Varoluşçu Psikiyatri
Bu bölümde Ellen West vakasına Dr.Ludwig Binswanger'in yaklaşımı ve otantiklik kavramı üzerinden yaklaşmaya çalışıyoruz. Bunun sonucu olarak da varoluşçu psikiyatriye değiniyoruz.
Herkese merhaba diken şükür bahçesi vaat etmiyoruz podcastlerinin yeni bölümünden size sesleniyoruz. Ben doktor tasiroğlu bu podcast de benimle beraber profesör doktor cem akbaşoğlu, profesör doktor timuçin ural ve doktor ibrahim aylak benimle beraber geçti. Geçtiğimiz bölümde. Luif bir insanger ve Elon Musk vakası üzerinden konuşma fırsatı bulunmuştuk. Bu sefer Lütfi manger bir Elon Musk vakasının devamı olarak varoluşçu, psikiyatriye ya da psikoloji ile ilgili bazı şeylerden bahsedeceğiz. Bu bizim bu sezonluk sezon finali bölümümüz olacak.
Umarım en. Yakın zamanda tekrar görüşeceğiz. En sonunda da zaten duyuruyu tekrar yapacağım. Ben geçen bölümde bir şey sormak istiyordum. Oradan devam edeyim isterseniz. Beinds one girer'in bu şeyle ilgili ötenaziyle ilgili ya da yani intiharla ilgili yani şöyle intiharla ilgili bazı sözleri var, bu arada ama ötenaziyle ilgili direk söylemiş olduğu hayatı boyunca pek bir şey yok. Aslında benim bildiğim kadarıyla. Yok, hayır asla yok ama sonrasında yazılmış olanlar. Neredeyse intiharı intiharın otantik olduğunu söylemekle.
Intihardan, vazgeçirmek veya suisi dar bir hastayı tedavi etmek arasında öbür yolu seçmiş olduğunu açıkça gösteriyor, öyle değil mi? Tabii ya ötenazi tabii çok farklı bir şey. Ötenazi de sonuçta bile isteye ölmek isteyen birisine onun da rızasıyla yardım etmek, burada yardım ettiğine lay bir şey yok. Sadece engel olmadığını söylemek mümkün ama engel olmazken işte bir makalede 17 kere bulut antikçe deyince zaten engel olmaya niyeti yoktu. Anlamı çıkıyor. Oradan ötenaziye dolambaçlı olarak ulaşılıyor.
Yoksa ölmesine yardım etmiş değil öte yandan ama hani bir şey yapamazdık. Demiş oluyor kısaca. Burada bir parantez açıp çok güncel bir asist su işsiz vakası da olduğunu hatırlayalım. Hollanda'daki bir vaka ııı en son ne oldu? Takip etmeye bile korkuyorum esasında ama. Hollanda'da bu destekli ve yardımcı suisit kararı onaylandı. Genç bir kadının siz haberdar mısınız ova kadar. Ben duymadım. Tahsin sen söylesene. Yanlış hatırlamıyorsam sanırım bir kişilik bozukluğu vakası yani çok fazla acı çektiğini söylemiş ve daha sonrasında ötenazi talebinde bulunmuş ve yetkili makamlarca onaylandıktan sonra ötanazi işlemi gerçekleştirilmiş diye okudum.
Ben de haberden okuduğum kadarıyla. Öyle mi? Yani bu bu konuda görüş bildirmeye başlamaktan bile çekiniyorum. Esasında çok çok tartışmalı bir şey ama konmuş olan tanılar 3 tane. Iıı, otizm spektrumu, borderline, kişilik bozukluğu ve majör depresif bozukluk. Kendisi kararı konusunda çok müsteği olduğunu söylüyor. Partnerin de kendisine destek olacağını söylüyor ve ben bunu anlatmayı ve tartışmayı bile ertelemeyi tercih ediyorum. Sadece Guardian dayanamıyorsam çıkan bir kısa yazı var. Bu tanıların hiçbirinin yani demin de sözünü ediyorduk.
