tanesi. Çok tatlı bir şey söyledi bana abla dedi. Ben böyle demansa hastaları geldiğinde benden böyle inanılmaz şeyler istediklerinde ama siz beni allah'a şirket koşuyorsunuz diyorum dedi.
Hani ben bunları yapamam neyi bulunur? Efendim. Iyi bulmuş, iyi bulmuş, evet. Evet çok çok çok hoş hakikaten bence de hani bunları benden beklemeyin bunları bunları yapamam. Gerçekten ikisinin çok kesiştiği noktalar bunlar. Sizi tanrı yerine koyup sihirli bir değnekle her şeyi değiştirme beklentisi. Bu sadece yaşlı hastalara özgü değil, belki çok yenilemesi çok genç nesil biraz daha daha bir psikolojik zihnilikle geliyor. Onlarda biraz fazla kirlenmiş bir zihinle gelebiliyorlar. Tabii gördüğüm kadarıyla ama.
Ama halen şu anda yaşlı diyebileceğimiz koortuyor onların yakınlarında. Maalesef bazen hani hiç eğitim düzeylerinden beklemeyeceğiniz kadar bu tarz böyle bir sihirli değnek beklentisiyle gelenler çıkabiliyor. Tabii öfkenin sebebi de zaten o oluyor. Yani sen bunu yapabilecek kapasitede olup yapmadığına göre sen yapmadığın için. Düzelmiyor durum diye düşünerek sağlık personeli direk öfkenin şiddetin çok kolay hedef haline geliyor. Her gün duyduğumuz hikayeler tabi bir yandan da. Deminki gibi lityum canım ne ilgisi var?
Bakın filan dediğinizde aslında hani sen bu işi biliyorsun lütum da kullanıyorsun? Özellikle kullanmıyorsun. Babamızda gibi bir şey ya da annemizde gibi bir yere doğru kolayca gidebiliyor. Konu bu arada demin şeyi söylemiyor, unuttum. O natürdeki çalışmayla ilgili o yayınlandığı zaman. Bu böyle bir hani ilaç araştırması olup tedavi bazda bir çalışma değil zaten. Yani alzheimer da ne değişti diye bakıp ararlarken o 2.000 işte çeşitli elektronikleri ya da metalleri tararken buldukları şeylikun görece ha.
Bu arada vücut vücutta zaten var olan ve ölçülmesi çok güç olan endojenli azaldığı ya da görece az olduğunun fark edip. Ya burada acaba glikojen sentezkinaz üstünden bir ameloid proteinlerinin birikimi ile ilgili bir mekanizma mı etkiliyordur? Sorusuna aradıkları bir cevap ama tabi bunu. Böyle parlatarak sununca hani lityum eksikliği deyince zaten ne kuyum eksikliği diye bir şeyindir. Durumun olduğunu düşününce insanlar aha işte, bu da buymuş. Demek ki lüt verirsek düzelecekmişe kadar giden bir bir ariston mantığıyla buraya kadar geliyor işten.
Bu da tabi şimdi onu oraya bağlayacağım tekrar. Yani sen biliyorsun aslında bak çok önemli bir dergide yayınlanmış. Üstelik biraz sağlık okur yazile varsa. Adını bilmeyen yok artık çok çok önü yayınlanmış, çok önem veririm. Bakkal varsa onlar rağmen yapmıyorsun ya da yok canım deyip kibirinden bunu görmezden geliyorsuna kadar gidebiliyor konu aslında. Ondan daha kötüsü aslında alanda sahada çalışan bir kısım profesyonel bir kısmı daha hani tıp dışı insanlar tarafından da maalesef çok suistimal ediliyor.
Benim hem de şeyi de çok yani eğitim düzeyi çok yüksek hastalarımdan duyduğum şeyler işte bazı kişilere danışmaya gidiyorlar işte diyorlar ki size biz bir takviye vereceğiz demansa çok iyi geliyor. Çok iyi paralar işte haftada bir ne bileyim, 15 günde bir ayda bir hani kişinin meşrebine göre aslında çağrılıyor işte orada ıv bir serum veriliyor, içinde işte biraz vitamin var. Biraz manevrimler, biraz bir şey var. Aşk bazı hastalıklarda da işte biraz yeri olabiliyor. Birkaç hastan sordu bana bunu.
Bir tanesiyle olan diyaloğumu hiç unutmuyorum dedim ki yani hani bakmıştım da merak edip duyduğum için de bakmıştım. Hani bu başka bazı bunlarda kullanabilir ama demez ta yeri yok. Hani ben araştırdım baktım böyle ama bizim doktorumuz. Hani bunu yapıyor ve biz gittik, çok iyi geldi anneme dedi. Yeni dems tanısı konmuş bir kadın anneyi ben tanıyorum niye iyi geldiğini de biliyorum. Ben de dayanamayıp şöyle bir şey dedim vallahi, yani 15 günde bir ben gitsem, 23 saat bir klinikt hemşireler etrafında pervane olsa bana serum verseler canım.