Doğal antiteler olmadığından yola çıkarak ve kültüre ve işte psikiyatrinin o dönemki. Epistemolojik bakışına falan bağlı olarak değişebilecek, değişebilecek şeyler oldukları için burada bunu tıbbi bir müdahale gibi gösteriyor olmakta çok ciddi bir sorun olduğunu söylüyorlar. Dayanamayacağım. Söyleyeceğim, ben tamamen onlarla aynı fikirdeyim. Kabul edilebilir gibi gelmiyor bana asla. Aynı şekilde düşünüyorum yani? Ötanazi tanımı gereği zaten bir biçimde ben hayatını bir süre içinde kaybedeceği netleşmiş bir insanın.
Bunu daha öne alma isteği ya da bunu daha kendi istediği biçimde gerçekleştirme isteği ve hekimlerin buna yardım edip etmemesi. Yani ayırmamız gerekir değil mi? Onu söylüyorsunuz? Kesinlikle. Evet. Hayır dediğiniz evet. Yani terminal bir kanser hastası ağrısı kesilemeyen bir kanser hastasının ötenazi talebiyle borderline kişilik bozukluğu, otizm spektrum ve depresyonu olduğu için beni öldürün diyen birisini doktorların yardım ederek ölmesine destek olmaları tamamıyla farklı şeyler. Evet acı çekmesine anlayabiliriz, anlayalım zaten her ikisinin de acı çekmesini anlayalım.
Acıları karşılaştırmak değil ama hayatının biteceği zaten tıbben belirlenmiş olan bir insanla. Böyle bir şeyin olmadığı bir bir termin koyamadığın bir durumu aynı kefeye koymanın çok doğru bir davranış olduğunu düşünmüyorum tabii ki. Ekimolojik kökeni olarak da. Etmeoloji kökeni olarak da böyle çin hocanın dediği gibi sanki bir hani güzel ölüp değil mi? Evet, kanaat olsun dediğimiz de öyle. Bir şekilde bilmiyorum başka bir şey? Evet. Bir ölüm biçimi seçme var aslında ötanazi de ölüm kaçınılmaz. En azından belli bir süre içinde onlar arasında bir ölüm seçme hali söz konusu.
Ama psikiyatrik rahatsızlıklar için bence de iş çok farklı. Yani hekim olarak hani ötenizliğe de çok sıcak bakıyorum diyemem ayrı konu ama anlıyorum onu anlamayı. Anlamayı deneyebilirim ama az evvel cem'in söylediği gibi yani bu durumu anlamak benim açımdan çok mümkün değil. Elon Musk bakasıyla ilgili daha sonraki yazılan yazılarda da sanırım elon westle ilgili şöyle şeyler de söylenmiş, yani intihara meyilli olduğunu başka davranışlarından da görebilirsiniz gibi söylenmiş işte. Elon west tehlikeli şekilde atabiliyor.
Ne bileyim. Onun dışında böyle bulaşıcı hastalığı olan kızamık ya da kızamıkçı gibi bir hastalığı olan çocuklara gidip öpüyor. Onun dışında işte banyodan çıkınca böyle çıplak şekilde uzun süre ayakta duruyor. Vesaire hani soğukta bekliyor yani gibi bir sürü şey anlatılmış yani hani vakayla. Ilgili öyle bir para su hisset denilen şey. Yani ben. Kendimi öldürmeyeyim ama ölmem için. Her şeyi yapayım, onu kolaylaştırayım. Tehlikeli de olsa yapayım bunları gibi. Evet. Yani biz van gelle ilgili olarak benim okuduklarımdan anladığım şöyle bir şey var.
Biz van gerger hadi gerden etkileniyor ve dünyayla dünyadaki alet edevatla. Otantik bir ilişki içinde olmayı, yani onları eline amade kılabilmeyi eline amade olarak yaşayabilmeyi.