Bugün de tırnakların çok güzel olmuş saçlarını da ne hoş yaptırmışsın ay işte ne bileyim şeklibe teyzeciğim hani atıyorum. Bana da çok iyi gelir dedim. Daha beni aramadılar. Bir bir alman profesör şey derdi. Plasebo'nun etkisini küçümsemeyin. O etki sizin etkinizdir. Belde gerçekten ekimin ya da sağlık personelinin etkisi aslında plasebonun etkisi çoğu zaman yoksa brama laik yada aşağıgan da ya da bilmem neyse kava kava ne kadar etkilidir bilmiyorum ama. Bizim şeyi hatırlıyorum. Pardon özlemciğim.
Yo rica ederim lütfen ay aslında sadece kulesin o da değil timuçınar bu uyaran veriliyor. O kadın evinden çıktı. Evet evet, oradan zaten sana psikoterapiyi soracağım hemen ama cem bir şey diyecek galiba onu. Bizim şeyi hatırlıyor musun diyecektim. Timuçin'le ben çok fazla faz 3 araştırma yaptık. Bir de araştırma hastalarının.
Diğer hastalardan farkı gibi bir kavram var. Tabii araştırma hastaları zaten çok özen gösterdiğim ve sık gördüğün kişiler olduğu için genel popülasyonu yansıtmıyorlar. Aslında bakarsan şimdi faz 3 araştırma yapmayan kişiler olarak artık rahat rahat, bunu konuşur hale geldik. Bu da yaşlanmanın mı diyelim yaş almak? Mı diyelim, hoş değil yaş almak yaşlanmanın rahatlığı. Ne dersin? Evet tabii tabii yani hiç bir hasta seni direktör yamazken o arar. Sen onu gelmediği zaman evinden arar sorarsın nasılsın diye hem.
De geldiğinde daha uzun görürsün. Evet her gelişinde uygulamak mecburiyetinde olduğun yüzlerce soruyu yan etki formunu vesaireyi verirsin, onunla zaman geçirirsin filan gibi şeyler tabi insana iyi gelen şeyler doğal olarak. Yani ara değişkenler psikiyatri çok. Koordinatör bir dizi faz 3 araştırma verdi. Kurtaran şey şu olurdu, plasebo grubuna da aynı şekilde davranıyorsun ilaç. Grubu. Eğer çift köre araştırma yapıyorsan salgın. Evet yani kazara ilaç yan etkileri ya da başka bir nedenle en azından kafanın içinde kodu kırarak yaklaşmıyorsan sonuç olarak eşit davranıyorsun iyi tarafı o ama haklısın işte onlar dikensiz gül bahçesi en başında da hep.
Söylediğimiz dikensiz gül bari evet. Ben bu noktada sana tabi sen sahikocuyla vesaire de uğraştığım için tam da onu soracağım yani. Psikoterapi için ne düşünüyorsun? Yaşlı hastalarla ilgili özlem. Orada çok ön yargı var.
Hani direkt böyle klinikte doğru doğrudan doğruya güney pratiğinizde de görüyorsunuz. Eskiden daha çok yapardım. Ben işte birlikte çalıştığınız psikoloğumuza giderdim. Şöyle şöyle bir hasta var, kaç yaşında? Özal şöyle ya, özlem abla hani açıkça söyleyemezler ama hani çok. Hani çok prognoz iyi değil gibi düşünülür, gelebilecek mi diye düşünülür. Daha iyi niyetli bir şekilde gene bu sadece bize özgü de değil, genel olarak böyle bir bakış var. Yaşlı da psikoterapi. Dünyada da yani. Dünyada da öyle yani yaşlı da psikolog terapi ne olacak?
Hiç öyle değil. Kişi kendisi istekli ise o kadar kıymetli bir şey ki çok kıymetli yani kişi kendi istiyor geliyor. Önce ölüm dö şeyi de dahil hatta? Ölüm döşeği de dahil. Yani bu bu kadar kıymetli bir şey ki hiç hiç yaşla ilgili bir şey değil. Psikoterapi gerçekten tamamen sizin isteğiniz bakışınız, kendinizi tanımakla ilgili istekliliğinizle ilişkili bir şey. Benim 10 sene boyunca izlediğim bir bir hastam oldu. Yani işte nörolog arkadaşımla işte dahiliyece arkadaşımla falan da beraber izlediğimiz çok hoş bir beyefendiydi.
Diğer arkadaşlarım hiç sevmezlerdi bu beyefendiyi yani geleceği zaman bana devamında bir takım işte telefonlar özlem yine mi gönderdin falan şeklinde. Ilk başlarda ben de biraz çekinceydim, çünkü çok namlı bir.
Psikiyatristten yıllarca terapi görmüş, terapi almış, kendi deyimiyle bir bey bana başladığında 75 yaşındaydı vefat ettiğinde 85 yaşındaydı. Gerçekten hani vefatından en son bir buçuk 2 ay önce falan gördüm. Ben ilk bir sene boyunca bana devamlı isim vermeyeyim ama işte ayşe hanım bana şöyle söylerdi, ayşe hanım bana böyle söylerdi. Hiç ayşe hanım bana sizin dediğiniz gibi şeyler söylemezdi. Öyle öyle çok öfkelenir seanslarda hani hep çok kibardır. Özlem hanım falan der ama o seansta bir öfkeli gelir.
Bak güzelim diye başlardı. Bak güzelim o işler öyle değil şeklinde bir şey. Ben bir süre sonra çok sevdim bu hastayı. Yani hakikaten çok düzenli geldi. Çok istekli geldi. Efendim. Neden sevdin?
Ve çok içten buldum bir şekilde. Bir bipolar de vardı. O bak güzelimle rastla hafif bi hipomanik olduğu dönemlerdi ortaya çıkıyor. Ve bana çok tutundu bu hasta yani. Beni hiç bırakmadı. Senden anlamışsın aslında galiba. Anladım yani anladım. Yardım edemediğimde yardım edemiyorum ben size dedim. Çok açık davrandım. Zaman zaman eşini gördüm, karısını gördüm. Çok kendi aralarında da çok ciddi sorunları olan bir çiftti. Eşi ölmeden bir ne kadardı işte. 23 sene önce bana geldiğinde çok ciddi değişimler var dedi.
Ahmet bey diyelim Ahmet bey de çok ciddi değişimler var, özlem hanım dedi. Yani bana karşı daha yumuşak etrafa karşı daha yumuşak ama asıl öldükten sonra kaybettikten sonra geldi ve bana dedi ki ben size çok minnettarım. Benim eşim bu dünyada başka bir insan olarak gitti. Sizin sayen o kadar hoş bir andı ki o yani benim kibirliği kimseyle konuşmayan, güvensiz kocam gitti. Kendini çok rahat ortaya koyan bir insandı. Yıllarca psikiyatriste gittiğini saklayan adam, her yerde işte kulüplerde gittiği kulüplerde, derneklerde sizden bahsettiği benim psikiyatristim dedi.
Benim ilaçlarım dedi. Taksicilerle evimizin oradaki taksicilerle ahbap oldu, onların çocuklarına yardım etti. Yani bunları hayatının son birkaç sene zinde yaptı dedi. Daha önceden hiç yapmadığı şeyler ve benimle barışarak gitti dedi. Yani çok mutlu olmuştum. Ben bunları duyduğumda. 70 beşten 80 beşe değişebiliyormuş insan onu gördüm. Birbirinize iyi gelmişsiniz gerçekten. Çok çok kanatta çok iyi. Çok enteresan, birbirinize iyi gelmişsiniz. O kadar önemli bir şey ki. Karşılıklılık psikoterapi de ve yani bir tür asimetrinin tam olarak mutlak bir şekilde mevcut olmaması.
Aşkın celladın ilk hikayesine bakın mesela dimi. Orada böyle bir şey vardır. Çok geç yaşta başlayan biri, ikincisi de kovut'un hiçbir zaman yaş sınırı yoktur. Ben her zaman alır. Ve her yaşta kişiyle, sert psikolojisiyle psikoterapi devam eder. Yani Yalova ve kovuta bakın bir de özlem Erden akiye bakın. Iıı her yaşta psikoterapi başlar. Yani diğerlerinin muhtemelen onun gelişinden haz etmiyor olmaları da işte evet, zihinlerinde ve gönüllerinde yer açmamayla alakalı olsa gerek bir biçimde yani günlük hayatın zorlukları işte.
Maruz kaldığımız hasta tedavi etme prosedürleri vesaire şu bu filan birçok sebebi vardır. Kuşkusuz sağlık personelinde ama muhtemelen onunla alakalı. Aslında şöyle tabii onu sanırım öylece kabul edemediler. Hani kibirlistan bakan işte zengin belli bir gücü olan bir adam. Bana da ilk başlarda çok böyle davrandı. O kibrit çok ön plandaydı. Hani kibrit sıyırdığınızda bunu isteninize alınmadığınızda aslında çok ilerliyorsunuz. Hani hani neydi o tabirinin adı cem abi. Size netmek mi acaba? Hem konteyn etmek doğru hem de onun hastanın oyununa gelmemek o anlama gelen bir tabir.