Var olmaklık da azagne için bir ön koşul olarak gördüğü şeyleri psikanalize uygulamaya çalışıyor. Burada geçen bölümlerde de sözünü ettiğimiz sık sık şakasını da yaptığımız medardbos seminerlerin etkisi var. Yani haydiger psikanalize ve psikiyatriye hep olumsuz bir tutum olmasına rağmen aslında çok uzun süre medart bozkırinde psikiyatristlerle beraber çalışıyor. Bu insan gerin ondan etkilenmişliği çok amma. Bütün bu tarzn ele madelik dünyada var, olmaklık gömülü, olmaklık, yabancı hissetmeme ile klinik pratiği arasında ben herhangi bir bağlantı kuramıyorum.
Yani timuçin hatırlar mısın? Varoluşçu psikoterapi kitabında engin beyin yazdığı şöyle bir şey vardı, varoluşçu psikoterapinin temelinde doğrudan. Onun tam karşılığı olabilecek bir kuramsal çatı yok. O yüzden kimileri psikanalizden, kimileri felsefeden destek aralar gibi yanlış mı hatırlıyorum? Çok çok doğru hatırlıyorsun. Var olmuş hiçbir psikoterapi bir. Ekol değil, bir kuramsal temeli olan bir ekol değil zaten. Sadece bir yöntem ya da bir tarz zaten. Aslında nereden başlatmak gerekir? Var otobüs, psikoterapi diye sorunca hani psikanaliz içinde varoluşçu terapin işine esasında.
Çünkü psikanalizin sınırları çerçevesi, vesairesi çok belirgin ve buna hiç uyan bir yapı değil. Ama asıl mesela okturan başlayarak dönemk'tan sonra şandorya şandordının öğrencisidir. Engin geçten engin geçti. Öyle. Mi lengin analizanı örvin niyelama tabii ki ben ispangar orada rulo may. Bunların hiçbiri aslında bir bir engin engüzel bir sözü vardı. O cümleyi yarım bıraktım ama şöyle derdi dünyada. Terapist sayısı kadar terapi yöntemi vardır. O kadar ve her kuramı bileceksiniz. Size yakın gelen birinde daha çok deneyim kazanabilirsiniz ama bunlar üzerinde dans edebileceksiniz.
O bir yani bir bir yöntem bir tarzdan bahsediyoruz hatta. Örvin yalımın varoscu psikoterapi kitabında da böyle bir cümle vardır. Onu bulmaya çalışayım yani?
Tam da varoluşçuluğun ruhunu anlatan her insanın biricik olduğunu ve bu biricik olma durumunun.
Hep var olduğunu ama terapistin bunu görmezden gelerek bir şey yaptıklarını söyleyen bir bölüm vardır. Bulmaya çalışayım, onu size bir. De şey var burada benz oneger de de benzer bir şey hissedebiliriz. Doktor, hasta terapist, danışan her neyse ilişkisinde ki. Asimetrinin gitgide kadrocuya doğru özellikle yok olduğunu görüyoruz. Yani yalan hatta biraz sarkastik biçimde dalga geçerek de söyler. Artık kendi yaptırdıkları kolonoskopileri de hastaya anlatacak kadar rogeryan californialı terapistler var filan diye yetkiyle sorumluluk arasındaki dengeyi hep sıkı tutmak gerekir ve asimetcinin.
Otoriteryen olmadan mutlaka korunması gerekir. Çünkü sorumluluk sizdedir diye yalan bunu vurgular. Karlosta mesela bu yok. Hümünüst psikoloji ekolü için şey diyor o kitabında gösterişçi Amerikalı kuzenler diyor.
Evet yani. Yani var oluşçuluktan hümanistik olana geçildiği zaman artık sorumlulukların da bir ölçüde bırakılmakta olduğunu engin bey de muhtemelen yazmıştı ama ben yalından da hatırlıyorum. Bence o söylediğiniz cümle hocam tekrar edilmeye değer. Yani yetkiyle sorumluluk arasındaki denge. Evet.
Evet yani. Bunların ikisini birden bırakmak gibi bir hataya da düşülebilir, ikisinin dengesizliği de bir sorun yaratabilir. Yani varoluşçu psikoterapinin çok daha iyi uygulayıcıları var ama özellikle hümanist psikoterapiye ve şeye geçildiği zaman californyalıların rojavayan terapilerine geçildiği zaman hasta hekim terapist danışan arasında hiçbir. Sınır kalmadığı ve arkadaşlıktan farksız bir hale geldiği. Ve oradaki sorumluluğun da artık görmezden gelindiği gibi bir şey. Burada tabii terapistin ne kadar?
Pardon kendisini açacağı konusunda bunun öbür ucu da son derece savunucu olmak ve klasik analizteki gibi nam mevcut olmak, psikoterapide insan olarak mevcut olmamak. Yalan ve engin bey engin geçten bu arasının ikisinin arasındaki dengeyi çok iyi anlatmışlardı. Sözümüzü keseceğim, benim müzik molası verelim isteyeceğim. Geçen hafta vivaldi'nin ünlü konçertosu 4 mevsimin sumru bölümünden bir parça dinlemiştik. Bugün devamını dinleyeceğiz. Keyifli dinlemeler daha sonrasında tekrar beraberiz.
Ingiltere'de böyle. Insanların.
En son yalanım varoluşçu psikoterapisinden bahsediyorduk. Belki oradan devam verebiliriz. Ibrahim'e sözü verebilirim. Evet, yanlış hatırlamıyorsam bu yalom'un varoşçu psikoterapi kitabının girişinde uzun bir varoşçu psikoterapi geleneğinden bahseder. Yani yeni bir şey değil ve biraz da eleştirel aslında bahseder. Bu noktaya kadar birçok girişim oldu ama bunların çoğu belki de cem hoca'nın dediği gibi bu hiyerarşi yetkiyle sorumluluk arasındaki denge kaybedildiği için belki de başarısız oldu. Genel çerçeve kaybedildi deyip öyle başlıyor diye hatırlıyorum.
Doğru yani işte onu bir kuramsal temele oturtma çabasının yarattığı sorunları anlatıyor zaten. OO. Girişte şey diyor işte ilginç gelen cümlelerden bir zamanlar altını çizmiş mi onun da? Nihai varoluşçu kaygıların terapi de hiç ortaya çıkmayacağı iddiası tamamen terapistin seçici dikkatsizliğine bağlıdır diyor. 44 şeyi söylüyor. Tabii burada seçici dikkatsizliğimizi. Evet, onları da tekrarlayalım. Varoluşçu psikoterapideki ölümlülük sorumluluk. Evet. Anlıyorum anlam. Özgürlük müydü? Bir deneydi. Özgürlük değildi dimi.
Yalnızlık. Yalnızlık bence. Yalnızlık, nihai yalnızlık. Yani rank dedim rant.
Yani freud ters düşmesi vesaire çok başlangıçta çok beğeniyor orankı ama sonra ters düşüyorlar şey değil. Hekim değil zaten. Kim değil ama?
Çok öyle olmadığı için belki çok farklı bakabilen bir yanı. Var mitolojiyle bağlantısı var filan şöyle diyor, eğer bir terapist bireyi içgüdülerin egemen olduğu bir varlık değil, aslında korku dolu acı çeken bir valilik olur olarak görürse çok daha güçlü olacaktır diyor. Bu az evvel hani o söylediği seçici dikkatsizlik meselesini de vurgu yapıyor ve oradan yalan venis vangel için de bir şey diyor. Yalnızca tek bir uzay ve zaman yoktur, insan sayısı kadar uzay ve zaman vardır. Demiş bir insan gel.