Onun oyununa düşmemek ya da. Oyununu bozmak derdi engin bey mesela. Evet, onun oyununu bozmak orada başka bir dans, başka bir oyun, kendi oyununuzu kurmak. Çok bilerek yapmadım ben bunları. Ama hani hiç Müslim almadım o kibri? Tamam tamam, böyle giderdim arkadaşsınız size kendi oyunuyla gelir. O oyunu oynarsanız kaybedersiniz derdi tam. Geçen haftalarda nar sizin vesilesiyle konuştuğumuz şey aslında o kibirli görüntü. Cem çok güzel söylemişti. Utanç ve aslında korkunun ifadesi olabiliyor. Kimi zaman ve işte onu göremezsen zaten süreci de göremiyorsun ve yönetemiyorsun.
Iyi ki senle karşılaşmış. Hep ama ben de iyi ki onunla karşılaştım ben. Tabii evet. Bu gerçekten. Bana o kadar çok şey öğretti ki utanç gitti, korkusu gitti. Her yerde psikiyatrik hastalığından söz edebilmeye başladı. Yani bunu görmek benim için de çok kıymetli bir deneyimdi. Yani gerçekten çok minnettarım hastamı. Eline sağlık. Nur içinde yatsın. Öyle öyle öyle evet. Çok güzel sohbet oldu ya? Bence de. Gerçekten hani? Özlem çok çok. Teşekkür özlem doyamadık seninle konuşmaya ne yapacağız başka bir konuda.
Inşallah. Ya da temasların suyunu sıkalım.
Benim açımdan çok keyifli bir sohbetti. Herkese çok teşekkür ederim. Benim de çok fazla konuştuğum bölüm oldu. Bu bölümün sonunda bir ressam ve resimden bahsedeceğim ve konuya uygun ve temayı uygun olmasına istedim. O yüzden bu tabloları seçtim diyeyim. Daha doğrusu bir tablo seçmedim. Ben bugün size. Aslında bilim otel mole'nin alzheimer tablolarından bahsedeceğim. Önce bu villiam uter moleden bahsedeyim. Kendisi 1.933 Amerika doğumlu Amerika Birleşik Devletleri hayatının büyük bölümünü ingiltere'de geçirmiş.
Uzun yıllar akademik bir entelektüel çevre ile ilişkili işler yapmış. 95 yılında 1.995 yılında alzheimer tanısı almış. 95 yılında alzheimer tanısı aldıktan sonra bilinçli olarak sürekli olarak otoprelerini çizmiş otoportilerindeki değişimi bize göstermiş aslında çok güzel eserler şu açıdan güzel eserler onu söyleyeyim, size ilk paylaşacağım. Eser 1.967 yılında yaptığı bir otoportre oradaki resmin çizgilerine vesaire dikkat ederseniz çok düzgün olduğunu görebilirsiniz. 95 yılında. Erken evresi alzheimer erken evresi 95 97 gibi görünüyor şeye göre yazarlara göre yüzü hala atanabiliyor.
Orantı bozulmaya başlıyor. Gözlerde donuk var ve mekan algısı da biraz belirsiz gibi görünüyor. Tablolarda iç görüsü hala var gibi görünüyor. 1.980 98 2.000 yılları arasında 10. Alzheimerın orta evresine geçmiş gibi. Görünüyor, 100 parçalanmaya başlıyor, bölünmeye başlıyor, gözler farklı yönlere bakmaya başlıyor. Ağız kayboluyor ya da belirgin sınırları belirgin belirgin olmamaya başlıyor. Arka planda genelde boş veya kaotik görünüyor. Yani burada aslında hani hastanın benliğini nasıl çözülebildiğini görüyoruz.
Ileri evrelerde artık 2.000 yılından sonra resim yapma yeteneğini de kaybetmeye başlıyor. Güz neredeyse tamamen ortadan kayboluyor. Çizgiler çocukça ve çok ilkel hale geliyor ve figür kimliksizleşmeye başlıyor. Yani neredeyse kendisine hiç benzemiyor bu. Eserler bizi aslında alzheimer daki. O hem yazıda hem resimde hem şekil çizme yeteneklerindeki bozulmayı çok güzel gösteriyor. Mekansal olarak algının kaybını onun dışında ifade yoksunluğunu 100 tanıma bozukluklarını gayet net gösteriyor. O açıdan bu tabloları bence çok değerli ve güzel tablolar.
Bunları paylaşmak istedim. Bizi dinlediğiniz için teşekkürler. Tekrar görüşmek üzere kendinize iyi bakın.
Podbean