Evet, yani şeyi tekrar etmek istiyorum ben. Bu nasıl game'nin yazısında da var. Haydager in designer ve internet sayın kavramlarından ne kadar etkilenmiş olduğunu anlıyoruz ve bütün bunların yani. Geleneksel antik felsefeden başlayan nasıl biliyoruz sorusu yerine var olmak nedir? Sorusunun peşine düşmenin daha iyi olduğunun tamam farkındayız. Sayda gel bunu güzel anlattı. Felsefede de çok çok önemli olduğuna hiçbir kuşkumuz yok ama beden zihin problemini aşmak için.
Bunun yetebileceği konusundaki iddiası bana çok büyük bir iddia gibi geliyor. Oradan yola çıkarak da nasıl böyle bir teknik geliştirdiğini gerçekten iyi niyetli hakikaten anlamaya çalışıyorum ama. Anlamak ve olumlamak şimdiye kadar bütün çabalarıma rağmen mümkün olmadı. Yaptığı iyiceler vardır eminim ama Elon Musk diye hiç iyi bir şey yapmamış fena değil. Ama işte bu ne kadar kurtulursa bağlarından. Zihninden at gözlüğünden. En azından çıkarmayı denemiş. Evet, bir bir sürü elinden geleni yapmış.
Evet ha bu arada yalnızlık değil de yıldızın şey. Izolasyon mu? Izolasyon evet. Tamam. Özgürlük, ölüm, anlam ve yalıtım. Bu arada tabii şey de ilginç bir şey de söylüyor ya bu bir kuram değil meselesinde den söz ederken. Şöyle hatırlıyorum, yani çok fazla laf kalabalığı yapıyorlar. Söyledikleri yazdıkları hiçbir şeyi anlamak mümkün değil. O yüzden de bu işle uğraşanlar işte. Sartre örneğindeki gibi ya da roma örneğindeki gibi bu işi bu yolla değil de edebiyat yoluyla anlatmayı denediler. Çok daha da başarılı oldular diye aslında.
Nitekim kendi yaptığı da bu. Daha önce de konuşmuştuk, bunu hatırlarsınız. Engemen'in yaptığı da bu aslında. Ve onu bir daha söyle ama yani engin beyle olan benzerliği sartre. Yani bir bütün bu düşünürler ya da ediyorsan selim'i sizin üzerine kafa yoranlar. Bunu bir kuramla anlatmaktansa ya da kuramsal temele bağlı anlatmaktansa edebiyat yoluyla anlatmayı daha kolay buldular diyor. Yalova'nın iddiası ve bunu da daha iyi yaptılar. Böyle yapmakla çünkü diğerlerinin yazdıkları ben bir şey anlamıyorum diyor.
O kadar çok şey anlatıyorlar ki oradan bir şey anlaşılmıyor. Halbuki edebiyat yoluyla anlattıklarına bakınca bu çok anlaşılır geliyor bana diyor ve kendisi de böyle bir yol seçiyor diye düşünüyorum yani. Kesinlikle. Öyle yani. Ve engin beyin yaptığı da bu. O yüzden engin beyin yaptığı da bu o lafını da tekrarlayalım. O bana hep yani asistanlığından beri çok etkileyici gelmiştir. Varoluşçu psikoterapinin kendine özgü herhangi bir kurama olmadığı için. Öznel yaşantısı hatta psikanalitik deyişle kontr transferansı psikanalize daha uygun olanlar onu kuram olarak benimsemişler.
Ayda geri temel almak isteyenler onu temel almışlar ama yani eğer birine iyi gelmek istiyorsak ki ekibin trajik konumu da bu. Yani iyi gelmek, yanlı olmak demektir ve değer seçimi demektir. Bir taraftan incelemek de objektif olmayı gerektirir. Bütün bunları yaparken iyi gelmekse esas seçtiğimiz yani kuram olarak hayda gelden yola çıkıyor olmak bana gerçekten pek de. Harika bir yol değilmiş gibi geliyor. Felsefeye katkısı mükemmel olsa bile. Belki o yüzden bir kuram dayanmıyor işte. Yani bu bir yöntem tarz.
Ama onun içinde hiç aklını kiraya vermemiş olmak ve. Körü körüne bir bir. Terapi alanına iman etmemiş olmayı gerektiriyor bu bu da. Her babayiğidin harcı değil tabii. Bir de aklıma ne geldi biliyor musun? Yani ben bütün kuramcıları ve işte. Pratisyenlerinin de terapinin veya işte genel nöropsikinin incelerken hep tarihleri ve kendi geçmişleri de önemli diye konuşuyoruz. Ya derslerde de şimdi en çok merak ettiğim şeylerden biri odtobiz, onegerler, lodilik vanger ve. O aile içindeki ilişkiler yani bir anda logo arayoz ve buens vangel dizisi ve su kortikal demas tanımı var.
Bir anda tamamen tıptan ve bedenden uzak bir yani beden zihin problemini aşmış olduğu iddia edilen Hande göre yakın olan bir yeğen var. Bu ailede neler olup bitti kısmı da ayrıca incemeye değer. Bence hep işte. Bulabilir mi? Inat ile beraber nöroloji çalışmıyor muyuz? Işte hayır orada mesela çok bilgimiz var. Yani bunla çalışması falan filan işte craphere'nin vutla ilişkisi filan otto'yla notarasındaki ilişkiyi bir yerlerden bulabilir miyiz? Bakalım bunu çok merak ediyorum. Bu arada babası da şey psikiyatrist sence.
Onu da söyle bir dakika, ben onu bilmiyordum. Lodik'in babası da psikolojisi carls boone yer miydi? Adamın adını şimdi yanlış hatırlıyor olabilirim ama öyle bir şey var bir de. Az geliyor. Engelle ilgili ilginç bir bilgi söyleyeyim. Lodfic bein, stanger. 1.956 yılında enes karaçmer'le beraber krepelin altın madalyası almış loudiy maxi bilen üniversitesi'nde. Öyle bir. Şort rick almış. Evet, evet. Belki babasının mirasını mı devam ettirdiler bilemiyorum. Dakika babasıyla ilgili ne biliyoruz? Ben bilmiyorum.
Mahalle birlikte almış olmak ister. Babası hemen ben de kontrol edeyim. Çünkü ben de Robert binsman gelmiş. Pardon Robert binspanyer de evet. Aslen, almanya'da doğup daha sonrasında isviçre'ye göçen bir aileden geliyormuş. Robert 1.000 swangel'le ilgili de size çok ilginç bir şey daha söyleyeyim kendisi. Yani psikanalizin modem psikanalizin işte ilk hastalarından olan anna oho'yu görüp de şeyi yollayan brower re yollayan kişi olarak geçiyormuş kayıtlarda.
Peki ilk kendi izlenimin ne olduğuyla ilgili bir bilgimiz var mı? Benim bakabildiğim kadarıyla yani daha bir sanki asabiye doktoru gibi. Hocam benim anladığım kadarıyla en. Azından. Onun da binlerce tanısı var. Yani belki loz meraljit bile okudum. Onunla ilgili o kadar çok. Onun için acaba neymiş diyorsun? Doğru diyorsun ya? Elon weston de pek çok da ailece tarafından görüldüğünü unutmayalım. Bu arada tabii kreşler ile ilgili ne demiştim? Bir daha söyler misin Tahsin? 1.956 yılında ludcing bir enscrich mer ber beraber krepelin madalyası almış.
Loudviç maksimum bilen üniversitesi'nde münih'ten. Yani bu da bize bilim dünyasının enteresan olduğuyla ilgili bir şey gösteriyor. Çünkü yazdığı kitaplar bir bir tanesi işte şey var. Bu makale var. Elon west vakası var, bir seçilmiş şeyleri var, var olmakla dünyada var olmak diye nedenmanın çevresi onu edinmeyi düşünüyorum. Benz oneger in. Makalelerinden oluşan esas reev ve egzistans diye bir kitabı var. Kimle beraber yazmış bilin Michel fuko dream egzistence diye bir kitabı var.
Hem fuko hem cresmer yani bayağı. Krep elim madalya salıyorlar. Ayrıca ana liste olduğu için freud'la bağlantılı yani. Ben. Benzaman geri haksızlık etmeyi hiç istemiyorum ama alan west'in ölümü. O kadar tatsız bir hikaye gibi geldi ki bana şimdi hiç ikna olmadığımı tekrar tekrar söylemek istiyorum. Sonra gene konuşuruz bunu. Bu arada şeyi. Bekliyorum, bütün masalarda varmış bu arada neredeyse. Ben. Soyad bayağı yayılmış yani bütün yayılmışlar şeyle ilgili deme. Erinmesiyle ilgili de elon mestin bazen bein spiden'e yerden alıntı yaparak şey dediği söyleniyor.
Hayat yaşamaya değmeyecek bir hapishane. Ve buradan kurtulmanın tek yolu intihar etmek gibi bir şey söylediği söyleniyor. Bunun beinspan yerden alıntı yaparak söylüyormuş. Böyle bir rivayet var, onu da söylemiş olayım. Yani bir insan gel böyle söylememiştir. Kuşkusuz da. Sonuç olarak ne söylediğimiz değil de ne anlaşıldığı çok önemli olduğu için. Değil mi? Mesela çok çok işitiyoruz şeyi bana mesela işte timuçin bey şöyle dedi diyor, hasta öyle bir laf soruyor ki, yani timuçin'in bunu söylemiş olma ihtimali bayağı düşük tanımadığım biriyse inanabilirsin.
Mesela o anladığını söylüyor. Işte evet ama sonuçta söylediklerimiz karşımızdakinin anlaşılabildiği kadardır. Mevlana da bildiği gibi ama bizim. Sorumluluğumuz üstüne düşünmemiz gerekiyor bu konuda. Doğru söylüyorsunuz? Evet. Bu varoluşçu psikoterapinin kuramsal kısmıyla ilgili bu ben Martin bölge'nin bir obsesiyonla ilgili bir makalesinde psikiyatrik rahatsızlıklara bir bakış şekli geliştiriyor. Şimdi şey olarak da mesaj olarak da gönderdim ama 3 seviyede ele alalım diyor. Psikiyatrik rahatsızlıkları mesela obsesyonlar üzerinden okb üzerinden gidiyor.
Diyor ki birinci. Seviye işte. Bulaş bulaş obsesyonları işte, temizlik kompozisyonları gibi betimsel bir anlama, ikinci seviyede ise bu obsesyonlar nasıl bir zeminden ortaya çıktı? Kişinin otobiyografisi, kişinin bedensel yapısı, ahlaki durumu vesaire, üçüncü aşama ise bu muhtemelen varoluş bakışa denk geliyor. Mesela obsesyonun. Antropolojik boyutu aslında yani dünyada yaşayan bir insan birey olarak obsesyon ne ifade ediyor? Ve burası biraz daha spekülatif ve tartışmaya açık olsa da en az. En azından anlam konusunda zengin çağrışımlar sunuyor bize diyor.
Aslında şu an konuştuklarımız bütün bakışlar aslında birleştiren bir bakış açısı varoluşçu da katarak. Şöyle şimdi çünkü. Uyutsal bakış getirmiş gibi duruyor. Evet. Yani üçüncü bu hermon anlama beşeri ilimler için iyi bir çıkış noktası olabilir. Hatta yani buradan yola çıkarak kliniğe katkısı olan pek çok insanda oldu sonuçta. Yani dünyanın başka yerlerinde ne oluyor? Antropoloji nasıl bakabilir falan diye ama bunu doğrudan klinik uygulamanın temeli olarak ele alıyor olmakta ciddi bir sorun var.
O yüzden 3 seviyenin hepsi belli düzeyde önemli. Yani mesela obsesyon için şunu söyleyebiliriz, insanın önemli bir hususiyeti şudur, ölümlü olması ve ölümlü olduğunun farkında olması. Belki ayda gerden de devralınacak bir şekilde ya da ölümü sadece o insanın yaşaması yani bizim yerimizi kimse ölemez herkes yani başkasına devredemeyeceğimiz tek tek şeyimiz niteliğimiz. Dolayısıyla mesela obsesyon ölümle bağlantılı olarak şu şekilde yorumlanabilir, yine dediğim gibi spekülatif ölümü yavaşlatmak ya da kontrol altına almak için zamanın hepsini işte sayılarla.
Belli ritüellerle aslında sabitlemek hali. Obsesyon açısından düşündüğümüzde. Tamam. Ölümün öngörülemezliğini ön beyhude bir şekilde öngörülebilir hale getirmektir ve bunu da yapacak olan varlık ancak ölümünün farkında olabilecek insan varlığıdır. Eğer çok güzel dedin, buradan aklıma şu geliyor, bunu obsesif kompozit bozukluk tedavisinin temeli olarak almak çok ciddi bir sorun olabilir ama bu konuda ortak bir insan geliştirdiğim bir hastayla psikoterapi de bu konuda konuşuyor olmak çok. Ciddi bir karşılıklılık ve anlaşılma duygusu yaratabilir ve başlı başına terapotik olabilir, işte.
Burada da buradan vakaya yaklaşımın farklı olabileceği ortaya çıkıyor. Böyle cerrahını gibi aslında onun ölüm korkusu değil de yaşama korkusu olduğunu konuşma fırsatı olur ve belki oradan. Neyi ıskaladığına kapı açılır. Doğru evet vedalaşıyor muyuz arkadaşlar? Sanırım bedava vakti geldi ben ufaktan yine son olarak bir ressam ve resim hakkında bilgi vereyim.
Benim bugün bilgi vermeyi istediğim ressam büyük ihtimalle çoğu kişi tarafından tanınan bir ressam. Gustavo Clinton bir eserinden bahsedeceğim. Elma ağaçlar, elma ağacı daha doğrusu isimli eserinden bahsedeceğim. Öncelikle gusta club'ten bahsedeyim. Kendisi 1.862 yılında baumgartında doğmuş, avusturya'da yaklaşık 56 yaşında. Viyana'da vefat etmiş kendisinin eserleri. Özellikle enpresyonizm alanında. Ve bazı bakımlardan da sembolizm bakımından yani. Dünyadaki en iyi ressamlardan biri olarak kabul ediliyor.
Sanat göreceli ama gerçekten resimleri çok güzel. Gustavo clint belki. Belki de hani ünlü öpücük tablosu ile tanınıyor ama bence doğayla ilgili çizdiği şeyler çok güzel resimler. Ben onlara daha çok onları daha çok beğeniyorum. Bu eser 1.912 yılında çizilmiş gustavo clime tarafından. Empresyonizmden izler taşıdığını söyleyebiliriz bu. Eserle ilgili en dikkat çekici şey bence bana soracak olursanız. Ağaçtan çok yerdeki çiçeklerin renkleri ve güzelliği ben onları çok sevdim. Bunu söylemek istiyorum.
Bu sezonluk bizden bu kadar biz dinlediğiniz için çok teşekkür ederiz. Bizim için gerçekten keyifliydi. Yani Şubat ayında başlayan bir macera oldu. Daha sonrasında yaklaşık 6 ay kadar. Yani düzenli olarak podcast çekmeye çalıştık. U. Bir ara vereceğiz. Bir yaz tatili arası yaz tatilinden sonra tekrar görüşmek üzere kendimize. Bak teşekkür ederiz istersin. Teşekkür ederiz.
Podbean